1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 2  |
 |
Kemal Yoğurtçu
16 yıl önce - Sal 03 Ekm 2006, 21:23
Murat Caner duygularıma tercüman oldun teşekkürler.Gerçekten son yıllarda ne kadar insancıl,vicdanlı ve asil bir millet olduğumuzun daha çok farkına varıyorum.Ancak bilinçli bir biçimde milli eğitimden yoksun bırakıldığımızı düşünüyorum.Aslında tek eksiğimiz biraz kendimize güvenmek
|
 |
umit1
16 yıl önce - Çrş 04 Ekm 2006, 02:25
| Alıntı: |
| Kesinlikle katılıyorum. Benim tanıştığım Amerika'lılar hayatlarında bir Türk de tanımış olsalar yorumları hep olumlu, çünkü burada eğitimli insanlarla tanışıyorlar. Hatta isim yapmış Türk doktorları bana söyleyenleri bile oldu. Türk tanımamışlarsa zaten hiç bir fikirleri yok! |
Genelde oyledir,ama buradaki kurallari bilmeden buraya gelen bazi genc arkadaslar oyle sahane bir "tanitim" yapiyorlarki temizlemek yillar aliyor.
Bunlarin belki en meshur ornegi NYC de bir kac sene once iki genc asistan doktorumuzun basina gelenlerdir.
Tecavuzle suclaniyorlar,ki cok agir bir suctur buralarda,ama yaptiklari Turkiyede olsa buyuk bir ihtimalle ,Avrupada ise muhtemelen suc sayilmayacak bir eylemdir,ve hakim karsisina cikariliyorlar.Buraya kadar olanlar kotu ama ABD de tecavuzle suclanan,hatta hukum giyen bir suru MD ve DO vardir,ama felaket degil.
Savci bunlarin yurt disina kacma ihtimalleri oldugunu soyleyerek mahkemeye kadar tutuklanmalarini talep ediyor,hakim ise bunlarin mesleki konumlarini dusunerek bu goruse katilmiyor ve arkadaslarimizi az bir teminatla mahkemeye kadar serbest birakiyor.
Genc Arkadasimiz ise mahkemeye cikip kendisini savunmak yerine ucaga atlayip Turkiyenin yolunu tutuyor,boylece icine dustugu kotu durumu felakete ceviriyor,NYT dahil basinda "Tecavuzcu Turk doktor mahkemeye cikmayip Turkiye kacti" diye haberler cikiyor,Turkler,Turk Doktorlar ne diyeceklerini sasiriyorlar,calistiklari hastanenin yonetimi boyle bir olayla mansetlere cikmaktan sinirli,olayi duyan program direktorleri tabii Turk asistanlarin muracatlarina bakarken cok daha dikkatli oluyorlar,herhalde kendilerini serbest birakan hakimde bir daha onune Turk zanli gelirse bir daha kolay kolay serbest birakmaz herhalde.
Soylemek istedigim sey su,buradaki egitimli insanlarin sadece positiv degil negatif etkileride buyuk oluyor hareketlerine dikkat etmedikleri zaman.
|
 |
delibekir
16 yıl önce - Çrş 04 Ekm 2006, 04:44
Yurtdışındaki Türkler Türkiye'yi ne kadar temsil ediyorlar ?
Bu sorunun başka bir anlamı daha var
Türk insanı yurtdışında memleketini ne derecede savunabiliyor.
Önüne gelenin zortkırım ilan edip suçladığı ve bu suçlamaların özellikle batı coğrafyasında büyük destek gördüğü bir memleketimiz var.Tüm bu meczuplar bir düşünce etrafında bir araya gelebiliyorken maalesef Türkler bölük pörçük..Derneklere,tarikatlara,cemaatlere,ideolojilere,düşüncelere ayrılmış durumda
Bilmem kac tane devlet kurmuşuz,bunun son örneğide kurulması imkansız denilebilecek Türkiye Cumhuriyeti
Fakat doğru dürüst bir lobi kuramıyoruz
10 senedir Abd yaşayan bir akrabamın liseye giden kızı bana Kabullenmiş bir edayla soruyor
" derslerde ermeni zortkırımını okuduk bu doğrumu?" ?
