1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 303  |
 |
Mehmet34
15 yıl önce - Cum 29 Şub 2008, 19:57
| Alıntı: |
| 3 ayda aldığı aracın parasının yarısını çıkarabilen herhangi bir otobüsçüye otobüsçülük hayatım boyunca hiç rastlamadım Keşke bu mümkün olabilse...Bu bir firmanın özmal aracı dahi olsa bu imkansızdır...Doğrudur bizim millet yenilikleri sever ama çok ta çabuk bıkar...İlk çiftkatlılar ve jumbolar çıktığında da böyle olmuştu, önce millet ısrarla çiftkatlıya bilet alıyordu sonraları kaçar oldu...İster orjinal olsun ister bursa yapısı bu durum aynıydı...Varan ve Ulusoyda dahi çiftkatlıda yolculuk etmek istemiyordu yolcu...Ben çiftkatlı otobüs kullanmış, sahibi olmuş ve sevmiş biri olarak bunları bizzat yaşadım...Kanaatimce özmal olarak şirketlerin çift katlı getirmesi normal olabilir zira yaşı dolduğunda yenisiyle ikame etmesi şirket açısından sorun olmayacaktır, ama alanlar şahıs olursa gelecekte işleri zor... |
Fatih bey size katlıyorum fakat eskiden vardı. SENE 91 türkiyede yapılan ilk çift katlı babamların. tezeller imalatı scanıa şasi üzerine araç 750 milyona mal oldu ve aylık kazanç abartmıyorum 125 milyon belki bilirsiniz o aracı kamil koçla ayvalık- ist. sabit çalıştılar 6 ayda araba kendini amorti etti.
|
 |
fairwolf
15 yıl önce - Cum 29 Şub 2008, 21:54
Öncelikle foruma yeni katılan bir üye olarak herkesi saygıyla selamlıyorum. KAMİL KOÇ un Nisan ayında filosuna 50 adet SETRA 417 HD katacak olduğunu duymak beni fazlasıyla heyecanlandırdı ama bu oldukça ciddi bi rakam. Bunu gerçekleştirmek oldukça maliyetli bir iş. Acaba öne sürdüğünüz bu bilgi ne kadar gerçek? Eğer Nisan ayında bu gerçekleşirse., hizmette rakiplerine oranla birkaç adım önde olan KAMİL KOÇ u yakalamak oldukça zor gibi görünüyor. Birçok hatta KAMİL KOÇ alternatifsiz tek seçim olur.
|
 |
şakir
15 yıl önce - Cum 29 Şub 2008, 22:37
bu yaz biz otobüs meraklısı arkadaşlar için oldukça keyifli geçecek.sektör her geçen gün büyüyor ve kalite oldukça yükseliyor.kamil koç 50 aracı kendine almaz şahıslarada dağıtır.. geçmiştede böyle oldu 304ler zamanında çok iyi hatırlıyorum.. bence 50 araç aldıktan sonra şahıslara verir ve firma belkide kendine böylece hiç para vermeden araç sahibi olur tabi bu gizli tutulur..
|
 |
Mehmet34
15 yıl önce - Cum 29 Şub 2008, 23:43
şakir bey size katlıyorum Kamil Koç kesinlikle 50 tane arabayı kendisi almaz Bir zamanlar Bursa Uludağın 403 lerde yaptığı uygulamayı yapar.aualudağ 403 leri almıştı kendi üstüne fakat arabacılara hat açarak onları 403 sahibi yapmıştı.Fakat arbalar firma adına kayıtlı idi.Kamil Koçta bu olmayabilir.
|
 |
OzanŞ06
15 yıl önce - Cum 29 Şub 2008, 23:49
Şu yönde de düşünmek lazım.''Kamil Koç 50 Adet Setra'' yatırımı yapacak iddasını ortaya atan kişi belki de birisinden duyum almış olabilir ama doğruluk payı ne kadardır,orası tartışılır.
