1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 3  |
 |
mustafaözkan
14 yıl önce - Pts 22 Eyl 2008, 00:23
Bir zamanlar Ankara çayına yapılacak ıslah çalışmalarından sonra,Sudaki ağır metalleri yiyecek sazan balıklarının atılacağı,bu balıkların porsuk çayının topçu okulu içinden geçen kısmında denendiği ve çayı temzilediği,aynı yöntemin Ankara çayı içinde kullanılacağı ve 5 yıl içinde Ankara çayında sandal sefası yapılabileceği söyleniyordu. Sanırım o proje tarih oldu.
Bence Ankara için en güzel mesire ve park alanı Ankara çayı ve çevresi olur.Yeşil alan çalışmalarının ağırlığının buraya verilerek çayın ıslahı ve çevresinde düzenleme yapılması hem yerel yönetime pirim sağlar hemde Ankaralıya güzel bir hizmet olur.
|
 |
Tuna Yersu
14 yıl önce - Çrş 24 Eyl 2008, 01:08
ASKI ve Buyuksehir Belediyesi Cevreye duyarli, Ankara'nin dogal guzelliklerini koruyan ve gelistiren bir proje neden uretemiyor merak ediyorum. Ankara' mizin icinden akan bir Cay temizlenerek kentimize kazandirilirsa cok iyi olur. Herseyi belediyecilik gozuyle bakmaktansa birazda dogayi gozonune almak gerekiyor. Eko sisteme haince davranirsaniz dogayi katletmis olursunuz. ASKI nin daha onceki korkunc (gercekten korkunc ve cok uzucu) uygulamalarina bakarak dogayi ve cevreyi on plana cikarak bir proje uygulayacagini dusunmek hayalcilik olur.
ASKI nin en son yaptigi agac katliamini hatirlayalim, bilmeyenler de ogrensin:
http://www.cayyolum.com/haber080701.htm
Çayyolu’nun çayı gitti yolu kaldı
Başkent’in hızla gelişen bölgesi Çayyolu’nda, doğa trilyonluk yatırımlara kurban ediliyor. Bölgeye adını veren dere boyundaki ağaçlar, ASKİ tarafından acımasızca katledildi.
ÇAYYOLU’na adını veren, bir zamanlar Ankaralının piknik yaptığı söğüt ağaçlarıyla kaplı dere boyu, Büyükşehir Belediyesi tarafından pis su ve yağmur suyu kolektör inşaatı gerekçesiyle tamamıyla yok edildi.
Ağaçların sökülmesiyle birlikte bölgedeki doku tamamıyla bozuldu ve ortaya çirkin bir görüntü çıktı. Engin Uç durumu protesto etti ve Ankara Hürriyet’e şunları söyledi:
"ASKİ bir şeyler yaparken başka bir şeyleri yok ettiğinin, bölgenin dokusunu bozduğunun farkında değil mi? Bu işlem gerçekleşmeden önce kendilerini uyardık, inşaatın ve döşenecek olan boruların dere boyunun yanı başında, dereye paralel olarak uzanan stabilize yolun altına alınabileceğini söyledik ama dinletememişiz. Gordion’da dere yatağını değiştirerek inşaat alanını genişletmeyi akıl eden Büyükşehir Belediyesi, burada aynı uygulamayı yapmak yerine yeşili katletme yolunu seçmiş bulunuyor. Oysa bu tip alanların koruma altına alınması gerekirdi. 50 yaşında olduğunu sandığımız yüzlerce ağaca yazık oldu. Üstelik bu işlem, küresel ısınmaya karşı yapılan ağaçlandırma kampanyalarını, yurt dışına milyonlarca YTL ödenerek satın alınan iklimimize ve dokumuza uymayan fidanların göstermelik olarak dikildiğini ortaya koyuyor, tezatını oluşturuyor."
Açıkça görülüyor
Alımlı villalarının bulunduğu Park Caddesi’nin hemen arka tarafındaki bölgede, 50 yaşlarında olduğu tahmin edilen ağaçlar kesilmeden önce ve kesildikten sonra çekilen iki kare fotoğraf, yan yana koyulduğunda nasıl bir katliam gerçekleştiği açıkça görülüyor.
Çayyolu’ndaki sessiz çoğunluk
Öte yandan bölgede oturan ve katliamı yaşayan Çayyolu sakinlerinden bir grup bir araya gelip basın toplantısı düzenlemek istedi. Ancak bu toplantıya katılanların sayısı bir elin parmaklarını geçmedi.
