Mine-Myra
16 yıl önce - Prş 02 Ksm 2006, 13:30
ÜLKEMİN DOĞUSUNDA SADE VATANDAŞ OLMAK
Doğuda sade vatandaş olmak nedir bilmiyorum.ben metropol insanıyım.
Kar köyün yollarını kestiğinde mahsur kalmak nedir hiç yaşamadım.
Hasta olup ta hastane bulamadığım hiç olmadı.
Hastanede olup ta doktor bulamadığım da...
babam beni okutur mu acaba diye bir kaygım olmadı hiç
ya da beni ilkokuldan sonra evlendirir mi diye aklıma bile gelmedi.
kocam benden yaşlı başlı biri mi olur diye düşünmedim hiç.
kocam ölürse töre gereği damadın kardeşini bana koca mı yaparlar bilmedim.
sevdiğime kaçarsam yine töre gereği namusumuzu temizlemek için canım babam ,canım kardeşim beni kurşunlar mı kaygısını yaşamadım.
ne köyüm yakıldı benim,ne de göçmek zorunda kaldım.
tanıdıklarımdan hiçkimse dağa çıkmadı,ya da pişmanlık yasasıyla geri dönen biri olmadı yaşamımda.
taraf tutmak zorunda kalmadım hiç,devlet mi terör örgütü mü diye
çocuğumu 13ümde doğurmadım.
kumam da olmadı benim,resmi nikah kıymam diyen kocam da.
ben bilmiyorum doğuda sade vatandaş,doğulu bir kız olmanın zorluklarını.
hiç yaşamadım.
hiç aynı kaygıları taşımadım.
aşağıdaki haberi okuyunca uzun uzun bunu düşündüm.
hepimiz yeri geldiğinde devlete doğulu vatandaşa atarız tutarız ya..
zor şey doğuda sade vatandaş olmak.
bizler yani metropol insanları kolay kolay anlayamayız..
haberi sizinle de paylaşmak istedim.
saygılarımla
| Alıntı: |
Kızını okutmak için her şeyi göze alan babalar da var
Kerem PULGAT/KONYA, (DHA)
Şanlıurfalı aile, aşiretin zorla evlendirmek istediği kızlarını okutabilmek için altı yıl önce gizlice kenti terk etti. 23 yaşındaki Ayşe şimdi bilgisayar programcılığı bölümünde okuyor. Aslında bu da diğerleri gibi bir hikáyeydi.
2000 yılında Harran’ın Mutluca Köyü’nden çiftçi Ali Aslan’ın Şanlıurfa Anadolu Lisesi’ni bitiren kızı Ayşe’yi isteyen akrabaları, başlık parası olarak 10 bin YTL ve son model bir otomobil verdi. Bu sırada öğretmenleri evlenmek istemeyen Ayşe için baba Ali Aslan ile konuştu. Baba Aslan, "Kızıma sordum. Bana kesinlikle evlenmeyi değil okumayı istediğini söyledi. O gün, ’Ne pahasına olursa olsun kızımı okutacağıma’ dair kendime söz verdim" dedi. Ayşe’nin kararından sonra aile, başlık parasını da otomobili de kabul etmedi. Ayşe’nin talipleri ise günden güne arttı, aşiret önde gelenleri baskı yapmaya başladı. Baskıların günden güne arttığını anlatan baba Ali Aslan, kızını okutabilmek için eşi Emine ve kızı Ayşe ile birlikte Kulu’da çobanlık yapan oğulları Ahmet Aslan’ın yanına kaçtı.
Üç yıl evde çalışan, bir yıl da dershaneye giden Ayşe Aslan, 2005 yılında Selçuk Üniversitesi’nin Kulu Meslek Yüksekokulu Bilgisayar Teknolojisi ve Programlama Bölümü’nü kazandı. Birinci sınıfı birincilikle bitiren Ayşe, şimdi dört yıllık bilgisayar mühendisliği bölümüne geçiş için sınava hazırlanıyor. Okumak için ailesi ile birlikte Urfa’dan kaçtığını belirten Ayşe Aslan şunları söyledi:
"Töre ve geleneklerden kaçtım. Eğer köyde kalsaydım evlenip çoluk çocuğa karışacaktım. Kendi çocuğumu okutmaktansa, öğretmen olup bin çocuğu okutmayı tercih ederim. Doğu ve Güneydoğu’da yaşayan aileler de benim ailem gibi kızlarını okutsunlar. Artık zincirleri kırsınlar. Kızlarını cahilliğe mahkum etmesinler." |
|