1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 7  |
 |
murat967
9 yıl önce - Prş 01 May 2014, 16:50
Bildiğim kadarıyla eski diziler 4'lü hale getirilip yeni bir iç düzenlemeyle (Koltuk,WC) Bölgesel Eksp. olacaklar. Adları da E 28000 olacak.
|
 |
polat karahan can
9 yıl önce - Prş 01 May 2014, 18:25
O yalan olur,kimse yanından siemens velaro geçerken,külüstür banliyö trenlerinin modifiye edilmiş haline razı olmaz.
|
 |
cagdastun
9 yıl önce - Prş 01 May 2014, 23:57
Jilet olurlar o modifiye etme zihniyeti bizde yok.Hayır yeni olmasına olsun itirazım yok tabiki, ama yürür aksamında sıkıntı olmayan araçların jilet olmasına karşıyım.
|
 |
Bartu Akmantürk
9 yıl önce - Cmt 19 Tem 2014, 16:44
En uygun başlık burasını buldum. Eskiden atlar vagonları çekerdi diye duymuştum, bu fotoğrafıda buldum, gerçekten öyle bir şey varmı?
|
 |
Melih Tarı
9 yıl önce - Pzr 20 Tem 2014, 08:10
Madem anılarımızı yazıyoruz, o zaman sizleri biraz daha eskilere götüreyim.
Ben Kadıköy'de yaşadığım için bu anılar hep bu yaka ile ilgili.
1960'lı yıllarda daha bir köy işi besinlerin en iyi temin yeri meşhur Pendik pazarı idi. Biz de ailecek Kızıltopraktan bir kara trene biner, yaklaşık 45, 50 dakika sonra Pendiğe ulaşırdık.
O dönemlerde henüz elektrikli katarlar hizmete konulmadığı için, kara trenler kullanılıyordu. Bu kara trenler genellikle 3700 sınıfı, arkasında ek kömür vagonu olmayan, Pendik yönüne ters, Haydarpaşa yönüne düz olarak bağlanan lokomotiflerdi.
Ve elbette ben onların o muhteşem görüntülerine hayrandım. Dönüşte tren kalkmadan mutlaka babamla en öne gider, lokomotifin adeta nefes alışını dinlerdim. Lokomotifin arkasındaki vagonda bulunan şef kondötör, istasyon şefinden yeşil ışıklı tabelanın gösterilmesinin ardından, diğer iki kondöktörden gelen düdük ikazlarının ardında son düdüğü çalar vagona geçerdi. İşte o düdüğünü çalarken biz de içeri girerdik.
(+)
Bu trenin resmi http://www.trainsofturkey web sitesinden alıntıdır.
Lokomotifin Pendik yönüne bağlanma şeklini gösterir.
Banliyö trenlerinin vagonları genelde 5, ihtiyaç olursa 6 vagondu. Bu vagonlar, üstteki resimde görebileceğiniz gibi camları alta dek inen, ön ve arkada açık sahanlıkları olan vagonlardı.
Hatta bir keresinde Suadiyeden Erenköye gelirken (sanırım buharı az geldiği için) katar yolda kaldı. Şöyle yaklaşık 10 dakika kadar beklemiştik. Hatta bu ara aşağıya inenler bile oldu. O dönem trenler anında hız kazanamadığı için kalkışları oldukça ağır kalırdı. Yani aşağıya inenler rahatça vagonun açık sahanlığına tutunup, tekrar biniverirlerdi.
O dönemler İstasyonlarda peronlar oldukça alçaktı.
Bunu yine üstteki resimden görebilirsiniz.
Peronların yükseltilmesi ilk elektrikli frenlerin (sanırım 8000 serisi) kullanıma konulması ile oldu.
İdealtepe'ye taşınan halamın evi ise benim için bir cennetti adeta. Denizin, kumun yanı sıra tren hattının hemen yanındaydı. Özellikle İdealtepe istasyonundan gelen kalkış düdüğü benim için bir sinyaldi aynı zamanda. Hemen tren yolu tarafındaki bahçe kapısına koşar, o heybetli lokomotifin geçişini izlerdim.
Ayrıca özellikle akşam (sanırım Ankara Ekpresi idi) ön yanı iki kapakla korunmuş, siyah (zaten kara tren) mamafih kırmızı çizgilerle bezenmiş o muhteşem canavarın adeta son sürat geçişini izlemek asla unutamadığım anıların arasındadır.
Çoğunluğu 56000 sınıfı olan bu lokomotiflerin bazen banliyö hatlarında da görev yaptığı olmuştu. Ama 3700 tipler gibi pek ters bağlandığını hatırlamıyorum. Mamafih asıl özel şölen o canavarın ışıklar içinde, güçlü homurtulari, sağında solunda fışkıran buharlar ve altından fırlattığı korlar ile gece, oldukça hızlı geçişi idi.
(+)
Bu trenin resmi http://www.trainsofturkey web sitesinden alıntıdır.
Zaman içinde elektrikli katarların gelişi ile mertlik bozuldu.
O canım kara tren görüntüleri zamanın akışı içinde kaybolup gittiler.
Ve işte sadece böyle tatlı anıları kaldı.
|
 |
Melih Tarı
9 yıl önce - Pts 21 Tem 2014, 21:54
Zamanla elektrikli katarların gelişiyle mertlik nasıl bozuldu?
O canım kara trenlere alışmışken, 1970'lerde eski vagonlar yerine daha modern ve uzun vagonlar kullanmaya başlamıştık. Kiminin yeşil, kimini mavi döşenmiş koltukları olan daha hoş vagonlardı. Aynı dönem tren istasyonaları da değişime uğradı ve peronlar yükseltildi. Elektrik hatları bağlandı ve 8000 serisi üç vagonlu katarlar kullanıma sokuldu. Kara trenlerin aksine, otomatik kapılı, çabuk hızlanan, daha sessiz ve daha kokusuz (malum kara trenlerin duman kokuları meşhurdur.) tertemiz katarlar kullanmaya başladık.
Ama ilk kullanıma girdikleri yıllarda (sanırım az sayıdaydılar.) Haydarpaşa - Pendik hattında DE 24000 serisi lokomotifler de görev yapıyorlardı.
Ardından yeni katarlar eklenirken E 40000 serisi de arasıra devreye giriyordu.
Bu resim http://www.trainsofturkey.com web sitesinden alıntıdır.
Her ne kadar resimdeki lokomotif Adapazarı Ekspresi ise de banliyö seferlerinde kullandıkları vagonlar oldukça benzerdi.
Ardından günümüze dek geldik. Artık kara trenler, elektrikli trenler, dizel lokomotifler geçmişte kaldı. Gelecekte pek kullanacağımızı da sanmıyorum. Yine elektrikli ama daha modern katarlar bizi bekliyor.
Ama çocukluk yıllarımın sevimli canavarı (şimdilik sadece resim olsa bile) hala önümde, benimle.
(+)
Bu resim http://www.trainsofturkey.com web sitesinden alıntıdır.
|
 |
saim.a
9 yıl önce - Pts 21 Tem 2014, 22:47
| Alıntı: |
| O canım kara trenlere alışmışken, 1970'lerde eski vagonlar yerine daha modern ve uzun vagonlar kullanmaya başlamıştık. |
Melih Bey, izninizle ufak bir düzeltme yapayım; 8000 serisi ilk elektrikli banliyo dizileri 1955 yılında çalışmaya başlamıştır.
Kaynak
|
 |
GkhanTR
9 yıl önce - Pts 21 Tem 2014, 22:51
Melih Bey bunlar ne güzel anılar böyle. Daha dün gibi anlatıyorsunuz tüm ayrıntılarıyla. Lütfen her zaman bu anılarınızı bizimle paylaşın, büyük bir merakla bekliyor olacağım.
|
 |
Melih Tarı
9 yıl önce - Sal 22 Tem 2014, 08:13
Sevgili arkadaşım saim.a bilgilendirmene teşekkürler, mamafih özellikle ilk iletimde dikkat ettiysen ben Anadolu yakasında yaşıyorum diye belirtmiştim. Verdiğin kaynakta ise bu katararın (yaklaşık 1969 ile 1980'lerin ilk yarısı) Haydarpaşa - Gebze arasında çalıştığı betimlenmiş. Ben 1970'ler dedim. 1 yıllık hatamı mazur gör.
Sevgili arkadaşım GKhan TR, yaşlar 60'a çeyrek kala olunca, hele hele bizim çoçukluğumuz şimdikilerden çok farklı olunca, izleme, araştırma, oyunlar gibi öğretmeye meyilli aktiviteler daha fazla yaşanmıştı.
Televizyon, bilgisayar vb benzeri gereçlerin olmadığı ortamlarda, yaşananları izleme, ansiklopedilerde araştırmalar, otobüsçülük oynama, hele hele resme meraklı olunca otobüs, tren çizimleri, hayali şehir planları tasarlama gibi günümüz çocuklarında pek rastlanmayacak hobiler gelişmişti. Elbette okuma yollu zaman geçirme ve ansiklopedilerde araştırma, gözlemleme olgusunu da çok geliştirdi. Kolleksiyon merakı gibi o zamana öze hobiler, araştırma, inceleme ve merak duygularımızı fazlaca etkiledi.
12 gün arayla doğduğumuz ve elbette derin arkadaş olduğumuz komşumuzun oğlu ile hala buluşur saatlerce sohbet ederiz. Eskileri yad ederiz. Eski ile günümüzü karşılaştırırız, kafamıza göre çözümler üretiriz.
İkimiz de yazına ve resme meraklı olduğumuz için anlatım üslubum biraz cazip gelebilir.
Yazdıklarımın esrarı bu.
İlgine çok teşekkürler.
Elbette zaman içerisinde, Allah sağlık sıhhat verdikçe çeşitli konularda eskilerden yenilerden yazmaya devam edeceğim. Kısmetse daha çok şeyler paylaşırız.
Sevgiler.
|
 |
Melih Tarı
9 yıl önce - Çrş 23 Tem 2014, 19:47
Sevgili saim.a,
Bu resimler de 1969 yılında Haydarpaşa'da ilk kalkan 8030 numaralı elektrikli treninin fotoğrafları.
(+)
|
 |
sayfa 7  |
ANA SAYFA -> ULAŞIM
|