sayfa 1  |
 |
Esra
16 yıl önce - Cmt 07 Ekm 2006, 04:47
Fransa'ya misilleme
Misilleme
Ermenistan Cumhurbaşkanı Koçaryan ile Fransa Cumhurbaşkanı Chirac.Fransız parlamentosu "12 Ekim Perşembe günü" Ermeni soykırım tasarısını görüşmeye başlayacak.
Tasarı yasalaşınca, Paris'te otel lobisindeki sohbette "Ermeni soykırımı olmadı" diyen bir Türk olursa...
"Paris hapishanesinde" soluğu alacak.
Türkiye "bunu önlemeye çalıştı."
"Nerede kaldı fikir özgürlüğü" diye Fransa'ya sorular sordu.
Ama "nafile."
Fransa "Nuh dedi, peygamber demedi."
Ve Fransız parlamentosu "konuyu" gündemine aldı.
Bizim parlamentomuzda da "3 ayrı kanun teklifi" var.
Birini Afyon milletvekili Reyhan Balandı verdi.
Diğerini yine Afyon milletvekili Mahmut Koçak.
Üçüncüsünü Erzurum milletvekili İbrahim Özdoğan.
Bu 3 kanun teklifinin ortak noktası:
- Fransa, Cezayir'de soykırım yapmıştır... Eğer biri çıkar da "yapmadı" derse bu suçtur... Hapse girer.
TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Köksal Toptan bu 3 kanun teklifini "komisyonun gündemine almadı."
"Bekletti."
"Gerekçeleri" de vardı:
1. Tarihi derinliği olan Türk-Fransız ilişkileri zedelenmesin.
2. Ben Türk-Fransız ilişkilerine ve ortak kültürün gelişmesine katkıda bulunacak Galatasaray Üniversitesi'nin kurulmasının altında Milli Eğitim Bakanı olarak imzası bulunan bir insanım.
3. Parlamentoların görevi ilişkileri germek değil, iyileştirmektir.
Ama Fransa'nın "son tavrı" üzerine, Köksal Toptan dayanamadı.
Ve dün "Adalet Komisyonu görevlilerine" talimat verdi:
- Bugüne kadar hasıraltı ettiğim, gündeme alınmaması için gayret gösterdiğim 3 kanun teklifini hemen getirin.
Teklifler getirildi.
Toptan yine talimat verdi:
- Bu 3 teklif de TBMM Adalet Komisyonu'nun 11 Ekim Çarşamba günü yapacağı toplantının gündemine alınsın.
Alındı.
Dün Köksal Toptan'la konuştuk:
"Buna mecburum" dedi:
Fransa ne yapmak istiyor?.. İzledikleri yol hem Türk-Fransız ilişkilerini zedeliyor ve hem de Türkiye-Ermenistan ilişkilerine hiçbir olumlu katkıda bulunmuyor... Fransa parlamentosu böyle yapıyorsa... Biz de karşılığını vermeye mecburuz... Onurumuz için... Gururumuz için... Türkiye için.
Yavuz Donat'in yazisi-SABAH
|
 |
YUNUS
16 yıl önce - Cmt 07 Ekm 2006, 05:34
Bence isabetli bir karar olur...Umarım meclisten geçer...Ekonomik boykotlar belirli bir ölçüde Fransa bağlantılı iş yapan Türk esnafına zarar verebilir..Ancak bu şekildeki politik misilleme ya da kararlar faydalı olacaktır..
|
 |
arda84
16 yıl önce - Cmt 07 Ekm 2006, 12:08
Sadece bununla da kalmamalı nasıl Paris'te Ermeni güyaaa soykırım anıtı var, Ankara veya İstanbul'da da Cezayir soykırım anıtı yapılmalı ve dünyaya ses getirecek şekilde görkemli bir açılış yapılmalı, 70 milyonluk Türkiye'yi 3.5 milyonluk Ermenistan'a satan bir ülkeye ne yapılsa mübahtır.
|
 |
serdar alt
16 yıl önce - Cmt 07 Ekm 2006, 12:59
İşte medeniyet ve DEMOKRASİ bekçilerinden, kaynana ısırtıcak bir hareket.
Karşılığı verilmeli, boykot yapılabilir. Tüm Fransız menşeili ürünlere karşı boykot ilan edilebilir.
Ama onların yaptığının yanında hafif kalır.
Soykırım yoktur diye çıkıp Paris sokaklarında bağırmak gerekli belkide...
|
 |
messiah_haktan
16 yıl önce - Cmt 07 Ekm 2006, 13:13
Eger sözde soykirimini inkar etmek yasaklanir ve sucu hapis olursa bütün avrupa'da ki türklerlen Paris'in ortasinda hep beraber inkar etmek lazim. Onbinlerce kisiyi nasil hapise atacaklar görelim!
"Sanat" adina Fransizlarin Cezayir'de yaptigi soykirim anlatan bir kac heylek dikelim Istanbul'un en islek ve turistik yerlerine! Sanat bu, sInIrlanamaz 
|
 |
MISTIK
16 yıl önce - Cmt 07 Ekm 2006, 13:16
bu tek dişi kalmış canavar batı medeniyetinin,yutturulmaya çalışan batı değerlerinin ne kadar soysuz,adi,ahlaksız,çifte standart içerdiğini gösteriyor tüm bunlar.
bu AB treninin kaza yapması gerek artık.
bunlara artık son bir nokta koymak gerek.
15 yıl sonra zaten AB diye bişey olmayacak.avrupa sosyal ekonomik krizlerin eşiğinde.
tüm müzakereler olumlu sonuçlansa dahi AB'ye kabul edilmemiz bunların halklarının yapacağı REFERANDUMLARA bağlı.
soykırımda bu kadar inat edebilen ülkelerin halkları referandumlarda bize EVET diyebilirmi?hayır.
üyelikten vazgeçersin,sürdürürsün karşılıklı ekonomik ilişkilerini olur biter.
|
 |
akif görgülü
16 yıl önce - Cmt 07 Ekm 2006, 13:18
KEŞKE CEZAYİRDE KATLİAM YAPILDIĞINI MECLİSİMİZ MİSİLLEME OLARAK DEĞİLDE KARŞILIKSIZ OLARAK KABUL EDEBİLECEK GÜÇTE OLSAYDI.
|
 |
alimemo
16 yıl önce - Cmt 07 Ekm 2006, 13:19
Bence yanlış. Özgürlük bağlamında ele almıyor muyuz bu konuyu? Fransız tarihçiler Fransa'nın bu faşist yasasının her şeyden önce Fransa'ya zarar verdiğini söylemediler mi? "Cezayir'de soykırım olmadı" diyenleri cezalandırırsak bundan da Türk entellektüel hayatı zarar görür.
"Mesele bizin onurumuz" ise, onurumuzu ancak tutarlı olarak kurtarabiliriz.
Misilleme nasıl olur?
Türkiye'de reformların yavaşladığını belirten AB yetkililerine Türkiye'nin ifade özgürlüğü konusunda Avrupa'dan geri olmadığı söylenerek misilleme olur.
Hollanda'daki "yazı imzalatma" uygulamasının Sovyet yönetimini andırdığı, Türkiye'nin böyle bir birliğe girmeye istekli olmadığı anlatılarak misilleme olur.
"AB'de bu kısıtlayıcı uygulamalar varken Türk insanını reform yapmaka ikna edemeyiz, bu yüzden siz kendiniz adım atana kadar bizden maalesef reform beklemeyin" diyerek misilleme olur.
En son alimemo tarafından Cmt 07 Ekm 2006, 13:22 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
aned
16 yıl önce - Cmt 07 Ekm 2006, 13:21
Fransa'ya misilleme
Cezayir soykırım anıtı yapılsin ama.
1 - Cezayirde boyle bir anit yok.
2 - Cezayirliler kabul eder mi ?
Cezayirliler'e sormadan yapabilirmiyiz ?
Cezayir'i de karsimizda bulmayalim.
|
 |
m.enver
16 yıl önce - Cmt 07 Ekm 2006, 16:02
Türk Dış Siyasetinde yapılanen büyük hatalardan bir tanesi 1962 yılında Cezayirin bağımsızlığını tanımamaktır.Tarihi bir ayıp yapıldığına inanıyorum.Bunun telefisi mümkün olamaz.Nitekim ikili ilişkilerde bazen karşımıza geliyor.
Fransa parlamentosunda çıkacak olan ermeni yasasına karşılık ,Türkiye Büyük Millet Meclisinde Fransızların Cezayir'de yaptıkları soykırımını gündeme getirmenin dış siyaset etiği açısından doğru bir davranış şekli olmadığı kanaatindeyim. O gün işimize gelmediği için verilmeyen destek ne kadar üzücü ise ,siyaseten sıkışık olduğumuz bir durumda bu soykırımı özür amaçlı gündeme getirmenin de aynı derecede üzücü olduğunu düşünüyorum.Avrupa birliği ile ilgili çıkarılacak olan uyum yasalarında karşıtlık gözetilerek kararlı bir dik duruşun daha onurlu olacağı kanaatindeyim.
| Alıntı: |
1960 yılında başlatılan Kurtuluş Savaşı'nı 22 kişilik lider kadrosu organize eder. Halk tıpkı bizde olduğu gibi, kadınların da aktif katılımıyla Fransızları topraklarından atmak için şanlı bir savaş verir. Bu hareketin Türk Milli Mücadelesini örnek alması ayrıca ilginçtir. 1962'de Cezayir topraklarında tek bir Fransız bile kalmamıştır. Cezayir nihayet bağımsızdır.
İsrail'i tanıyan ilk Müslüman ülke olan Türkiye, Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti'ni tanımakta gecikir. Cezayir Sosyalist Blok içinde, Türkiye de -Fransa gibi- NATO içinde olduğu için BM'lerde yapılan oylamada kontrollü bir çekimser oy kullanır ama Türkiye-Cezayir ilişkileri -buna rağmen- bozulmaz. Çünkü Cezayir devleti ve halkı Türkiye'nin ve Türklerin bağımsızlık savaşı döneminde o günün şartlarında elinden gelen yardımı yaptığını hiç unutmaz.
FADİME ÖZKAN 7 Ekim 2006 (Dergibi.com) |
|
 |
sayfa 1  |