Sizler yeni otobüs alımlarının her gün içinizde bir müjdeli haber olarak gerçekleşmesini isterken diğer işin esası olan bireysel otobüscüler kan ağlamaktadır.Korsan taşımacılık,ÖTV'li akar yakıt ve üretici firmaların sürekli yeni model piyasa'ya araba sürmeleri artık şartları daha da ağırlaştırıyor.
325.000 avroya satılan birinci el otobüsün ikinci yıl 250-260.000 avroya değeri düşüyor.Haksız rekabet ve sistemin bozuk olması bireysel otobüscülerin dayanma gücünü sıfıra indirerek iflasın eşiğine getiriyor.Şuan Türkiye'de otobüscülük okey dönüyor,bir gün patlayacak ama ne zaman bende çok merak ediyorum.
Yurt Dışındaki otobüslere bir bakın.Yunanistan'a,Fransa'ya,İtalya'yada bu kadar yeni otobüs var mı?Bu ülkelerde aracın modeline bakmıyorlar,araba temiz mi,bakımlı mı,lastikleri yeni mi ? bunlara bakıyorlar.Türkiye 0 303 otobüslerini görebiliyormusunuz,bulabiliyormusunuz ?Hayır.
Türkiye'de artık herşey çok değişiyor.Eskiden zorlu şart ve koşullarda şöförlük bir kutsal meslek olarak sayılır ve (saygı)duyulurdu.Şimdi afedersiniz meslekten saymayanlar(şöför olacağına git simitci ol) diyenler var.
Rekabetin de belirli ölçülerde sınırları vardır.Bu rekabet sportmenlikten çıkarak artık amansız,sonu görünmeyen bir yarışa dönerek içinden çıkılmaz bir vaziyet alıyor.Bireyselci otobüscüler ve bende dahil aksine çevremde ya da firmaların sürekli toplu bir şekilde otobüs almalarını tasvir etmiyoruz.
Bu haberin kaynağı da kesin değildir.O Yüzden pek umutlu bakmayalım.Zaman herşeyin ilacıdır.
|
 |
saimsecgen
15 yıl önce - Cmt 01 Mar 2008, 02:00
arkdaşlar bugun afyon kolaylı dinlenme tesislerinde pamukkale ye ait plakaları henüz takılmamış 4 beyaz 1 gri neoplan starliner 2 gördüm acaba bunlar şahış mı yoksa pamukkaleye mi ait bir bilginiz varmı?
|
 |
OSMAN AYTAÇ 58
15 yıl önce - Cmt 01 Mar 2008, 02:09
Türkiye'nin önde gelen firmalarından biriside ulusoy, ama şu an pek bu sektöre yatırım yapmıyorlar. Eski starliner ler Ülkemiz yol şartları malum dökülmeye başlamış durumda bir yenilik yapacaklar mı? 2000 li yılların başlarında starliner1 lerle göze çarpan ve müşteri toplayan bir firmaydı şimdi pek parlak değil. Bilgilerinize...
|
 |
ENVER KARAUZ
15 yıl önce - Cmt 01 Mar 2008, 02:14
KİMLER GELDİ, KİMLER GEÇTİ...
| Alıntı: |
| Bence o biraz zor çünkü bugüne kadar adını duyurmuş firmaların yolcuları zaten sabittir.Yani ben bugün bir Kamil Koç'a bir Pamukkale'ye Nilüfer'e Ulusoy'a Varan'a binerken Kent turizmle ne işim olabilir Allah aşkına.Metro bence intahar ediyor gibime geliyor.ama tekel oluşturmak bu piyasada gerçekten çok zor bakalım ne olacak bekleyip göreceğiz ya Kent batacak yada diğerleri Bence Kent göreceğiz. |
Arkadaşlar,
Otobüsçülük merakı olan her insanın yakından izlediği ve gönlünde yer etmiş bir firma olabilir. Bu durum son derece doğaldır. Ancak sevdiğiniz firmayı ön plana çıkarmak isterken diğer firmaların geçmişi hakkında yeterli bilgilere sahip olmadan alay eder şekilde sözler söylemek ne kadar yakışık alır? Öncelikle burada adı geçen firmalar yolcu taşımacılığı yaparak hizmet sektöründe isim yapmış ve haklı olarak bir üne kavuşmuşlardır. Bu noktada atlanmaması gereken bir konu var ki, bu firmalardan hiçbirisi "ulusal firma" olarak gökden zembille inmediler. Diğer firmaların büyüme süreci yorum yapan birçok arkadaşın hatırlayamayacağı kadar önceki tarihlere uzanabilir.
