Metin Arslan
16 yıl önce - Pts 01 Oca 2007, 03:00
Abdullah Öcalan ile Saddam Hüseyin' i karistirmamak gerekir. Birisi parcalamak icin öldüren, digeri parcalanmamak icin öldüren, biri terörist digeri devlet baskani. Ikisi de suclu, lakin bu iki suclunun biri kanundu.
|
hurşit saral
16 yıl önce - Pts 01 Oca 2007, 12:18
Merhaba Arkadaşlar.
Sizlere USA işgalinin ilk yıllarında yazdığım bir şiirimi gönderiyorum.
FATIMA
Fatıma'nın, başında düşüncelerden taç
Gönlünde duygulardan nazarlık
Tarihin bahçesinde gonca güller.
Fatıma, doyamıyor türlü yemişlerden
Demli şaraplardan kanamıyor
Al yeşil şallardan giyemiyor belki.
Fatıma'nın saçları petrol karası
Madenler eriyiği gözleri
Soluğu harman.
Fatıma, Bağdat'ın köküne toprak
Kerbele'ya ırmakça köpük
Necef göğünde yıldız.
Fatıma, Adem'le Havva'nın öz kızı
İlk mızrağı insanlığın
Ateşin ilk efendisi.
Fatıma, parmakizi, ekilen ilk buğday tohumunda
Efkarı ilk harfin, ilk yazarın
İlk yasanın askeri, ilk askerin yasası.
Fatıma, Hz. Muhammet'in yanağında yaş. İslam.
Irak'ın Mayıs Ondokuz'u. Ulusakcı.
Öncesizliten beri emekçi elleri. Toplumcu.
Hepimizden fazla belki. İnsan.
Fatıma'ya karşı
Dolar, uydular ve yalan
Fatıma'dan yana altımilyar insan
Us, duyunç ve yaşam.
Fatıma'sız Irak, Irak'sız Fatıma
Yurtsuz tek fabrika, tarla, karatahta ve aşk
Olmayacağından bugün bu dünyada
Fatıma Irak, Irak Fatıma için savaşacak
Fatıma ki, saçının her telinde rüzgar bekleşir
Dağlar nöbetleşir sesinde
Göğsünün çatalından tere taşar Şattülarap.
Takvimler yetişemez
Hurma kokan Asya kızın hızına. Yırtılır zaman
Dirilir Sümer, karışıp Akat kervanına.
Asur'dan , Babil'en ordu gelir.
Fatıma, mızraksı kirpiklerini sıyırıp birbirinden
Gözlerini Zülfikar gibi çeker kınından
Binmiş atına Hz. Ali gizinden gelir.
Hanife,Farabi, Geylani seslenir Fatima'ya
Madem daha kavga, sabırlar var bize
Say ki, şiirimizde
Bir kılıç, bir taş, bir yumruk her dize
Al kızım, al dağıt herkese.
Nuh Peygamber, kalkar yerinden doğrulup
Açar kapılarını geminin
Hayvanlar bile girer, Fatıma buyruğuna
Kuşlar bile, bilir Fatıma'nın kazanacağını
Değilmi ki, Fatıma
Ankara'da Mehmet
Levkoşa'da iki gözüm
Ve onlarca ezilen ulus
Toprağı yurt yapanlar
Yurdu toprak yaptırmaz. Korurlar.
Fatımalar ki, bağımsızlık kitabını
Daha çok yazıp, daha çok okurlar.
Gün gelir
Önsüzden sonsuza
Yeniden dökülür, insanın özü
Kavuşulur yaralar gibi.
İnsan kavmiyle kardaş olur
Cerenler söyleşegelir
Güller gülleşegilir.
Hurşit Saral
|