Çanakkale geçilmiştir aslında. Lozan antlaşmasında İngiliz mezarlıkları İngiliz toprağı olmuştur.
İnanmayan Lozan antlaşmasına bakabilir.
Bknz: Madde 128. (i `Türk Hükümeti, İngiliz İmparatorluğu, Fransız ve İtalya hükümetlerine karşı, kendi ülkesinde, bunların, savaş alanında can vermiş ya da yaralanmış, kaza ve hastalık yüzünden ölmüş askerleri ve denizcileriyle, tutsakken ölen askerlere veya gözaltındayken ölen sivillere ait mezarları, mezarlıkları, kemiklikleri ve onları anmak için dikilmiş anıtları kapsayan toprak parçalarını (arsaları) bu hükümetlerin kullanımına ayrı ayrı ve sürekli olarak bırakmayı yükümlenir. Bunun gibi, Türk Hükümeti, 130`uncu maddede öngörülen Komisyonlara, bir araya toplama mezarlıkları (cimetieres de groupement), kemiklikler kurmak ya da anıtlar dikmek için ileride gerekli görülecek toprak parçalarını da, sözü geçen bu hükümetlerin kullanımına bırakacaktır. Türk Hükümeti, bundan başka, söz konusu mezarlara, mezarlıklara, kemikliklere ve anıtlara giriş serbestliği tanımayı ve gerekirse, buralarda cadde ve yollar yapılmasına izin vermeyi yükümlenir. Yunan Hükümeti de, kendi ülkesine ilişkin olarak, aynı yükümleri kabul eder)
Ya kaynağınız sizi ve bizleri yanıltıyor, ya da sadece siz bizi yanıltmaya çalışıyorsunuz....
Açtım baktım antlaşmanın 128. maddesine
Alıntı:
MADDE 128
Türk Hükümeti, Ingiliz Imparatorlugu, Fransiz ve Italya Hükümetlerine karsi,
kendi ülkesinde, bunlarin, savas alaninda can vermis ya da yaralanmis, kaza ve
hastalik yüzünden ölmüs askerleri ve denizcileriyle, tutsaklikta ölmüs savas
tutsaklari ve gözalti edilmis sivillerine ait mezarlari, mezarlıkları,
kemiklikleri ve onlari anmak için dikilmis anitlari kapsayan toprak parçalarini
[arsalari] bu Hükümetlerin kullanimina ayri ayri ve sürekli olarak birakmagi
yükümlenir. Bunun gibi, Türk Hükümeti, 130 ncu Maddede öngörülen Komisyonlara,
bir araya toplama mezarlıkları (cimetières de groupement), kemiklikler kurmak,
ya da anitlar dikmek için ileride gerekli görülecek toprak parçalarini da, sözü
geçen bu Hükümetlerin kullanimina birakacaktir.
Türk Hükümeti, bundan baska, söz konusu mezarlara, mezarlıklara, kemikliklere ve
anitlara giris serbestligi tanimagi ve gerekirse, buralarda cadde ve yollar
yapilmasina izin vermegi yükümlenir.
Yunan Hükümeti de, kendi ülkesine iliskin olarak, ayni yükümleri kabul eder.
Yukarıda belirtilen hükümler, böyle bir amaçla birakilmis olan toprak parçalari
üzerinde, duruma göre, Türk ya da Yunan egemenligine halel vermez.
Son satırı eklmemişim ama bu neyi değiştirir. Siz ebediyen buraların kullanımını Onlara bırakmışsınız. Adamlar bölgede mezar başına bir bekçi dışında hiç bir güvenlikçi istemediklerini deklere etmişler. Fiili duruma bakın. Hem verdiğim metinde yanlışlık yok sadece son satırı eklememişim.
Ben hem egemenlik İngilizlere bırakılmış demedim ki Topraklar İngilizilere bırakılmıştır demiştim. Kelimelere niye bu kadar takıldınız anlamadım, işin özünü örtbas etmek için kelimelere bu kadar takla attırmaya gerek var mı bilmiyorum.
Milli park düzenlemesi esnasında bu mezarlıklara zarar verildiği gerekçesiyle nerdeyse bize nota vereceklerdi.
Bu arada 1938 yılına kadar boğazın enden 8 km'lık kısmı gene İngiliz hakimiyetine bırakılmıştır. Sadece bize lütfedip müfettiş gönderebilirsiniz demişler. Bakınız Lozan 129 madde. Zirayetci sayısını dahi onlar belirlemiş. Kaynak: http://www.ttk.org.tr/templates/resimler/File/Ant ...10-119.pdf
Orjinal metinden bire bir kopya mümkün olmadığından metni veremedim özür. Bi zahmet metne bakarsınız artık.
Bakın meclisde o dönem mebuslar nasıl tepki gösteriyor.
21 Ağustos 1923 günü TBMM kürsüsü, Tekirdağ mebusu Faik Öztrak
"Fakat efendiler, İngilizlere bırakılan bu topraklardaki muazzez şehitlerimizin hatıralarına ne dersiniz? Onların ölülerinin mevcut olduğu bu yerlerde bizim de yüz binlerce şehidimizin kanları ve kefenleri mevcuttur. Vatanımızı istilaya gelmiş olanlara karşı bu imtiyazları vererek bu şehitlerimizin aziz hatırasını nasıl rencide edebiliriz?"
En son Orhan Kınık tarafından Pzr 21 Mar 2010, 00:43 tarihinde değiştirildi, toplamda 3 kere değiştirildi
Türk Hükümetince kullanimi birakilacak toprak parçalari arasında, özellikle
Ingiliz Imparatorlugu için, 3 sayili Haritada gösterilmis olan Anzac (Ari Burnu)
bölgesindeki toprak parçalari da bulunmaktadir.
Ingiliz Imparatorlugunun yukarıda adi geçen toprak parçasindan yararlanmasi
asagidaki sartlara bagli olacaktir:
1. Bu toprak parçasi, Barış Andlaşmasıyla belirtilen amacindan baska herhangi
bir amaçla kullanilmayacaktir; bu yüzden, hiç bir askerlik ya da ticaret
amaciyla, ya da yukarıda belirtilen asil amaci disinda kalan baska herhangi bir
amaçla kullanilmayacaktir;
2. Türk Hükümetinin, bu toprak parçasını -mezarlıkları da kapsamak üzere-
denetlemege her zaman hakkı olacaktir;
3. mezarlıklari korumakla görevli sivil bekçilerin sayisi, mezarlık basina bir
bekçiden çok olmayacaktir. mezarlıklar disindaki toprak parçasi için ayrica
bekçiler bulunmayacaktir;
4. Bu toprak parçasinda, ister mezarlıklar içinde ister disinda, ancak bekçiler
için kesin olarak gerekli konutlardan baska konutlar yapilmayacaktir;
5. Bu toprak parçasının kıyısında, insan ya da yük yüklemegi ya da karaya
çikartmagi kolaylastirabilecek, hiç bir rihtim, dalga kiran ya da iskele
yapilmayacaktir;
6. Bu toprak parçasını ziyaret için gerekli bütün islemler yalniz Boğazlar'in iç
kıyısında yapilabilecek ve bu toprak parçasina Ege Denizi kıyısından girmege,
ancak bu islemlerin tamamlanmasindan sonra izin verilecektir. Türk Hükümeti,
mümkün oldugu kadar basit olmasi gereken söz konusu islemlerin, Türkiye'ye
gelecek öteki yabancilarin bagli tutulacaklari islemlerden daha külfetli
olmamasi ve gereksiz her türlü gecikmeye yol açmayacak kosullar altinda
yapilmasini, işbu Maddenin öteki hükümlerine halel gelmemek sartiyla, kabul
eder;
7. Bu toprak parçasını ziyaret isteginde bulunan kimseler silahli
olmayacaklardir; Türk Hükümetinin, bu yasagin uygulanmasini denetlemege hakkı
olacaktir;
8. Türk Hükümeti, 150 kisiyi asan ziyaretçi topluluklarinin girişinden, en az
bir hafta önce haberli kilinacaktir.
Herkes anlayabilsin diye günümüz türkçesi ile verdim.
"
Alıntı:
Fakat efendiler, İngilizlere bırakılan bu topraklardaki muazzez şehitlerimizin hatıralarına ne dersiniz? Onların ölülerinin mevcut olduğu bu yerlerde bizim de yüz binlerce şehidimizin kanları ve kefenleri mevcuttur. Vatanımızı istilaya gelmiş olanlara karşı bu imtiyazları vererek bu şehitlerimizin aziz hatırasını nasıl rencide edebiliriz?"
Muhterem şöyle düşünebilecek kapasitede olaydı herhalde öyle konuşmazdı.
Alıntı:
Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar! Gözyaşlarınızı dindiriniz. Evlatlarınız bizim bağrımızdadır. Huzur içindedirler ve huzur içinde rahat uyuyacaklardır. Onlar, bu toprakta canlarını verdikten sonra artık bizim evlatlarımız olmuşlardır
Kemal ÇEVİK
En son Kemal Çevik tarafından Pzr 21 Mar 2010, 01:01 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Benim de anlamadığım,buna neden bu kadar takıldığınız.MezarlıK için tahsis ettigi yerler Canakkale`nin kaçta kaçını kaplamaktadır ki Canakkale`nin gecildigini iddia edebiirsiniz.OLüler kalkıp orayı ele geçiremeyeceğine göre,bence bunda da büyütecek bir durum yok.
Lozan antlaşmasında sadece 3 ya da 4 madde Canakkale ile ilgili ve siz kayıblarını bu antlaşma ile kazandiklari söyler gibi yorum yapiyorsunuz bence bu da yanlış.Lozan antlaşmasın da tabii ki bazı hatalar oldu ama yapacakta birşey yoktu.
Kişi sayisinda ise dedikleri 150 kişiden fazla olanlarin geleden bir hafta önce Türkiye hükümetine bildirilmesi gerektigini soylemekte.Yine de kesin olarak kişi adeti vermemis.
Koskoca bir destanı komutanıyla,askeriyle vs vs üstün akil ve direncleriyle verilmemiş olan Canakkale`nin, bir kağıt parçasında yazan iki satir ile şanını yitirdiğini gecilidiğini söylemek biraz abartıdır ve gercekten haksizliktir.
Bu resme iyi bakın. Çanakakle'de çekilmiştir. Çanakkaleli kızlar askerlerimize çiçek veriyor. 1918-1936 yılları arasında 18 yıl İngiliz esaretinin sona erişinin resmidir. Montrö antlaşması gereği İngiliz hakimiyetine son verilir.
Lozan'a sahip çıkarsanız ama zahmet edip açıp okumazsanız, saçma sapan tazviratlarda bulunursunuz . Suçlamadan önce açıp okuyun.
Benim Çanakkale için söyleyeceğim tek bir husus var. Bazı kişiler Türklerin Kurtuluş savaşında savaşmadığını söyler , ama Allahtan Çanakkaleye böyle bir yafta yakıştıramıyorlar, bu mezarlar ne denilir sonra. Aynı Türkler bakın Çanakkalede nasıl savaşmışlar , vatanları için.
Alıntı:
18 yıl İngiliz esaretinin sona erişinin
Orhan Bey , eğitimim yüksek okul ama inanın 18 yıl Çanakkalenin İngiliz işgalinde olduğunu sizden öğreniyorum, eğer doğruysa hakikaten uyduruk eğitim almışız ve de teşekkürler size.
Benim de anlamadığım,buna neden bu kadar takıldığınız.MezarlıK için tahsis ettigi yerler Canakkale`nin kaçta kaçını kaplamaktadır ki Canakkale`nin gecildigini iddia edebiirsiniz.OLüler kalkıp orayı ele geçiremeyeceğine göre,bence bunda da büyütecek bir durum yok.
Bakın 1936 yılına kadar boğazların hakimeyeti İngilziler'de kalmıştır. Konu sadece mezarlıklar meselesi değildir. Yukarda 129. maddenin metnini Kemal bey aktarmış. Dikkatlice okursanız her şey gayet açık. Mondros antlaşmasıyla İngiliz hakimeyeti Lozanda 129.maddeye girmiştir. Çanakkale geçilmiştir. Ha!.. bilip de bilmemezlik yapıyorsanız bu sizin tercihinizdir.
Hadi size bir soru daha, Çanakkale zaferi Cumhuriyetin hangi yıllarında kutlanmaya başlanmıştır?
En son Orhan Kınık tarafından Pzr 21 Mar 2010, 01:34 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Orhan bey biz mi yaniliyoruz yoksa bilmiyor muyuz ya da siz mi yaniliyorsunuz.Simdi bu dediginiz sevr antlasmasıni kapsamaktadir yanilmiyorsam.4 ulkenin askerlerinin bogazlari kontrolü lozan antlasmasinda kaldirildi?Lozan antlaşmasinda ki asil olan savaş esnasinda diger ülkelerin elinde bulundugu avantajdir.Bu ve birkac onemli ve bizim avantajimiza olan maddeler montrö antlaşmasi ile degşsmiştir.
O gönderdigniz fotgraf 1920`li yillara ait gibi gorunmekte.
Orhan bey biz mi yaniliyoruz yoksa bilmiyor muyuz ya da siz mi yaniliyorsunuz.Simdi bu dediginiz sevr antlasmasıni kapsamaktadir yanilmiyorsam.4 ulkenin askerlerinin bogazlari kontrolü lozan antlasmasinda kaldirildi?
Boğazların işgali İitlaf devletlerine bıraklır. Mondros antlaşmasına İmza atan Bahriye Nazırı Rauf Orbay'dır. Daha sonra Rauf Orbay biliyorsunuz başbakanlığa getirilmiştir.
Davul sende tokmak başkasında bunun adı egemenlik mi şimdi?
Boğazlar konusu Lozan'ın 23. maddesinde ve bu maddede Boğazlar rejimi 2. ekli sözleşmesine atıf yapılmaktadır.
MADDE 129
Türk Hükümetince kullanimi birakilacak toprak parçalari arasında, özellikle Ingiliz Imparatorlugu için, 3 sayili Haritada gösterilmis olan Anzac (Ari Burnu) bölgesindeki toprak parçalari da bulunmaktadir.
Lozan'ın
Mondros antlaşmasına İmza atan Bahriye Nazırı Rauf Orbay'dır. Daha sonra Rauf Orbay biliyorsunuz başbakanlığa getirilmiştir.
Fotoğraftaki askerlerin şapkalarına dikkat ederseniz Şapka kanunundan sonra şapka giyilmiştir. Dolayısıyla 1920'ler olması imkansız.
En son Orhan Kınık tarafından Pzr 21 Mar 2010, 16:12 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi