1 milyon Türkiye fotoğrafı
|
 |
emreddr
16 yıl önce - Pzr 01 Ekm 2006, 03:12
Profesör, Rektörle muayene ücreti ödeyerek görüşebildi
Memleketimizden Üniversite manzaraları...
| Alıntı: |
Profesör, Rektör’le muayene ücreti ödeyerek görüşebildi
Mustafa OĞUZ, (DHA)
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/4852878.asp
Dokuz Eylül Üniversitesi’nde görev yapan Prof. İzge Günal, aynı koridorda görev yaptığı Rektör Prof. Emin Alıcı ile görüşmek için randevu istedi. Ancak, aradan 17 gün geçtiği halde Prof. Günal’a cevap veren olmadı. Bunun üzerine Prof. Günal, hastaymış gibi muayene randevusu aldı ve rektörle görüşmeyi başardı. Prof. Günal, bunun için 90 YTL muayene ücreti de ödedi.
İZMİR Dokuz Eylül Üniversitesi Konsey Başkanı Prof. Dr. İzge Günal, üniversitede yaşanan olumsuzlukları anlatabilmek için Rektör Prof. Emin Alıcı’dan randevu istedi. Ancak, 17 gün beklediği halde rektörden ses çıkmadı. Bunun üzerine Prof. Günal, 90 YTL ödeyip Rektör Prof. Alıcı’dan muayene randevusu aldı.
Üniversitenin Tıp Fakültesi Hastanesi’nde temizlik işlerini yapan şirketin işten çıkardığı 213 çalışanının geri alınmasını sağlamak amacıyla başlatılan kampanyaya dört bin kişi imza atarak katıldı. Prof. Günal, toplanan imzaları iletmek için odası aynı koridorda bulunan Alıcı’nın sekreterinden randevu istedi. 17 gün beklediği halde görüşemeyen Prof. Günal, kendisi gibi ortopedi uzmanı olan Prof. Alıcı’dan 90 YTL muayene ücreti ödeyerek randevu aldı. Randevu gününde Prof. Alıcı’nın odasına giren Prof. Günal, imzaları verdi, sorunları anlattı ve işçilerin geri alınmasını istedi. Prof. Alıcı’nın, 90 YTL’lik muayene parasını geri ödemek istediğini belirten Prof. Günal, "Kabul etmedim. 20 dakikalık zamanı her hasta gibi kullandım, sorunları dile getirdim. Rektör Prof. Dr. Alıcı bana işçileri şirketin çıkardığını ve kendisinin böyle bir karar almadığını söyledi" dedi. Prof. Alıcı da kapısının her türlü görüşmeye açık olduğunu belirterek, "Ben her saatte rahat ulaşılabilecek biriyim. Burada kötü niyet olduğunu sanıyorum. İşçileri de Güzel İzmir Temizlik Şirketi kendi çıkardı. Benim bir talimatım olmadı" dedi. |
En son emreddr tarafından Pzr 01 Ekm 2006, 03:16 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
emreddr
16 yıl önce - Pzr 01 Ekm 2006, 03:15
Profesöre 'kibarca git'
Hak arayan Profesörün başına gelenler...
İzge Günal, Türkiye’de ortopedi ve travmatoloji alanında uluslararası akademik dergilerde en fazla makalesi yayınlanan bilim insanı olma ünvanını taşımaktadır. Uluslararası alanda “Günal Seber Başaran Sendromu” olarak bilinen sendroma adını veren üç hekimden biri olarak tanınmaktadır. Ortopedi alanında yurtdışında kitabı yayınlanan tek bilim insanıdır ve bu kitap İngiltere’de asistan eğitiminde kaynak kitap olarak okutulmaktadır.