Son örnek olarak Nilüfer firmasını çoğu arkadaş hatırlayacaktır. Benim de Bursa'da bulunduğum 2000 yılının Mart ayında kurulan şirket sektöre getirdiği standardizasyon ve yeniliklerle rekabetin zor olduğu Ankara-İstanbul-İzmir ağında favori duruma geldi. Bu dönemde Bursa Uludağ firması rekabete ayak uyduramadı ve yerini Balıkesir Uludağ'a bıraktı.
Nilüfer'in yaşadığı büyüme sürecini Pamukkale 1980'li yılların başında, Kamil Koç ise Ege ve Akdeniz hatlarındaki açılımlarıyla 1980'lerin ortasında doğru yaşadı. Bu firmalar da risk almadan bugünkü durumlarına gelmediler. Bu süreçte Uludağ gibi dar bir bölgeye sıkışabilir ya da Nilüfer gibi yarı yolda kalabilirlerdi. Sonuçta burada yapılan iş bir nevi ticaret olup, başarı veya başarsızlıkla sonuçlanabilir. Ancak bu durum yatırım yapan kişiyi ilgilendirir. Bu nedenlerle birçok insanın ekmek yediği herhangi bir firma hakkında kötüleme yapmak etik bir davranış değildir.
Sektöre ulusal firma olarak girmek kimsenin tekelinde olmadığı gibi, zirve de kimseye kalıcı değildir. Hizmeti iyi veren ve yeniliklere uyum sağlayan bayrağı taşır. Otobüscülük, rekabet ortamının getirdiği şartların çabuk değiştiği ve büyük firmaları bile kısa sürede silebilen bir meslektir. Buna rağmen şirketlerin geleceği hakkında şimdiden kesin fikir sahibi olan ve kahinlik mesleğine soyunan arkadaşların olması gerçekten düşündürücü?
Gelelim bu kehanetlerden birine; Kent firmasının batacağı ve sektörden silineceği hakkında yorum yapmaya çalışan arkadaşlar bu firma hakkında şunları da bilmelidir:
-->Belki sizin yaşınızın sayısı kadar firmayla rekabet ederek ismini bu günlere getirmiştir,
-->Belki yaşınızın üç katı yıldır bu sektörde yolcu taşımaktadır,
-->Belki bugün büyük olan bazı firmalar 1970'lerde ortalama 80 otobüs sayısı ile belli hatlarda çalışırken, Kent Turizm (Anadolu Turizm organizasyonu ile) o dönemde yaklaşık 200'ün üzerinde otobüsü ile Türkiye'nin doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine (Ankara'dan İstanbul'a, Samsun'dan Hatay'a, Siirt'den-İstanbul'a,...vb.) fırtına gibi esmiştir.
Bence bizim gibi bu sektöre gönül vermiş insanlara düşen başlığa yakışır bir şekilde haber ve yorumlarla hepimizin keyif alarak paylaşacağı bir ortam oluşturmaktır. Eğer şirketleri tartışırsak bu sayfaların sonu gelmez. Zaten firmaların ötesinde sektörün geleceğini bizim düşüncelerimiz değil, tercihleri ile yolcular belirleyecektir.
