Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
Çanakkale Geçilmez
« önceki   123 ... 343536 ... 737475   sonraki »

ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
cevap yaz
sayfa 35
Kemal Çevik
13 yıl önce - Cmt 20 Mar 2010, 14:15
Çok gizli resmi tarih


Alıntı:
Arkadaşlar;

ZAFERİ BİLE DOĞRU ANLATAMIYORUZ YAVVV.

1-Mustafa Kemal Çanakkalede rütbesi ne?
2-Üstleri kimler? Kime bağlı?
3-Neye ve hangi bölgeye komuta ediyor?
Koca İstanbul'un Beyoğlu kadar yerini komuta etti desek yanlış olmaz. AMA SANKİ HERŞEYİ O YAPMIŞ GİBİ ANLATIYORSUNUZ YAV.


Mehmet'çim,

Aslında Mustafa Kemal Çanakkale'ye Dersaadet Tramvay Idaresi tarafından yollandı. Resmi unvanı Tesviye-yi Umumiye Direktörü idi, vazifesi ise Çanakkale boğazı şimendifer geçişi tünelinin inşaasının mümkün olup olmadığını etüd etmekti. Ama bölgede savaş olduğu için büyük patron Konstantin (Krepo) efendi Cercle d'Orient'dan briç arkadaşı Enver Paşa'dan rica etti kendisine bir yarbay üniforması ve rütbesi uyduruverdiler. Emrine de çalışmalarında yardımcı olsun diye birkaç asker verdiler.

Velakin yarımadadaki durum bu tür fizibilite çalışmalarına elverişli değildi, o da can sıkıntısından emrindeki birkaç askerle Conk bayırına gitti, amacı savaşmak değil, çıkartma yapan Ingilizler arasında lağım açmaya gelen mühendislerle konuşmak, görüş almaktı, zira onlarda böyle bir tüneli Manş denizinde hayal ediyorlardı. Bir akşam hep beraber sofradayken, biraz da rakı ve şarabın şişe dışında rahat durmamalarından ötürü, Mustafa Kemal ile Ingilizler arasında patırtı çıktı. Mustafa Kemal de "hayyyt ulan dağıtırım ben burayı" deyip hepsini bir güzel ıslattı. Buna çok bozulan ingilizler de bir müddet sonra bölgeyi terkettiler. Hatta içlerinden mühendis general Metropolitain anılarında "keyfimiz yerindeydi ama Mustafa Kemal'in bize sonsuza kadar tüneli işletmemize izin vermemesi yüzünden işler yürümedi" diye yazmıştır.


Bu kadar zırva yeter haydi hoşçakalın

Kemal ÇEVİK


Orhan Kınık

13 yıl önce - Cmt 20 Mar 2010, 15:47

Alıntı:
Bu da benim kafamı kurcalayan sorulardan biri, ateşi susturmak için çıkartmaya gerek yok ki, gemileri menzil dışına çıkarırsın olur biter.
Her şeyden önce seviyeli ve yere basan yanıtlarınız için teşekkürü bir borç bilirim.

Benim menzilden kastım boğaz geçişi içindi. Boğaz, bataryalarımızın menzili içindeydi. İtilaf donanmalarının Boğazı geçmesi için bataryaların susturulması gerekiyordu. Çünkü onlar hala Boğazı geçebileceklerini düşünüyorlardı.

İitlaf güçlerinin İstanbul'u işgal gibi bir niyetleri olsaydı gerek Anadolu yakasında, gerekse Saroz'un bilhassa Bolayır ve karşı yakası çıkartma için daha uygundu. Gene böyl bir niyet olsaydı çıkartma için Yunan toprakları kullanılırdı ve çıkartma riski hiç yoktu. İtilaf kaynaklarında hiç bir şekilde İstanbul'un işgal niyeti geçmez. Onları çağıran Rusyadır. Tek amaçları Almanlarla savaşan Ruslara yardım etmektir.

Biliyorsunuz 4 yıl sonra İstanbl işgal edildiğinde Boğaz kullanılmamıştır. Üstelik çok daha az bir kuvvetle bu iş kotarılmıştır.

Çanakkalede destansı bir direniş sergilenmiştir . Bunu defalarca belirtmemize rağmen bazı demogoglar maalesef her zaman olduğu gibi konuyu Mustafa Kemal düşmanlığına getirmiştir.

Her konuda Mustafa Kemal'i kayıtsız şartsız övmek zorunda mıyız?

Mustafa Kemal bazıları için her türlü hatadan münezzeh kusursuz bir tanrı olabilir. Benim için Mustafa Kemal bir insandır. Hatalarıyla sevaplarıyla bir insandır. Sizlere liselerde öğretilen ezberleri burda tekrarlamak zorunda mıyım?


En son Orhan Kınık tarafından Cmt 20 Mar 2010, 15:49 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


OkanDikmen

13 yıl önce - Cmt 20 Mar 2010, 16:13

Alıntı:
Bu tanımdan da anlayacağınız üzere o şerefli görevi yapan herkes rütbesiz erinden uzman çavuşuna kıdemli çavuşlardan yedek subaylara teğmene hatta orgenerale ve mareşale kadar herkes Mehmetçik'tir...Çünkü hepsi Türk askeridir..


Siz bu tanıma inanıyor olabilirsiniz ama ben inanmıyorum malesef.

Benim için mehmetçik; kanun zoruyla sorgusuz sualsiz askere alınıp gerektiğinde ölmesi beklenen delikanlılardır. O yüzdendir ki TSK bünyesinde bile Mehmetçiği tasvir eden hiçbir resim ve heykelde bir yarbay'ı, albay'ı, binbaşı'yı, general'i vs göremezsiniz. O tasvirlerin hepsinde figür olarak elinde silah sırtında çanta olan er'ler yeralmaktadır.

Hatta TSK içerisine espritüel bir yaklaşımla erlere "mehmetçik", subaylara "mehmet bey" yakıştırması yapılır.


veli küçükayvaz
13 yıl önce - Cmt 20 Mar 2010, 18:59

Alıntı:
Çanakkalede destansı bir direniş sergilenmiştir . Bunu defalarca belirtmemize rağmen bazı demogoglar maalesef her zaman olduğu gibi konuyu Mustafa Kemal düşmanlığına getirmiştir.

Çanakkalede destansı bir direniş sergilenmiştir.
Bana göre bu konu hakkında yazdıklarınızın tek ayakta kalan cümlesidir.
Kimse Mustafa Kemal'i kayıtsız şartsız övmek zorunda değildir,
ama,(bazılarına dokunsa da bu kelimeye ihtiyaç duydukça kullanacağım)
Her fırsatta ve de konu ayırmaksızın Mustafa Kemal'i tenkit etmek zorunda da değildir ve bunu görev haline getirmek hiç değildir.
Mustafa Kemal muhakkak ki her türlü hatadan münezzeh kusursuz bir tanrı değildi.
Mustafa Kemal bir insandı. Hatalarıyla sevaplarıyla bir insandı.
Alıntı:
Sizlere liselerde öğretilen ezberleri burda tekrarlamak zorunda mıyım?

Asla,
Ancak, ( bu kelime de bazılarını rahatsız etse de bu kelimeye ihtiyaç duydukça kullanacağım)
Burada, Mustafa Kemal'in Selanik günlerinden, askerliğine, Samsuna çıkışından, Çanakkaleye, Kurtuluş Savaşından Cumhuriyete ve onbeş senelik Cumhurbaşkanlığında geçen süreye kadar her başarısını yok sayarak tenkit ederek karalamalarınızı da dinlemek zorunda mıyız?
Bir tutturmuşunuz resmi tarih yanlışdır diye,
İşinize gelen kısımlar her ne hikmetse doğru, yanlış olan sizin bildiklerinize ters düşen kısımları.
Tekrar ediyorum;
Mustafa Kemal Atatürk' ü,
yedi düvel tanıdı, anladı.
Ülkemizde hala anlamak istemeyenler var,
Ne derler,
Yiğidi öldür, hakkını yeme.


denizdab
13 yıl önce - Cmt 20 Mar 2010, 19:14

Alıntı:
Benim menzilden kastım boğaz geçişi içindi. Boğaz, bataryalarımızın menzili içindeydi. İtilaf donanmalarının Boğazı geçmesi için bataryaların susturulması gerekiyordu. Çünkü onlar hala Boğazı geçebileceklerini düşünüyorlardı.

İitlaf güçlerinin İstanbul'u işgal gibi bir niyetleri olsaydı gerek Anadolu yakasında, gerekse Saroz'un bilhassa Bolayır ve karşı yakası çıkartma için daha uygundu. Gene böyl bir niyet olsaydı çıkartma için Yunan toprakları kullanılırdı ve çıkartma riski hiç yoktu. İtilaf kaynaklarında hiç bir şekilde İstanbul'un işgal niyeti geçmez. Onları çağıran Rusyadır. Tek amaçları Almanlarla savaşan Ruslara yardım etmektir.

Biliyorsunuz 4 yıl sonra İstanbl işgal edildiğinde Boğaz kullanılmamıştır. Üstelik çok daha az bir kuvvetle bu iş kotarılmıştır.

Çanakkalede destansı bir direniş sergilenmiştir . Bunu defalarca belirtmemize rağmen bazı demogoglar maalesef her zaman olduğu gibi konuyu Mustafa Kemal düşmanlığına getirmiştir.

Her konuda Mustafa Kemal'i kayıtsız şartsız övmek zorunda mıyız?

Mustafa Kemal bazıları için her türlü hatadan münezzeh kusursuz bir tanrı olabilir. Benim için Mustafa Kemal bir insandır. Hatalarıyla sevaplarıyla bir insandır. Sizlere liselerde öğretilen ezberleri burda tekrarlamak zorunda mıyım?


sayın orhan kınık biz her şeyi atatürke biiçiyor olabiliriz.ama sizde hiçbir şeyi atatürke biçmiyorsunuz

wowturketin amacı bildiğim kadarıyla türkiyeyi övmek değil mi siz türkiyenin kurucusunu her konuda hiçe sayarak ve elinizden geldiği her fırsatta bunu söyleyerek türkiyeyi iyi yönde tanıttığınız söylenemez.



muratmuratçelik

13 yıl önce - Cmt 20 Mar 2010, 19:22



engin yeşil
13 yıl önce - Cmt 20 Mar 2010, 19:47



Orhan Kınık

13 yıl önce - Cmt 20 Mar 2010, 20:02

Alıntı:
siz türkiyenin kurucusunu her konuda hiçe sayarak
Bakın bu cümleniz dahi baştan sona yanlış. Türkiye'nin kurucusu Meclisdir. Mustafa Kemal o meclise tek oy farkıyla seçilebilmiştir. Bunu biliyor muydun? http://www.belgehaber.com/haber.php?haber_id=349

110 oy'a karşı 109 oy alan adaylardan Celaleddin Arif Efendi'nin ismini hiç duydun mu?

Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunu bir kişiye nasıl mal edebiliyorsun?

Hafızalarımızı resetelemeye ihityacımız var.

Size tarih diye bunları öğrettiler. Meclis nasıl toplandı, nasıl seçim yaptı , hangi adaylar vardı öğretmediler tabii. Zahmet edip bunları araştırmadınız.

Eskiden kışları evlerimizde ocakbaşlarında Battal Gazi, Hz. Ali Cenkleri okutulurdu. Hz.Ali kılıcı eline aldı mı küffardan 60 kelleyi birden havaya uçururdu. Çocukken bunlar kalmıştı aklımda.

Bırakında bizlerde yazalım. 90 yıldır havada, karada denizde her yerde aynı nakaratları bıkmadan usanmadan anlattınız ve bu anlatılanları dinlemek, okumak, seyretmek zorunda kaldık. Sorgusuz sulasiz ezberledik. Ezberi bozuk olanlar sınıfta çaktı .

Oysa ben yazdıklarımı zorla okutmuyorum . Ben bu muahlif görüşleri dile getirdiğim için farkındaysanız çoğunuz internetten konunun aslını arştırmak için kaynaklara bakıyor. Bilakis bana teşekkür etmelisiniz.

Ben kimseye hakaret etmiyorum, tarih displiniyle uğraşan tarafsız bilim adamlarının bilimsel tesbitlerini sizlerle paylaşıyorum. Katılmayan kaynağnı ortaya koyar. Sürekli her yazılanı kişiselleştirerek çamur atmak tatışmak değildir.


Doğan Elli
13 yıl önce - Cmt 20 Mar 2010, 21:28

Alıntı:
Nisan 1920 günü yapılan Meclis başkanlığı seçimine Mustafa Kemal Paşa aday gösterilmiş ve yapılan oylama neticesinde o gün mecliste bulunan 120 milletvekilinden 110'nunun oyunu alarak Büyük Millet Meclisi başkanlığına seçilmişti. Erzurum Milletvekili Celalettin Arif Bey İkinci Başkanlığa, Konya Milletvekili ve Mevlana Dergahı Postnişini Abdülhalim Çelebi ile Kırşehir Milletvekili Cemalettin Efendi de Başkan yardımcılıklarına seçilmiştir.

Kaynak: http://www.ogretmenlerforumu.com/tarih-ogretmenle ...830.0.html

Sayın Kınık; gönderdiğiniz link gerçekten çok dikkatimi çekti.. Oy sayılarını okuduktan sonra acaba bunu yazan başka bir kaynak var mı diye internetten bir araştırma yaptım... Fakat sonuç alamadım... Oy hakkındaki bilgiler yukarıda yazdığım linkle aynı sonucu gösteriyor...

Celalaettin Arif Bey'in ayrıca yolsuzluk yapıldığı iddialarıyla Erzurum'a Hüseyin Avni Bey'in atanması ve Doğu illeri valiliğine kendisinin getirilmesi ile ilgili Mustafa Kemal Atatürk'ün nutukta yazdığı düşünceleri de aşağıdaki linktedir..

http://www.ataturk.com/nutuk/buynutuk/bolum08/index20.htm

Buna bağlı olarak (üstelik sizin gönderdiğiniz linke göre 1 oy farkla seçimi kaybetmiş olmasına rağmen) Meclis 2. başkanlığını yapmış daha sonra fikir ayrılıklarına düşmüş ve yanlış yollara sapmış bir vekilin belgehaber.comda hiçbir belgeye dayanmadan (muhtemelen içindeki Atatürk antipatisi fazla olduğu için) 1 oy farkla Atatürk'ün gerisinde kaldığını yazmak ne derece doğru ve buna inanmak ne derece güvenilirdir bunu herkesin vicdanına bırakıyorum...

Atatürk bir insandır...Kimse onu Tanrılaştırmamıştır...Haşa Allah birdir ve tektir...O'nun zamanında başarılanları ve yapılanları düşündükçe sadece Yüce Allah'ın kendisine bahşetmiş olduğu beceri ve meziyetler taktir edilmiş ve izinde yürünmüştür... Olay bu kadar basittir..

Saygılarımla


Orhan Kınık

13 yıl önce - Cmt 20 Mar 2010, 23:08

Alıntı:
(muhtemelen içindeki Atatürk antipatisi fazla olduğu için) 1 oy farkla Atatürk'ün gerisinde kaldığını yazmak ne derece doğru ve buna inanmak ne derece güvenilirdir bunu herkesin vicdanına bırakıyorum...
Bence vicdanlara bırakmayalım , belgelere bıraklım. Tarihi vicdanımızla değil belgelele öğrenebiliriz ancak.

Çanakkale geçilmiştir aslında. Lozan antlaşmasında İngiliz mezarlıkları İngiliz toprağı olmuştur.

İnanmayan Lozan antlaşmasına bakabilir.

Bknz: Madde 128. (i `Türk Hükümeti, İngiliz İmparatorluğu, Fransız ve İtalya hükümetlerine karşı, kendi ülkesinde, bunların, savaş alanında can vermiş ya da yaralanmış, kaza ve hastalık yüzünden ölmüş askerleri ve denizcileriyle, tutsakken ölen askerlere veya gözaltındayken ölen sivillere ait mezarları, mezarlıkları, kemiklikleri ve onları anmak için dikilmiş anıtları kapsayan toprak parçalarını (arsaları) bu hükümetlerin kullanımına ayrı ayrı ve sürekli olarak bırakmayı yükümlenir. Bunun gibi, Türk Hükümeti, 130`uncu maddede öngörülen Komisyonlara, bir araya toplama mezarlıkları (cimetieres de groupement), kemiklikler kurmak ya da anıtlar dikmek için ileride gerekli görülecek toprak parçalarını da, sözü geçen bu hükümetlerin kullanımına bırakacaktır. Türk Hükümeti, bundan başka, söz konusu mezarlara, mezarlıklara, kemikliklere ve anıtlara giriş serbestliği tanımayı ve gerekirse, buralarda cadde ve yollar yapılmasına izin vermeyi yükümlenir. Yunan Hükümeti de, kendi ülkesine ilişkin olarak, aynı yükümleri kabul eder)

Ülkemizin zinde güçleri Almanlar uğruna yok edilmiştir. Çanakkale'den geriye kalan budur.



sayfa 35
« önceki   123 ... 343536 ... 737475   sonraki »
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET