1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1  |
 |
Mine Beyaz
16 yıl önce - Cmt 30 Eyl 2006, 07:08
Türk Misafirperverliği
Misafirperverlik kelimesinin birkaç değisik kullanımıyla bir arama yaptım bir şey bulamadım. Galiba daha önce bu konuda yazılmamış. Halbuki ülkemiz insanının eşsiz niteliklerinden biri. Ulkemize her ilk gelen yabancının ilk dikkatini çeken özelliğimiz. Herşeyde olduğu gibi, insan içinde yaşarken değerini bilse de fazla farkedemiyor. Hele ki bir uzaklaşın, o zaman farkı görmek an meselesi. Orneklemeyi pek severim Izninizle biraz karşılaştırmalar yapmak isterim.
Amerika’da iş hayatına yeni başlamışım, ofisimize bir görüşme yapmak üzere bir misafirimiz gelmiş , yeniyim ya, benden orada daha uzun sure çalışmış olan arkadaşa kaş göz yapmaya başlıyorum ‘kahve ikram etmeyecek miyiz?’ anlamında. Kesinlikle ne demek istediğimi anlamıyor. Kenara çekiyorum ‘kahve?’ diyorum, ‘ne kahvesi? diyor. Anlıyorum ki gurbet ellerde iş hayatında ikram söz konusu değil (Bazı yörelerde, özellikle Güney'de varmış ama buralarda yok)
Aradan birkac yıl geçiyor. Artık iş hayatını öğrenmişiz, kahve yok! Diyorum ki, artık buralarda eskidim, iyi çok iş yerinden bircok arkadaşım oldu, bari evimde bir parti verip Türk yemeklerini tanıtayım. Eşimle sabahtan, hatta bir gün önceden başlıyoruz hazırlıklara, aklımıza gelen her yemeği yapıyoruz, çok başarılı bir akşam geçiriyoruz. Pazartesi günü işte tebrik ve teşekkürleri kabul ediyorum. Aradan bir yıl geçiyor ve ben hala belki bir tanesi akıl eder de bizi davet eder diye bekliyorum…Birgün biri çıkıp ‘çok güzel yemek yapıyor, bizi bir daha çagırsa’ diyor, diğeri 'bir kere çağırmıştı, bu sefer masrafını biz karşılayalım o yemekleri yapsın’ diyor…Ben gülümsüyorum, hala beklemeye devam edip ve içimden ‘buralarda bekleyen Derviş’in pek muradına ereceği yok’ diye geçiriyorum
Bir kez de Ingiltere’ye gidiyorum ve Ingiliz arkadaşlarda kalacağım, ‘seni karşılayalım mı?’ diyorlar. Israr edeceklerini düşünerek ‘gerekmez’ diyorum. Londra metrolarında bavulumla cebelleşirken bu lafımdan sonsuz pişmanlık duyuyorum! Kısa bir süre sonra onlar Istanbul’a gelmeye karar veriyorlar. Hem de sabaha karsi 3:00’de inen bir uçakla. Tabii ki ben ve eşim havaalında bekliyoruz. Iner inmez ‘Ama biz seni karşılamamıştık’ diyorlar. Gülüp ‘Bir dahaki sefere karşılarsınız’ diyorum
Simdi bir rolleri değişterek düşünün, iş yerine gelmiş birine ‘Kahve mı, çay mı?’ demeyenimiz var mıdır? Bir yabancı, bırakın yabancıyı, birisi sizi evinize çağırdığında ilk işiniz onu onun sizi ağarladığından daha iyi ağarlamaya çalışmak olmaz mı? Bir tanıdığınız sizde kalamaya geliyorsa havaalanına gitmeyip otobüs metro tarifesi verir misiniz? Var mı biz Türkler gibi misafirperveri?
|
 |
Zeki Varış
16 yıl önce - Cmt 30 Eyl 2006, 07:54
Açıkçası mesajınızı okurken biraz duygulandım.Çünkü maalesef benimde seyahatlerimde gözlemlediğim bir durumdur bu,ki birde siz devamlı onlarla yaşamak mecburiyetindesiniz.Çok kısa başka bir örnek vereyim.
Geçtiğimiz aylarda,Florida'da yaşayan bir arkadaşım bana rica etti.Türkiye'yi ilk kez ziyaret edecek bir Amerikalı arkadaşı ile ilgilenmem konusunda.Tabi ilk işimiz önceden yaptırılan otel rezervasyonlarını iptal ettirmek oldu.Sabahın kör saati gittim karşıladım,kahvaltıda nereleri görmek istediği konusunda bilgi alarak program yaptım,gezdik tozduk,rahat etmesi için elimizden geleni yaptık sonuçta havaalanına götürdüm,tüm kontrollerden geçmesini bekleyerek yaklaşık 2 saat harcadım,yine sabahın kör saati.Adettir ya bizde gidince bir ara denir,onuda dedik.
İşte 3 ay falan oldu,bekliyoruz halâ arayacak diye.Bir mail atsaydı onada razıydım ya neyse.Sadece benim arkadaşım teşekkür etti ilgilendiğim için o kadar.
|
 |
Arif Evinc
16 yıl önce - Cmt 30 Eyl 2006, 08:45
Burada birisine birsey ikram ettigin zaman adamlar almadan once "eminmisin" diye soruyorlar.
|
 |
TAYFUN KIRALİ
16 yıl önce - Cmt 30 Eyl 2006, 09:30
Mine hanım harika bir konu açıp çokta güzel tanımlamış.
ya arkadaşlar niye şaşırıyoruzki? bu toplumların geri kalmışlığı,ilkelliği, ve kendilerini geliştirememiş olmalarından kaynaklanıyor büyün bunlar. fare lağımda dolaşır ve kimsede onu yadırgamaz, bunlarda böyle ve bizimle çok daha samimi ve iyi diyaloglar kurmazlarsa dahada kötüye gidecekler. bunlar matrıx düzeninin canlıları, bunları makineler yönlendiriyor artık. bizim ulaştığımız seviye'ye ulaşmaları için çok eğitilmeleri lazım. burad'da görev oralarda yaşayan TÜRK'lere düşüyor. bunların herşeyi'ni inceleyin.çok çalışın ve çok çocuk yapın vede bu çocukları TÜRK örf ve anane'leri ile yetiştirip, batıda yaşayan bu canlıları bizim çıkarlarımız doğrultusunda eğitip insan yapın.
ciddiyim
|
 |
Atilla DÜNDAR
16 yıl önce - Cmt 30 Eyl 2006, 09:53
Misafirperverlik en büyük Türk geleneğidir. Bu tarihler boyu böyle gelmiş ve bilinmiştir. Peki halen devam ettirilebiliyor mu?.....
Anadolu insanı bu geleneği en iyi şekilde devam ettiriyor. Misafir o insanlar için gerçekten çok değer verilen bir kavram. En düşük gelirliden en zenginine kadar anadolu insanı evine gelen misafirine mutlaka bir sofra açar. Hiç bir şey yapamasa da evinde en baş köşeye oturtup bir tas ayran ikram eder.
Büyük şehirlere gelince, buralarda da genellikle misafirperverlik halen en önem verilen değerler olarak sürdürülmektedir. Ancak, eski gelenekler ne yazık ki kaybolmaya yüz tutmaktadır. Komşuluk ilişkileri zayıflamış, konuk ağırlamaktan kaçınılır hale gelinmiş ve en önemlisi insanlar birbirlerinden kaçar hale gelmişlerdir. Ama yine de yeri ve zamanı geldiğinde de özüne yakışır misafirperverliği yerine getirmekten kaçınmazlar.
Misafirperverlik ile komşuluk ilişkileri aslında aynı kefede olmamaktadır. Çünkü, komşuluk kavramı artık günümüzde ne yazık ki ortadan kaybolmuştur. Ara sıra bir araya gelen komşular da ne yazık ki televizyon denilen alete yenilmişlerdir. Her ne olursa olsun yine de Türk insanının özünde misafirperverlik geleneği hiç bir zaman kaybolmayacaktır. Çünkü bu karşılık beklenilmeden yapılan bir şeydir.
|
 |
YUNUS25
16 yıl önce - Cmt 30 Eyl 2006, 14:23
Ne mutlu ki misafirperver bir milletin evlatlarıyız..
Azıcık aşımızda olsa misafirimizle paylaşmazsak uyuyamayız..
Misafirperverliğimiz ve diğer gelenek göreneklerimizdir bizi birbirimize bağlı tutan.. Biz kızımızı 25 in de gelin ederken ağlarız.. ABD li 16 sında salar kendi yaşasın diye..
