1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 4  |
 |
Selahattin
16 yıl önce - Çrş 04 Ekm 2006, 17:38
İrtica yok diyenlere bir örnek.
Fatih'te gerici gösteri
| Alıntı: |
| Hilafetin geri getirilmesi istenen, ayrıca Atatürk aleyhine ifadelerin de yer aldığı basın açıklamasının ardından tekbir getiren |
Bu da mı irtica değildir?????????
|
 |
cemilaydemir
16 yıl önce - Çrş 04 Ekm 2006, 17:40
İrtica varmıdır,yokmudur diye arayıp durmak bence gereksiz.Devlet in Bakanı ve Diyanet İşleri Başkanı'na soruyorlar. Yoktur diyemeyiz diye cevap veriyorlar.Bundan daha açık yanıt olurmu?
Günümüzde ne zaman irtica tehdidinden söz edilse,İrtica ya destek verenler ''Halkımızın giyim kuşamına ve yaşam tarzına irtica deniliyor'' diyerek konuyu saptırmaktadırlar.
Günlerdir gündemdeki yerini koruyan Genel Kurmay Başkanı ve Cumhurbaşkanı'nın konuşmalarından ben şahsen halkın giyim kuşam ve yaşam tarzına irtica denildiği anlamını çıkartmıyorum.Şahsen benim Anam ve bacılarım ile diğer akrabalarımın çoğunluğunun anadolu tarzı başları kapalıdır.İrtica dan bahsedilirken hiç bir alınganlık yapıldığını duymadım.
Ben şahsen irticayı aşağıdaki faaliyetleriyle tanımlayabilirim.
- Yüzde 99,9 u müslüman olan halkı bizden-sizden , inanan-inanmayan şeklinde yapılan
bölücülük tarzındaki ayrımcı zihniyet irticanın ta kendisidir.
- Ülkesinin Yüksek yargıçlarını katletmek irticanın ta kendisidir.
- İnsanları otel odalarında diri diri yakmak suretiyle katleden zihniyet irtica değilmi?
- Değişim her zaman için iyi bir şeydir.Ancak sözkonusu değişimden toplumu ileri götürmesi halinde
iyi diye bahsedilebilir.Bu bakımdan son günlerde abdest suyunun kerametinden bahisle ders
kitaplarına kadar sokulup,genç beyinlerin köreltilmesi faaliyetleri irtica değilmidir?
- Birçok belediyenin hiç üstlerine lazım olmayan dini konularda fetva ayarında bilgiler içeren
yayınlar dağıtmaları irtica değilmidir?
- Hiç gereği olmadığı halde kendi ülkemizin Silahlı Kuvvetleri hakkında aslı astarı olmayan
iddialar ortaya atarak karalama kampanyaları düzenlemek irticai faaliyet değilmidir?
Bunlar çoğalır gider.
Değerli arkadaşlar,Lütfen irtica denildiğinde halkın giyim kuşamı ve yaşam tarzı kasdediliyor
anlamı çıkartmayalım.Bunun dışında var olan irtica iddialarınıda yetkililer zaten kabul ediyor.
(Diyanet İşleri Başkanı ve Devlet Bakanı)
|
 |
medeveci
16 yıl önce - Çrş 04 Ekm 2006, 17:41
İrtica uyuyanlar için hayali bir düşmandır.
Uyumayanlar için gerçek bir kabustur.
|
 |
berhan1
16 yıl önce - Çrş 04 Ekm 2006, 17:42
Osman Doğu Silahçıoğlu Paşa Cumhuriyet gazetesinde yayınlanan yazının yazarı Tam bir vatansever ,Çok iyi bir Asker ve Atatürk hayranıdır.
Silahçıoğlu Paşa PKK'ya karşı 1994 Kuzey Irak harekatı sırasında Genel Kurmay Sözcüsü Ve Kıdemli Kurmay Albaydı.
1995 Yılında İstanbul 2.Zırhlı Tugay Komutanlığı yaparken komutanım olmuştu.Ben terhis olduktan sonra Sultanbeyliye Tugay'ın imkanları ile Atatürk Heykeli dikti.