Saygılarımla...
| Alıntı: |
| 1955' de Chevrolet ve Margrus marka ağaç kasa araçlar ile münferit yolcu taşımacılığına başlayan Kent Turizm kurucuları, 1965' te şirketleşir. 1970' li yıllara kadar havalı Apollo marka araçlar ile o günlerin zor koşullarında yolcu taşımacılığına devam edilir. 1970' li yıllarda Mercedes fabrikasının ürettiği dönemin meşhur ve hala günümüzde bile çalışmaya devam eden O 302 otobüsler piyasada yerini alarak düzenli olarak şehirler arası yolcu taşımacılığı büyük bir rekabet içinde hizmet verilmeye çalışılır.Bu yıllar içinde Kayseri' de faaliyet gösteren diğer firmalarla birleşerek, o dönemin Türkiye' nin en büyük otobüs filosuna sahip ANADOLU TURİZM adı altında faaliyetlerine devam ederler. Çok ortaklı bu şirket 10 yıl devran sürdükten sonra bugünkü ismini taşıyan firmamız yani KENT TURİZM kendi adı altında yolcu taşımacılığına 80' li yılların başında yeniden devam eder... |
Link: http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?p=391686#391686
En son ENVER KARAUZ tarafından Cmt 01 Mar 2008, 02:42 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
Özer Akyıldız
15 yıl önce - Cmt 01 Mar 2008, 02:30
Ben yanlış anlaşıldım galiba.Ben Kent turizm batar derken yeni girdiği veya gireceği hatlardan bahsettim.Tabiki Kayseri'deki ve doğudaki şanına şöhretine lafım yok orası ayrı.Benim burda anlatmak istediğim yeteri kadar ulusal firma olup olmadı idi.Yani ben bir İstanbul-Ankara seferinde saydığım firmalar varken neden Kent'le gideyimdi.Yanlış anlaşıldım.AYrıca o firmanın yaşının benden büyük olması o firmanın kaliteli bi firma olduğu anlamına gelmez.Benim yaşımla Kenti kıyaslamışsınız bu konuda yanlış yapmışsınız.Ben kahin felanda değilim.Sadece yorum yapıyorum düşüncelerimi söylüyorum.Lütfen biraz daha titiz olalım kelime seçerken.Burda kimse kimsenin işine burnunu sokmuyor doğru mu değil mi onu tartışıyor.
|
 |
m taşyurt
15 yıl önce - Cmt 01 Mar 2008, 02:32
Arkadaşlar bireysel otobüsçülük şirketler için de yolcular için de riskli bir durumdur. Hizmet kalitesini tutturabilmek için şirketin kendi aracında, kendi pesonelinin olması gerekir. Parayı basıp bir otobüs alan herkes herhangi bir şirkette sıraya girerse otobüsçülük daha çok sürünür.
Unutmayın, müşterinin yani yolcunun beklentilerini yükseltmek çok kolaydır ama o beklentileri karşılayamazsanız o yolcu sizden soğur ve br daha sizin arabanza binmez.
Yolcu için risklidir:
Yolcu bileti yazıhaneden alıyor ve ne biletin üstünde ne de otobüsün üstünde arabanın kime ait olduğu yazmıyor. Yolcuya bilet satan şirket, arabacıya yolcu satıyor ve aradan çekiliyor. O otobüsün içinde yolcuyla muavin başbaşa kalıyor. Eğer hizmet normalden iyiyse yolcunun hoşuna gider, ama eğer hizmet kötüyse yolcu o otobüsten bela okuyarak iner.
Şirket için risklidir:
Bela okuyan o yolcular bidaha o şirketten bilet almaz, o şirketin sonu yaklaşır.
Herhangi bir sebeple, ani bir karara şirkettn ayrılan bir otobüs, şirketin seferlerinin aksamasına sebep olur, şirket imaj kaybeder, para kaybeder, sonu yaklaşır.
EĞER otobüsçülük sektörünün iyi yerlere ulaşmasını istiyorsak kurumsallaşmaya değer vermeliyiz. 5 ortağın kurduğu 5 aracı olan bir şirket olsa bile, araçlar şirketin aracı olmalı, o şirketin prensiplerine göre yönetilmeli. Katılmak isteyen 6. ortak da aracı şirkete devretmeli(kiralamalı), ayrılmak istediğinde de geri almalıdır.
|
 |
sayfa 303  |
ANA SAYFA -> ULAŞIM
|