1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 3  |
 |
Kemal Dilmen
16 yıl önce - Cum 20 Ekm 2006, 02:28
Arkadaşlar burda niye herkez birbirini ''DEVRİMLERE DİL UZATAN'' yada ''TÜRK'LÜK DÜŞMANI'' olarak sanıyor inanın anlayabilmiş değilim!!!Ne kadar gereksiz birşeydir bu böyle.Burda fransa alehine konuşacağımıza birbirimize düşüyoruz neredeyse.Kendimize gelelim lütfen.Biz TÜRKÜZ arakdaşlar.Birbirimize düşmekle birbirimizi suçlamakla bir yere varabileceğimizi sanmıyorum.Herkez fikrini beyan ediyor tabikide.Ama fikrini beyan edeni biz yanlış anlıyoruz.Dikkatli olalım arkadaşlar.
|
 |
yasar_gul
16 yıl önce - Cum 20 Ekm 2006, 11:03
Fransa nın neresi büyük veya onların neresine aşığız yahu Dikkat ederseniz herkes bize aşık , nasıl mı ? - Şöyle ki ; Eğer bize aşık olmasalar , eğer bizi kıskanmasalar neden bizimle uğraşsınlar ki ? Bunların hepsi entrika.Bunların hepsi siyaset , bunların hepsi oy toplama taktiği...Fransa ya gittiğimde en acayibime giden ; etrafta bir kaç fransızdan başka kendi milletinden insan görememem Fransa da fransızdan çok ermeni var...
|
 |
Baraküda_Turgay
16 yıl önce - Cum 20 Ekm 2006, 23:07
Devran döndü bugün onların günüdür..Çekeceğimiz daha çok Ah var anlaşılan.
Şimdi bir atasözünün tam yeri:Koyunun olmadığı yerde keçiye Abdurrahman çelebi derlermiş
Bakın Kanuni zamanından bir kesit..
| Alıntı: |
Alman İmparatoru Şarlken'le, 24 Şubat 1525'de yaptığı Pavye Savaşı'nda yenilerek esir düşen Fransa Kralı Fransçois ve annesi Düşes Dangolen, büyükelçi Kont Jan de Franjipan ile Kanuni'ye birer mektup gönderirler.
Kraliçenin mektubu şöyledir :
Şimdiye kadar oğlumun kurtuluşunu Şarlken'in insafına bırakmıştım. Fakat Şarlken oğluma hakaretler etmektedir. Dünyaya geçen hükmünüz, cihanın bildiği azamet ve şanınızla oğlumun kurtulmasını temin etmenizi zat-ı şahanenizden niyaz ediyorum.
Bunun üzerine Kanuni Sultan Süleyman Kraliçe ve esir François'ya birer mektup gönderir. Mektupta kısaca şunlar yazılmaktadır :
Sen ki Fransa vilayetinin Kralı Françesko'sun. Sarayıma elçin ile mektup gönderip ve bazı ağız haberi dahi ısmarlayıp, memleketinize düşman girip, hala hapiste olduğunuzu bildirerek, kurtulmanız hususunda tarafımdan yardım ve meded istida eylemişsiniz. Padişahların mağlup olması ve hapsolması tuhaf değildir. Gönlünüzü hoş tutup üzülmeyesiniz. Gece gündüz atımız eyerlenmiş ve kılıcımız kuşanılmıştır. Allah hayırlar müyesser eyleyip meşiyyet ve iradatı neye müteallik olmuş ise vücuda gele (Allah'ın istediği gibi olur.)
Mohaç Savaşı sonucunda dersini alan ve Viyana kuşatması ile de iyice gözü korkutulan Alman İmparatoru Şarlken, François'i serbest bırakmak zorunda kalmıştır.
Kanuni'nin mektubunda dikkati çeken nokta, Fransa Kralı'na "Sen ki Fransa vilayetinin Kralı Françeskosun" şeklindeki hitabıdır. Bu, Kanuni'nin Fransa'yı küçük bir vilayet, Fransa Kralı'nı da bir vali olarak görmesinin bir ifadesidir.
|
Bakın büyüklük nasıl oluyormuş.O gün bize yalvaran Françeskolar bugün adam olmuşlarda ahkam kesiyorlar..Ahhh ..Ahhhh.
|
 |
Mehmet Kasım
16 yıl önce - Cmt 21 Ekm 2006, 22:39
EN BÜYÜK TEPKİ
Fransanın yaptıklarına karşı en büyük ve sınırsız tepkiyi ortaya koyuyorum :
FRANSADAN ALDIĞIMIZ HERŞEYİ İADE EDELİM.
İstisnasız herşeyi.Maddi ve manevi her şeyi.
Varmısınız .............
Kendimiz olalım.Biz olalım.Türk oğlu Türk olalım.Has be has Türk.
Kimseyi model almayalım.Taklit etmeyelim.Hayranlık beslemeyelim.
ONLARA BENZEMEYELİM
Onların yaşantısına özenmeyelim.
Varmısınız.
|
 |
gürkang
16 yıl önce - Cmt 21 Ekm 2006, 22:57
Bunu yapınca Fransa ermeni soykırımıyla ilgili kararından vazgeçecek mi? Ayrıca istisnasız derken demokrasi, milliyetçilik ve laiklikten de mi bahsediyorsunuz?
Bir ulusun aldığı karara tepkiliyiz diye ondan aldığımız değerlerden niye vazgeçiyoruz ki? Bu mantıkla Birinci Dünya Savaşı'nda bizi sırtımızdan vuran, Irak'ta tek derdi evine ekmek götürmek olan Türk tır şoförlerinin kellesini sözümona din adına uçuran Araplar'dan aldığımız İslam'dan da vazgeçmemiz gerekir, çünkü bu yaptıklarını da kabul edemiyoruz.
Burada Fransa'ya karşı bir tepki mi var yoksa Fransa'dan alınan ama nedense benimsenemeyen, bu ülkenin temelini oluşturan değerlere mi? Önce bunun ayrımına varmak gerekir. Sonra adam gibi tepki gösteririz.
|
 |
hayrettin özpek
16 yıl önce - Cmt 21 Ekm 2006, 23:17
Tarihi karanlıklarla dolu, Dünyanın muhtelif bölgelerinde bizzat yaptığı ya da dolaylı olarak teşvik ettiği, Cazayir'de kendisinin, Anadolu'da ise Ermenilerle birlikte uyguladığı soykırım ve katliamların altında ezilen Fransa'nın aldığı bu karar kara bir leke olarak alınlarına yapışmıştır ve bunu asla ve asla temizleyemeyeceklerdir.
İşte tarihimizden bir insanlık vesikası:
| Alıntı: |
Resmini gördüğünüz belge, Osmanlı Hükümeti’nin Dâhiliye Nezareti’nden (İçişleri Bakanlığı’ndan) Konya Vilayeti’ne gönderilen resmi bir yazıdır. (Arşiv Kaydı: Başbakanlık Osmanlı Arşivleri (BOA), DH-ŞFR, Dosya:94, Belge 233)
Osmanlı Askeri Birinci Dünya Savaşı’nda yedi cephede savaşırken, Türk köylerinde nerede ise eli silah tutan erkek kalmamıştı. İşte böyle bir dönemde Ermeniler çeteler kurarak dağlara çıktılar ve Türk köylerine baskın vererek kadın, kız, çocuk, ihtiyar demeden katletmeye başladılar.
Osmanlı Hükümeti, Ermeni eşkıyası dağlara çıkarak Türk köylerine baskın verdiği dönemde, onların geride kalan çoluk çocuğunun başına bir şey gelmesin diye onları devlet koruması altına aldı. Bu çocuklar savaştan sonra emniyet içinde ailelerine teslim edildiler. Resimde gördüğünüz belge, ailelerine teslim edilen Ermeni çocuklarının kendi ailelerinden kaçarak yine Müslüman ailelere sığındığını göstermektedir. Belgede, ailelerinden kaçıp gelen bu çocukların tekrar himaye altına alınması istenmektedir.