TümGenerallik rütbesine yükseldiğini duydum.Şimdi emekli oldu heralde.
Gelelim konuya; Laiklik adı altında kimsenin inancına,ibadetine,giyimine(Bahsedildiği gibikazancına) engel olunmaya çalışılmıyor.Demokraside kesintiye uğratılmaya çalışılmıyor.
Toplumda her zaman var olan kötü tohumlar uygun ortamı bulunca tekrar tekrar yeşeriyorlar.
Bu ayrık otları yayılmaları açışından öncelikle Laikliği yıkmak durumundalar.Her nedense Taktik değiştirdiler.önceleri Atatürk'e saldırma yolunu deneyenler şimdi hepsi sahte değme Atatürkçü olup çıktılar.
İrtica Vardır ve Amacı İslamı Siyasallaştırarak Din devleti kurmaktır.Sürekli arayış halindelerdir.
Değişik taktikler geliştirmekte,tekrar tekrar denemektelerdir.
|
 |
SABRİ BİLGİN
16 yıl önce - Çrş 04 Ekm 2006, 17:44
| Alıntı: |
Yüzde 99,9 u müslüman olan halkı bizden-sizden , inanan-inanmayan şeklinde yapılan
bölücülük tarzındaki ayrımcı zihniyet irticanın ta kendisidir. |
İnanan insanları belli haklardan mahrum bırakmak ta sanırım bu tanıma göre irtica kapsamına giriyor.
En son SABRİ BİLGİN tarafından Çrş 04 Ekm 2006, 17:44 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
MISTIK
16 yıl önce - Çrş 04 Ekm 2006, 17:44
bu kanun ne kadar uygulanabilir acaba günümüzde?
TEKKE, ZAVİYE ve TÜRBELERİN KAPANMASINA; TÜRBEDARLIKLARLA BİRTAKIM SANLARIN ENGELLENİP KALDIRILMASINA İLİŞKİN YASA
Yasa Numarası : 677
Kabul Tarihi : 30.11.1925
Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi : 13.12.1925
Yayımlandığı Resmi Gazete Sayısı : 243
Madde 1 - Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde gerek vakıf gerek mülk olarak şeyhinin tasarrufunda gerekse kağıt üzerinde kurulmuş bulunan bütün tekkeler ve zaviyeler sahiplerinin öbür biçimde mülk edinme ve tasarruf hakları saklı kalmak üzere tümüyle kapatılmıştır. Bunlardan şu anda gerçekten cami ya da mescit olarak kullanılanlar yerinde bırakılır. Bütün tarikatlar, şeyhlik, dervişlik, müritlik, dedelik, seyitlik, çelebilik, babalık, emirlik, nakiplik, halifelik, falcılık, büyücülük, üfürükçülük ve bilinmeyenden haber vermek ve isteğe kavuşturmak amacıyla nüshacılık gibi unvan ve sıfatların kullanılması, bu unvan ve sıfatlara ilişkin işler yapılması ve giysi giyilmesi yasaktır. Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde bağımsız ya da bir tarikata ya da parasal çıkara dayananlarla bütün benzeri türbeler kapatılmış ve türbedarlıklar da kaldırılmıştır. Kapatılmış tekke, zaviye ya da türbeleri açanlar, bunları yeniden açanlar, aynı tarikat işlerine özgü olarak geçici olsa bile yer verenler ve yukarıdaki unvanları taşıyanlar, bunlara özgü işleri yapan ya da giysi giyen kimseler üç aydan eksik olmamak üzere hapis ve elli liradan aşağı olmamak üzere derhal cezalandırılır.
(Ek fıkra: 10/06/1949 - 5438/1 md.) Şeyhlik, Babalık ve Halifelik gibi mensupları arasında baş konumunda bulunanlar altı aydan az olmamak üzere hapis ve 500 liradan aşağı olmamak üzere ağır para cezasından başka bir yıldan aşağı olmamak üzere sürgün cezasıyla cezalandırılırlar .
(Ek fıkra: 01/03/1950 - 5566/1 md.; Değişik fıkra: 07/02/1990 - 3612/5 md.) Türbelerden Türk büyüklerine ait olanlarla büyük sanat değeri bulunanlar Kültür Bakanlığı'nca genele açılabilir. Bunlara bakım için gerekli memur ve hizmetliler atanır.
