1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 3 |
 |
MISTIK
16 yıl önce - Cmt 07 Ekm 2006, 20:38
Heykeltıraş Mehmet Aksoy'dan 'İnsanlık Anıtı'
31 Ocak, 2006 16:52:00 (TSİ)
Mehmet Aksoy'ın yapacağı anıt 30 metre yüksekliğinde
Heykeltıraş Mehmet Aksoy, Kars'ta 'kanayan bir gözbebeği'ni yansıtan 'İnsanlık Anıtı' yapıyor.
Ermenistan'la süregelen sorunlara karşı harekete geçen Kars Belediyesi dostluk mesajını sanatla vermeyi tercih etti.
Heykeltıraş Mehmet Aksoy, belediyenin isteği üzerine 'kanayan bir gözbebeği'ni yansıtan 35 metre genişliğinde ve 30 metre yüksekliğinde bir anıt yapıyor.
Kars Kalesi'ne paralel bir tepeye dikilecek olan heykel, Ermenistan'dan da görülebilecek.
2 bin metrekarelik bir tepe üzerinde taş dökümden inşa edilecek anıt, Kafkasya ülkelerinden gelecek sanatçılarla birlikte tamamlanacak.
Dev anıtın açılışı, 9 ekim 2006 günü Kars Üçüncü Kafkas Kültürleri Festivali'nde yapılacak.
Kars Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu, Kars Belediyesi'ne ait 'Rus Evi-Aynalı Köşk'ün restorasyonu için de Türkiye Seyahat Acentaları Birliği ile bir protokol imzalamıştı.
Mehmet Aksoy ve eserleri hakkında bilgi almak için tıklayın
http://www.cnnturk.com/KULTUR_SANAT/DIGER/haber_d ...rID=155149
........................................................
AVRUPA ,FRANSA NELERLE UĞRAŞIYOR BİZ NELERLE UĞRAŞIYORUZ..KARS BELEDİYESİ 30 METRELİK İNSANLIK ANITI YAPIYOR..ERMENİLER VE BATILILAR NE DE GÜZEL (!) ETKİLENİYOR BUNLARDAN..
bunlara anladığı dilden sesleneceksin.
ÖNCELİKLE FRANSIZLARIN 1920 DE ADANA BÖLGESİNDE NE İŞLERİ VARDI ? buradan başlamalı..ermeni komitalarla antepte adanada maraşta KIYIM yapan fransızlar için bu illerin belediyeleri mutlaka ANIT dikmelidir.
|
 |
saffet kuvat
16 yıl önce - Cmt 07 Ekm 2006, 23:14
Arkadaşlar sizlerinde malumudurki ülkelerin dostları olmaz çıkarları olur bu haraketle osmanlı tarihi ile cumhuriyet tarihimizi incelediğimiz zaman,ülkemizin bulunduğu coğrafi konumuda göz önünde bulundurursak,değil fransızı ve ermenisini tüm batı ülkelerinin hakkımızda ortaya koyacakları olumsuz bir senaryoları mutlaka vardır. unutmayalım bizler 600 sene üç kıtada hüküm sürmüş bir neslin devamıyız.eğer bu tasarı meşru olarak kabul edilirse,rumların kıbrıs arzusu,suriyenin hatay düşüncesi yunanın izmir ve ege üzeri emelleri ,doğu ve güneydoğu bölgelerindeki amerikan hayalleri zaten malumunuz,hep bizlere dayatılmak istenen bu ülkelerin arzularıdır.ama biz kimsenin toprağına ve hiç kimseye toprağımıza göz koyturacak bir nesil değiliz. onun için herşey bizim için gayet açik ve nettir.misak-i milli sınırları içinde ATATÜRK'ün bizlere vermiş olduğu mesaj bizim düsturumuzdur.HATT-I MUDAFAA YOKTUR,SATHI MÜDAFA VARDIR VE O SATIH BÜTÜN VATANDIR. saygılar..