Çayyolu’ndaki sessiz çoğunluk başlığı altında SABAH Gazetesi’nde yayınlanan haberde, ağaçları kurtarabilmek için büyük mücadele veren Ferahnaz Özköse şunları söyledi: “Benim için yanıyor. Bu kadar yaşamın bir anda yok edilmesi beni çok rahatsız etti, on gündür kapısını çalmadığım yer kalmadı. TEMA’yı bile aradım. Apartmanımızın, işyeri sahiplerinin, diğer sitelerin ve Çayyolu’ndaki sivil toplum örgütlerinin yapacağımız basın açıklamasına duyarsız kalması beni fazlasıyla üzdü” dedi.
http://www.cayyolum.com/haber080910.htm
Park Caddesi’nin paralelinde yer alan eski dere yatağındaki asırlık söğüt ağaçları geçtiğimiz Haziran ayında Büyükşehir Belediyesi tarafından pissu ve yağmur suyu kollektör inşaatı gerekçesiyle tamamiyle yok edildi. Ağaçların sökülmesiyle birlikte bölgedeki doku tamamiyle bozuldu ve ortaya çirkin bir görüntü çıktı. İ. Melih Gökçek soru önergesine kısa yanıtlar vererek durumu geçiştirdi. Şimdi maddeler halinde sorulan sorulara İ. Melih Gökçek tarafından verilen yanıtları hep birlikte inceleyelim:
“1- ASKİ altyapı çalışmaları yaparken çevreye ve bölgenin yeşil dokusuna zarar vermeden çalışamaz mı?
Yanıt: “Elden gelen dikkat gösterilmiştir.”
2- İnşaat ve döşenecek borular, dereboyunun yanıbaşında dereye paralel olarak uzanan stabilize yolun altına alınamaz mıydı?
Yanıt: “Alınamazdı.”
3- Gordion’da dere yatağını değiştirerek inşaat alanını genişletmeyi düşünen Büyükşehir Belediyesi ve ASKİ, Çayyolu’nda böylesi önemli bir yeşil alanı neden katletmiştir?
Yanıt: “Zarureten olmuştur.”
4- Yeşili ve çevreyi tahrip etmeden altyapı çalışması yapma duyarlılığını göstermek Büyükşehir Belediyesi’nin görevleri arasında değil midir?
Yanıt: “Türkiye’de CHP’li ve SHP’li Belediye Başkanlarının Başkanlık yaptığı dönemler dahil, 70 yılda kişi başına 2 m2 yeşil alan düşerken nüfus başına rağmen bizim dönemimizde yeşil alan 15 m2 ye çıkmıştır. Bu sizin ve bizim görev anlayışımız için en güzel ölçü değilmidir.”
5- Küresel ısınmaya karşı ağaçlandırma kampanyaları yapılıp, bir yandan yurdışına büyük paralar ödenerek satın alınan iklimimize ve çevreye uymayan fidanlar dikilirken doğal dokunun ve yeşil çevrenin tahrip edilmesini doğru buluyor musunuz?”
Yanıt: “Bu sualinizi mantıklı bulmuyorum.”
(*) yazım hataları aynen korunmuştur.
Gökçek’in yanıtları böyle. Anlaşılan Büyükşehir Belediye Başkanı Ankara’nın yeşil dokusunu, çimle kapladığı alanlar olarak düşünüyor. Zira çimlerin yeşil kalabilmesi için Ankara’nın savaşlarda ve doğal afetlerde kullanılması öngörülen yeraltı sularını hiç tükenmeyecek gibi harcamaya devam ediyor...
|
 |
vsumer
14 yıl önce - Çrş 24 Eyl 2008, 12:04
Çayyolu'nda Büyükşehir Belediyesi son bir yılda binlerce ağacı kesti, çay kenarında binlerce ağaç..
Şimdi oraları gidip görünce insanin yüregi sızlıyor.
Doğal orman olan alanlar şimdi kel....
Yazının sonunda değinildiği gibi, eğer Büyükşehir yeşil alan olarak, refüjlerde kimsenin kullanma fırsatı olamayan, çok pahalı yöntemlerle yaşatılmaya çalışılan çim alanları da sayıyorsa (ki saymaz mı?! ) vah Ankara'nın haline.
|
 |
Serdar_Valerii
14 yıl önce - Sal 28 Ekm 2008, 13:36
Pazar günü Ankara Çayı üzerinde ilginç bi manzaraya rastladım. Görenleri de şaşırtıyordu. Çayın İst.Yolu köprüsü ile tarihi köprü arasındaki kısmında , çay üzerinde paletli kapçe çalışıyordu.Bildiğimiz iş makinası olan kepçe.Hemde de nehrin içinde.Seviye paletlerin bile altındaydı.Balçıkları ittiriyordu.Dünya üzerinde görülmüş mü acaba.Nehrin üzerinde çalışan bir kepçe
Anlayın artık Ankara Çayının ne halde olduğunu.Neredeyse bir kuru dere halini almış
|
 |
zafer-bey
14 yıl önce - Sal 28 Ekm 2008, 17:56
Ankara Çayının Çubuk-1 barajı taraflarına 2 adet arıtma tesisi yapılmış ve Kasım ayında açılacakmış. Artık kanalizasyonun çaya karışmasına izin verilmeyecek. Bu nedenle, çayın tümü üzerinde kokuya neden olan pislikleri ve atıkları temizliyor olabilirler... Böylece Şeker Fabrikası civarında iyice artan koku azalır diye umut ediyorum... 
|
 |
İ.Hakkı Erdoğan
14 yıl önce - Sal 28 Ekm 2008, 19:08
Serdar beyin bahsettiği olay bizzat Melih Gökçek'in emriyle başladı.Melih Gökçek geçenlerde Gimat ve Ayaş Yolundaki köprüleri teftişe giderken Akköprü'ye uğradı.Vatandaşın eleştirilerinin haklılığını bölgeyi görünce dile getiren Gökçek çalışmalara hız verilmesini istedi.
|
 |
mertozdemir442
14 yıl önce - Cmt 21 Mar 2009, 02:39
porsuk çayı gibi değerlendirilebilirdi .. yazık olcak , çok yazık !! Avrupa'da birçok başkentin ortasından çay,ırmak vs. gbi akarsular geçerken , bizim Ankara Çayı'mzın olmasına rağmen değerlendirilemiyor.. Eskişehir Büyükşehir Belediye başkanı bunu çok iyi değerlendirmiş Porsuk Çayı gercekten görülmeye değer .. Ankara çayı görünmüyor ,sadece kokusu duyuluyor yazıklar olsun belediyemize ..
|
 |
inanç ahmet
14 yıl önce - Cmt 21 Mar 2009, 02:58
| Alıntı: |
Çayyolu'nda Büyükşehir Belediyesi son bir yılda binlerce ağacı kesti, çay kenarında binlerce ağaç..
Şimdi oraları gidip görünce insanin yüregi sızlıyor.
Doğal orman olan alanlar şimdi kel....
Yazının sonunda değinildiği gibi, eğer Büyükşehir yeşil alan olarak, refüjlerde kimsenin kullanma fırsatı olamayan, çok pahalı yöntemlerle yaşatılmaya çalışılan çim alanları da sayıyorsa (ki saymaz mı?! ) vah Ankara'nın haline. |
Eger boyle bir sey gerçekten olduysa, bu gerçekten çok, çok aci.. Ama Turkiye'de agaca verilen degeri(daha dogrusu verilmeyen degeri) bildigim için çok da sasirmadim...
Bundan da acisi Turkiye'mize ve Ankara'miza ithal agaçlar getirilmekte, ve bununla ovunenlerimiz var. Hepimizin ayibi bu. Cok yazik...
|
 |
syigit1
14 yıl önce - Cmt 21 Mar 2009, 13:49
G.Kore'nin başkenti Seul'de de yıllar önce şehir içinden geçen bir derenin üstü koku ve kirlilik yaptığı gerekçesiyle kapatılmıştı. Bu dere (Chonggyechon) geçtiğimiz yıllarda yeniden açıldı. Temiz ve bakımlı tutulduğu müddetçe şehre güzellik katan birşey akarsu. İnternette pekçok sayfada ve youtube'da görüntüleri var. Bu arada Seul'ün 12 milyon nüfusa ve 3 milyonun üzerinde hususi araca sahip bir şehir olduğunu da hatırlatmadan geçemeyeceğim.
Ankara'nın da birkaç adet deresi/çayı var diye biliyorum. Keşke bunlardan en azından bir kısmı tımar edilebilse, üstü açılsa diyor insan. Ankaramızın meskûn semtlerinin içinden bile ancak otoyolların geçtiği bir şehir haline gelmesine çok üzülüyorum doğrusu...
|
 |
M.Ali Sade
13 yıl önce - Çrş 19 May 2010, 18:47
Ankara Çayı halen de yarı çamur,yarı balçık durgun durgun akıyor.Henüz havalar ısınmadığından olsa gerek şimdilik kokusu yok.İşte çayın Çiftlik Köprüsü civarındaki bu günkü hali...
(+)
|
 |
sayfa 3  |
ANA SAYFA -> ANKARA - Haberler ve Sohbet
|