sayfa 5  |
 |
Metin Acar.
16 yıl önce - Pts 13 Ağu 2007, 23:30
duruma bakılırsa herkez denizcilik uzmanı olmuş sucu hemen biyerlere atmışlar.içinizde kimsenin o an gemide neler yasandığına dair bilgisi varmı bi teknik arıza mı sözkonusu eğer öyleyse bu arıza nedir bence insanları yargılamadan önce detayları tam olarak öğrenmek lazım.zaten hatalı olan bi şahıs yada kurum varsa bunlar cazalandırılacaklardır. şu an onemli olan yaralıların durum hepsine acil şifalar dilerim allah bi daha boyle bi kaza yasatmasın
|
 |
Murat Caner
16 yıl önce - Sal 14 Ağu 2007, 11:25
Kara ulaşımında haftada 130 kişi ölürken kimse sürücüleri suçlamıyor.
Gördüğüm kadarı ile kazadan hemen sonra görevliler herkese yelek giydirmiş. Ayrıca görüntülerde denildiği gibi bir panik görmedim. Yolcular gemide sağlık görevlisi olmadığını, yeleklerin dağıtılmadığını, geminin su aldığını ve böylece yüzdürüldüğünü, birinin belinin kırıldığını söylediler. Bence saçma. Gemi su alsa anında boşaltılırdı. Sorumlular buna gerek görmemiş. Her denizci belgesini almadan önce ilk yardım öğrencesi ve sertifikası alır. Alın siza asğlık görevlisi. Çarpışma şiddetinden belki de sakatlığı kalıcı olacak yolcular olmuştur. Ancak gemi tam teşekküllü hastane değil. İşi uzmanına bırakmak gerekir. O halde bütün şehirler arası taşımacılar, araçlarında sağlık görevlisi bulundursun. 30 kişinin üzeri çalışanı olan işletmeler işyeri hekimi bulundurur. Ama karada kaza olduğu zaman sağlık görevlisinin ölenler arasında olmayacağının garantisi yok.
Bence süvari gemiyi çok geç gördü. Çünkü dümen kitlense bile motorların acil durdurulmasıyla hız birkaç saniyede yarıya iner. Bu çarpış çok şiddetli olmuş. Gemi yeterli hız kesişini sağlayamamış. Bizim deniz binitleri birkaç kez iskeleye 10 mil hızla çarptı. Ufak tefek hasarlar aldılar. Hatta günlük seyirlerini bitirip gece onarıldılar.
Acil duruş düğmesi kaptanın elinin altında. Dediğim gibi olay çok ani olmuş ve süvari araya girememiş.
Kazalar hep olur. Kaptanın basireti bağlanmış. Yazanağı bekleyip göreceğiz.
|
 |
tarkan arslan
|
 |
mehmetkonyar
16 yıl önce - Sal 14 Ağu 2007, 11:49
Öncelikle şöyle diyeyim. Denize çıktığınız zaman Uzak ya da yakın hiç farketmez. Siz denizdesinizdir ve her zaman önceden belirlenmiş çatışma kurallarına uyma zorunluluğunuz vardır. Bu çatışma kuralları basittir ve gemi olarak adlandırılan her yüzer için geçerlidir. Siz kayıkta da olsanız en büyük tankerde de olsanız bu kurallara uyma yükümlülüğünüz vardır. Her gemide sağlık görevlisi olmayabilir keza her geminin sağlık görevlileri mevcut denizcilerdir. Murat Bey'in dediği gibi hemen hemen her denizciye ilk yardım eğitimi verilmektedir. Bunun en basit örneğini şöyle anlatayım:
Geçenlerde Kalamış Marina önlerinde bir kaza yaşandı. Profesyonel yelkencilerden biri amatör sporculardan birisine çarptı. Yelkencinin profesyonelliği sayesinde ilk müdahaleler yapılarak sporcu kurtarıldı. Ancak sporcunun kurtarılması tamamen yelkencinin deneyimine ve bilgisine bağlıydı.
Deniz otobüsü kazasında ise benim anlamadığım üç koşul var.
