Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 5551
Ardaergin
2 ay önce - Prş 26 Mar 2020, 00:26

Pamukkale ve kamil koç izmir ankara arası 120 lira yapmışlar.

Şanal kırşehir ise izmir hacıbektaş arası 136 lira yapmış.
Bana göre bu resmen soygunculuk .
Kimse sana 1+1 i keyfiyetten yap demedi zorunlu olarak yapacaksın. Ama bu fiyat nedir böyle.


İlhami C
2 ay önce - Prş 26 Mar 2020, 07:28

Dün akşam İzmir Ankara arasına 22:00-23:59 olacak şekilde 2 seferi Alaşehir Sarıkız 160 liradan bilet sattı üstelik 1 tanede ek sefer çıkarttı 22:30 da onuda 150 liradan sattı



Koray C.
2 ay önce - Prş 26 Mar 2020, 08:17

Ne kadar rahat söylüyorsunuz.
Hem kimse sokağa çıkmayacak, devlet koltuğunun yarısını sat diyecek. Hemde aynı fiyattan satacak.
4.000 euro krediyi ödeyecekmisin her ay?
Götürdüğün yanında şoföre muavine para vermeyecek misin? Bekara karı boşamak ne kadar kolay
Soygunmuş...

Devlet sana bunu zorunlu tutsa ne yapacaksın acaba
Hep kendimizi düşünüyoruz.

Şu hastalık muhabbetinden sonra milletin feleği şaştı.


suleymanyilmaz
2 ay önce - Prş 26 Mar 2020, 08:54

Laf olsun küp dolsun diye eleştirmemek lazım. Bir tarafta ucuz akaryakıt alan uçak firmaları ve üst üstüne %1 KDV, diğer tarafta pahalı mazot alan ve üstüne %18 KDV. Devletin uyguladığı politika yüzünden otobüslere gereksiz kızıyoruz.
Ankara İzmir arasın 580 km, 100 km de ortalama 27 litre yaksa yaklaşık 150 litre mazot yakar. Bunu da çarpın 5,45 ile yaklaşık 850 civarı sadece mazotu tutar. Ee 2 kaptan 1 host nerden bakarsan bak 750 de bunun üzerine koy etti 1600. Daha başka şeyleri koymadım.

Devlet artık otobüs koltuk sayısının yarısı dedi. 40 kişilik 2+1 de anca 20 bilet. Çarp 150 ile 3000.bunun %25 yazahane karı olur yazahaneye gider. Geriye kaldı 2250.bundan da %18 kdv 400 tl gider. Geriye kalır1850.
Ee elde ne kaldı 250 para, onla da otobüsün diğer masraflarını düşün amortismanı düşün.
Otobüscü değişim, hastaneciyim. İlgiden dolayı izliyorum hesap ortada. Otobüscüye kızmak yeribe devlete kızmak lazım


Koray C.
2 ay önce - Prş 26 Mar 2020, 12:24

Süleyman Soylu'nun açıklamaları...





busspottr
2 ay önce - Prş 26 Mar 2020, 13:12

Alıntı:
Süleyman Soylu'nun açıklamaları...


Kaçak sefer düzenleyenleri, özel minibüs kiralayıp memleketine gidenlerin istatistiklerini de tutuyorlar mı sayın bakanımız?


totoci metin
2 ay önce - Prş 26 Mar 2020, 13:30

Bakin istatik ortada aglamayin size kimse demiyo 260.000 euro ya otobus al diye kendin ama zevk ama ticari olarak risk alıyosun bunda kazanmak da var kaybetmekde var kazanirken offf agiz kulaklarda kaybederken iki goz iki cesme mazot 6.800 ken o 2+1 cokmu doluydu citin yokdu simdi mazot suan 5.300 civari hem kazanamiyosan suan arac piyasasi gayet guzel sat koy parayi cebe karinla sizlerin aracina zorunlu binen o kisinin cebinden firsatcilik yaparak alma kul hakkina girer kolonyagicilar gibi maskeciler gibi ayni kefeye konursunuz yada bazi firmalar gibi efen di sekilde seferlerinize ara verin o zaman devlet de biseyler dusunur sokaklar da bos gezen dolmuslar taksiciler var servisciler var onlarinda borclari taksitleri var herseyin olabilir boyle zor günler de herkes insan olamaz

Ümmü 34
2 ay önce - Prş 26 Mar 2020, 14:22

Soylu açıklamanın devamında eger vaka daha da ilerlerse tüm şehirlerarası otobüs seferlerini durudurabiliriz.