Madde 2 - İşbu yasa yayımlandığı tarihten başlayarak geçerlidir.
Madde 3 - İşbu yasanın yürütülmesinde Bakanlar Kurulu görevlidir
|
 |
BARIŞ+ŞEN
16 yıl önce - Çrş 04 Ekm 2006, 17:45
İrtica öyle bir kavram ki, bence bu kavramı ancak görmek isteyenler görebilir. Elle tutup gözle göremeyeceğimiz, "işte bu kişi irticacı kimliğe uygundur" diyemeyeceğimiz kadar ince, sinsi, hain bir kavram irtica. Laik Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan yaklaşık 25 sene sonra iktidar hırsına kapılmış siyasilerin "Siz isterseniz hilafeti bile geri getirirsiniz" diyebilecek kadar ileri gitmiş söylemleri ile kapıları açılmaya başlanmış, "demokrasi bizim için amaç değil araçtır" söylemleri ile yeşermiş, demokrasinin arkasına sığınarak gün be gün büyüyüp serpilmiştir. Başbakanlık konutlarındaki iftar yemeklerinin başkonuğu olmuş, bir dönemler ülkeyi peşinden sürükleyen bir liderin elinden kendisine Barış Ödülü sunulmuştur. Asli görevi ülkenin din adamı ihtiyacını karşılamak olan okullardan mezun olup emniyet müdürlüğü, kaymakamlık, valilik makamlarına kadar yükselebilmiştir. Zaman zaman çok ileri gittiğinde de sokaktaki sarıklı ve cüppeli insanların toplanması, her namaz kılan vatandaş sanki oymuş gibi gösterilmeye çalışılmak vasıtasıyla kendisi ile mücadele edilebileceği sanılacak kadar hafife alınmıştır.
Yaklaşan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin irtica konusununun daha sık gündeme gelmiş olduğu kanısında olanlar, önemli olanın sözkonusu makama kimin geleceğinin değil, gelen kişinin hangi siyasi görüşlerle geldiği ile ilgilenildiğini bilmeleri gerekir. Cumhurbaşkanlığı'na R.Tayyip Erdoğan değil de Abdüllatif Şener'in veya Abdullah Gül'ün (ya da daha farklı isimler) gelmesi irtica tehtidini görmeyi başarabilenleri daha fazla rahatlatmayacaktır.
|
 |
MISTIK
16 yıl önce - Çrş 04 Ekm 2006, 17:47
Mustafa Kemal Atatürk
"Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu yeterlidir."
"İki Mustafa Kemal vardır: Biri ben, et ve kemik, geçici Mustafa Kemal... İkinci Mustafa Kemal, onu "ben" kelimesiyle ifade edemem; o, ben değil, bizdir! O, memleketin her köşesinde yeni fikir, yeni hayat ve büyük ülkü için uğraşan aydın ve savaşçı bir topluluktur. Ben, onların rüyasını temsil ediyorum. Benim teşebbüslerim, onların özlemini çektikleri şeyleri tatmin içindir. O Mustafa Kemal sizsiniz, hepinizsiniz. Geçici olmayan, yaşaması ve başarılı olması gereken Mustafa Kemal odur!"
|
 |
sserhat
16 yıl önce - Çrş 04 Ekm 2006, 17:52
hilafeti geri istemek cok normal, hristiyanlarin dini liderleri varken onlarin niye olmasin. hatta bu dini liderlerden biri ulkemizde ikamet ediyo.
|
 |
Engin
16 yıl önce - Çrş 04 Ekm 2006, 17:59
sayın üyeler,
herkes uygun üslupta, görüşünü seviyeli şekilde dile getirmez; konu karşılıklı ya da kurumlara yönelik sataşmaya dönerse, başlık kilitlenecektir.
lütfen başlıktaki diğer mesajlarınızı da bu hassasiyet ile gözden geçiriniz- engin itu -
Çrş 04 Ekm 2006, 17:46
|
 |
sayfa 4  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|