|
 |
Ahmet Kozanlı
16 yıl önce - Pzr 08 Ekm 2006, 01:16
Bence fransaya verilecek en guzel cevap ulkemide fransiz kokenli okullarin yapisini ve ogretmenlerini degistirip tamamen Turk okulu haline donusturmektir.isimleri "Saint" le baslayan bu okullara oldum olasi gicigimdir zaten isimlerini de Turk isimleriyle degistirmeliyiz bu onlara iyi bir cevap olur.
|
 |
mustafa esenduran
16 yıl önce - Pzr 08 Ekm 2006, 01:29
Eğer bu tasarı franszı meclisinden geçerse fransız mallarına boykot uygulayalım..Tıpkı bir zamanlar apoyu saklayan italyanın mallarına uyguladığımız gibi..Fransız meclisi bu tasarıyı yasalaştırırsa (ki öyle görünüyor) adeta intihar eder.. TBMM'nin Fransa'nın Cezayir'e uyguladığı soykırımın inkarını suç yasan tasarıyı yasalaştırmasını bekliyorum..
|
 |
Serap
16 yıl önce - Pzr 08 Ekm 2006, 04:49
Yeter artık Paris
| Alıntı: |
Türk asıllı, Türkiye ve Fransa vatandaşı ünlü gazeteci Kenize Murad, Fransa Parlamentosu’nun Ermeni soykırımı tasarısını yeniden gündeme getirmesine manifesto (bildiri) gibi bir yazıyla karşı çıktı. "Fransa Parlamentosu’nun bu girişimi, entelektüel terörizmdir. Stalin ve Hitler’in başvurduğu yöntemlerdir" diye yazan Murad’ın yazısı şöyle:
BU kadarı da fazla! Avrupa’nın küstahlık ve kötü niyeti, sınırlarının sonuna varmış durumda.
Ama Türkiye, kesin olmayan Avrupa Birliği üyeliğinin muhtemel yararları uğruna bile olsa Avrupa’nın dayatmaları karşısında boyun eğemez.
Dün, Avrupa Parlamentosu temsilcisi, Türiye’nin Avrupa Birliği üyesi olabilmesi için "Ermeni soykırımı"nı kabul etmesini bir koşul olarak öne sürdü.
Bu yetmiyormuş gibi, Rum Pontus ve Süryani soykırımlarının kabul edilmesini de bol keseden istedi. (Kimileri de olası bir "Kürt soykırımı" iddiasının eli kulağında olduğunu anımsatıyorlar.)
HOLLANDA’DAKİ TÜRK’ÜN ONUR DERSİ
Bugün, Hollanda’nın iki büyük siyasal partisi, "Ermeni soykırımı"nı kabul etmedikleri gerekçesiyle Türk kökenli Hollandalı adaylarını seçim listelerinden çıkardılar.
İlkin, aydın onuru uğruna siyasal geleceklerinden vazgeçme cesareti gösterdikleri için bu insanları kutlamamız gerek.
Kimi "aydınlar"a esin kaynağı olması gereken bir aydın onurundan söz ediyorum!
Aslına bakarsanız, her iki yanda ciddi tarihçiler (tabii ki militan olmayanlar), soykırım olmuş olsun ya da olmasın, "soykırım"ı kabul etmek yerine hepimizin okumamız, araştırma yapmamız, bilgi edinmemiz, hoşgörü içinde tartışmamız gerektiği konusunda birleşmektedirler.
ELEŞTİRİYORSUNUZ AYNISINI YAPIYORSUNUZ
Bilgi sahibi olmadan onaylayan, dahası yasa çıkartıp cezalandıran bazı Avrupa hükümetleri, kendi ilan ettikleri düşünce ve ifade özgürlüğü ilkeleriyle tam anlamıyla çelişki içinde bulunmaktadırlar.
Türkiye, Ermeni soykırımı olduğunu söyleyen ya da yazan kişileri yargıladığı için kınanıyor.
Ama Fransa da soykırım olmadığını söyleyenleri yargıç önüne çıkartarak aynı şeyi yapmaktadır.
YILLARCA ÖLÜM TEHDİTLERİ ALDILAR
En ünlü Osmanlı tarihi uzmanı Amerikalı Bernard Lewis, soykırım değil, iç savaş sırasında katliam olduğunu söylediği için Fransız mahkemesi tarafından mahkûm edildi.
Bir başkası, seçkin Osmanlı tarihi uzmanı Fransız Gilles Veinstein, araştırmalarının sonucuna dayanarak soykırım olmadığını yazdığı için meslek hayatının tehlikeye düştüğünü gördü.
Kendisi ve ailesi yıllarca ölüm tehdidi aldı.
Bundan sonra da bu konuda ağzını açamadı.
İNSANI SUSTURMAK ENTELEKTÜEL TERÖRİZM
İnsanları korkutarak bir konuda konuşmasını ya da yazmasını engellemeye "entelektüel terörizm" adı verilir.
Üstelik bu, insan hakları ve ifade özgürlüğü şampiyonu olan bir ülkede olmaktadır.
Daha da beteri, Ermeni soykırımını kabul etmeyenleri beş yıla kadar hapisle ve on binlerce Euro para cezasıyla cezalandırmayı öngören bir yasa çıkartması için Fransız parlamentosuna büyük bir baskı yapılmaktadır.
Bu türden bir mahkûmiyetin Fransa’da mesleki ve toplumsal bir ölüm anlamına geldiğini ve ayrıca hiçbir gazete ya da yayınevinin sizi yayınlamaya cesaret edemeyeceğini söylemek gerekmez bile.
YOLUNUZ HİTLER VE STALİN’İN YOLU
Siyasal çıkarlar doğrultusunda tarihin yeniden yazdırılması, Hitler ve Stalin türünden diktatörlerin her zaman yaptıkları bir şeydir ve bunun büyük felaketlere yol açtığı çok iyi bilinmektedir.
Bundan dolayı, "Ermeni soykırımı"nı kabul etmeyenleri mahkûm etmeyi amaçlayan yasa tasarısına tepki olarak, birkaç ay önce, Fransa’nın en büyük tarihçi ve yazarları da aralarında olmak üzere 600 kişi, "Tarih İçin Özgürlük" adını verdikleri bir topluluk kurdular ve gazetelerde bir açık mektup yayınladılar.
FRANSIZ TARİHÇİLERİN MEKTUBUNA KULAK VERİN
Mektubun bir bölümü şöyle:
"Özgür bir devlette, bir tarihsel gerçeği tanımlamak ne parlamentonun, ne de yargı erkinin işidir. Devletin siyaseti, gerisinde çok iyi niyetler de olmuş olsa, tarihin politikası değildir.
Özellikle 13 Temmuz 1990, 29 Ocak 2001 ve 23 Şubat 2005 tarihli yasa maddeleri, bu ilkeleri ihlal ederek tarihçinin özgürlüğünü kısmakta ve cezayla tehdit ederek, araması ve bulması gereken şeyi ona söylemekte, ona yöntemler buyurmakta ve sınırlarını saptamaktadır.
Demokratik bir rejime layık olmayan bu yasa maddelerinin yürürlükten kaldırılmasını talep ediyoruz."
* * *
Önümüzdeki 12 Ekim 2006 tarihinde karar verecek olan Fransız parlamentosu, onları dinleyecek mi acaba?
KENİZE MURAD
Yargıladınız
Kenize Murad’ın "Yargıladınız" dediği, İslam tarihi ve Müslümanlar ile Batı arasındaki ilişkiler konusunda uzman olan Bernard Lewis, Princeton Üniversitesi’nin Yakın Doğu Araştırmalar Kürsüsü’nde görevli. 1916 Londra doğumlu olan Lewis, özellikle Osmanlı tarihi konusunda otorite kabul ediliyor ve kendisi "savaş sonrasında İslam ve Ortadoğu konusunda en etkin tarihçi" olarak sayılıyor. Lewis, 1993 yılında Le Monde Gazetesi’ne verdiği bir demeçte 1915 yılında Ermenilerin Osmanlılar tarafından öldürülmesinin bir ’soykırım’ olmadığını, ’savaşın bir yan ürünü’ olduğunu söylemişti. Paris’te bir mahkeme bunu Ermeni soykırımının inkarı olarak kabul etmiş ve tarihçiyi sembolik olarak 1 Frank para cezasına çarptırmıştı.
Susturdunuz
Kenize Murad’ın "Susturdunuz" dediği, 1998’den beri College de France’da tarih profesörü olarak görev alan Gilles Veinstein’ın da uzmanlık alanı Osmanlı tarihi. Türk tarihi bölümünün başkanı olan Veinstein, 1915 olaylarının ’soykırım’ olarak tanımlanamayacağını, bunun Ermeni milisler tarafından kışkırtıldığını söyleyerek Ermeni diasporasının tepkisini çekmişti. Bunların sonucunda Veinstein ölüm tehditleri almış ve meslek hayatı tehlikeye girmişti. Ardından da sessizliğe bürünmüştü. |
Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/gundem/5219654.asp?m=1 ...&oid=1
|
 |
ozgurkose.mn
16 yıl önce - Pzr 08 Ekm 2006, 06:40
Tarihimizde utandigim bir nokta varsa Kanuni'nin gerizekali fransizlari yok olmaktan kurtarmasi, cocuk gibi aglayarak Osmanlidan yardin isteyen o onursuz Fransiz konutanina, Francois mi ne o iste, yardim etmesidir.... Bundan coooook buyuk bir utanc duyuyorum!
|
 |
Namik CAKAR
16 yıl önce - Pzr 08 Ekm 2006, 11:54
| Alıntı: |
"Sanat" adina Fransızların Cezayir'de yaptigi soykirim anlatan bir kac heylek dikelim Istanbul'un en islek ve turistik yerlerine! Sanat bu, sınırlanamaz . |
messiah_haktan ın bu fikri harika!
Artık pasiflikten Aktif olma yoluna gecelim. Onlar bunun nasıl bir duygu olduğunu görmeden aklı başlarına gelmiyecek.
Biz anladıkta birde politikacılarımızı inandırabilsek. 
|
 |
Akınyakup
16 yıl önce - Pzr 08 Ekm 2006, 12:44
Fransız Ürünlerini ve Finans kaynaklarını Protesto etmekler önce OYAK Reodan başlamalıyız o zaman,Bilindiği Üzere OYAK Ordu yardımlaşma kurumu ve halen bu isimde bankaları var,Birde sonuçlanmamış Helikopter ihalesi var Güney Afrikanın Helikopterinin motorları Fransız malı,demekki bundada sonuç belli oldu.Bu konuda hükümet ve Meclisin sert kararlar alması şart,Biriysel yapa bileceklerimiz sınırlı,Türkiye olarak Fransızların Türk devletlerine Ulaşımlarını ve Ticaretinide engelleyici girişimlerde bulunmalıyız.En iyi terbiye biçimidir ekonomik yaptırımlar nasılki bizi bile zaman zaman tehdit ediyorlar.Kesinlikle işe yarar.
|
 |
Barış Yeşil
16 yıl önce - Pzr 08 Ekm 2006, 12:56
Bir Kampanya daha var...