Tv de Almanyadaki gençlerle yapılan röportajı izliyorum
almanya doğumlu olduğu anlaşılan bir genç diyorki
"kabul edelim gitsin ne olacakki yani" başka biri "bir şeyler yapmışızki ....."
Bunlarmı savunup temsil edecek memleketi ??
Yurtdışındakiler kusuruma bakmasın ama sanki tek dertleri para yapıp,iş kurmak,ev,arsa,yazlık alıp kapağı Türkiyeye atmak
Yurtdışındaki Türkler bir araya gelip konuşsalar, sesleri buradan konuşanlardan çok daha faza duyulacak
İlticacılarıda unutmayalım kapağı oralarda bir yerlere atmak için memleketi nasil yerin dibine batırdılar..Türkiye aleyhine nasıl kullanıldı bu "vatandaşların" verdiği ifadeler..
kızıl yıldızı veren arkadaşım yazının hangi bölümündeki uslubumu beğenmediğini yazabilirse ne bakımdan bu onura eriştğimi anlayabilirim saygılar
En son delibekir tarafından Çrş 04 Ekm 2006, 12:56 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
|
 |
ozgurkose.mn
|
 |
Kazandibi
16 yıl önce - Çrş 04 Ekm 2006, 05:43
| Alıntı: |
Geçen hafta Paris'teydim.
Paris'in bazı banliyölerinden geçtim.
Sokaklarda burada olmadığı kadar dönerci var.
Nedense dönerciler daha çok kenar mahallelerde ve çok salaşlar.
Yollarda yürüyenler bir Avrupa şehrine, hatta hiçbir şehre yakışmıyorlar.
Bu mahallelerde Türkler Afrikalı ve Ortadoğulularla birlikte oturuyorlar.
Gidenlerin çoğu burada dahi görmeye alışık olmadığımız kadar geri bir ortamda
Paris'in caddelerinde bizi temsil ediyorlar. |
Aynı durum genel olarak Milano için de geçerli, ama buradaki Müslümanlar (Türkler, Araplar ve Afrikalılar) çok daha medeniler. Kapanan kadın yok denecek kadar az. Hatta en son Temmuz'da görmüştüm galiba, o da sadece bir tane. Öyle ki, ne zaman İstanbul'a dönsem havalimanından itibaren ilk dikkatimi çeken şey türbanlı/çarşaflı kadınlar oluyor.
Nedense "kaliteliler" hep İtalya'ya gelmiş, "kelekler" Almanya, Fransa'ya vs. gitmişler.
Sanırım İtalya'daki ortam insanları "medeni" ve "şık" olmaya zorluyor.
Bırakın pejmürde kılıklıları, biraz olsun kötü giyinmiş birine bile yol boyu o kadar çok şakayla karışık laf atıyorlar ki herkes iyi ya da kötü kendine bir çeki düzen verme ihtiyacı hissediyor.
|
 |
Serap
16 yıl önce - Çrş 04 Ekm 2006, 09:04
| Alıntı: |
Nedense "kaliteliler" hep İtalya'ya gelmiş, "kelekler" Almanya, Fransa'ya vs. gitmişler.
Sanırım İtalya'daki ortam insanları "medeni" ve "şık" olmaya zorluyor. |
Mademki burada Yurtdışında ki Türk Vatandaşlarını Tartışıyoruz ozaman lütfen kırıcı olmayalım ve Site Kurallarına göre Tartışalım.. Bende dahil, Site´de Yurtdışından katılan birçok arkadaşımız, var ve kimse burada göz göre göre hakaret edemez! Kelekler diye hitap ederken biraz daha dikkatli olmanı rica ederim..
| Alıntı: |
Kapanan kadın yok denecek kadar az. Hatta en son Temmuz'da görmüştüm galiba, o da sadece bir tane. Öyle ki, ne zaman İstanbul'a dönsem havalimanından itibaren ilk dikkatimi çeken şey türbanlı/çarşaflı kadınlar oluyor.
|
Sonuçta Türkiye 90% bir Müslüman Ülke ve Insanların Dini Inançları Cerçevesi içinde giyinmesi kendi seçimleridir.. Insanları kılık kıyafetlerine göre yorumlarsak bende çok Tesettürlü yada Tesettürsüz Insan tanıyorum ama içleri bir Işe yaramaz. Burada yaşayan Italyanlar´da o kadar kaliteli ve alelade giyinenler´den değil.
Yabancı Ülkelerden gelen Turistler Sahil yada Havuz kenarında üstü çıplak olarak Güneşlenirken bende bundan rahatsız oluyorum ama sesimi çıkarmıyorum.
Avrupalı´yız diye kendilerinden Övünen o Veledi Zinalar önce kendilerini düzeltsinler.
Tv de Almanyadaki gençlerle yapılan röportajı izliyorum
almanya doğumlu olduğu anlaşılan bir genç diyorki
"kabul edelim gitsin ne olacakki yani" başka biri "bir şeyler yapmışızki ....." |
Maalesef böyle Insanlar Türkiyede´de var ama burada benim çevremde hiç kimse böyle birşeyi asla kabul etmiyor ve sürekli Vatanımızı savunuyoruz, kendimizi ve Türkiyemizi ben ve Arkadaşlarım elimizden geldiği kadar en iyi şekilde temsil etdiğimize´de Inanıyorum.
Ama şunu´da belirtmeliyim´ki maalesef sizin söyledikleriniz kadar olanları da var bunu kabul ediyorum ama öyle olmayanları´da aynı kefeye koyup hele´ki Kelek´liği de yakıştıran Arkadaşlarımızdan biraz daha sağ duyulu olmalarını rica ediyorum.
|
 |
orhans
16 yıl önce - Çrş 04 Ekm 2006, 10:36
Yine birkaç tane "ama bazı Avrupalılar da bunu yapıyor" gibi cevap geldi.
Avrupalılar'ın kötü örnekleri olmadığını kimse iddia edemez.
İnsanın olduğu yerde bu tür örnekler olacak.
Madem ki yıllardan beri tanıtım eksikliğinden bahsediyoruz,
alın size tanıtım.
Üstelik milyon Euro'luk reklamlardan daha etkili.
Adamlar hergün hayatlarında Türk'ü temsil eden bir figür görüyorlar.
Benim içime sinmeyen, oradaki görüntünün bize yakışmaması.
Yoksa isteyen istediği gibi yaşasın.
|
 |
Alpaslan Gurkas
16 yıl önce - Çrş 04 Ekm 2006, 11:46
BAKIS ACISI
Eger gidip Istanbul'da gece kondu bolgelerini gezerseniz yorumunuz '' bak bunlar butun Istanbul'u temsil ediyor.'' mu olur?
Herkes işine gelen istedigi şeyi gormeye calisiyor. Ona gore de yorum yapiyor. Niye bu kadar negatif gozluklerle kendimize bakis acimiz var? Bir vatandasimiz gitmis Paris'in getolarinda, banliyosunde Turkiye'yi temsil eden(yada edemeyen) Turkler gormüşmüş. Kim kimi temsil ediyor?
Hayrola, bu gorulen vatandaşlarin Uzerinde ''Turkiye Temsil Heyeti'' diye Ay-Yildizli milli forma mi vardi? Niye boyle on yargili olup(genelleme olmasa da deyip) yazma ihtiyaci duyuyorsunuz.
Git, at gözlüğü ile seçtiğini aktar. Niye gidipte iş güç sahibi, mekan sahibi, kendi yasadiklari toplumlar icinde sevilen sayilan Turkleri gormuyorsunuz? Onlar Turkiye'yi temsil etmiyorlar mi? Sadece secilen, gorulen, gorulmek istenen Turkler mi Turkiye temsilcisi oluyorlar? Nedense herkes iyi, başarili olanlari degil, başarisiz, kötüleri görme havasinda.
