1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1  |
 |
umut88
16 yıl önce - Prş 28 Eyl 2006, 14:10
Milli Eğitim Bakanı abdest suyu'nu savundu
| Alıntı: |
Bakan, 'abdest suyunu' savundu
Milli Eğitim Bakanı Çelik, 11. sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Kitabı'nda yer alan abdestle ilgili satırların, Alman bilim adamı Albert Schalle'ye ait olduğunu söyledi
ANKARA Milliyet
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, bu yıl öğrencilere ücretsiz olarak dağıtılan 11. sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Kitabı'nda yer alan, abdest suyunun alyuvarların sayısını artırdığı yönündeki satırları savundu.
Bakan Çelik, önceki akşam TGRT Haber'e yaptığı açıklamada, din ve bilim adamlarının "hurafe" diye nitelendirdiği satırların kitaptaki, "Bunları biliyor musunuz?" kutucuğu içinde yer aldığını belirterek, ifadelerin Alman bilim adamı Albert Schalle'ye ait olduğunu kaydetti. Schalle'nin, "Başarılı Tedaviler" kitabından alıntı yapıldığını kaydeden Çelik, şöyle konuştu:
Özellikle 'abdest suyu' değil
"Abdest alınırken kullanılan su sayesinde, hasleten abdest suyu falan demiyor. Bunu Alman doktor söylüyor. Kuran'ın 275 yerinde Allah insanlara der ki, 'Hiç akıl etmiyor musunuz, hiç düşünmüyor musunuz?' Düşünme, akıl etme aslında İslam dininin esas yaklaşımıdır. Çocuklarımıza dinimiz eğer bir şey öğretmişse bunun bilimle çatışan, çelişen yanı yoktur. Bilim başımızın tacıdır. Şimdi bir hoca efendi dese ki 'Oruç tutmanın insan sağlığına sayısız faydaları var', birileri çıkıp buna hurafe diyebilir mi?" |
http://www.milliyet.com.tr/2006/09/27/guncel/axgun01.html
Şimdi her şeyi hallettik de abdest suyu mu kaldı? Kendisi bir bilim adamı mı ki abdest suyunu savunuyor? Hem bir kişi doğru dedi diye bunun Din Bilgisi kitaplarına yazılması ne kadar sakıncalı! Gençlerin kafasını böyle boş inançlarla mı dolduracaklar yani? Ayrıca abdest suyunu ne yapmamız lazım, onu da anlamadım şahsen. "Abdest suyu" ile "abdest alınırken kullanılan su"yun farkını da birisi açıklarsa sevinirim. Abdest alırken normal çeşme suyu kullanılmaz mı?
Kendisinden bir de şöyle bir açıklama bekliyoruz:
"Teyemmüm etmek insandaki fazla elektiriğin toprağa geçmesini sağlar"
Ek olarak da şu ilginçliği paylaşmak istiyorum:
En son umut88 tarafından Prş 28 Eyl 2006, 17:37 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
|
 |
kemal neu
16 yıl önce - Prş 28 Eyl 2006, 14:23
Su sudur. Içersen içme suyu olur, aptes alırsan aptes suyu olur. Suyun alyuvarların sayısını artırıdığı konusunda bilgim yok. Ama aptes suyu arttırıyor demek bakanlık seviyesine gelmiş bir vatandaşa yakışmıyor. Aptes suyu farklı, diğer sular arttırmıyormuş gibi bir ifade çıkıyor. Bilim adamı Alman olunca söylediklerinin hepsine inanmamız mi lazım?
|
 |
Atilla DÜNDAR
16 yıl önce - Prş 28 Eyl 2006, 14:35
Milli Eğitim gibi önemli bir kurumun başında bakan olarak bulunan kişilerin sanırım daha bir sorumluluk içerisinde olmaları gerekiyor. Ancak şunu da görmezden gelmemek gerek, sirke ve ekmek elinde saatlerce bir türbe başında bekleyen, türbe kenarlarına avuç avuç tuzlar döken insanların bu tür hurafelere saplandığı günümüzde, bizim de elimizden bakanımıza su için afiyet olsun demekten başka bir şey gelmez.
Allaha inancı olan her insan derdin ve şifanın yalnız O'ndan geldiğini ve O'nun sayesinde şifaya erişildiğini, bunun dışında türbelere yapılan ibadetlerin, beklentilerin hurafeden öteye gitmeyeceğini bilmeleri gerekir.
|
 |
rabia-k
16 yıl önce - Prş 28 Eyl 2006, 14:40
Bu haberi dün akşam televizyonlardan izledim hayretler içinde. Ve kendi kendime gözbebeğimiz çocuklarımıza layık görülen eğitim bu mu diye hayıflandım.