Ustura Faysal
2 ay önce - Prş 26 Mar 2020, 14:31

Alıntı:
Kaçak sefer düzenleyenleri, özel minibüs kiralayıp memleketine gidenlerin istatistiklerini de tutuyorlar mı sayın bakanımız?


Sen 100 liralık yola fırsatçılık yapıp 160-170 lira istersen Halk ta kendi servisini otobüsünü tutar gider. İnsanlar bayramlarda yer bulamayınca böyle gitmeye alışık zaten. Özellikle büyük şehirlerde zaten pek çok bölge hep aynı memleket insanların oturduğu yerler olduğu için dayanışmaları oldukça fazla.

Mesela Gaziosmanpaşa Yıldıztabya taraflarında Giresun'lu çoktur, Ümraniye ve İkitelli taraflarında Tokatlı çoktur, Esenler Fevzi Çakmak Mah taraflarında Sinoplu çoktur, Gaziosmanpaşa Hürriyet Mahallesi'nde Kırşehirli Yozgatlı çoktur. Bu örnekler İstanbul'un her yeri için geçerli. Bayramlarda özel araçlarla ya da servis araçları ile gitmeye alışkın olan bu insanların böyle zamanlarda bu şekilde davranması da gayet normal.

İstanbul'da hem trafik hem de insan yoğunluğu olarak dip yapmış durumdayız. Bu insanların hatırı sayılır bir kısmı da evde oturmak yerine memleketine gidip köyde yaşamayı tercih edenler. Gitmek için de bu yolu tercih etmeleri aslında gayet normal. Çünkü dediğim gibi bayramlarda böyle gitmeye alıştırdılar.


Türker Baran
2 ay önce - Prş 26 Mar 2020, 14:35

Geçen yılın sonbaharında Tokyo’yu ikinci kez ziyaret ettim.Oradaki otobüsçülük üzerine gözlemlerimi ilgi duyanlarınızla paylaşmak istedim.Aslında daha sıcağı sıcağına aktarmak isterdim ve yazıyı aylar önce yazdım ama yüklemek için fırsatım olmadı..Yine de aktaracağım bilgilerin güncel olduğunu varsayabiliriz.
Biz otobüsseverleri üzecek şekilde gelişmiş ülkelerde otobüs taşımacılığı, tren ve havayolunun arkasından üçüncü sırada geliyor.Anlayabildiğim kadarı ile tren ile havayolu taşımacılığının arasındaki sıralamayı ise ülkelerin yüzölçümü ve nüfus yoğunlukları belirliyor.Bu bağlamda Japonya yüzölçümü çok geniş olmayan ama nüfus yoğunluğu çok fazla bir ülke.Tokyo’nın nüfusu İstanbul’un kabaca iki katı, 35 milyon.Bu ülkede hem şehir içinde hem şehirler arasında raylı taşımacılık ön planda.Şehir içinde bile farklı şirketler,paralel parkurlarda metro-tren taşımacılığında birbirleri ile rekabet ediyorlar.Buna mukabil otobüs taşımacılığı da ölmüş değil.Ülkenin muhteşem bir kara yolu ağı var, kimi yerde 3 kat şeklinde yollar görüyorsunuz.Şehir içi yollar 4-5 şeritli ve en kalabalık saatlerde bile trafik akıcı.Şehirler arasındaki otobüs taşımacılığının yolcular için çekici tarafı tren ve havayoluna göre çok daha ucuz olması.Çok sayıda firma var, bunların içinde 2+2 konfigürasyonu ile taşımacılık yapanlar olduğu gibi 2+1 koltuk düzeni ile sefer gerçekleştirenler devar.Ben bu araçlarla seyahat edemedim ama Japonları azıcık tanıdı isem koltuk araları bizdeki gibi azaltılmış durumda değildir diye düşünüyorum.Özellikle bu 2+1 araçlarda içecek ikramı olduğunu da okudum ama bu nasıl bir ikram, host ya da hostes var mı onu bilmiyorum.Benim seyahat ettiğim araçlarda host bulunmuyordu.
Görebildiğim otobüslerin hemen hepsi Hino marka idi, az sayıda Isuzu ve Hyundai gördüm, bir adet de KingLong(Çin).Şehir içinde nispeten eski görünüşlü ve çok az sayıda otobüs çalışırken, çok sevimli, resimlerini göreceksiniz, küçük otobüsler de sefer halinde idi.Ağırlık metro ve JR hatlarında olduğu için otobüsler genellikle tenha idi.Japonya’da çok fazla sayıda tren ve metro işletmesi var, bunların ön büyüğü JR(Japan Rail).Bu şirket aynı zamanda şehirler arasında otobüs taşımacılığı da yapıyor.Japonlar passcard’lara(Abone kart diyelim) çok meraklı.Özellikle turistlere özgü olanlar çok ciddi ekonomik katkı sağlıyor.Mesela Tokyo-Kyoto arasında hızlı tren(Bullettrain-Shinkansen ismini alıyor) normalde(Lüks green vagonları, daha az sayıda durakta duraklayan ve daha hızlı seyreden ekspresler de var) 25000 yen tek gidiş iken 1 haftalık tüm JR, şehirici de dahil, hatlarında geçerli JR passcard 27000 yen!.(Bizim paramızla yaklaşık 1500 TL).Buna benzer kartlar otobüs taşımacılığında da mevcut.Mesela bir kart Tokyo merkezli elli küsur otobüs şirketinin seferlerini 1 hafta boyunca sınırsız kullanmayı sağlıyor.
Benim Tokyoda’ki otobüs tecrübem Tokyo şehri ile Narita havaalanı arasında 1 saat süren İnterLimousine adlı şirketin otobüslerini gidiş ve gelişte iki kez kullanmak, bir de Tokyo ile Nikko arasında yine otobandan 2.5 saat kadar süre bir yolculukta JapanicaTours adlı şirketin turizm otobüsünü gidiş gelişte kullanmakla kısıtlı kaldı.
Interlimuzin şirketi Havaş, Havataş ya da Havaist şirketlerine benziyor, Tokyo ile Narita ve Haneda havaalanları arasında yolcu taşıyan bir şirket.Şehrin önemli tren istasyonlarına, pek çok otele bir de Tokyo Air City terminal adını alan merkeze taşımacılık yapıyor.Bizim otel, özellikle seçtik, bu Air City Terminal’in yanında idi, bu sayede her 10 dakikada bir olan otobüslerden istifade edebildik.Biletinizi Havaalanı içinde bulan kontuarlardan alabildiğiniz gibi önceden internetten da rezerv edebiliyorsunuz.Erişkin için 3100 yen olan ücret webden aldığınızda 2800(yaklaşık 150 TL)’ye düşüyor(Havaist ücreti bildiğim kadarı ile 25 TL).Webden aldığınızda size bir barkod gönderiliyor.Otobüsün kalktığı durağa geldiğinizde görevliler sizi karşılayıp barkodunuzu okutuyorlar ya da biletinizi görüyorlar.Bavullarınızı teslim alıp bagaj fişi veriyorlar.Otobüse bagajların yüklenmesi onlara ait.Araçta koltuklar numarasız.Araç içleri çok temiz ama zaten Japonya’nın her yeri öyle.Dışarıda bir çöp ama bu arada çöp kovası görmek imkansız…Otobüslerde sürekli anonslar, kısık bir ses tonu ile yapılıyor aynı zamanda ekranlardan bilgiler geçiyor.Kaptan da zaman zaman mikrofonla özellikle yaklaşılan merkezlere dair bildirimlerde bulunuyor.Emniyet kemerinin bağlanması konusunda çok hassaslar.Bizi otobüse buyur eden kadın görevli araç kalkmadan hemen önce bir havayolu hostesi edası ile otobüsü boydan boya kateterek emniyet kemerlerinin takılı olup olmadığını kontrol ediyor sonra sanırım bize iyi yolculuklar dileyerek bel seviyesine dek eğilerek çok naif bir selam verip aracı terkediyor.Toplum içinde olduğu gibi taşıma araçlarında da gürültülü olmak ayıplanıyor.Otobüste, metroda cep telefonundan konuşan bir kişiyi hemen hiç görmüyorsunuz.Bu kaba bir hareket olarak kabulediliyor(Bizim bırakın işitsel görüşme yapmayı, temaslarını video üzerinden yapıp tüm konuşmalarını çevreye bağıra bağıra dinleten özellikle Ortadoğu menşeili vatandaş ve misafirlerimizi akla acıklı bir şekilde getiriyorum).Herkesin elinde akıllı telefonlar var ama ya kulaklıkla video seyrediyorlar ya da okuyor ve mesaj yazıyorlar.Yüksek sesle konuşan, sohbet eden kimse yok.Bu yüzden otobüsün içi olabildiğine sessiz ve huzurlu.Japonların bu naif, disiplinli karakterleri trafiğe de yansıyor.Kaldığım 5 gün boyunca bir kez korna sesi işittiğimi hatırlamıyorum.Kaptanın araç kullanışı yolun düz, trafiğin akıcılığı sayesinde çok sakin ve konforlu.Bırakın gaz verme ya da fren yapılmasını, araçta vites değişimi bile minimum oluyor.Böyle olunca otobüs en ufak bir sarsılma olmaksızın çok konforlu bir şekilde ilerliyor.Yine de insan işte, her zaman hataya açık.Nikko’ya gidişte sanırım gişeler öncesi trafik duruyor, bizim kaptan muhtemelen dalmış, önü oldukça açık olmasına rağmen son anda duran araçları farkedip frene asılıyor ve öndeki aracın tamponuna milimetreler kala çok sert bir fren yaparak durabiliyoruz.Tokyo’dan havaalanına gidişte de yine kaptan dalmış olacak seyir halinde iken öndeki araca çok yaklaşıyor ve aracın takip uyarı sistemi devreye giriyor.Interlimosun otobüslerinde flaşlı fotoğraf çekilmemesi konusunda uyarılar var.Otobüste ikram yok anca araca bindiğiniz terminalde içeceklerin bulunduğu bir açık büfe var, oradan istediğinizi alabiliyorsunuz.Otobüsler bizim Safir ya ta Tourismo ayarında, koltuk petlerin yumuşaklığı ve kalınlığı, koltuk genişliği ve araları tatminkar.havalandırmayeterli, tuvalet sanırım yok, araçlar biraz gürültülü, uzakdoğuda seyahat ettiğim tüm otobüsler gibi, amortisör yumuşaklığı vasat, koltuk arkası ekran,USB, servis masası yok, bir bardaklık var.Nikkoya gittiğimiz araçta ise çok iyi çalışan bir internet-WIFI servisi mevcuttu.(Resimlerde mavi renkli, üzerine yazısı olan araç)Onda da ilginç bir detay, koridorda kullanılmak üzere ek koltuklar vardı, yani 2+2+1 olabiliyordu ancak bunun müstesna bir özellik olduğunu düşünüyorum.
Son olarak şehirlerarasındaki duraklama yerlerinden ve otobüs terminallerinden bahsedeyim, otobanda durduğumuz tesisler büyük, yüzlerce otomobilin ve otobüsün durabildiği tesislerdi.Japonlar otomatları çok seviyor, adım başı farklı içecekler, yiyecekler sunan otomatlarla karşılaşıyorsunuz.Buralarda ise adeta otomat sokakları var, yüzlerce farklı ürünü bu otomatlardan almak mümkün.Fastfood tesisleri ise adına yakışır hizmet veriyorlar.genelde tek kasa çok hızlı bir şekilde sipariş alıyor ve hemen genelde saniyeler olmadı dakikalar içinde yan taraftan yiyeceklerinizi teslim alıyorsunuz.Bizdeki gibi sipariş alan 7-8 kasanın önünde kuyruklar birikmiyor, insanlar da çok edepli bir şekilde, her fırsatta birbirlerine yer ve öncelik verecek şekilde sıraya giriyorlar.Birbirine omuz atarak bir yığın şeklinde kasaya ulaşmaya çalışan kalabalıkları görmüyorsunuz(Bunları anlatırken açıkçası utançla karışık derin bir hüzün duyuyorum.İşin aslı Canan Karatay’ın söylediği gibi Japonların çocuklarını yağla ve proteinle besleyip akli zekalarını yükseltmeleriyle ilişkili değil, tamamen bir üstün ahlak, insani değerler ve medeniyet mevzusu).Otobüs terminallerine gelince, sadece birini gördüm, önemli bir tren istasyonu ile bütünleşik tesis aslında bizim Esenler’in alt kısmının bir minyatürünü andırıyordu.Karanlıkça bir kapalı garajda sağlı sollu parketmiş otobüsleri adeta yalayarak geçerek ehliyet sınavını hakkıyla vermiş olduğunu kanıtlayan kaptanın manevralarını soluğumuzu tutarak seyrettiğimiz, yolcuların adeta hiçlikten çıkarak otobüse bindiği bir tesisti…..
Sabrınız için teşekkürler, umarım çektiğim resimleri keyifle incelersiniz…




(+)





(+)





(+)





(+)





(+)





(+)




sayfa 5551
ANA SAYFA -> ULAŞIM