Isteyen gelsin ben gostereyim madalyonun öbür yüzünü.
Turkiye'yi temsil ne oyle banliyoler de yasayanlara ait bir haktir, ne de sokakta dolasan işsiz güçsüzün.
Sen rahat ol Turkiyem senin gerçek temsilcilerin senin yüzünü kara çıkartmiyor.
Sen rahat uyu Arif Mardin seni bir TURK olarak dunya tanidi. Turkiye'yi de dunya çapinda temsil ettin. Senin hayatin sagda solda görülen sözde Turkiye temsilcilerinin ayiplarini binlerce defa örter.
Hadi kalin saglicakla.
Alpaslan Gurkas
|
 |
cenk@
16 yıl önce - Çrş 04 Ekm 2006, 11:59
Bunu anlayabilmek için Türkiye'nin AB üyeliğine en çok karşı çıkan Avrupa ülkelerine bakalım önce; Almanya, Avusturya, Hollanda, Fransa. Yani en çok Türk'ün yaşadığı yerler. İspanya, Macaristan gibi Türkler'in sayı olarak fazla bir şey ifade etmediği yerlerden en yüksek desteği alıyoruz. Hiç ortalıklarda gözükmesek daha mı iyi olacak diye düşünüyor insan.
Tabii sorun sadece Avrupa ülkelerine işçi olarak giden göçmenlerin çoğunluğunun eğitimsiz ve vasıfsız bir topluluktan oluşması. Arkadan gelen kuşaklar gelenekleri biraz yıkabilirlerse durumu düzeltiyorlar. Sorun bu kişilerin Türk olması değil. Çünkü modadan, sanayiye bir çok Türk'ü Avrupalılar el üstünde tutuyorlar. Onlarca milletvekilimiz var Avrupa parlamentolarında. Eksik olan eğitimsiz ve kendini iki farklı kültürün arasında bulup değişim ve yenilenme gücünü yakalayamamış bir nesil sadece...
Ben de Almanya doğumlu biriyim bu arada....
|
 |
Volkan.B
16 yıl önce - Çrş 04 Ekm 2006, 12:05
Avrupa’da yaşayan Türklerin, en büyük göçmen kitlesini oluşturmalarına rağmen küçük bir topluluk kadar bile olsa sivil toplum gücünü oluşturamamasının en büyük sebebi henüz “Avrupalı” olamamalarında yatıyor. Sosyal ve kültürel manada Türkiye’nin 1980’lerini yaşayan gurbetçi Türklerin kurduğu derneklerin büyük çoğunluğu politize olmuş ve büyük rakip olarak yine bir başka Türk derneğini görüyor. Türkiye Araştırmaları Başkanı Prof. Dr. Faruk Şen’in politize dernekleri tarifi oldukça ilginç: “Türkiye’deki politik bölünmeyi burada mumla arıyoruz. Türkiye’de bir DHKPC varsa burada en az 5 farklı DHKPC örgütü vardır. Yine Türkiye’de bir tane Milli Görüş teşkilatı varsa Avrupa’da her bölgede farklı bir Milli Görüş teşkilatı vardır. Sivil toplum örgütü olarak kurulan binlerce derneğin büyük kısmı, politik araçlar için kullanılıyor.” Faruk Şen’in “Türkler kadar kolay örgütlenip dernek kuran, sonra da bu derneklere muhalefet eden başka oluşumları ortaya çıkaran, başka bir ırk yok!” tesbiti ise oldukça ilginç.
Türkiye dış politikasına hükmedenler de bugüne kadar Avrupa’da bir Türk lobi için çalışma yapmamış. Çok parçalı ve politik kavgalarla birbirlerinden hoşnutsuz kitleyi birleştirmek ancak Ankara’nın güven veren politikalarıyla mümkün olacak. Yakın geçmişe kadar Türkiye aleyhine yapılan yayınlara, tek bir Türk’ten tepki gelmiyordu; çünkü Türkler ya para kazanmak için ya da kaybedilen parayı kurtarmak için uğraşıyorlardı.
|
 |
sayfa 2  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|