Birincisi kaptanın seyir esnasında ne yaptığı. Eğer gemiyi görmüşse ve herhangi bir şekilde duramamışsa bunun çok büyük bir teknik arıza olması gerektiği kanaatindeyim. Acaba bu kadar büyük bir arıza önceden tahmin edilemez miydi? Belki de biliniyordu da arıza için dönüldüğünde hallederiz mi denildi? Düşüncelerimden birisi bu.
İkincisi kaptan seyir halindeyken bu gemiyi görmemiş olabilir. Çok düşük bir ihtimal bu ancak artık hemen hemen tüm gemilerde otomatik pilot olduğu için gps'ten koordinatlar girilerek gemiler otomatiğe bağlanıyor ve o giderken siz işlerinizi hallediyorsunuz. Ancak böyle bir durumda bir gözcünün olmaması ve etrafta demirli gemilerin olduğu bilinirken böyle bir şeyin yapılması büyük sorumsuzluktur.
Üçüncüsü ise geminin seyir halindeyken ufak bir arıza geçirmesi ve kaptanın gemiyi durduramaması ama yine de bu gemiler çift motorlu ve güç ayarlaması yapılarak bir ileri bir geri verdiğinizde gemi kendi etrafında 360 derece döner. Bilmiyorum ama sanki geminin kurtulması için olanaklar pek kullanılmamış gibi geliyor.
Her üç koşulda da benim aklıma kaptanın gemiyi neden bu kadar geç gördüğü sorusu geliyor. Hani diyorsunuz kimseyi suçlamamak lazım ama bana öyle geliyor ki, bu kaptan olmasa da ortada büyük bir ihmalkarlık var. Umarım bu mesajımdan sonra haksız çıkarım da İDO tüm kadrosuyla tüm sorumlulukları yerine getirmiş olsun. Tabii son değerlendirmeler yapılınca net kararı da daha rahat göreceğiz.
|
 |
ErmanAnar
16 yıl önce - Sal 14 Ağu 2007, 12:51
sayın site sakinleri bir kaptan adayı olarak şunları söylemek istiyorum
öncelikle bir deniz kazasının binlerce nedeni olabilir teknik arızasından tutun da kaptanın hatasına kadar bence kaza raporu açıklanmadan kimse yargılanmamalıdır
kaptanlarımız kolay yetişmiyor ve özellikle ido deneyimli kaptanları tercih ediyor ayrıca hiçbir kaptan gemisinin hasar görmesini istemez eğer sayın kaptanın bir kusuru varsa bile mutlaka gemisini kurtarmak için elinden geleni yapmıştır
yapımcı firmayada fazla suç atmamak gerekiyor denizcilik sektörü dünyanın en büyük sektörlerinden biridir hiçbir tersane gemilerinin teknik arıza nedeniyle kötü ün yapmasını istemez ayrıca bu tip gemiler üstün mühendislik çalışmalarıyla tasarlanmıştır ve çok sıkı testlerden geçömektedirler
umarım birdaha böyle üzücü olaylarla karşılaşmayız tüm denizcilerimize selametle
|
 |
Emirhan5961
16 yıl önce - Sal 14 Ağu 2007, 13:40
Tarkan bey haklılar ama Türkiyeye gelişi değil kazadan sonra iskeleye gelişinden kasıt edilmiş olabilir...
| Serhat Küçüközler demiş ki: |
| ama kaza sonrası gemi kendi imkanlarıyla Yenikapı'ya dönebilecek halde kalmışsa sağlam diyebiliriz sanırım... |
|
 |
ozcan alemdar
16 yıl önce - Sal 14 Ağu 2007, 14:16
| Alıntı: |
İstanbul Zeytinburnu açıklarında Ukrayna bayraklı ticari bir gemiye çarpan İstanbul Deniz Otobüsleri A.Ş.'ye (İDO) ait deniz otobüsünün kaptanı İsmail Taşpınar, polise ifade verdikten sonra serbest bırakıldı. Kaptan, ifadesinde 'dikkatinin dağıldığı'nı söyledi.
Kaptan ifadesinde ayrıca, yük gemisinin demirli olduğunu anlayamadığını belirtti.
Kazaya karışan İDO'ya ait "Salih Reis-4" isimli deniz otobüsünün kaptanı İsmail Taşpınar, olay sonrası ifadesinin alınması amacıyla Cumhuriyet Savcısı'nın talimatıyla Balat'taki Liman ve İskele Polis Merkezi'ne götürüldü.
Burada ifadesi alınan Taşpınar, yine savcılığın talimatıyla polis merkezinden serbest bırakıldı.
Bu arada, İstanbul Cumhuriyet Savcısı İlker Yaşar, kazada yaralı bulunması nedeniyle soruşturma başlattı.
Savcı Yaşar, yapılan tespit ve incelemeler sonucu kazanın gerçekleştiği alanın koordinatlarının kendi yetki alanı dışında olan Zeytinburnu'nda meydana gelmesini dikkate alarak "yetkisizlik" kararı verdi.
Savcı Yaşar, dosyayı bir yazıyla Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderdi.
Kaynak www.haber7.com |
|
 |
ömer şahap uzunay
16 yıl önce - Sal 14 Ağu 2007, 14:27
KAZA
Merhaba,
Öncelikle geçmiş olsun, yaralılara da acil şifalar dilerim.
Bundan yaklaşık 1.5 - 2 ay önce Yenikapı - Bandırma seferini yaparken ve normal seyir süratindeyken aniden durduk. Ben önümüze birşey mi çıktı diye dışarıyı incelerken yaklaşık bu durumda 8-10 dakika bekledik, herhalde motor arızası oldu diye düşünürken hareket ettik ancak bir süre sonra aynı şekilde durduk. Hemen akabinde cep telefonlarının kapalı tutulması yönünde bir kaç anons yapıldı. Sonrasında yola devam ettik. Bandırma - Yenikapı seferinde de benzer bir durum Bandırma Limanı çıkışını müteakip 10 dakika sonra tekrarlandı ve yine cep telefonlarının kapalı tutulması yönünde anaons yapıldı sonrasında yola devam edildi.
Benim deniz taşıtları hakkında teknik bilgim oldukça az ancak havacılık konusuna olan büyük ilgim nedeniyle tahminim bu deniz otobüsünün otopilotunun veya diğer seyrü-sefer aletlerinin cep telefonu veya benzeri aletlerden etkilendiği ve devre dışı kalabildiği yönünde. Kazaya da böyle bir durum sebep olmuş olabilir diye düşünüyorum.
Ömer Şahap Uzunay
|
 |
Rifat Behar
16 yıl önce - Sal 14 Ağu 2007, 14:54
Ne kadar anons yapılırsa yapılsın yasağa çok "duyarlı" bir millet olduğumuzdan fayda etmiyor. Her şeyin sadece kendisi için en iyisini düşünen insanımız telefonunu sessize alıyor gene de kapatmıyor. Bence deniz otobüslerine cep telefonlarını bloke edenler cihazlar konulmalı. Bunlar çok mu pahalı? Ben deniz otobüsüne binmiyorum ancak binsem ve çevremde biri yasak olduğu halde telefonunu kullanırsa yumruğu gözünün ortasına otutacağım, sonucu neyse de katlanacağım.
|
 |
Kudret Altınkeser
16 yıl önce - Sal 14 Ağu 2007, 14:55
Mynet'ten gecen haber
| Alıntı: |
Yenikapı'daki kazanın ardından gözaltına alınan deniz otobüsünün kaptanı İsmail Taşpınar'ın, "Bir anlık dalgınlığıma denk geldi" dediği öğrenildi.
Sağlık kontrolüne çıkarılan Taşpınar'ın alkollü olmadığı belirlendi. Edinilen bilgiye göre, dün Bostancı-Yenikapı-Avşa seferini yapan "Salih Reis 4" isimli deniz otobüsü, Zeytinburnu açıklarında kuru yük gemisine çarpmış, kaza nedeniyle deniz otobüsünde büyük panik yaşanırken, çarpmanın etkisiyle yaklaşık 40 vatandaş yaralanmıştı. Kazanın ardından gözaltına alınan İsmail Taşpınar, Balat Deniz Polis Amirliği'ne getirildi. Burada ifadesi alınan Taşpınar'ın "Bir anlık dalgınlığıma denk geldi" dediği öğrenildi. Gözaltına alındıktan sonra sağlık kontrolünden geçirilen Taşpınar'ın herhangi bir alkol maddesi almadığı da belirlendi. İfadesi alınan Taşpınar, savcılık talimatıyla serbest bırakıldı. |
Bir anlık dalgınlık...
|
 |
sayfa 5  |