1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1  |
 |
erkmen se
16 yıl önce - Prş 21 Eyl 2006, 23:48
Kırklareli - Vize - Bizya Antik Kenti
BİZYA/VİZE
Ergene Nehri'nin kuzeyinde, Istranca (Yıldız) Dağları'nın kuzey etekleri boyunca uzanan, geniş bir bölgeyi kapsayan Vize Ovası, gerek su potansiyelinin yüksek oluşu, gerekse diğer doğal kaynakların zenginliği bakımından Doğu Trakya'nın diğer kısımlarından daha fazla öneme sahiptir. Bu öneme karşılık, yakın zamanlara kadar bölgede yapılan arkeolojik araştırmalar son derece sınırlı olmuştur. Vize Ovası'nın tarih öncesi döneme ait buluntularının bilimsel olarak tetkiki, 1982 yılında İstanbul Üniversitesi Prehistorya Ana Bilim Dalı Öğretim Üyeleri'nden Prof. Dr. M. ÖZDOĞAN tarafından, bu bölgeyi de içine alan Trakya ve Doğu Marmara'ya yüzey araştırmaları sırasında yapılmıştır. Bu tarihten önce Prof. Dr. Arif Müfit MANSEL, 1936-39 yılları arasında ovada bir dizi tümülüs kazmış ve Vize'deki esas Trak merkezini oluşturan Çömlektepe Höyüğü'nde bir sondaj açmıştır.
1962 yılında Prof. Dr. F. DİRİMTEKİN, Vize ve çevresinde araştırmalar yapmış, Vize yakınlarında Karakoçak mevkiindeki bir kaya yükseltisini Orta Tunç çağına ait bir kaya sunağı olarak tanımlamıştır. Yine ilçemiz Soğucak köyü Gemikaya mevkiinde Prof. Dr. Engin BEKSAÇ tarafından benzer bir kaya tapınağı bulunmuştur. Bahse konu bu iki yer ile ilgili olarak Hocamız Prof. Dr. Engin BEKSAÇ'a mail atarak ulasmamiz sonucunda hocamız bu yerlerle ilgili olarak söyle bahsetmektedir. Göndermiş olduğunuz fotoğraflarda Karakoçak'taki geniş alanın bati taraftaki giriş bölümü görülüyor. Yani Yatır denilen yerin hemen arkası yanılmıyorsam. Bu kısım yukarılara doğru çıkan çok geniş bir alanın dar ve küçük başlangıcı. Esas yerleşme ve kutsal alan arkalara doğru kademe kademe yükseliyor. Sunak dediğim kaya oluşukları en doğu bölüme doğru. Atış alanı olan bölgenin arkasına düşüyor. Karakoçak veya Tamata gerçekten çok önemli bir yer. Gerçi geçtigimiz aylarda biz tekrar Karakoçagı ziyaret etmeyi planlamıştık. Fakat Soğucak ve Erenler'deki yeni bulgular karşısında oralarda kaldık. Sizlerin de gayretiyle bu muhteşem arkeolojik mirası Vize turizmine kazandırabiliriz.
Bu bölgeyi daha önce Prof. Dr. F. DİRİMTEKİN de ziyaret etmiş ve bahsetmişti. Ama çalışması yeterli değil. Alan çok geniş ve muhteşemdir. Benim şahsi kanım Trak Başkenti olduğu süreçte Karakoçak ve çevresinin Vize'nin en etkin kesimi olduğu yönünde. Tipik Avrupa'dakiler benzeri bir Demir Çağı ve sonrası kutsal ve iskan alanı. Her özelliği ile uzaktan bakınca da bunu anlamak mümkün. Türkiye Trakya'sında bu tip başka yerler çok çok az. Önemli benzerleri de daha çok Kırklareli sınırları içinde. Mamafih bu tip bir kale kent ve kutsal alan birleşimini Edirne'nin kuzeyinde de teşhis ettim. Ama bu kadar büyük değil. Vize ve çevresi bilinenin dışında başka Trak yerleşmeleri ve kutsal alanları ile de dolu. Vize ve çevresi Demir Çağı ve Takip eden süreçte Traklar için gerçekten çok önemliydi. Bunu biliyoruz. Muhtemelen önümüzdeki süreçte diğerlerini de bulmak mümkün olacak.
İstanbul Üniversitesi Prehistorya Ana Bilim Dalı tarafından, Vize ve yakın çevresinde M.Ö. 1. bin yılından daha eski yerleşimlerin olup olmadığına yönelik araştırmalarda, Vize Ovasının kültür silsilesini veren birçok tarih öncesi yerleşmesi bulunmuştur. Prof. Dr. M. ÖZDOĞAN'a göre Vize Ovasındaki yerleşimlerden ele geçen çanak çömlek, Balkan kültürleri ile yakından ilişkilidir. Vize Tarihi ilk aydınlık Devri Doğu Trakya dönemine rastlar. Yapılan arkeolojik kazılar da bunu doğrulamaktadır. 1938 hafriyatında Vizenin Çömlektepe mevkiinde kazılar yapılmış burada büyük bir bina temel rastlanılmıştır. Fakat dönemin koşulları gereği bu büyük kazı gerçekleştirilememiştir. 1995 yılına gelindiğinde Kırklareli Müze Müdürlüğü ve Trakya Üniversitesi işbirliği ile yine ayni alanda yapılan kazı çalışmaları sırasında Trakya'nın bilinen ilk antik tiyatrosu (odeon) ortaya çıkarılmıştır.Yine ovanın tarih öncesi dönemine ait en eski kültür kalıntılarını, Vize Çakıllı köyü'nün 1 km. kadar güneyinde Eski Tekke Mezarlığı adi verilen mevkiinde ele geçen el yapımı, kaba hamurlu, deve tüyü ve kahverengi tonlarında ilkel görünümlü çanak çömlek, yontma tas aletler ve cilalı el baltaları oluşturmaktadır. Bu buluntu topluluğu, kesin olmamakla birlikte, Neolitik Dönemin erken safhalarına tarihlendirilebilir.1938-1939 Hafriyatında açılan tümülüsler ve içlerinden çıkan eserler Traklar'a aittir. En az kırk tümülüsün sayılabildiği Vize Yöresi tümülüsleri, Vize?nin 4 km. güneyinde ve Vize Ovasında yer alır.
1938 ve 1939 yıllarındaki kazılarda önce A-D harfleri ile gösterilen dört tepede sonra E-I harfleri ile gösterilen beş tepede olmak üzere dokuz yerde kazı yapılmıştır. Bu tümülüslerden çıkarılan eserler halen İstanbul Arkeoloji Müzesinde sergilenmektedir.
M.S. 46 tarihinde tamamen Roma'ya bağlanarak bir eyalet olan Vize?de MS. 338 de I. Konstantinus Devrinde Bizanslılar yörenin mutlak hakimi olmuş, bu dönemde ilk kez Vize adi kullanılmış, şehir onarılmış ve gelişmiştir. Ancak M.S. IV yüzyılda başlayan Got istilası Vize'yi de etkilemiş, Got akınlarının bitiminde Hun akınları başlamıştır. MS.526 yılında Slavlar bütün Trakya'yi ele geçirmiş, M.S. 527 yılında İmparator Justinianus (527-565) Vize'yi tekrar Roma topraklarına katmıştır. Bu dönemde Trakya Themasi içinde yönetilen yöre M.S. 570den sonra Avar, ardından Peçeneklerin akınına uğramıştır. Kısa bir süre sonra Peçeneklerin hakimiyetine giren Vize daha sonra Latin Krallığının ve 1247de de İmparator Vtatzesin şehri almasıyla Bizansın eline geçti.Bizans hakimiyet 1363 yılına dek sürdü.Vize 1363 yılında Osmanlıların eline geçti . Bulgar Kralı Asen, Türk fethini takip eden 1-2 yıl içinde Kırklareli, Midye, Pinarhisar ve Vize'yi ele geçirdi. Mücadeleci bir krala benzeyen Çar Asen Osmanlı Devletini bir hayli uğraştıracağa benziyordu. Fakat onun 1365 yılında ölümü ile bölgeden Bulgar tehlikesi kalktı. Bizanslılar Bulgarların bu durumundan derhal faydalandılar ve Trakya'nin kuzey kısmını kendilerine bağladılar. 1368 yılında Kuzey Bulgaristan'a bir sefere başlayan Sultan I.Murat, Bulgarların elindeki Aydos, Karnabat, Sözebolu, kasabalarını aldıktan sonra, doğuda Bizans İmparatorluğu üzerine yöneldi. 1369da Pinarhisar ve Vizeyi ele geçirdi.
VİZE ÇEVRESİNDEKİ ROMA VE BİZANS İZLERİ
Vize ise hemen hemen her dönemde yerleşime sahne olduğu gibi Roma döneminde de önemli bir şehirdi. Roma öncesi devirler daha önce bahsedildiği üzere son derece zengindir. Öncelikle Roma mimarisinin en anıtsal örneği olarak kaleden bahsetmek gerekir. Akropol'de surlarla desteklenmiş kale, tepenin eteklerine kadar surlarla çevrelenmiştir. Bu surların arasında eksik kalan bölümleri sayılmazsa tam olarak tepeyi sardığı kabul edilebilir bir görüntüdedir.
Roma devrinde inşa edilen surlar, daha sonra Bizanslılar tarafından onarılarak kullanılmıştır. Yuvarlak ve kare kulelerle desteklenen surlar, temelde Roma, ancak büyük blok taslardan itibaren Bizans devrine işaret etmektedir. İç ve dış kale olarak iki bölümde incelenebilecek olan surlardan bugün kaymakamlık binasının neredeyse yanlarına değin dış surlar içinde zaman zaman yapılan inşaatlarda bol miktarda kalıntılar da çıkmaktadır. İç surlar ise Ayasofya Kilisesinin biraz aşağısında eski Atatürk şimdiki Namık Kemal İlkokulunun arkasında nihayetleşmektedir. Ancak surlara ait taşların büyük kısmı özellikle 19. yüzyılın başlarında talan edilerek birçok inşaatta kullanıldığından fazlaca parçası eksiktir. Akropol'ün en üst noktasında bir kemer açıklığı surlara geçis vermektedir. Surlar VI. yüzyılda ilk Bizans onarımına, ardından Kommenoslar ve Palaiologoslar devrinde de orta ve son dönemine işaret etmektedir.
Vize'nin Roma dönemine ait bir sur onarım kitabesi bulunmuştur. Burada "Aulus Pores oğlu Firmus ile Kenthes oğlu Rytes oğlu Aulus Kenthes ve Hyakinthus oğlu Rabdus idaresi altında kale burçları inşa edilmiştir." diye bir yazı bulunmaktadır ve M.S. 2. yüzyıla aittir. Ayrıca burada bulunan ve bugün Edirne Müzesinde bir sunak yine Roma devrine tarihlenmektedir. Bu sunağın üzerinde Eros, koç, teke ve dana başı figürlerine rastlanmaktadır. Ayrıca yine ayni döneme ait Kral Kotis'le ilgili olarak bir kitabe bulunmuştur. Bu kral ise M.S. 48 yılında yapılan Phersal Savaşı sırasında Pompeus'un yanında yer alan kişidir. Romalıların dini inanışlarına son derece uyum sağlayan Thamata (Kara köçek)'teki Tapınak aslında orta tunç çağına ait olmasına karsın bu dönemde kullanılmıştır. Ayrıca Vize içinde Çömlektepe'de arazi üzerinde görülen Roma keramikleri, Romalıların bu bölgedeki hakimiyet unsurlarından sayılabilir. Bu döneme ait mimari kalıntılar ise çok fazla değildir. Ancak çevrede görülen izlerden burada büyük bir Dor düzeninde tapınak bulunduğunu anlamaktayız. Özellikle Ayasofya'nın güneydoğu cephesinde yer alan dor tapınak parçası ile sütun gövdeleri, sütun başları dikkat çekicidir. Kale eteklerinde yer alan ve esasi geç Roma- erken Bizans devrine ait askerlerin yıkanması için inşa edilmiş bir hamam yer almaktadır. Sarapdar (Serbetdar) Camiinin hemen karşısında bahçe içinde yer alan bir sarnıçta hiç şüphesiz bir Roma devri eseri olarak görülmelidir. Ayrıca kalede yapılan kaçak bir kazı sonucu Roma devrine ait üç blok tas bulunmuştur. Kale kapısının kuzey-batı yönünde ayni döneme ait bir friz parçası, Hamam sokakta koripth sütun baslığı, Mektep sokakta Lotus ve palmetli mimari eleman, Agil sokakta jon veya korinth düzenine ait bir sütun kaidesi vs. önemli eserler olarak görülmektedir. Ayrıca bir kulübe yapımı sırasında Çömlektepe sokakta bulunan üç oturma koltuğunda yola çıkılarak yapılan kazılar sonucu Roma devrine ait bir tiyatro ortaya çıkarılmıştır. Tiyatrodan çıkarılan mermer ve bronz heykeller Kırklareli müzesindedir. Bunların dışında basta Hadrian olmak üzere bölgede çok sayıda imparator sikkesi bulunmuştur.
Vize Roma devrinin hemen ardından Hristiyanlığın başlamasıyla birlikte piskoposluk merkezi haline getirilmiştir. Bu piskoposluk merkezi önceleri Avrupa Metropollüğüne bağlanmıştır; Vize'nin öncelikle Bizans devrinde çok şanssız olduğu ve dış tehditler altında kaldığını biliyoruz. Özellikle Balkanlar üzerinden gelen Hunlar Bulgarlar, Slavlar ve ardından arka arkaya sıralanan Haçlılar döneminde sık sık saldırıya uğramıştır. Bu saldırılar her ne kadar VI. yüzyılda inşa ettirilen şehir surları ile kesilmeye çalışılsa da Justinianus'un tamirleri de boşa gidince Vize'yi geçen düşmanlar kendilerini İstanbul'da bulmaktaydılar. Dolayısıyla Vize ve çevresi IX. yüzyılda büyük destekler görmüştür. IX. yüzyıldaki Bizans komutanlarından Thomasın 821'de bağımsız olarak hareketlenmesi sonucu bir ara Bizanslılarla Bulgarlar birleşmiş ve Thomasın üzerine yürümüşlerdir. Thomas yenilince kendisi Edirne'ye gitmiş ve oğlunu Vize'ye göndermiştir. Anlaşılıyor ki Vize her dönemde adini duyuran çok önemli bir kent durumundadır. 867'li yıllarda ise Vize önemli askeri bir komutanlıktı ve basında Drungarius Nicephorus yer almaktaydı. Oldukça hareketli bir Bizans dönemi geçiren Vize, bu süre içinde birkaç kez elden çıkmasına rağmen, yine de Bizanslıların elinde kalmıştır. Özellikle Bizanslıların yasadığı sürece bir batı kalesi seklinde vazife görmüştür.
Vize Bizansın elinde kaldığı süre içinde çok önemli anıtlar meydana getirmiştir. Özellikle Roma döneminde yapımına başlanan su yolları bu dönemde korunmuş ve geliştirilmiştir. Özellikle Vize çevresinde doğup gelişen ve İstanbula kadar giden su yolları Istranca Dağları eteklerinde tuğla kemer ve kanallarla güzergah izlemektedir. Ayrıca asmakaya yolunda (Bizans Mağara Kiliseleri) yepeleri çepeçevre saran doğal kayalara oyulmuş su kanalları bu önemi açıkça belli etmektedir. Vize'den İstanbul 'a giden su yolları, kanallar, kanalların kesildiği zaman ise kemerler ile devam etmektedir. Bitişik köylerde görülen küp seklinde toprak altında yer alan sarnıçlar Bizans devrinin ilginç su mimarisi örnekleridir. Vize içinde ise yer altında zaman zaman inşaatlar sırasında görülen su kanalları ve sarnıçlar bu kültürün uzantılarıdır. Ayrıca Vize Kalesi Bizans devrinde takviye edilmiş ve yer yer onarılmıştır. Kalenin hemen altında kalan ve su kulesi olması muhtemel olan mimari ise asli Roma olmasına karsın asil önemini Bizans devrinde kazanmıştır.
*** Bu bolümdeki bilgiler, Prof. Dr. Engin BEKSAÇ, Yrd. Doç. Dr. Özkan ERTUĞRULUN yapmış oldukları araştırmalar sonucu yapılan yayınlardan derlenmiştir.
Karakoçak tepe
Karakoçak tepe
Prof.Mansel'in kazdığı tümülüs
İstanbul Arkeoloji Müzesi/Trak Salonu/Vize A tümülüsü rekonstrüksiyonu
En son erkmen se tarafından Cum 22 Eyl 2006, 23:25 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
|
 |
erkmen se
16 yıl önce - Cum 22 Eyl 2006, 00:08
Bizya/Vize'deki en önemli yapı Ayasofya kilisesi.
1910da Ayasofya
(+)
1957de Ayasofya
(+)
2000lerde Ayasofya
1957de Ayasofya içi
(+)
2000ler Ayasofya genel
(+)
En son erkmen se tarafından Cum 22 Eyl 2006, 00:26 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
erkmen se
16 yıl önce - Cum 22 Eyl 2006, 00:20
BİZYA/VİZE antik kentinde AYASOFYA Kilisesi;....
Ayasofya kubbe
(+)
Ayasofya mermer mimari ögeler
(+)
Mimari ögeler
(+)
Ayasofya ön cephe
(+)
Ayasofya sütun
(+)
|
 |
erkmen se
16 yıl önce - Cum 22 Eyl 2006, 00:52
Bizya/Vize'de antik tiyatro kazısı ve onarımı sürüyor.Bazı bölümleri oldukça sağlam çıkarılan tiyatro boyut olarak,bir odeonu andırıyor.Hatta bazı kaynaklarda odeon değerlendirmesi de yapılıyor.
Odeon:Antikçağda müzik dinletileri düzenlenen yapılar;...
(+)
(+)
Tiyatro üstten görünüş;..
(+)
Tiyatroda bulunan rölyef kabartma;..
(+)
En son erkmen se tarafından Cum 22 Eyl 2006, 09:55 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
devrim1907
16 yıl önce - Cum 22 Eyl 2006, 17:33
Vize çocukluğumun geçtiği, Trakya'nın göçmen kirliliğinden etkilenmemiş bir bölgesi. Yukarıdaki fotoğraflardan çok daha fazla ilçenin içindeki evlerin bahçelerinde gizli.
Ailenin fertlerinden çocukluklarında yağmur yağdığı zaman toprakta açığa çıkan paraları hep duyardım. Ya da halk arasında efsane gibi yayılan define avcılarını. Mutlaka gidilip görülmesi gereken bir bölge.http://tr.wikipedia.org/wiki/Vize adresinden biraz daha bilgi alınabilir. Ayrıca belediyenin iyi bir sayfası var.
|
 |
sayfa 1  |
ANA SAYFA -> Diğer Şehirler
|