1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 10  |
 |
medeveci
16 yıl önce - Prş 05 Ekm 2006, 09:38
% 99'u müslüman olan bir ülkede,
- Müslümanlık elden gidiyor diye bağırarak oy toplayanlar,
- Dini bütün imajı vererek ticari hayatını geliştirmeye çalışanlar,
- Okumayı öğrenmeden kuran kurslarına gönderilerek beyni yıkanan çocuklar,
- Hurafelerle yaşayanlar,
- Kadın erkek ayrımının yapıldığı mekanları gündeme yerleştirenler,
- Sokaklarda şeriat isteriz sloganları atanlar,
.....
daha niceleri...
Türkiye'de 20 yıldır irtica tehlikesi vardır. Kanıtlarıyla ortadadır.
Din beyinde, akılda, fikirdedir. Ne sakal ne de başka birşey inancınızı kanıtlar.
İnancınızı kendinize kanıtlamanız yeterlidir.
Zorla kimseyi inançlı yapamazsınız. İnanan kimseyi de kimse zorla inancından vazgeçiremez.
Dini siyasete, ticarete, sosyal statüye alet edenlerin hiçbir zaman kazançlı çıkmayacakları da ortadadır.
Müslümanlığın hoşgörüsü, insan sevgisi üzerinizde olsun.
|
 |
Volkan.B
16 yıl önce - Prş 05 Ekm 2006, 09:56
* İrtica kalkışmalarının olmadığını iddia etmek saflık olur. Bu ülkede Menderes döneminden beri herzaman gericiliğe pirim verilmiştir. Siyasi çıkarlar uğruna dini konulara yatırım yapan politikacılar ülkeyi bu noktaya getirdiler.
* Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın konuşmasında ön plana irtica meselesi çıktı ama metnin tamamın okunduğunda çok daha önemli ayrıntılar göze çarpıyor! Yani meseleyi irtica-laikli meselesi haline getirmeyi bizim medyamız çok seviyorsa da mesele o değil... Türkiye'nin karşı karşıya kaldığı tek tehlike irtica da değil. Hatta belki de üstesinden en kolay gelinebilecek tehlike o. Ülkenin üniter yapısının sarsılması, ABD-İsrail eksenine Türkiye'nin iyice hapsedilmesi, AB'nin Türkiye'yi parçalayacak reformlar istemesi AKP'nin bunu gerçekleştirmesi, küreselleşme adı altında emperyalizmin ülkeyi zihinleri işgal etmesi... Mesele bu… İrtica tehlikesi onlarca sorundan sadece biri… Ama küreselci kartel medyası özellikle bunu büyütüyor. 28 Şubatçılık oynamak istiyor. Asker bu tezgaha gelmemeli. 28 Şubatın memlekete attığı kazığın adıdır AKP. Çevik Bir, yönetim kurulu üyeliği ile rahatına bakarken Türkiye'nin kimliksizleştirilme operasyonu AKP ile hız kazanmıştır. Mesele budur, tehlike buradadır. Türkiye’nin etnik ve dini kimliklere ayrıştırılması söz konusudur. Neoconların yerli temsilcileri her gün ulusal basında zehirlerini kusmaktadırlar.
* Emniyet içindeki özellikle istihbarattaki Fethullahçı kadrolaşmayı irticai tehdit olarak algılayanlar yanlıyorlar…. Onları tehlikeli kılan inançları değil bağlı oldukları zatın küresel sistemle yaptığı pazarlığın içeriğidir. Tehlikeli kılan o şahısların iradelerinin alınmış olmasıdır. Bunun adına da irtica değil kölelilik olarak koymak gerekir. Yani mesele şahsiyetsiz, iradesini başkasına teslim etmiş insanlar meselesidir. O insanların bilmem ne yüzünden kendilerini temsil ettiklerini düşündükleri insana bütün iradelerini teslim etmeleridir yanlış olan. Bunun adı da gönüllü köleliktir, kula kulluktur. Kavram doğru belirlenirse sadece dini kesimde değil laik kesimde de aynı hastalığa duçar olmuş bireylerin olduğu görülecek ve tedavi edilme cihetine gidilecektir. Ama irtica gibi muallâk bir kavramdan yola çıkarak birilerine sanki dini inançlarından dolayı cephe alıyormuş gibi bir hava yaratılırsa bundan Türkiye'nin zarar göreceği aşikardır ki geçmişte görmüştür günümüzde de görmektedir.
* Türkiye’nin en ciddi problemi bölücü terör örgütü PKK ile masaya oturmaya hazır bir zihniyetin iktidarda medyada ve başka kesimler içinde kök salmış olmasıdır. Bunarlın seslerini yükseltmeleridir bunların küresel ağabeylerinden destek almalarıdır. Ki Genelkurmay Başkanı sadece irtica tehlikesine dikkat çekmemiştir ama ısrarla medya bunu ön plana çıkartmaktadır. Tehlike buradadır.
* Cumhurbaşkanı Sn. Ahmet Necdet Sezer' de TBMM' nin 22. Dönem Beşinci Yasama Yılı'nın açılışında yaptıkları konuşmada bu konuya dikkatleri çekti. Aşağıdaki linkte bu konuşmanın tam metnini bulacaksınız.
Link: http://www.cankaya.gov.tr/tr_html/KONUSMALAR/01.1 ...6-480.html
* Aşağıdaki linkte Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın günlerdir üzerinde spekülasyonlar yapılan ve daha da tartışılacağa benzeyen konuşmasının tam metnini bulacaksınız
Link: http://www.millethaber.com/index.php?option=com_c ...p;Itemid=1
|
 |
mcagri
16 yıl önce - Prş 05 Ekm 2006, 10:05
Türkiye'de irtica yoktur diyen arkadaşlara hayret ediyorum, biraz gözlerini açıp daha dikkatli baksınlar;
- Bazı insanların ünivesiteye girmesinin hiç bir kanuni temeli olmaksızın engellenmesi, Arabistan'a gitmelerinin tavsiye edilmesi,
- İnsanların kılık kıyafetlerine göre yargılanarak vatan haini, Cumhuriyet düşmanı ilan edilmesi,
- Milyarlarca dolarlık yatırımların "Bunlar Arap istemem, bu paranın rengi bozuk, " diye engellenerek çocuklarımızın geleceğinin ipotek altına alınması,
- "Aslında burada çok önemli anıtlar vardı ama biz başta izin verirken unutmuşuz, siz en iyisi bu tüneli patates deposu yapın" diyen insanların beş yıl boyunca İstanbul'un en önemli ulaşım projelerinden birisini engellemeleri, (ve hala rahatça sokakta dolaşmaları)
- Binlerce yıllık tarihi eserin üzerini sırf daha etkileyici olsun kazıyarak tahrif eden şahsın yaptıklarının "aman ne olmuş ki" diye geçiştirilmesi,
- Enflasyon da çok fazla düştü, TL de aşırı değerlendi, eskiden daha iyiydi diye yakınılması,
- Sırf siyasi çekişme nedeniyle bu millet için yapılan milyonlarca dolarlık havaalanı, yol, tünel gibi yatırımların topluma haber verilmeyerek adeta bunlar yapılıyor diye üzünülmesi,
- "Sultanahmet'de Ramazan eğlencesi görüntüyü bozuyor, turistler rahatsız oluyor, tez kaldırılsın" şeklindeki turistik kapülasyon çağrıları,
- "İçki yasaklanıyor" diye yaygara kopararak topluma bir sürü zaman kaybettirilmesi, sonrasında bunun safsata olduğunu anlaşılınca pişkin pişkin konunun unutturulması,
- "Ahlak polisliğine soyunanlardan değilseniz, biz sizin yanınızdayız" diye reklam yapanların bir anda sözlerini yutmaları http://www.milliyet.com.tr/2006/10/05/son/sontur06.asp
- Türkiye'nin en önemli TV platformlarından birisinin ulusal bir TV kanalının yayının tam Danştay cinayeti sonrası kesmesi, iki hafta sonra gündem değişince tekrar açması, sansür karşıtı medyadan kimsenin olaya ilgi göstermemesi,
- TV'yi şiddet, kan, uyuşturucu ile dolduran adamların ertesi gün çıkıp "Lise'de dehşet" haberlerini gönül rahatlığıyla yapmaları,
İRTİCA DEĞİL DE NEDİR?
|
 |
Övgü Uzan
16 yıl önce - Prş 05 Ekm 2006, 10:26
Düşen sadece bir pano mu?Yorum sizin..
|
 |
mustafa kahramanoğlu
16 yıl önce - Prş 05 Ekm 2006, 10:50
İrtica var mı?
İrtica, genel anlamıyla gericilik, Türkiye'ye uygun tanımıyla dine dayalı devlet düzeni isteği, öteden beri ülkenin problemi olmuştur.
Osmanlı döneminde, o günün koşullarına göre geriye dönüş isteği olarak algılanabilecek ayaklanmalar olmuş, Cumhuriyet'in kuruluş aşamasında ve kuruluşundan sonra da Modern Cumhuriyet’e karşı muhtelif ayaklanmalar olmuştur. Atatürk bu akımları devrim yasaları ve İstiklal mahkemeleri ile önlemeye çalıştı. Genç Cumhuriyet’i korumak ve geliştirmek bu akımları önlemekle mümkündü.
Bu güzel ülkenin kurulmasında ve kuruluşundan sonra geliştirilmesinde önüne çıkan en büyük engellerden biri olan irticaya karşı en fazla mücadele eden Mustafa Kemal’dir.
O günden bu yana çeşitli zamanlarda gerici akımlar yüzlerini gösteriyorlar, fırsat buldukça niyetlerini gerçekleştirme provaları yapıyorlar. Devlet bunlarla mücadele ediyor(du).
Bugün durum bundan farklıdır.
Dini düşünce merkezli bir iktidar var ve toplumsal yapıyı bu merkeze dönüştürmek için, çeşitli çalışmalar yapılıyor.
Ülke seçmeninin ¼ ünün oylarına sahip olmalarına rağmen, kendilerini sivil irade olarak çok yetkili görüyorlar. Oysa toplumsal yaşamı ve toplumsal tabanı dönüştürmek iktidarların işi değildir.
Bu dönüştürmede önemli bir güce sahip olan sermaye hareketlerini de, kendilerine yakın siyasi görüşün ticaretteki temsilcilerini palazlandırarak güçlendiriyorlar.
Oysa ticaret, kendine özgü kuralları olan yapıdır.
Ülkenin % 99 unun müslüman olduğundan yola çıkılarak geliştirilen bazı düşünceler ve hak görmeler, bu toplumun müslümanları arasında azımsanmayacak bir nüfusa sahip olan diğer mezhepsel farklılıkları ve onların yaşam kültürlerini görmezden gelmektedir.
Ülkenin, tarafsız hizmet götürmesi gereken kurumlarının kadrolarının, nasıl değiştirildiği ve bu kadroların uygulamaları herkesin gözlerinin önündedir.
Milli Eğitim politikası ve çocuklarımızın daha ilkolkuldan kafalarının karıştırılmaya çalışılması , kitaplardaki maskaralıklar.
Laiklik karşıtı söylemler, davranışlar.
Kurtarılmış bölgeler.
Palazlandırılan yeşil sermayenin sahibi olduğu medya ve bu medya yoluyla Cumhuriyet’in kurumlarına saldırılar.
Laik Cumhuriyet’i korumak ve kollamakla vazifelenmiş Silahlı Kuvvetler’i yıpratma çabaları.
Laik Cumhurbaşkanıyla çekişmeler ve taban tabana zıt politikalar.
Sizden, bizden ,dinci, dinsiz ayrımcılığı.
Vs,Vs...
Yukarıda sayılanlar irtica mıdır, değil midir, hadi bir kenara bırakalım.
Yukarıdaki sorunların varlığı ve uygulamalar dikkate değer değil midir?
En son mustafa kahramanoğlu tarafından Prş 05 Ekm 2006, 11:34 tarihinde değiştirildi, toplamda 3 kere değiştirildi
|
 |
mustafa kahramanoğlu
16 yıl önce - Prş 05 Ekm 2006, 10:59
| Alıntı: |
| Düşen sadece bir pano mu?Yorum sizin.. |
Eğriti Atatürk'çülerin koyduğu Atatürk panoları da eğriti oluyor,
Ee, tabii Atatürk'te tepelerine düşüyor.
|
 |
MISTIK
16 yıl önce - Prş 05 Ekm 2006, 11:14
İŞTE İRTİCA BUDUR..
.....Geçen gün, annemle markete gittik. Ben dışarda bekledim köpeğim vardı çünkü, beraber annemi bekliyoduk. İki tane başı kapalı kadın geçti önümden, nasıl garip bakışları vardı anlatamam. Annem geldi gidiyoruz artık, bir başı kapalı kadın daha geldi yanımıza doğru, kadın bakışlarıyla bana sanki müslüman değilmişim, namussuzmuşum imajını verdi şok oldum ya.. Bende ne oluyoruz diye kadına ters ters baktım. Marketin yanında da cami var, ilk defa gitmiştik o markete. Durumu annem bile fark etmiş, o kadını ve onun gibileri orada feci bozabilirdim ama yapmadım, bana yakışmazdı. Nereye gidiyoruz dedim kendi kendime, ben kapalı bir insana saygı duyarım, duymak zorundayım bu onun kendi tercihi. Ama neden o bana saygı duymuyor, giyimimden ve saçımın açık olmasından ötürü beni bi vebalı gibi görüyo.. ATATÜRK ki demezmiydi;
Özlediyseniz fesi, peçeyi
Aydınlığa yeğliyorsanız kara geceyi
Hala medet umuyorsanız şıhtan, şeyhten, dervişten
Şifa buluyorsanız muskadan, üfürükçüden
Unutun tüm dediklerimi
Yıkın diktiğiniz heykellerimi..
http://www.aramizdakalsin.com/d.asp?id=4128&Y ...z+Insanlar
|
 |
©taner©
16 yıl önce - Prş 05 Ekm 2006, 11:19
İŞTE İRTİCA BUDUR..
Benin annem kapalı bir kadındır. Ben ise çağdaş olarak ifade edilen batı tarzı giyinen birisi...Annemle geçenlerde lüks bir alışveriş merkezine gittik. İnsanlar anneme öcü gibi bakıyorlardı. Kadıncağız çok üzüldü..50 yaşındaki annem eve geldiğinde hüngür hüngür ağladı....
Bu örneklerin sayısını artırmak mümkün....
|
 |
TAYFUN KIRALİ
16 yıl önce - Prş 05 Ekm 2006, 11:23
| Alıntı: |
Benin annem kapalı bir kadındır. Ben ise çağdaş olarak ifade edilen batı tarzı giyinen birisi...Annemle geçenlerde lüks bir alışveriş merkezine gittik. İnsanlar anneme öcü gibi bakıyorlardı. Kadıncağız çok üzüldü..50 yaşındaki annem eve geldiğinde hüngür hüngür ağaladı....
|
filiz hanım anneniz Atatürk düşmanımı?
rejimi değiştirmek istiyormu?
laik devlet anlayışını yıkıp şerri kanunların gelmesini istiyormu?
eğer cevabınız evet ise anneniz ağlamaktan daha fazla'sını hak ediyor. ama eğer hayır'sa ve sadece öyle inandığı için örtünüyorsa, vede Atatürk ve vatan sevdalısı bir TÜRK kadınıdır kendisi diyorsanız, ona o gözle bakan başı açık yobazların ayırım yapamayan dar beyinleri,onların başına bela olacaktır.
onun için öncedende söylediğim gibi her kapalı olanı aynı kefeye koymak,ve genel kapalılar için cümleler kullanmak, her bıyıklıyı babanız sanmakla eş değerdir.
En son TAYFUN KIRALİ tarafından Prş 05 Ekm 2006, 11:32 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
Cüneyt AKIN
16 yıl önce - Prş 05 Ekm 2006, 11:27
Eşim kapalı. Eşimle Akmerkezede Kanyona da giderim. Ne kimse bana veya eşime yangözle baktı nede ben rahatsız oldum. Biz kimseyi açık diye yargılamıyor kimseyede gavur değiliz. Teknolojinin en son imkanlarını kullanırız. Namazda kılarız müzikte dinler sinemayada gideriz. Dini sohbetlere de katılır aile dostlarımızla beraber boğazda yemekte yer sohbet ederiz. Atatürkü severiz. Ama Kemalizmci yobazlardan değiliz. Şimdi soruyorum biz irticacımıyız?
|
 |
sayfa 10  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|