Kürşat bey sağolun var olun.
Bu türkümüzü gözyaşları ile dinledim.
Çalışma ve mizampajı olağanüstü.
En son bölümde Aziz Atatürk'ümüzün orada ölen Anzak askerlerinin ailelerine olan hitabı da müthiş bir final olmuş.
Türk'lüğümle, ecdadımla, kahraman şehit ve gazilerimizle ve bize bu aziz vatanı, bağımsız Türkiye'yi armağan eden Atatürk'ümüzle ve kahraman silah arkadaşları ile bir kez daha gurur duydum.
Çanakkale geçildi zaten?
Çanakkale zaferi olarak kutladığımız tarihten 2 sene sonra İngiltere tüm donanması ile Çanakkale'den geçerek İstanbul'u işgal etti. Millet Meclisini dağıttılar ve İngilizlere karşı bir tek mermi dahi atılmadı. İstediklerini aldıktan sonra kendileri "geldikleri gibi" gitti.
Burç bey İngilizler istediklerini aldı sonra da kendiliklerinden çekti gitti demiş.
Adeta ulusal kurtuluş savaşı olmamış, ordularımız İstanbul'a girmemiş gibi.
Ben İngilizler istediklerini aldı derken neyi kastettiğinizi anlıyamadım.
Fransız ve İtalyanları ve Yunan'lıları yenen kuvva- i milliye orduları İngilizleri kuşatmışken İstanbul'u yeniden fethedip oluk oluk şehre girip İngiliz 'in karşısına dikilmişken sıkıysa çekip gitmeseydiler bakalım.
İngilizlerin tek istedikleri boğazları ve İstanbul'u kontrolların altına almaktı. Bunu yapamadıkları gibi sadece güzel bir nasihat aldılar.
Demişti ya Aziz Atatürk; geldikleri gibi giderler diye, o hesap işte. Bu ülkeden bir toplu iğne bile götürmemeden ve hiç bir emellerine kavuşamadan çekip gittiler.
Mecburen.
Haa, aldıkları tek şey Vahidettin denen herifi de beraberlerinde götürmeleri oldu.
Bügün ülkesini kurtaran gerçek kahramanlar huzur içinde yatıyorlar
Burç bey İngilizler istediklerini aldı sonra da kendiliklerinden çekti gitti demiş.
Adeta ulusal kurtuluş savaşı olmamış, ordularımız İstanbul'a girmemiş gibi.
Kurtuluş savaşında İngilizler ile hiç savaşmadık Akşit Bey.
Hele İstanbul'da hiçbir savaş olmadı. İngilizler kendileri gitti.
Ancak onlar gidince Türk orduları İstanbul'a girdi.
Alıntı:
İngilizler istediklerini aldı derken neyi kastettiğinizi anlıyamadım.
Anlatayım :
İngilizler Lozan anlaşması ile her istediklerini aldılar. Örneğin petrol yatakları olan Musul ve Kerkük onların oldu. Boğazlardaki Türk hakimiyeti sonlandırıldı ve gemilerinin istediği gibi boğazlardan geçebilmesi garanti altına alındı. Savaş tazminatı da aldılar, bütün maddi kayıplarını fazlasıyla ödettiler, padişahı sürgüne gönderip Osmanlı imparatorluğunu da bitirdiler, yerine "batı yanlısı" bir yönetim yerleştirdiler, yani Atatürk. Bu sayede kendilerinin asla zorla yaptıramayacağı şeyleri kendi kendimize kolayca yaptırdılar. Örneğin halifeliğin kaldırılması, Ayasofyanın cami olmaktan çıkarılması, Osmanlı padişahının hain ilan edilmesi ve sürgüne gönderilmesi, Latin alfabesine geçilmesi, kılık kıyafetimizden tut, Türk müziğinin yasaklanmasına ve hatta Arapça ezanın yasaklanmasına kadar, yabancı bir askeri gücün asla yaptıramayacağı şeyler rahatça yapıldı. Aslında tarihte ve günümüzde de sıkça kullanılan bir taktik, işgalden sonra kendine yakın bir yönetimi iş başına getirmek. Örneğin Amerika'nın Afganistan'ı veya Irak'ı işgal edip, sonra da kendine yakın birilerini yönetime ataması gibi.
Atatürk'ün İngiltere kralını Dolmabahçe sarayında karşılayıp ağarlaması :
Kurtuluş Savaşında İngilizlerle, İtalyanlarla ve Fransızlarla hiçbir şekilde savaşılmamıştır. Sadece eskiden Osmanlı Devletinin 600 sene bir valiyle idare ettiği Yunanistan ile savaşılmıştır. İngilizler, İtalyanlar ve Fransızlar kendiliğinden geri çekilmişlerdir. Neden acaba?
Sanırım cevabı Burç Bey vermiş.
Çanakkale Savaşı ise Osmanlı evlatlarının yalnız başlarına komik yunan ordusuna karşı değil cihana karşı durduğu efsanevi bir savaştır. Her ne kadar alçakça oyunlarla galip gelmemizin getirileri hiç edilse de.
Çanakkale savaşı maalesef boşa giden bir savaş oldu.
Keşke yüzbinlerce genç boşuna şehit olmasaydı, ama tabii ki o gün için savaş kaçınılmaz idi.
Saldıran da biz değildik zaten, sadece savunma yaptık.
Çanakkale savaşında aslında biz piyonduk.
Alman silahları ile ve Alman generallerin komutasında savaştık.
İngilizlerin Anzakları kullanmasından tek farkı, bizim kendi vatanımızda savaşmamız idi.
Maalesef günümüzde gençler Atatürk komutandı zannediyor. Hatta Kurtuluş savaşının bir parçası zannediyorlar.
Burç bey Lozan antlaşmasında çözülemiyen tek konu Kerkük-Musul konusu olmuştur. Taraflar bu konuda anlaşamamışlardır. Bununla beraber Türk tarafı misakı milli olarak ilan ettiği tüm toprakları vatan toprağı yapmış, I. Dünya savaşı sonucu ödememiz gereken tüm tazminatlar iptal edilmiş, kapitülasyonlar ortadan kaldırılmış Yunan tarafından savaş tazminatı olarak Karaağaç bölgesi alınmış, Irak sınırı hariç tüm sınırlarımız bizim talep ettiğimiz şekilde çizilmiş Bozcaada ve Gökçeada ise bize kalmıştır. Buna ek olarak boğazlar sözde ortak denetim adı altında bizde kalmış 1936 yılında da Legal olarak bizim olmuştur.
Vahidettin'in hain olmadığı konusundaki imalarınıza katılmam olanaksız. Ülkemiz canı ile kanı ile ölüm kalım savaşı verirken İngilizlerin kucağında oturup onların her dediğini yapan ve Kuvayı Muhammediye gibi İngiliz altınları ile kurdurulan yapay çeteleri Kuvva-i milliyecilerin üstüne saldırtan her kese dünyanın bütün dillerinde hain denir. Bunu Lord Kinros anlamıştır ama nedense bazı bizimkilerde!!! bu haini bir koruma refleksi mevcuttur. Benim mantığım bunu anlayamaz. Bu haini neden illa masum olarak lanse edeceğiz? Sırf padişah olduğu içinmi?
Ayasofya neden cami olmamış? Burası bizden önceki kent sahiplerinden bize kalan miras. Bunu olduğu gibi bırakmak uygar bir anlayışın ürünüdür. Balkanlar'daki yüzlerce camiyi yıkıp ta kilise yapsalardı çokmu hoşunuza giderdi? Hoş 10 yıldır başımızda olanlar isteseler 1 günde bu işi yaparlardı niye onlara sormuyorsunuz?
Kabede var olan ve ecdadımızın inşa ettiği tarihi Ecyad Kalemizi yıkıp yerine bol yıldızlı otel yapan suudilere bir tepki gösterdiğinizi hiç hatırlamıyorum. Kabeyi korumak amacıyla yapılan bu tarihi eseri yıkalı daha kaç yıl oldu? Niye sesiniz çıkmıyor?
Laiklik ve halifelik konusunda sizin gibi düşünmüyorum. Kerameti kendinden menkul bir Zat'ın halkın halk adına yönetimi demek olan demokrasi ve Cumhuriyet ile örtüşmesi hiç bir noktada mümkün olamaz.
Evet Türkler ile İngilizler sözde teorik olarak hiç savaşmadılar ama bizimle savaşanların arkasında onlar vardı. Kucağında Vahidettin gibi bir kukla varken neden İngiliz askerleri ölsünki? Türk'ü Türk'e kırdır gitsin.Bandırma ve Erdek yörelerinde ilk kez karşı karşıya gelen taraflar İngilizlerin, Türk tarafının isteklerine boyun eğerek zırhlılarına binip gitmeleri sonucu savaş olmadı. İstanbul Türk'lere teslim olurken Şanlı Bayrağımızı selamlıyanlar arasında tüm işgal kuvvetleri gibi onlar da vardılar.
Aziz Atatürk İngiliz Kıralını Dolmabahçe'de karşılamış; bunun nesi var? Aynı Atatürk Çanakkale'de ölen Anzak çocukları için de ( bundan böyle sizler artık bizim de evladımızsınız ) demiştir. Bu yüksek bir gönül ve medeni bir tavır demektir. Bunu özellikle bugün tüm sınır komşuları hatta bazı sınır ötesi devletlerle sorunu olan bir devletin ferdi olarak daha net algılamak gerekir.
En son Aksit Ozkural tarafından Pzr 13 Ekm 2013, 15:29 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Maalesef günümüzde gençler Atatürk komutandı zannediyor.
Haydi bakalım, bu da mı yanlış şimdi? Atatürk kurtardı, Atatürk olmasaydı biz de olmazdık, Çanakkale geçilmezdi, Atatürk sayesinde düşmanı denizde boğduk, filan.......
Alıntı:
Çanakkale savaşında aslında biz piyonduk.
Alman silahları ile ve Alman generallerin komutasında savaştık.
Bu bilgiyi de kimse bilmiyor. Herkes "Atatürk geldi, düşmanı yendi" diyor.
Bütün orduyu yöneten Atatürk değil miydi, Atatürk sayesinde Çanakkale kurtulmadı mı? Çanakkale de Kurtuluş Savaşı'nın içinde bir savaş değil miydi, ayrı mıydı?
Eğer öyleyse neden bu doğrular daha yüksek bir sesle düzeltilmiyor, neden yanlışların doğruymuş gibi kabul edilmesine göz yumuluyor?
Yakın tarihimizde daha başka doğru bildiğimiz ne tür yanlışlar var, doğruları öğrenmek bizim de hakkımız...