İşte Türk Milleti böylesine şerefli bir millettir.
|
Batılı bilim adamlarının yaptıkları tüm arşiv incelemelerinde ve çeşitli kisveler altında girdikleri Anadolu'nun çeşitli yerlerinde yaptıkları araştırmalarda soykırımla ilgili hiçbir bulguya rastlayamamış olmalarının verdiği utançla tarihi bir olayın altına siyasi bir imza atarak daha da alçalmışlardır. Tarih önünde de yalan ve iftiralarla dolu bu iğrenç kararın cevabını veremeyecek ve altında ezileceklerdir. Kısacası utanması gereken Türk Milleti değil yalancı ve ikiyüzlü Fransa'dır.
Alıntılar:haber7.com
|
 |
Mehmet Kasım
16 yıl önce - Pzr 22 Ekm 2006, 09:55
Araplar
Araplar adam gibi Müslümanlığı yaşasaydı bizi arkamızdan vurmasaydı bunlar başlarına gelmezdi.
Iraktaki kelle uçurma eylemlerini bizzat Müslümaları dünyaya zalim gösterip kendi zalimliğini kamufle etmek isteyen ABD organize ediyor.
Bir kaç radikal manyak bulup bu eylemleri kameraya çekerek dünyaya izlettiriyorlar ki
" bakın burası barbar ben burayı adam edeceğim " demeye çalışıyor.Kendi haksız müdahalesine meşruiyet kazandırmak için.
Demokrasi ve miliyetçiliği ben Fransadan mı öğreneceğim.Benim kültürümde bunlar binlerce senedir var.Hak , hukuk , adalet , hoşgörü istişare , müzakere , münazara bunlar benim kültürümde batı karanlık mağaralarda gezerken vardı.
Milliyetçilik ; milletini sevme vatanı için canını verme , devleti için boynu kıldan ince olma dygularını bana Fransa mı öğretecek.
LAİKLİĞİN DE NE OLDUĞU BELLİ DEĞİL.
Bi tanımını yapsalarda geniş halk kitleleri de benimsese.Toplumsal mutabakat oluşsa.Laiklik hukuki manada güzel bir şekilde uygulansa ne zorumuz var niye karşı çıkalım.
Siyasi bir kavram olarak bir takım kimselerin siyaseti dizayn etme , kontrol etme amacıyla kullandığı bir araç olarak kalıyor.
Milleti de laik anti laik diye bölüyor bu kavram.
Maalesef şu anda laikliğin bir tek bu misyonu kaldı
SÖZÜMÜN ARKASINDAYIM :
FRANSADAN ALDIKLARIMIZI İADE ELİM.
Bize kendi değerlerimiz yeter.
TÜRK GİBİ OL.TÜRK GİBİ HİSET.
|
 |
Çağatay67
16 yıl önce - Pzr 22 Ekm 2006, 12:32
Biz Fransa'dan değil, Batı uygarlığından aldık onları.Dünyanın büyük çoğunluğu da aldı.
Yani laiklik konusunda mutabakat oluşması lazım, tamam ama sen devamlı kendi açtığın konuyu amacından saptırarak Cumhuriyet devrimlerini eleştiriyorsun, olmuyor.
|
 |
Mehmet Kasım
16 yıl önce - Pzr 22 Ekm 2006, 18:50
İYİ NİYET
İyi niyetle oturup konuşalım.Batı uyarlığı diyoruz.AMA HANGİSİ.
Fransayı geçtik.
Güneş batmayan ülke sıfatını almış sömürgeci İngiltere'yimi
Mussoliinin İtalyasınımı ?
Nazi Almanya'sını mı ?
Rusya'yı mı Abd'yi mi ?
HEPSİNİN SİCİLİ BOZUK.Ben kimi örnek alcağım ???
Demokrasi memokrasi yok arkadaşlar yaa.
Resmen kurumsal saltanat var oralar da da biz de de.