« ERMENİ SOYKIRIMI» ‘NI İNKAR EDENLERİN CEZALANDIRILMASINI ÖNGÖREN YASA TEKLİFİ
Fransızca için tıklayınız
Bizler, TÜRK-FRANSIZ Ticaret Derneği’nin (Türkiye’deki Fransız Ticaret Odasının) Başkanı, Onur Başkanları, Başkan Vekili, Yönetim Kurulu Üyeleri, Denetçileri ve Üyeleri olarak, 1885 yılında kurulmuş olan ve bugün 430 üyesi bulunan Derneğimizin faaliyet ve uzmanlık alanının öncelikle FRANSA ile TÜRKİYE arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin kurulması yönünde olduğunun bilincindeyiz
Bununla birlikte, bu gelişimin, FRANSA ile TÜRKİYE’nin siyasi, diplomatik ve kültürel alanlarda kurdukları ayrıcalıklı ilişkiler bağlamında yer aldığını görmezden gelemeyiz. Bu ilişkiler Türk milletinin FRANSA’ya duyduğu yakın ilgi ve gerçek dostluk duyguları hatırlanmadan da kavranamaz ; ki Fransız dili ve kültürüne olan rağbet bu dostluğun en önemli göstergelerinden biridir.
18 Ocak 2001 günü, Derneğimizin üyeleri, 91 yıl önce birinci dünya savaşı sırasında Osmanlı İmparatorluğu döneminde meydana gelmiş olan, İnsanlık tarihinin en karanlık sayfalarında yer alan bir dramı oluşturan, ve değerlendirilmesi hiç şüphesiz dost bir ülkenin Ulusal Temsilcilerine değil Tarihe ve tarihçilere bırakılması gereken olaylarla ilgili tek taraflı bir yargıya dayanan bir yasa tasarısının 28 Fransız milletvekili tarafından kabul edilmesinden dolayı büyük bir hayal kırıklığı yaşamışlardı.
Önümüzdeki 12 Ekim Perşembe günü ise, Fransız Ulusal Meclisi yukarıda anılan yasa metnine cezai boyut ekleyen yeni bir tasarı hakkında karar verecek.
Burada kendi adımıza, üyelerimizin adına ve aşağıdaki dilekçeyi imzalamak isteyecek, Türk Ulusuna saygı duyan, TÜRKİYE için dostluk duyguları besleyen, ve ülkelerimiz arasında her alanda mevcut olan uyumlu ilişkilerin sürmesini ve gelişmesini arzulayan bütün insanların adına hareket ediyoruz.
Bu bildiri, Tarih’i müeyyideye bağlamak, ifade özgürlüğünü kısıtlama, tarihçilerin çalışmalarını sınırlandırma, ve Türk ve Ermeni ulusları arasındaki barış ve uyum ilişkilerinin kurulması, ve uzak bir geçmişten gelen yaraların iyileştirilmesi için mutlak gerekli diyalog ortamının daha da zayıflatılması sonucunu doğuracak bir yasa teklifine karşıt görüş bildirmeleri için, siyasi görüşleri ne olursa olsun, Fransız Ulusunun tüm parlamento üyelerine yaptığımız bir tarihi çağrı oluşturmaktadır.
http://www.auxelusdelanationfrancaise.com
imza kampanyasına katılmak isteyen arkadaşlar katılabilirler.
|
 |
-serkan-
16 yıl önce - Pts 09 Ekm 2006, 06:58
| Alıntı: |
Serkan arkadaşım, bence bizim siyasiler o kadar pısırıklaşmışlar ki, yazdıklarımı korkmadan söylemeleri bile Avrupa'yı biraz kendine getirir bence.
Başbakan bir AB toplantısında "İnsanlara kağıt imzalatan Sovyet tarzı bir birliğe giriyor olmaktan endişe duyuyoruz, bu uygulamalar Türkiye ile AB'nin bütünleşme sürecini incitebilir, müzakereler donabilir" derse bu yeter bile, çünkü böyle "cüretkâr" bir cevabı beklemeyeceklerdir.
Marka boykotu ne getirir bilmiyorum. Çünkü kapitalizm çağında sermayeler birbirine geçmiş durumda. Bir yerde okuduğuma göre meselâ Renault'nun sadece %16'sı Fransız sermayesiymiş. |
Evet haklısın. En azından bunu yapsalar bile bir nebze. Ama yapamazlar. Şu anda biraz muhalafet hava estiriyorlar ama bana göre tamamen göstermelik.
|
 |
sayfa 3 |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|