Ana Sayfa 915 bin Türkiye Fotoğrafı
İstanbul Boğazdaki Four Seasons
« önceki   12345 ... 111213   sonraki »
Ana Sayfa -> İSTANBUL
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
Halil
9 yıl önce - Çrş 18 May 2005, 19:37

Neden Sultanahmetteki Fourseasons'in oda sayisini 65 ten 130 cikarma gibi bir dusunce icindeler anlamiyorum..Kisilestirilmis hizmetiyle isim yapan ve butun odulleri toplayan bu otel oda sayisi ikiye katlaninca atmosferinden cok sey kaybedecektir bence..
Ayrica nereye yapilacak bu odalar,, ek bina mi yapacaklar, kacak katmi.. