Ana Sayfa 878 bin Türkiye Fotoğrafı
  
Ahilik Haftası

Ana Sayfa -> ANKARA - Haberler ve Sohbet
cevap yaz (üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
Atilla DÜNDAR
7 yıl önce - Sal 10 Ekm 2006, 20:48
Ahilik Haftası


8-12 Ekim tarihleri arasında çeşitli etkinliklerle kutlanan "Ahilik Haftası" Ankara'da kutlanmaya başlandı.

XIII. Yüzyılın ilk yarısından XIX. yüzyılın ikinci yarısına kadar Anadolu'da, Balkanlar'da ve Kırım'da yaşamış olan Türk Halkı'nın sanat ve meslek alanında yetişmelerini ve ahlaki yönden gelişmelerini sağlayan Ahilik; esnaflık ya da ticaret anlayışının ya büyük tekellere ya da bireysel varolma çabalarına terk edildiği günümüzde, insanların ahlaklı yollardan kazanç edebilmesinin tüm ilkelerini ve yollarını yüzyıllar boyu koruyan bir gelenektir.

Kendine kabul ettiği kurallar içinde ne denli toplumsal bir başarıya imza attığının ve doğru olandan taviz verilmediği sürece her insanın hak ve kazanç sahibi olabileceğinin kanıtlandığı bu esnaf örgütlenmesi sayesinde, dükkanını kapatmak zorunda kalan esnafın, çıraklık, kalfalık ve ustalık zincirini yok sayarak atılan her adımın geçmişten gelen geleneklere sahip çıkılmamasının bir sonucu olduğunun ayrımına ister istemez varılacaktır.

Arapça kardeş anlamına gelen "Ahi" kelimesi bir başka görüşe göre de yiğit anlamına gelen "Akı" kelimesinin dönüşerek Ahi şeklinde kullanılmasından doğmuştur. Kuruluş amaçları, Orta Asya'dan Anadolu'ya göç eden Türkmenler arasında yer alan çok sayıda sanatkara kolayca iş bulmak, bu kişilerin Anadolu'daki yerli bizans sanatkarları ile rekabet edebilmesini sağlamak, piyasada tutunabilmek için yapılan malların kalitesini korumak, snatkarlarda sanat ahlakını yerleştirmek olarak sıralanabilecek özelliklere sahip Ahilik Teşkilatı halen günümüzde sivil toplum örgütlenmesi olarak bu gelenekler korunmasını istinaden devam ettirilmeye çalışılmaktadır.

Kaynak : Büyükşehir Belediyesi Yayın Organı

Böylesine eşsiz bir anlayış ve kültüre sahip Ahi'lik kavramı, ne yazık ki günümüzde esnaflık anlayışı kapsamında hiç uygulanmadığı çok rahatlıkla görülmektedir. Ahi'liğin getirmiş olduğu ticaret ahlakı ve ticarette uyulması gereken değerlerin kaybolduğu günümüzde Ahi'lik anlayışının sadece etkinliklerle var edilemeye çalışılması gerçekten çok düşündürücüdür.


rabia-k
7 yıl önce - Çrş 11 Ekm 2006, 21:53

Ahiyân-ı Rum, yani Anadolu Ahileri, aralarına katılmak isteyen ahbaplarına önce referanslarını sorarlarmış. Yani kimden eğitim aldıklarını.. Daha sonra yol töresince sınava çekilirlermiş. İşte bir sınav ve örnek iki soru:

- De bakalım, ahiliğin açığı kaçtır?

- Dörttür.

- Say gelsin!

- Eli, yüzü, gönlü, sofrası...

- Kapalısı kaçtır?

- Üçtür.

- Say gelsin!

- Gözü, beli, dili.

- Gözü kapalılıktan murat nedir?

- Kimsenin suçunu, ayıbını görmemektir.   Alıntı : İlk adım Dergisi


Ahilik kavramı benim zaman zaman gördüğüm ama çok iyi bildiğim bir kavram değildi. Konu başlığını görünce araştırdım ve Atilla Bey' in ne demek istediğini daha iyi anladım. Ahilik zamanına göre muazzam bir yardımlaşma, dürüstlük , çalışkanlık, bilime ve emeğe saygı ve bugün sadece özlemini duyarak yaşadığımız  birçok güzellikleri içinde barındıran, bir teşkilat yapısı. Şöyle ki:

Ahilik anlayışı, toplumda yaşayan fertleri birbirine yaklaştırmak ve aralarında dayanışma kurulmasını sağlamaktır.

Bir toplumda birlik ve dayanışmayı sağlayan en önemli unsur müşterek değerlerin korunması ile mümkündür. Türklerin Anadolu'da bin yıldan beri varlığını sürdürmelerindeki sır Ahilik anlayışı içerisinde bu değerlere saygı göstermeleridir.

Bu anlayışa göre din, dil, ırk farkı gözetmeksizin herkese eşit muamele yapılmıştır. Bir toplumda sosyal tabakalaşma olabilir. Kimi zengin, kimi fakir olabilir; fakat ikisi arasındaki fark fazla olmamalıdır. Ahilik zenginliğe karşı değildir. Çalışmak ve üretmek, alın teri ile kazanmak Ahilikte bir ahlak kuralıdır. Bunun için herkesin mutlaka bir mesleği ve işi olmalıdır. Ahilik, halkın sırtından geçinenlere, bir köşeye çekilip miskin miskin oturanlara karşıdır.

Ahilikte iş ve meslek ahlakı, kabul edilmesi mecburi kurallar haline gelmiştir. Kendinden önce başkalarını düşünmek ve kollamak, hak ettiğinden fazlasını istememek, kanaat ve tevazu ölçüleri içerisinde "hırs" ve "tama"dan uzaklaşmak, kendi yeteneğine uygun bir işle meşgul olmak, sanatını mutlaka bir 3 üstaddan öğrenmek ve birliğin, beraberliğin korunması için dayanışma içerisinde bulunmak ahiliğin mutlaka uyulması şart olan ahlak kaideleridir.  

Ahiliğin eğitimcilere ışık tutacak önemli özellikleri vardır.
Ahilik sisteminde, işyerinde çalışanlar ile çalıştıranlar arasında pek fark olmadığı gibi aralarında baba-oğul ilişkileri vardır. İşyeri aynı zamanda sanatın ve ahlakın öğretildiği bir okuldur. Burada üretilen mal, belli bir ihtiyacı karşılayacak şekilde kusursuz ve tam olarak üretilir. Emeğin karşılığı çalışanının alın teri kurumadan ödenir. İşyerlerinde çalışan ve çalıştıranlar dayanışma içerisindedir. Bu uygulama emek ve sermaye'nin barışık olduğu bir model oluşturur. (memocal.com)


Necdet Cevahir
7 yıl önce - Prş 12 Ekm 2006, 00:12

Değerli gazeteci Nevval Sevindi'den alıntıdır.

Eski, tarihte unutulmuş bir dinî akım sananların bile olduğu Ahilik elbette bir “yol”du. O nedenle bugün biz yolsuzluk sözcüğünü kullanıyoruz. Ahilikte sahtekarlık yapan, eksik gramajda ekmek satan “yolsuz” ilan edilirdi. Bu yoldan çıkana bütün kapılar kapanırdı. Bugün dilimizde bile yaşayan Ahiliği anlamak yerine onu tozlu raflarda unutmayı yeğleyen aydınlar, akademisyenler ve politikacılar büyük bir hatanın mimarıdır. Çünkü 11. yüzyıldan itibaren bir model geliştirmiş, bu modeli hem felsefi hem pratik sonuçlarıyla yaşatmış kültürümüzden yararlanmamak cahillikten başka bir şey değil. Ahilik bugünün değerlerini o yüzyıllarda topluma mal etmiş ve bugün özlenen değerleri ve ahlakı topluma yerleştirmiştir. Ahiliğin şeffaflık, dürüstlük, kötü söz söylememe, haset etmeme, sevgi, tolerans ve cömertlik değerleri bugün lazım değil mi? En büyük değer olarak dayanışmayı öne çıkaran ve toplumsal dayanışmayı yerelde başarıyla uygulayan Ahiler örgütledikleri sandıklarla ilk güvenlik ve emeklilik gibi işlemleri gerçekleştirdiler. Borç alanın parayı hortumlaması söz konusu olamazdı. Sistemin temel direği kontrol mekanizmasıydı. Her şey her an kontrol edilir ve ceza-ödül sistemi şaşmaz bir şekilde uygulanırdı. Ahilik basit bir lonca sistemi değildi. Çünkü insan tasavvuru üstüne oturmuştu. Bu insanın müzik, raks, estetik, edep, erkân bilmesi için eğitilirdi. Ahi gençler çocukluktan itibaren çırak olarak sosyal bir dünyanın parçası olurdu. Nasıl yemek yiyeceğini, nasıl oturup kalkacağını öğrendiği gibi mutlaka müzik aleti çalardı. Ruh inceltmesi sağlanırdı.

