1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1  |
 |
rabia-k
16 yıl önce - Çrş 01 Ksm 2006, 13:05
Şiddeti Önlemek İçin Ne Yapabiliriz?
Şiddet çeşitli şekillerde ve kılıkta çıkıyor karşımıza , bazen pompalı bir tüfek, silah, dönerci bıçağı, satır, muşta, taş, sopa, tekme, tokat, sözlü taciz, cinsel taciz, töre vb. şekillerde ve araçlarla;
bazen bir çiçek, bir hayvan, masum bir bebek, bir çocuk, sokakta yürüyen bir kadın, bir erkek, okulda bir öğrenci, bir öğretmen vb. oluyor mağdurları;
bazen anne,baba, kardeş, komşu, sokaktaki bir insan, işyerinde bir çalışan, bir gazete, bir program, bir politik görüş vb. olabiliyor körükleyen.
Aile içinde, okulda, sokakta, medyada, politikada, işyerinde şiddet almış başını gidiyor. Ve hergeçen gün artarak devam ediyor şiddet. Ne kadar görmek , duymak istemesek te kaçış yok bu olgudan, inatla karşımıza çıkıyor. Bugün başımıza gelmedi ise bile yarının endişesi var içimizde. Özellikle büyük yerleşim merkezlerinde hiçbir şey olmasa bile her an bir kapkaç vakası, her an bir maganda kurşunu pusuda bekliyor olabilir bizi ve sevdiklerimizi.
Peki şiddetten korunmak için, şiddeti yok etmek için ne yapılmalı, bizler ne yapmalıyız, üzerimize düşen görevler neler olmalı ?
Belli seviyelerde ve belli sorumluluklara sahip insanlar olarak, hayatımızı her gün biraz daha parselleyen şiddeti, nedenleri ve çözüm yolları ile tartışmaya, güzel yurdumuzda huzurlu bir yaşama doğru bir adımda bizden demeye ne dersiniz? Hepimizin birbirimizden öğreneceği çok şey olabilir. Teşekkür ederim. Saygılarımla
|
 |
erkmen se
16 yıl önce - Çrş 01 Ksm 2006, 13:22
1-Okul yakınlarındaki kırtasiyelerde bile tabanca standartlarında , çok fonksiyonlu mermi bile atabilen silahlar ve mermileri satılıyor.Kırtasiyeciler defter kitabın yanısıra çocuklara bunları da satabiliyor.Denetim yetkisi sıklaştırılarak,bu tür yerlerde satışlar engellenmelidir.
2-Türkiye'de çocuklardan önce veliler eğitilmelidir.Halk Eğitim Merkezleri bugün birçok yerde göstermelik tabela kuruluşları konumundadırlar.Buralarda velilere uyarıcı,aile içi şiddetten başlayarak Öğrenciler arasındaki şiddeti engelleyebilecek seminerler,hizmet içi çalışmalar yapılmalı,mahallelerde şiddete karşı halk komisyonları kurulmalıdır.Bu yapılar valilikçe iyice denetlenmelidir .
3-Televizyonlarda şiddet içeren dizi ve yayınlarla ilgili ciddi bir çalışma başlatılmalı bu tip programların reyting almasının ardındaki nedenler bilimsel kurullarca araştırılmalı,şiddeti özendiren yapımlar önce ikna yolu ile olmuyorsa yasaların gerektirdiği ölçülerde çocuklardan uzak tutulmalı ,gerekirse engellenmelidir.Şiddet toplumda hiç kimseye dayatılamaz,alternatifsiz bir biçimde de yayınlarda özendirilemez.Bu denetim sivil toplum ile kamu görevlilerinin işbirliği ile gerçekleştirilmeli ve yapıcı, sonuç alıcı olmalıdır.
En son erkmen se tarafından Çrş 01 Ksm 2006, 23:22 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
rabia-k
16 yıl önce - Çrş 01 Ksm 2006, 13:42
Şiddet, fiziksel güç ve baskı ile insanların bedensel veya ruhsal açıdan zarar görmesine sağlayan her türlü bireysel ve toplu hareketlerdir.
Aile her zaman içinde olduğumuz en küçük toplumsal birim olduğundan ben aile içi şiddetle başlamak istiyorum.
Aile içi şiddet bir kişinin eşine, çocuklarına, anne babasına, kardeşlerine ve/veya yakınlarına yönelik uyguladığı her türlü saldırgan davranıştır. Sadece kaba kuvvet içeren davranışlardan değil, aşağılamak, alay etmek, tehdit etmek, ekonomik ve sosyal özgürlüğünü kısıtlamak,eğitim almasına engel olmak, zorla bir ilişkiye sürüklemek, zorla evlendirmek gibi kişinin kendisine olan saygısını, kendisine ve çevresine olan güvenini azaltan, korku duymasına sebep olan pek çok davranıştan oluşur.
Araştırmalar şiddetin küçük yaşlarda öğrenildiğini ortaya koymaktadır. Bu nedenle şiddeti önlemede aileye büyük görevler düşmektedir. Ailede sevgi, saygı ve güven ortamı bulan çocuklar şiddet uygulamaya daha az meyilli olacaklardır. Aile olarak çocuklara korkudan uzak güven ortamları yaratmak, muhatap oldukları kişileri bilmek ve gerektiğinde müdahale edebilmek çocuğun korunmasında önemli yararlar sağlayacaktır. Görsel işitsel yayınlarda getirilecek kısıtlamalarda amaca ulaşmada etkilidir. Bugün baktığımızda tv.programlarında olur olmaz zamanlarda konulan şiddet içerikli konular, filmler, realite şovlar azımsanmayacak kadar çoktur.
Bana göre en önemlisi de aile büyüklerinin örnek oluşturacak davranışlar içerisinde olmalarıdır. Kendimiz şiddet uygularken, çocuktan şiddetten uzak kalmasını nasıl bekleyebiliriz.
|
 |
kaya
16 yıl önce - Çrş 01 Ksm 2006, 13:51
şiddetten mi bahsettiniz işte bu günün haberi
| Alıntı: |
Tecavüze uğrayan bebek yürüyemiyor
A.A
İzmir'in Menderes ilçesinde, 4 gün önce dövüldüğü iddiasıyla hastanede tedavi altına alınan ve tecavüze uğradığı tespit edilen 1,5 yaşındaki N.N.B, tedavi gördüğü Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesinden taburcu ediliyor. Tecavüz öncesinde yürüyebilen talihsiz çocuk, travmaya ve korkuya bağlı olarak şu an yürüyemiyor.
N.N.B'nin, evrakının tamamlanmasının ardından, Jandarma ekiplerinin denetiminde Sosyal Hizmetler çocuk Esirgeme Kurumunun yuvasına teslim edileceği belirtildi.
Gazetecilere bilgi veren N.N.B'nin tedavisini üstlenen doktorlar, küçük kızın psikolojik desteğe uzun süre ihtiyaç duyacağını belirterek, teslim edileceği yuvada psikolojik desteğin sürdürüleceğini kaydettiler.
N.N.B'ye hastanede kaldığı sürede tetkikler uyguladıklarını ifade eden doktorlar, olay öncesinde yürüyebilen talihsiz çocuğun, travmaya ve korkuya bağlı olarak şu an yürüyemediğini belirttiler.
Hastanede, yetersiz beslenmeye bağlı olarak kansızlık teşhisi konulan ve ilk müdahalesi yapılan N.N.B'nin tedavisi kalacağı yurtta sürdürülecek.
OLAY
Menderes ilçesinde, annesi F.B. tarafından sağlık ocağına götürülen 1.5 yaşındaki kızı N.N.B, yapılan muayene sonrası İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesine gönderilmiş, vücudunda morluklar ve makatında yara bulunan çocuğun sert bir cisimle dövüldüğü yönünde rapor verilmişti.
Rapor üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, F.B. ile evinde kaldığı Y.V., M.D. ve ev çevresinde ?gözcülük? yapan A.A. gözaltına alınmıştı.
Çocuğun divandan düştüğünü öne süren ve olayla ilgilerinin olmadığını söyleyen Y.V., M.D, A.A. ve anne F.B. tutuklanmıştı.
Hastanede yapılan incelemede ise çocuğun tecavüze uğradığı belirlenmişti. |
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/5356008.asp?m=1 ...&oid=1
sivil toplum örgütleri silaha yasak gelsin" diye dursun. Bu ne tür bir rezilliktir nasıl bir şeydir bu, bu şerefsizlere küfür etsen az, tavana azsan az, bu ülkenin pisikolojisi iyice bozuldu amerikadaki kanı bozuk şerefsizlerden farkımız kalmayacak git gide. Bu adamları dövsen sokakta linç etsen az, üstünden asfalt silindiri ile geçsen yine az, cımbızla tek tek et koparsan bu kanı bozuklardan yine az. bu tip sözüm ona insanları gaz odalarında geberteceksinki o zaman toplum düzelsin
En son kaya tarafından Çrş 01 Ksm 2006, 13:53 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
Tolgaryus
16 yıl önce - Çrş 01 Ksm 2006, 13:56
Gerçekten insanın kanını donduracak kadar iğrenç,adice ve acımasızca.Okurken insanlığımdan utandım.Bunu yapanın insan olduğunu düşündüğümde biz neyiz diye düşünüyorum.
|
 |
Atilla DÜNDAR
16 yıl önce - Çrş 01 Ksm 2006, 14:02
Toplumumuzda şiddet artık ne yazık ki, insanların kendilerini tanımlama ve ifade etme şekline dönüşmektedir. Çözüme gidilebilecek en ufak bir girişimde bulunulmaması ise her gün karşımıza değişik ve çarpıcı şiddet olaylarını çıkarmaktadır. Toplumumuzu ve bilhassa da gençlerimizi, aile içi şiddet, görsel medyadan etkileşim ve özenti, arkadaş grupları arasında kendini ispat açısından bir takım kimlik arayışına yöneltmektedir.
Burada devletten çok sosyologlara ve ailelere görev düşmektedir. Psikolojik destekten kaçmamak, eğitimde bu konu üzerine daha fazla eğilmek biraz olsun etkili olacaksa da, sosyologların bilimsel düşüncelerden öte toplum yaşantısında daha etken olmaları gerekmektedir. İnsanların kendilerini ifade etme tarzında şiddete yönelik tek tip karaktere bürünmeleri şiddetin günlük hayatımızda giderek fazlalaşmasına sebebiyet vermektedir.
Suçun işlenmesinden sonra ceza ile yaptırım uygulaması yasal olarak gerekli ise de, önemli olan suçun işlenmesini önlemektir. Git gide hoşgörü ve sağduyu yapımız yok olmaktadır. En üzücü yanı ise şiddete başvuranların yaş ortalamalarının giderek düşmekte olduğudur. Ateşli silahlara özentinin artmasının yanı sıra kesici aletlerin okul içlerine kadar girmiş olması, bu sorunun toplumsal bir bütünlükte ele alınmasının kaçınılmaz olduğunu göstermektedir.
Bu çıkmazdan kurtulabilmek için yapılabilecek ilk önlem olarak benim şahsi görüşüm; kişisel gücün, hukuksal gücün önünde kullanılmasının önlenmesi olabilir. Bunun için de toplum olarak el birliği içerisinde bu sorunun üstüne gidilmesi gerekir. Bizlerin prim vererek seyrettiği şiddet içeren film ve dizileri, yazılı medya haberlerini kişisel gündemimizden uzak tutarak işe başlayabiliriz. Denetleme kuruluşları bu sektörlerdeki rant kaygılarına alet olmayarak işin üzerine daha ciddi ve kararlılıkla gidebilir. Sosyologların köşe yazıları ve kitaplar yazmak yerine, görsel medyadan ve hatta okullarda ders adı altında bu konuları işlemeye daha ağırlık vermeleri gerekmelidir. Aileden Sorumlu Devlet Bakanlığının sadece bakanlık olmaktan çıkıp toplumun kanayan ve gittikçe kangrene dönüşen bu yarasının kapanabilmesi için daha aktif bir görev anlayışına dönüştürülmesi gerekir.
Sonuç olarak sadece tek taraflı çaba ile değil, toplumun bütünüyle çaba harcayarak başarılabilecek bir durum olduğu kavranmalıdır.
|
 |
Akınyakup
16 yıl önce - Çrş 01 Ksm 2006, 14:03
Ceza infaz kanunları sertleştirilsin,Cezaevlerinde koğuş sisteminden Hücreye geçilsin,Suçlular Cezaevlerinde oturtulmasın,ağır işlerde çalıştırılsın,Mağdurunda insan olduğu,yargınında üzerine düşen görevi yapması,Yargıçların vicdanı ile karar vermeleri sorumluluk almaları yönünde çalışma yapılsın,Elimizden gelmiyor diye kararları bozulmasın,her kararda yargıtaydan dönmesin.
|
 |
©taner©
16 yıl önce - Çrş 01 Ksm 2006, 14:03
İdam cezası getirilmezse bu toplum bu olayları elbette kaldıramayacak duruma gelir ve herkes kendi cezasını kendisi vermeye başlar. Haberi okurken insan olmaktan utandım...Hele 2 çocuğu olan bir baba olarak hissettiğim duyguları anlatabilmem çok kolay değil....
|
 |
Necmettin K.
16 yıl önce - Çrş 01 Ksm 2006, 14:13
Şiddeti yok edebilmek için şiddeti yok edecek unsurları dost edinmeliyiz.
Allah (CC.)insanı yarattı ve ona bana kulluk et emrini verdi.
Adem (AS:) haram meyvayı yedi ve cennetten kovuldu.
Ademin oğlu kardeşini kıskandı ve onu öldürdü.
Kuranda bahsedilen bu olaylar insan oğlunun doğru yoldan ayrıldığında başına nasıl belaların geldiğini işaret etmektedir.
Maksadım tüm dünyayı müslüman yapmak ve tüm insanlığı islami esaslara göre dizayn etmek değil tabiiki.
Bizler asıl meseleleri bırakıp detayları asıl kabül ettiğimiz zaman yanılırız.
İnsanlar dünyaya mutlu olmaya gelmişlerdir,onların kavga gibi bir maksatları olamaz.
Birbaşka deyişle,bir trenle yolculuk yapanların maksadı inecekleri istasyona kadar esenlikle seyahat etmektir.Yoksa başkalarını trenden atarak gidişlerini hızlandırma ve kolaylaştıramazlar.
Aynı yolculukta bazı insanlar alkol ve sigara kullanarak başka yolcuları rahatsız ederler,bunu telafi etmek için makul ölçülerde insani kurallara uyulmalıdır.
Sigara içenin verdiği zararı ,onu döverek veya hakaret ederek yok edemezsiniz.Sigara kokusunu gidermenin yolu bir parfüm kullanmak veya içeriyi havalandırmaktır.Kavga ancak ikinci bir kavgayı ve kini körükler.
Bahsedilen trende bir de nereye gideceğini,hangi istasyondan bindiğini,nerede ineceğini bilemeyen yolcular vardır.İşte insanlığın önderlerinin yapacağı bu insanlara bir vazife ve maksat sağlamaktır.
Hülasa konuları toparlayacak olursak,maksadı iş yapmak olanların mesleği mustakim olmalıdır.Yani hayırlı iş yapmak isteyenlerin,sevgi,bilgi ve yüksek ahlaki değerlere sahip olması gerekmektedir.Yoksa başka türlü olayların önüne geçmek mümkün değildir.
Gündemdeki çok önemli bir konu ile örnek vermek istiyorum,10 milyar dolara 100 adet uçak almak istiyoruz,ülkemizin güvenliğini ve dünyadaki gerginliği artırarak silahlanmaya bu kadar para harcayanların insanlık için yarısını harcamamaları ne kadar enteresandır.
İlaç paralarından kesinti yaparak uçak alma savurganlığı ne kadar cahilce ve vahşicedir.Ancak ülkemizin savunması uğruna bu fedakarlığa katlanmak ta bizim için bir vazifedir.Fakat bu durumu körükleyerek savaş ortamı yaratanlar hangi cezalara müstehaktır.
Birbaşka etki eden faktörlerde,emaneti korumak ve ona sahip çıkmak ve emaneti ehline vermek,kainatın yaratılış maksatlarına karşı gelmemektir.
Hangi din ve inanca sahip olursanız olun insani değerlere sahip çıkmadıkça şiddet ve kaostan kurtulmak mümkün değildir.
Saygılarımla.
|
 |
sonnur
16 yıl önce - Çrş 01 Ksm 2006, 15:00
Eğer biz cezayı kendi ellerimizle uygulayıp adam öldüreceksek kanunlarımız ne güne duruyor diyenler...Ne hissettiniz bu haberi okuyunca çok merak ediyorum.Bunu yapan adamları hangi kanun cezalandırabilir.Hangi ceza yetebilir.Suçların işlenme şekli,türleri o kadar değiştiki insanlar insanlıktan çıkmış durumda.Malesef kanunlarımız yeterli değil...Hapishanelerde sürekli suçlularla dolup boşalıyor.Bence en güzeli bazılarına kökten temizlik.Görün bakın hak nasıl yerini bulacak o zaman...Bu uygulama her alanda şiddeti direk kesecek ve önüne geçecektir.
|
 |
sayfa 1  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|