AYDINLANMA FALAN HİKAYE YAA ANLAYIN BUNU ?
Türkler dir Müslümanlar dır Aydın.
|
 |
alimemo
16 yıl önce - Pzr 22 Ekm 2006, 23:15
| gürkang demiş ki: |
| Irak'ta tek derdi evine ekmek götürmek olan Türk tır şoförlerinin kellesini sözümona din adına uçuran Araplar'dan aldığımız İslam'dan da vazgeçmemiz gerekir, çünkü bu yaptıklarını da kabul edemiyoruz. |
| mehmet kasım demiş ki: |
Araplar adam gibi Müslümanlığı yaşasaydı bizi arkamızdan vurmasaydı bunlar başlarına gelmezdi.
...
Iraktaki kelle uçurma eylemlerini bizzat Müslümaları dünyaya zalim gösterip kendi zalimliğini kamufle etmek isteyen ABD organize ediyor. |
Irak'taki kelle uçurmalar ABD'nin tezgahı olabilir. Ama Arapların kültüründe bize medeniyet dışı gelen tek öğe bu değil, birçok öğe var. Gürkan arkadaşımızın verdiği örneği doğru buluyorum. Nasıl Arap'a kızıp İslam'dan çıkmıyorsak, Avrupalı'nın burnu havada tavrına kızıp, Avrupa'da başlayan aydınlanmadan vazgeçmemeliyiz.
| Alıntı: |
| Hak , hukuk , adalet , hoşgörü istişare , müzakere , münazara |
Bunlar Türk tarihinin belli zamanlarında belli ölçülerde vardı elbet. Ama sonradan aşınmaya uğradılar. Atatürk denen işgüzar adam onun için devreye girme ihtiyacı hissetti. Seçme ve seçilme hakkı (sırf kadınların değil erkeklerin de) ile demokrasi kavramı Osmanlı'da yoktu, batıyı örnek alan yenilikçiler sayesinde son dönemlerde halk iktidarı kavramı dile getirilmeye başladı. Osmanlı'da ilk seçimler (göstermelik de olsa) batıyı örnek alan ilericilerin baskısıyla yapılmadı mı?
"Sözlerinizi esefle karşılıyorum, ama onları söyleme hakkınızı canım pahasına savurunum" diyerek, kendi gibi düşünmeyenlerin haklarına saygı göstermeyen insanoğluna ışık olan Voltaire Fransız'dı.
Otoriteyi sorgulayan aydınlar batıda seslerini duyurdular. Onlardan etkilenen Atatürk, "Sen ve arkadaşların yedi evliya kuvvetindeki padişaha isyan mı ediyorsunuz?" diye soran annesine kararından dönmeyeceğini belirterek aydınlanma hareketine katılıp, ülke halkının "kul"dan "birey"e geçmesi için Cumhuriyet'in kuruluşundan sonra bile gece gündüz çalıştı.
Ve yine doğu medeniyetinin bir aralar ilke edindiği ama sonradan "unuttuğu" pozitif bilim sonradan batıda yeşerdi.
Bugün kendimize "Türk Milleti" diyebiliyorsak, bunu da Fransa'da ortaya çıkan hareketlere borçluyuz. (Dedemin halasının nüfus cüzdanında "Milleti: İslam" yazar). Son birkaç asırda Türk milliyetçiliği çok büyük aşınmaya uğramış ve "İslam milleti" kimliği altında ezilmişti ve Fransa'daki milliyetçilik akımı olmasaydı bugün Türk milliyetçiliği de belki (kesin demiyorum) olmayacaktı.
Kadınlarla erkeklerin aynı iş yerinde çalışması, aynı okul sıralarında oturması, aynı yetkilere ve haklara sahip olması da batıdaki özgürlük kıpırdanmalarının Türkiye'de taklit(!) edilmesinin eseri.
Şimdi soruyorum sana adaşım, Mehmet Ağabey,
bunları batıya "geri" mi verelim?
|
 |
sayfa 3  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|