Bilim adamları bile araştırıyor bu konuyu.. Türk toplumu niye bu kadar duygusal diye.. Biz çok özel bir milletiz.. halimiz tavrımız geleneğimiz göreneğimiz ile..
Bunu bildiklerinden değil mi, bizi Amerikalılaştırmak çabasındalar sinema ile Tv ile müzik vb ile...
|
 |
BEHÇET.V
16 yıl önce - Cmt 30 Eyl 2006, 14:47
’’Sizler dost bir vatanın toprağındasınız. Huzur ve sükun içinde uyuyunuz. Sizler, Mehmetçiklerle yan yana, koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar... Gözyaşlarınızı dindiriniz. Evlatlarınız bizim bağrımızdadır... Onlar bu toprakta canlarını verdikten sonra artık bizim evlatlarımız olmuşlardır’’...
ATATÜRK'e yapılan karikatür terbiyesizliğine o seksen yıl önce yukarıdaki satırlarla cevap vermiş ve Avustralyalı analara ağlamayın onlar bizim evlatlarımız demişti.Bundan öte bir misafirperverlik olabilir mi?
|
 |
rabia-k
16 yıl önce - Cmt 30 Eyl 2006, 20:38
Silinmiştir.
En son rabia-k tarafından Cmt 30 Eyl 2006, 20:47 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
rabia-k
16 yıl önce - Cmt 30 Eyl 2006, 20:39
Yıllar önce, annem, ben ve yeğenim Ankara' dan Eskişehir'in ilçesine gitmek üzere trene bindik ve gece her nasılsa, telaştan olacak, ineceğimiz duraktan çok önce Yunus Emre durağında indik. Yanlış durakta indiğimizi anladığımızda daha bir üzüldük ve telaşlandık. 3 bayan karanlıkta bilmediğimiz bir yerde çok tedirgin olduk. Biz ne yapacağımızı düşünürken, üniformalı bir adam gelerek, ne olduğunu sordu. Anlattığımızda, kendisinin görevli olduğunu, bir sonraki trenin yanlış hatırlamıyorsam, 2 saat sonra geleceğini, bu arada kendisinin evine gidip beklememizin uygun olacağını söyledi. O yörenin insanı olması, yanımızda 5 - 6 yaşlarında yeğenimin olması ve havanın soğukluğunun da getirdiği çaresizlikle beraber evine gittik. Sıcacık sobanın yandığı evde eşi bizi sanki kırk yıllık tanıdıkları gelmiş gibi karşıladı ve hemen yemek hazırladı. Bir süre de sohbet ettikten sonra tren saati geldiğinden ayrıldık ve yine görevli bizim trene binmemize yardım etti.
O geceyi annem ve ben hala anar ve o güzel insanlara dua ederiz. Kaç ülke insanı bunları yapabilir ki şu dünyada. Bizim misafirperverliğimiz bambaşka.
|
 |
MISTIK
16 yıl önce - Cmt 30 Eyl 2006, 21:11
hiçbir batı dilinde GÖNÜL diye bi kelime yoktur.
gönül kelimesinin bilinmediği bir ülkede de insanların can-ı gönülden misafirperver olmaları falan beklenemez.
çok abartıyoruz bu batı insanını.
bizim insani özelliklerimiz onların ise hayvani özellikleri daha ağır basar aslında.
NOT:
BATILI DİLERDE KARŞILIĞI VEYA TAM KARŞILIĞI OLMAYAN KELİME ve DEYİMLERE ÖRNEKLER:
gönül (heart değildir)
vefa
namus
keyif
can
delikanlılık
afiyet olsun
canım benim
muhabbet
hoşbulduk
güle güle kullan
sıhhatler olsun
YÜREK (heart değildir)
sevda
hayırlı olsun
güle güle oturun
DOST
yavrum
hadi hayırlısı
hürmet
allah sahibine bağışlasın....
AYIP kelimesinin karşılığı DİRTY olabilirmi?
SEVGİ ve AŞK love'midir sizce?
BU KADAR GÜZELİM KELİMELERİN OLMADIĞI BİR MEMLEKETTE MİSAFİRPERVERLİKTEN BAHSEDİLEBİLİRMİ?
bu batılılar kadar mekanik-materyalist toplum yoktur yeryüzünde..
En son MISTIK tarafından Cmt 30 Eyl 2006, 22:28 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
|
 |
sayfa 1  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|