Hertürlü bilim ve teknolojiyi öğrettikte çocuklarımıza, tek öğretilmeyen abdest suyunun yararlarımı kaldı. Allah sonumuzu hayreylesin.
|
 |
m.enver
16 yıl önce - Prş 28 Eyl 2006, 14:49
| Alıntı: |
| Milli Eğitim Bakanı Çelik, 11. sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Kitabı'nda yer alan abdestle ilgili satırların, Alman bilim adamı Albert Schalle'ye ait olduğunu söyledi |
Alman bilim adamı Albert Schalle olarak söylenen kişinin aslındabilim adamı değil papaz olduğu ortaya çıktı.
| Alıntı: |
Doktor değil papaz metodu
"Abdest suyu alyuvarları çoğaltır" iddiasını savunan bakanın bilim adamı dediği kişi papaz çıktı.
27.09.2006 18:04
Haber: Murat ONGUN
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, bu yıl öğrencilere ücretsiz olarak dağıtılan 11. sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Kitabı'nda yer alan, abdest suyunun alyuvarların sayısını artırdığı yönündeki satırları savundu. Bunlar hurafe değil, Alman bilim adamı Albert Schalle'ye ait dedi.
Bakan Çelik bu sözüyle belki de bilmeden yalancı konumuna düşebilir. |
http://www.haberturk.com/haber.asp?id=1387&ca ...2006/09/27
Böyle bir iddianın ders kitaplarında olması çok büyük bir talihsizliktir.Bunu savunan kişinin Milli Eğitim Bakanı olduğunu düşününce bu talihsizlik vehamete dönüşüyor.Böyle bir şeyi adlandırmak bile istemiyorum.Asker boşuna irtica uyarısında bulunmuyor.
|
 |
SABRİ BİLGİN
16 yıl önce - Prş 28 Eyl 2006, 14:56
Bu kadar ön yargılı olmayın lütfen arkadaşlar.Kitaplarda bu tarz bilgilerin verilmesini doğru bulmuyorum ama abdest almanın sinirleri yatıştırdığını duymuştum.Bunları ölçemediğimiz için hemen "Su sudur nasıl alyuvarları çalıştırır" demeden önce düşünelim.Aynı şekilde "Abdest suyu faydalıdır" demek için de araştırmak gerekir kuşkusuz.
|
 |
ümit 806
16 yıl önce - Prş 28 Eyl 2006, 16:03
Bu konuda bir düzeltme yapmak zorunda hissettim kendimi. Televizyonda okul öğrencileri ile röportaj yapılırken öğrencilerin hepsinin suyun içileceği gibi bir yanlış anlamaya saplandığını gördüm, aynı yanılgı bu başlıkta da var; bahsedilen abdest suyu mevzuu abdestten artan suyun biriktirilip içilmesi değil, abdest alınan su ile abdest alınmasıdır. Yâni abdest alınan suyun abdest azalarına değmesi ile oluşan faydalardan bahsedilmektedir. Tercüme eden kişi "Abdest suyunun faydası" yerine "abdestin faydası" demiş olsa idi böyle bir yanlış anlaşılma olmayacaktı sanırım. Fakat bizim insanımızın ya da basın - yayın organlarının dînî meseleleri yanlış anlama ya da doğru anlasa bile yanlış anlatma huyu yüzünden ortalık epey karıştı. Meselenin üstünden günler geçti ama hâlâ olay "içme" olarak değerlendiriliyor.
Abdest ile birlikte necasetten taharet ve hadesten taharet denen iki farz gerçekleşir. Necaset, İslâm dininin pis saydığı idrar vb. maddelerden vücudun temizlenmesini ifâde eder. Bu, abdestteki yıkama işlemi ile gerçekleşir. İkincisi, yani hadesten taharet de abdestteki yıkama ve ilâveten abdest niyeti ile gerçekleşir.
Hades manevi kirlere denir. Rasulullâh Hz. Muhammed s.a.v., kişinin abdest azalarını ilk yıkadığı suyun süzülen son damlası ile birlikte o aza ile işlenen son günahın dökülüp temizlendiğini belirtmiştir. Yâni abdestte kolunu yıkayan bir kişinin dirseğinden damlayan son damla ile o kişi o kolu ile işlediği bütün günahlardan arınmış olacaktır. İşte o günahlar, yâni hades, abdest azâsından suya geçmiş olur. Abdest azalarının ilk yıkanmasından sonra azalardan süzülen su bu yüzden kirli kabul edilir ve biriktirilmez. Çünkü bu suda hem manevi kir (hades) vardır, hem de necaset de olabilir. O yüzden abdest azalarının bilhassa ilk yıkanışında bu suyun üste başa, elbiselere sıçramamasına dikkat edilmelidir.
Bu sebepten dolayı olsa gerek, Hanefi mezhebinde abdest azalarını 1 kez yıkamak farz, 2. ve 3. kez yıkamak ise sünnettir. Çünkü Hades'ten ve necasetten ilk yıkama ile temizlenilmektedir.
Alimler bir âzânın 2. ve 3. yıkanışlarından sonra azalardan süzülen su biriktirilebilir, üste başa, elbiseye sıçramasında sakınca yoktur demişler. Fakat bu biriktirilen kullanılmış suyun içilmesi kerih görülmüş.
Su fıkıhta çeşitlere ayrılmaktadır; temiz temizleyici su, temiz ama temizleyici olmayan su, kirli ve kirletici su gibi.. kullanılan su temiz temizleyici su olma vasfını kaybeder ve içilmez hâle gelir. O yüzden kimse abdestten sonra organlarından süzülen suyu biriktirip içmez.
Fakat abdest alınan suyun kullanılmayan kısmından içilebilir; yani kişi abdest aldığı maşrapanın dibinde su kalmışsa ondan içebilir. Hattâ bunun sünnet olduğuna dâir de rivayetler vardır.
Muhtemelen bir üst paragraftaki içme ile diğeri birbirine karıştı ya da karıştırıldı.
|
 |
UtkU 86-003
16 yıl önce - Prş 28 Eyl 2006, 23:53
Hiçbir projesi başarılı olamamış hiçbir projesini hayata geçirememiş ve hayalindeki gerçeğe dönüşemeyen projelerinin ülkeye zerre kadar fayda sağlamayıp aksine zarar getireceği bir bakan anlamsız bir habere konu olmuş yine.O gitsin çoraplarına kartvizit bastırsın daha yapacağı en hayırlı şey bu olur ülkemiz için.
Kartvizit çorap için bkz: http://www.vatanim.com.tr/root.vatan?exec=haberde ...tegoryid=1
|
 |
Patron
16 yıl önce - Cum 29 Eyl 2006, 00:03
Birincisi sitemiz, Türkiye Cumhuriyeti bakanlarına laf sokuşturma sitesi değildir.
şikayetlerinizi direkt bakanınıza yazın veya bu sitede yazmayın, tez zamanda siteden atılırsınız.
Site kurallarında bu konu açıkça yazıyor.
Ikincisi, öğrencilere bütün kitaplarının bedava verilmesi, bu Milli Eğitim bakanlığının
uygulamaya geçirdiği bir projedir ve bunu görmezlikten gelmek nankörlük olur.
|
 |
Fatih Ozbatur
16 yıl önce - Cum 29 Eyl 2006, 00:58
Gerçekten bu nankörlük olur...
Aynı, "Nobel"i barış ödülüyle tanıyıp, dinamiti bulduğu gerçeğini unutma nankörlüğü gibi.
Simdi siz şu ısırganotunun nimetlerine bakın da sozkonusu kitaptaki, soz konusu suyun faydalarıyla şaşılacak benzerliğini görün.
ISIRGANOTU
Özelikleri
Isırgangiller familyasındandır.Isırgan otunun genellikle yaygın olan iki türü tedavi amaçlı kullanılır.Büyük ısırganotu (urtica dioica),küçük ısırganotu(urtica urens).Çok yıllık otsu bir bitkidir.Tüylerinin içinde formik asit vardır.Kullanılan kısımları yaprak,tohum ve kökleridir.Isırganotu eski zamanlarda kıymeti bilinen ve oldukça kullanılan şifalı bir bitkidir.1471-1528 seneleri arasında yaşayan ünlü ressam Albrecht Dürer'in en meşhur tablolarının birinde,bir melek elinde bir ısırgan bitkisi ile en büyüğünün tahtına dogru uçarken resmedilmiştir.
Bileşim
Yaprakta:Flavon,C vitamini,demir,mineral tuzlar, bitki asitleri,beta sitosterin,amine(histamin) Tohumda:müsilaj,proteinler,sabit yağ,carotinoid,clorophyll. Kökte:tanen,sterolen,steryllucosid,lignan.
Kullanım Şekli
Yapraklarının başlıca özellikleri olarak,idrar artırıcı,ödem çözücü,kan temizleyici,kan yaptırıcı,iltihab giderici,demir eksikliğini giderici ve organizmayı uyarıcıdır.Bu temel özelliklerinde yola çıkılarak şu hastalıklara karşı kullanılabilir:romatizma ve gut,böbrek ve idrar yolları iltihabı,böbrek ve safrakesesi taşı,prostat büyümesi,mide ve bağırsak ülseri,kansızlık ve alyuvar eksikliği,demir eksikliği,tüm alerjik rahatsızlıklar,egzama,fistüller.Kökler öncelikle prostat büyümesine karşı tıbbi tedaviyi destekleyici olarak kullanılır.Ayrıca saç dökülmesini durdurur,saçlara yoğunluk ve parlaklık kazandırır,kepeklenmeyi sona erdirir.Tohumlarının organizmayı uyarıcı,güçlendirici ve savunma gücünü artırıcı özellikleri vardır.
Kaynak: http://www.lokmanhekimoglu.com/bitkiler.htm
Peki sizce ısırganotu da, 11. sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Kitabı'nda yeralabilir mi?
Gülmeyin lütfen.
Yeşiller Partisi Iktidara geldiğinde genel eğilimimiz bunu gerçekleştirebileceği yönündedir. Süpheniz olmasin.
Sonuç:
Ulkemizde şu veya bu parti iktidara geldiğinde hazırlatacağı ahlak kıtabına partisinin politik izdüşümlerini sokabilir. ve bunu eğitimin etik kurallariyla bağdaştırabilir.
Asıl üzerinde durulması ve düşünülmesi gereken budur kanımca.
Fatih Ozbatur
|
 |
sayfa 1  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|