Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 11
fatih kocaoglu
13 yıl önce - Prş 02 Ksm 2006, 14:45

Alıntı:
Ben müslümanım diyebilmek için öncelikle gıybet,dedikodu yapmamak,insanlara iftira atmamak gerekir.bunlar çok çok büyük günahlardır.özellikle müslüman bir kişi insanlar hakkında hüküm koymadan önce kılı kırk yarmalı,emin olmadığı konular hakkında kesin aşağılıyıcı şeyler konuşmamalıdır.


Evet bilhassa Gerici Yobaz Takiyyeci,Bunlar bu Ülkeyi bölmek istiyor,gibi hatta haddini aşarak saçma sapan şeyler yazmamakta buna bir örnektir.Bizlere Adab-ı Muaşret öğretmeyin...


En son fatih kocaoglu tarafından Prş 02 Ksm 2006, 14:51 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


ZERRİNCE
13 yıl önce - Prş 02 Ksm 2006, 14:50

son olarak birşey daha aktarayım SİMAVİ ile ilgili olarak:

.........Türk toplumunun kaderini belirleyen Kurtuluş Savaşı sırasında ortaya çıkar. Refik Halit Karay tarafından yayımlanan Aydede dergisi (1922) gerek yazılarıyla ve gerekse Rıfkı’nın çizdiği karikatürlerle Padişah tarafını tutmuş, Atatürk ve Ankara Hükümeti’ne karşı bir tavır sergilemiştir. Sedat Simavi’nin çıkardığı Güleryüz dergisi ise Aydede’yi Yunanlılara satılmış olmakla suçlamış Atatürk’ün ülkeyi kurtaracağını savunmuştur. Herkesin bildiği gibi Kurtuluş Savaşı’nı başarıyla tamamlayan Atatürk ve arkadaşlarından korkan Aydede yazar ve karikatürcüleri, ülkeyi terketmek zorunda kalmışlardır.
http://yayim.meb.gov.tr/dergiler/sayi57/ozer.htm

bundan anlaşılan şudur:BU ÜLKEDE BU ÜLKENİN KURTULUŞU İÇİN ÇABA SARFEDENLER HER ZAMAN İFTİRAYA MARUZ KALMIŞTIR.

hatırlayanınız,bileniniz vardır belki;Cumhuriyetin ilanından sonra ilk cumhurbaşkanlığı seçiminde de TBMM içinde ATATÜRK'e çelme atmak isteyenler olmuştur.ve cumhurbaşkanı seçilebilmek için ''5 YIL AYNI YERDE İKAMET ETMİŞ OLMAK ve MİSAK-I MİLLİ SINIRLARI İÇİNDE DOĞMUŞ OLMAK'' şartını koymak istemişlerdir.
misak-ı milli sınırları dışında selanikte doğan ATATÜRK hiddetle söz alarak kürsüye çıkmış ve '' EĞER BEN 5 YIL AYNI YERDE OTURMUŞ OLSAYDIM BENİM SEÇİLMEMİ İSTEMİYEN ZATLAR ŞİMDİ BU SIRALARDA OTURAMIYACAKLARDI'' demiştir.

bu ülkede iftira kampanyaları asla bitmez bitmeyecektir.

bir de şu var:

hangi iktidar olursa olsun kendisine muhalefet eden,tekerine çomak sokan medya organlarını her zaman ''bir kısım medya-AYARLI MEDYA'' diye suçlamayı huy edinmişlerdir.



Rüştü BAKMAZ
13 yıl önce - Prş 02 Ksm 2006, 15:37

Yazılanlar yavaş yavaş başlık amacından sapmış olsa da, yazanlarını incitmeden başlık kapsamına dönüş amaçlı şunları söyleyebilirim:

Sözde laikliği temsil ettiğini vehmederek ve barındıkları bir kısım yerlerde yüksek sesle iddia ederek toplumu kendi fikirleri doğrultusunda yönlendirebileceklerini sanan kişilerden birinin, laikliğin din ve inanç özgürlüğü boyutunu hiiç aklına getirmeden ve okuyucularına bunu hissettirmeden(!) en azından  dünyadaki üye sayısı bakımından en büyük inanç iklimlerinden birinin gereğini nasıl değerlendiriyor(!) ibretle görüyoruz.
Hele hele nasıl tanımladığına da dikkatinizi özellikle çekmek istiyorum: "alışkanlık" diyor.
Alıntı:
Cuma namazı belki de hiç akla bile gelmeyen alışkanlıklardan biri.