Tüm akademik çalışmalarının yanı sıra İzge Günal, üniversitedeki akademik yolsuzluklara sessiz kalmayan bir bilim insanıdır. Üniversitede, öğrencilerin ve emekçilerin haklarını savunan, haksızlıklara boyun eğmeyen bir bilim insanıdır.
| Alıntı: |
Profesöre 'kibarca git'
29 Eylül 2006
http://www.memurlar.net/haber/54362/
İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emin Alıcı'dan bir türlü randevu alamayınca, görüşebilmek için muayene randevusu alan Prof. Dr. Günal hakkında soruşturma tamamlandı. Üniversite Yönetim Kurulu, ‘amirini küçük düşürdüğü’ gerekçesiyle Günal'a ‘görevden çekilmiş sayma’ cezası verdi.
'KİBARCA GİT'
İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi'nde, bazı sorunları iletmek için randevu isteyip bir türlü alamadığı Rektör Prof. Dr. Emin Alıcı ile görüşebilmek için hasta gibi 90 YTL para ödeyip muayene randevusu alan Tıp Fakültesi Ortopedi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. İzge Günal'la ilgili soruşturma tamamlandı. Üniversite Yönetim Kurulu, Prof. Dr. Günal'ı suçlu buldu ve ‘görevden çekilmiş sayma’ cezası verdi. 26 Eylül'de alınan karar bugün Prof. Dr. Günal'a tebliğ edildi. Cezayı “Atılmanın kibarcası” diye yorumlayan Prof. Dr. Günal, “Bu YÖK'ün koyduğu bir ara maddedir. Bu atılmanın kibarca söylenmesidir. Avukatlarıma durumu bildirdim” dedi.
GEREKÇE: AMİRİ KÜÇÜK DÜŞÜRMEK
Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. İzge Günal, hak aramanın bedelini ağır ödedi. Hastanede hastalardan yasal olduğu halde prim almadan hasta bakan ender doktorlardan biri olan Prof. Dr. Günal, ilginç çıkışlarıyla da tanınıyor. Nitekim Prof. Dr. Günal, iddiaya göre görüşmek isteyip bir türlü randevu alamadığı kendisi gibi ortopedist olan Rektör Prof. Dr. Alıcı'ya ulaşmak için ilginç bir yol izlemişti. Geçen Ağustos ayında Prof. Dr. Günal, hastanenin temizlik işlerini yapan şirketin işten çıkardığı 213 işçinin geri alınmasını sağlamak amacıyla başlatılan kampanyada toplanan imzaları iletmek, yaşanan olumsuzlukları anlatmak için Rektör Alıcı'nın sekreterinden randevu istemişti. Ancak başvurusunun üzerinden 17 gün geçmesine karşın randevu alamadığını önesüren Prof. Dr. Günal, aynı koridorda görev yaptığı Rektör Alıcı'ya ulaşmak için 90 YTL muayene parasını ödeyip hasta gibi randevu almıştı. Bu yolla aldığı randevu sayesinde Rektör Alıcı'ya ulaşan Prof. Dr. Günal kampanya sonuçlarını bildirip, işçilerin geri alınmasını istemişti. Basına da yansıyan bu görüşme şekli kamuoyunun da ilgisini çekerken, Prof. Dr. Günal hakkında da ‘amirini küçük düşürdüğü’ gerekçesiyle soruşturma açılmıştı.
'TÜRKİYE'DE EN ÇOK ULUSLARARASI YAYINI OLAN ORTOPEDİST BENİM'
Soruşturma tamamlanırken, Üniversite Yönetim Kurulu, Prof. Dr. Günal'ı suçlu buldu ve ‘görevden çekilmiş sayma’ cezasına çarptırdı. 26 Eylül'de alınan karar bugün Prof. Dr. Günal'a tebliğ edildi. Cezayı, “Atılmanın kibarcası” diye yorumlayan Prof. Dr. Günal, işine son verildiğini söyledi. Prof. Dr. Günal, kararın yeni tebliğ edildiği, henüz ne yapacağını bilemediğini ve avukatlarına durumu bildirdiğini kaydetti. Daha önce de bazı meslektaşlarının ‘akademik yolsuzluk’ yaptıklarını iddia etmesi yüzünden soruşturma geçirip ‘hakaret’ gerekçesiyle ceza alan Prof. Dr. Günal, şöyle konuştu: “İşçilerin atılması ve bir öğretim üyesinin atılmasını protesto etmek için toplanan imzaları Rektör Alıcı'ya ulaştırdım. Kullanılmayan bir demokratik hakkı kullandım. Anladığım kadarıyla rektörlük aykırı ses istemiyor üniversite içinde. Bunun ayrıca öğretim üyelerine bir gözdağı olduğuna inanıyorum. Yani bundan sonra DEÜ'de bir şeye itiraz etmek çok zor olacak. İnsanların önünde bir örnek olarak duracağım. Benim özelliklerim de vardır, pek bilinmez. Türkiye'de en çok uluslararası yayını olan ortopedist bendim. Kendi ismimle bilinen bir hastalık var. Aynı zamanda hastayla hiçbir zaman para ilişkisi olmayan, yasal yollardan da para, prim almayan hekimim. Bunların hepsinin bir bütün olduğunu düşünüyorum. Eğer bir insan bilimsel araştırma yapıyorsa mutlaka sorgular. Bilimsel araştırma sorgulama demektir. Bir insan sorgulamaya başlarsa da önce kendi çevresinden başlar. Bir hakaretten soruşturma geçirip ceza almıştım. Şimdi amiri küçük düşürme suçundan ceza aldım. ‘Görevden çekilmiş sayma’ diye bir ceza, atmak değil. Ancak pratik olarak aynı, teknik olarak ismi böyle. Çünkü memura atma cezası vermek çok zor bir iştir. Yüz kızartıcı suçlar, Atatürk'e karşı işlenen suçlar, vatana ihanet gibi suçlar gerektiriyor. Bu YÖK'ün koyduğu bir ara madde bu. Bu atılmanın kibarca söylenmesidir. Avukatlarıma durumu bildirdim” dedi. |
|
 |
UtkU 86-003
16 yıl önce - Pzr 01 Ekm 2006, 03:43
Nedir bu Emin Alıcı furyası anlamadım.Bir anda adı her yere bulaştırıldı.Bir ismin kamuyouna yazılı ve görsel basın tarafından iyi ya da kötü olarak bu kadar yansıltılması hayrıalamet değil.Acaba 9 Eylül Rektörü Emin Alıcı birilerinin hedefi haline mi geldi,bir yerlerden "düğme"ye basılmış olabilir mi kendisi için?
|
 |
gürkang
16 yıl önce - Pzr 01 Ekm 2006, 11:27
Anadolu halkı keşke müslüman olmasaydı sözü ona pahalıya mal oldu. Oysaki o konuşmada doğru ve dikkat edilmesi gereken açıklamalar da vardı ama bu sözün gölgesinde kaldı hepsi. Yukarıdaki memurlar.net sitesi de muhafazakar-sağ kimliğiyle tanınan bir site. Yorumların biraz sert olması da buradan kaynaklanıyor.
Bence rektör bu sözü söylediyse özür dilemeli, söylemediyse de bunu ispatlamalı. Çünkü islamcı-muhafazakar gazetelerin hedefi haline geldi ve sonunun Danıştay saldırısında hayatını kaybeden Mustafa Yücel Özbilgin gibi olabilir .
|
 |
berk-11-60
16 yıl önce - Pzr 01 Ekm 2006, 12:37
Alıcı'nın Rektör seçildiği dönemde de birtakım kargaşa yaşanmıştı sanıyorum.Yaşananlar bunun devamı da olabilir.
1999 yılında hastalığım nedeni ile kendisine muayene oldum ve sohbet etme olanağı budum.Antidemokratik biri izlenimi vermedi bana.
|
 |
kemal neu
16 yıl önce - Pzr 01 Ekm 2006, 17:57
| Alıntı: |
| Bence rektör bu sözü söylediyse özür dilemeli, söylemediyse de bunu ispatlamalı. Çünkü islamcı-muhafazakar gazetelerin hedefi haline geldi ve sonunun Danıştay saldırısında hayatını kaybeden Mustafa Yücel Özbilgin gibi olabilir |
Rektörün sözüne %100 haklı veya haksız diyemeyiz. Anadolu halkı islam olmasaydı tarihin akışı nasıl değişirdi, bunu oturarak burada tahmin etmek zor. Uzun bir araştırma konusu. Kesin bazı şeyler daha iyi olurdu baz şeylerde kötü. Sonuç olarak bu kendisinin fikri. Bu sözler üzerine danıştay saldırısı gibi bir olay gerçekleşecekse, belki rektör haklıydı diye düşnürüm. Nedense günümüzde fikirlere karşı silah ile cevap vermek en çok islamda görülüyor.
(Başlığı görünce tam Aziz Nesinlik bir olay şeklinde birseyler yazmak istedim, ama konu nerelere geldi)
|
 |
sevil ege
16 yıl önce - Pts 02 Ekm 2006, 05:00
Prof.Dr. Emin Alıcı son derece nazik, mütevazi bir insandır.. Kendisini bizzat tanırım.. Koridorda bile hocam diye seslenip konuşabilirsiniz..
Evet Emin Alıcı rektör seçildiği halde rektör yapılmak istenmedi.. Bu olay ve haber kesinlikle komplodur..
İşçilerin toplu çıkarımı ile ilgili olaya gazateci olarak gittim.. Tamamen temizlik şirketi ile alakalı.. Rektörlükle bir ilgisi yok.. Ve işten çıkarılmaları da yasal yapılmış bir şey ispat edemiyorlar.. Haklarını alamıyorlar..
Bu haberde sözü geçen Türkiye'nin değerli hocası ki skolyoz ameliyatlarının titanyum versiyonu patentini almış ve ABD ye kullanımını kendi adı ile vermiş çok önemli mucit bir tıp doktoru Emin Alıcı ya Türk halkı olarak sahip çıkmalı, yetişmiş değerlerimizin harcanmasına izin vermemeliyiz diye düşünüyorum...
|
 |
samet cosqun
16 yıl önce - Prş 23 Ağu 2007, 13:58
öncelikle 9 eylül'de okuduğumu belirtmeliyim.bir gün işletme hocamız her zamanki gibi sınıfımıza geldi.dersi işlerken morali epey bozuktu.doğal olarak bir hayli sessiz sakin bir ders gördük.hocamız dersi bitirdi ve bize bu olayı anlattı.o an hepimiz rektörümüze ateş püskürdük nasıl böyle bir şey yapar gibilerinden.ve işletme öğretmeniz en sonuna ekledi "olaydaki profesor benim kocam.hepinize iyi akşamlar". dedi ve gitti.arkasından ne bir geçmiş olsun ne bir çok üzüldük diyemedik.ilginç bir enstantaneydi paylaşmak istedim.
|
 |
Necmettin K.
16 yıl önce - Prş 23 Ağu 2007, 14:21
Konunun gelişimi ve bütünlüğü hakkında bilgim yok.
Hangi inanç ve Irki yapıdan olursa olsun, ilim adamlarına, ilimlerin hayrına saygı duyuyorum, hatta okuduklarımdan sonra gıpta ediyorum.
Rektör, yaptığı ilim ve bıraktığı manevi mirası ile, belki insanların acı çekmelerini engelleyecek ve onların rahatlarını sağlayacak, belki ayakta namaz kılamayanların, ayakta namaz kılmalarına vesile olacaktır.
Farzedelim ki, namaza ve Allah'a inancı olmasa bile ilminden faydalanılacak bir insandır.
Bunun dışında bir noktaya dikkat çekmek istiyorum; İslam asla Dinciliği ve Terörizmi teşvik etmez ve hatta İslamda Dincilik ve terör haramdır.
" İslamcı teröre kurban olabilir" ve benzeri terimler katiyyen yanlıştır.
Kendisini Müslüman ve öldürmeyi kendisine vazife edinenlerle, Allah adına savaşanları aynı kefeye koymayınız.
Zira , Yüce Allah, Peygamberine dünyayı kurtarma ve Müslüman olmayanları öldürme görevi vermemiştir.
İslamcı terörist yoktur, Müslüman olup imanı zayıf ve yanlış telkinlerle yetişmiş caniler vardır. ikisinin birbirine karıştırılmaması gerekmektedir.
|
 |
|
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|