Mini bir devlet modeliydi aynı zamanda. Yerelde bulundukları yeri kadın-erkek savunurlardı. Devletle toplum arasında arabuluculuk rolünü oynadılar her zaman. Bu rol “ombudsmanlık” adıyla İsveç’e transfer oldu, oradan bütün Avrupa’ya. İsveç’te 1713 yılında kurulan ombudsmanlık, başarılı olunca da 1809’da anayasal bir kurum haline getirilmiş. Ombudsmanlık kurumu, Ahilik kurumundan esinlenerek hayata geçirilmiştir. Ahilik kurumunun liderinin seçimi demokratik usulde yapılır, göreve getirilen kişide, dürüstlük, liyakat, tarafsız olma özellikleri aranırdı. Bağımsız ve tarafsız bir kurum olarak faaliyet gösteren, hakların korunmasında halkın vekilliği görevini yerine getiren Ahilik yerel demokrasiyi yüzlerce yıl uyguladı.

Pratik bilgiler eğitimi usta-çırak ilişkisi içinde öğrenilir. Bugün ‘Ahilik eğitim sistemini’ Almanya uyguluyor ve başarılı olmuştur.

Ahilik sadece folklorik bir kutlama günü değildir. Ya da ahkam kesilecek eski bir görenek de sanmayın onu. Bugünün değerleriyle sentezlenebilen bu felsefi KOBİ kültürünü yeniden hayata geçirme vaktidir. Yoksa herkes kendi adasında çırpınır durur, Ahilik nehri de akar durur. Bu konuda medyada, akademik dünyada, politik dünyada el birliğiyle yapılacak “kültürel yeniden üretim” süreci modeli oluşturmada önemli bir adımdır.

Ahilik çok modern bir sistem ve sosyal yapılanmaydı. Dünyanın ilk kadın girişimcileri Ahiliğin kurucusu Ahi Evran’ın karısı Fatma bacı tarafından kuruldu. “Baciyan-ı Rum” denilen kadın esnaflar kültürümüzde kadın erkek birlikteliğinin en güzel örneğidir. Kadın erkek girişimciliği ülkenin bağnaz zihinlerini aşacak tek örgütlenmedir.


Kemal Gönüleri
3 yıl önce - Pts 11 Ekm 2010, 20:20
Ahilik Haftası


Ahilik Haftası - Sultanahmet Meydanında da kutlanmaya başlandı.
11-17 Ekim 2010 tarihleri arasında sürecek Ahilik Haftasında çeşitli etkinlikler yapılacak.

11 Ekim 2010 Pazartesi günü yapılan etkinliklerden çektiğim kareler .




(+)





(+)





(+)





(+)





(+)






(+)


En son Kemal Gönüleri tarafından Pts 11 Ekm 2010, 20:31 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


Okan Yayla
3 yıl önce - Pts 11 Ekm 2010, 20:24

Ahiler sehri Kirsehir,yazilari okudum ama Ahiligin anavatani olan Kirsehir ile ilgili bir bolum goremedim


yaşar1965
3 yıl önce - Pts 11 Ekm 2010, 23:21

Her bir erkişi bunlardan ömrü hayatında bir tanesine meyilli olsa, dünya hayatında ahilik konusunu bir kez, çok değil sadece bir kez okusa araştırsa, ahilik nedir diye emin olun ahiliği okuyandan bilgisi olandan bir sineğin verdiği zarar kadar zarar gelmez.

Alıntı:
Alnı açık olmalı,
Eli açık; cömert, yardımsever olmalı,
Sofrası, kapısı açık olmalı, nesi varsa misafiriyle paylaşmalıdır,
Dilini yalandan, gıybetten, iftiradan bağlamalı,
Gözünü ayıp aramaktan, elini haramdan bağlamalı,
Belini bağlamalı, kimsenin namusuna göz dikmemelidir.



Ana Sayfa -> ANKARA - Haberler ve Sohbet