Bu zihniyeti (Yalçın DOĞAN'da ifade bulan zihniyeti) ve yazısını tenkid edenlere sataşılmasını da garipsemiyorum, zira bu zihniyetin yıllardır besleyip büyüttüğü, her fırsatta cilalı ifadeler ile "çağdaşlık numunesi" ve "laiklik numunesi" ilan ettiği (ki asla ben öyle değillerdir demiyorum, sadece çağdaşlığın ve laikliğin tek taraflı bir yoruma dayandırılmasını eleştiriyorum) kişiler de kendilerini bildikleri gibi ifade edeceklerdir.


Emre Uzan
13 yıl önce - Prş 02 Ksm 2006, 16:18

Adnan Menderes, Ecevit, Demirel, Tonton, Mesut Yılmaz, Çiller Bacı, Tayyip ve hatta Türkeş.. Hangisi iktidarda olursa olsun hep bir 'ayarlı medya' vardı. Vardı da kardeşim bu lanet medya herkese ayarlıysa ayar kolunu kim kuruyor?* Medya 60 senedir muhalefette çünkü 60 senedir aynı yerde sayıyoruz.

Ayarlı olan medya ise ayarsız olan hangi medya kuruluşunun hangi amaca hizmet ettiğini bilmeyen insalardır.

*: Hemen ABD diyerek kolaya kaçmayın.

İnsanların içini rahatlatacak ps: Aydın Doğan denen Aborjin'i (herkes hereks hakkında atıp tutuyor yok Siyonist, yok marxist, yok optimist.. Bende modaya uyayım da cahilliğimi belli edeyim) tırnağım kadar sevmem.


fatih kocaoglu
13 yıl önce - Prş 02 Ksm 2006, 16:27

Alıntı:
Hemen ABD diyerek kolaya kaçmayın.

Evet içimizdeki Abd'lileride unutmamalıyız.Örneğin 28 Şubat ve Andıççılar=Bankalar=Hortumcular...



cinümit
13 yıl önce - Prş 02 Ksm 2006, 22:24

kimse namaz kılmanıza engel oluyor mu bari?28 şubatçılar ,andıççılr caminizi bastılarmı? gazeteci bozuntuları namazınızı bozdumu?bu kadar sayfadır  konuşuyosunuz kıldığınız namazlar kabul olsunda ibadetin gizli olanı makbul değilmi?

Osman Yavuz
13 yıl önce - Prş 02 Ksm 2006, 22:44

Alıntı:
ibadetin gizli olanı makbul değilmi


Kimi ibadetlerin gizli olani makbul olabilir, velakin farz ibadetlerinden biri disinda hic biri gizli olamaz.
Eger fakira yardim ediyorsa insan o zaman elbette ki o ibadet gizli kalir (sag elin verdigini sol elin bile bilmesin) diye gecen bir hadis olabilir (yanlisim olabilir, dogrusunu bilen duzeltsin).

Velakin farz ibadetlerinde namz ve hac mesela nasil gizli kalabilir ki?
Eger bunlar gizli olacaklar ise o zaman camiler niye yapilmis ki?
Veya koskoca bir Kabe niye yapilmis?
Niye gizli degil de herkesin acik bir sekilde gorebilecegi camiler var Kabe'miz var.
Eger o ibadetler gizli kalmasi gerekiyordu ise neden cemaat ile kilinan namazin tek basina kilinan namazdan kat kat daha fazla hayri ve sevabi vardir? (bunu Hz. Muhammed'imiz bir cok yerde belirtmis ve de hadislerde mevcuttur).
Veya o hac ibadeti o kadar gizli kalmaliydiysa neden her yil bir iki milyon insan ayni anda ayni sekilde ayni yerde ayni ibadeti yapiyor?

Bir tek oruc gizlidir yapilirken, cunku kimin oruclu kimin orucssuz oldugunu sadece Allah ve de tekil kisi bilir en iyi olarak. Velakin orucun iftar vakti de bir ibadettir, o vakit nedense o ibadet hep diger insanlarla beraber yapilir. Oruc ayni anda milyonlarca tutan ile ayni vakit aciliyor. Evde aileler birlikte aciyorlar oruclarini, ne gizlisi ne saklisi kalmis ki?

Ibadetini yapana da mi artik karisiliyor bu kadar? Kime ne! Sana mi soracak namaz kilacak adam nasil kilacagini? Nerde kilacagini? Sen misin namaz kilmak hakkinda tezler hazirlamis arastirmalar yapmis, Islam ilmini ve fikihini komple ogrenmis ve sonra demissin sanki ibadetin gizlisi daha iyidir diye?


ZERRİNCE
13 yıl önce - Cum 03 Ksm 2006, 01:16

ŞU TARTIŞILIP DURAN ANKETİN TAMAMI:
....................................................................


MetroPOLL Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezinin “Üniversite Gençliği Araştırması” özellikle üniversiteli kesimler hakkında oldukça kapsamlı bir görüntüye ulaşmaya çalışmış. Türkiye'nin özel veya devlet, merkez veya taşradaki otuz üniversitesinden her birinin nüfusuyla orantılı örneklem kotaları alınarak toplam 4449 öğrenciyle yüzyüze görüşerek elde edilen veriler ilginç bir üniversite gençliği profili ortaya koyuyor. Doğrusu bu profil, benim hep yakındığım depotilize, siyasete ilgisiz gençlik profilinden oldukça uzak. Üniversite gençliği siyasetle zannedildiğinden çok daha fazla ilgileniyor. Ülke ve dünya siyasetinin yanı sıra değişik kimlik ve eğitim sorunlarıyla ilgili sorulan bütün sorular hakkında kanaatler sergileniyor. Bu kanaatler gençlerden yana beklentileri olan siyasilerin birçoğunu memnun etmeyebilir. Doğrusu anketlerin ötesine geçilip daha derinlikli mülakatlarda bu siyasi ilginin bir kısmının farklı şekillerde siyaset aleyhine işleyen boyutları da tespit edilebilir.

Anket sonuçları, üzerinde uzunca durulmayı hak ediyor tabi. Burada sadece birkaç başlığı vermekle yetinelim:

Türkiye'de AB üyeliğiyle ilgili bir referandum yapılsa gençlerin yüzde 54,6'sı üyelik yönünde oy kullanacağı halde yüzde 61,6 Türkiye'nin müzakereler sonucunda AB'ye tam üye olamayacağını bekliyor. Yüzde 37.7'si ABD'yi, yüzde 13,7'si terörü, yüzde 4.3'ü de İsrail ve siyonizmi dünya barışı için en büyük tehdit olarak görüyor. Buna mukabil Türkiye dışında yaşamak istenebilecek ülkelerin başında hâlâ ABD geliyor.

Yüzde 76.8'i ÖSYM sistemini üniversite giriş sınavı uygulamasında başarısız görüyor. Yüzde 63.4'ü meslek lisesi mezunlarının yeterli puanla istediği bölüme girebilmesi gerektiğini; yüzde 77.1'i YÖK'ün bugünkü yapısı ve işleyişini başarısız olduğunu düşünüyor. Yüzde 68.3 mevcut hükümetin YÖK yasasında değişiklik yapması gerektiğini düşünürken, hükümetin bunu yapabileceğine inananların sayısı sadece yüzde 23.3. Yüzde 57.2 hükümetin bu konuda bir değişiklik yapamayacağına inanıyor.

Üniversite gençliğinin yüzde 68.7'sinde kredi kartı; yüzde 98.2'sinde de cep telefonu var. Yüzde 25.4 (erkekler) bakire olmayan bir kızla evlenebileceğini, yüzde 59.1 evlenemeyeceğini söylüyor. Yüzde 19.4 beş vakit namaz kılarken yüzde 64.8 Cuma namazına gitmekte yüzde 76.9'u da oruç tutmaktadır. Bu arada yüzde 55'i türbanın serbest olması gerektiğini düşünürken türban yasakçılığının öğrenciler arasında da yüzde 33'lük bir desteğe ulaşmış olması dikkat çekicidir. Bu rakam doksanlı yıllarda hiçbir zaman yüzde 15'i aşmazdı.

Bunun gibi daha birçok sorunun sorulduğu araştırmanın asıl ilginç taraflarından biri üniversiteler arası karşılaştırmaya da imkân vermesi.

Üniversitelerin durumunun bir çok konuda yaygın imaj veya kanaatleri sarsabilecek bir profil sergilediğini söylemekle yetinelim.


Aytek
13 yıl önce - Cum 03 Ksm 2006, 20:04

%90'ı müslüman olan bir ülkede % 63 az bile gidiyolarmış.

sserhat
13 yıl önce - Cum 03 Ksm 2006, 20:24

çağdaşlık=anti-islam olarak lanse edilen bir yerde, böyle cahil yazarların saçmalaması doğaldır.



sayfa 11
« önceki   123 ... 101112   sonraki »
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET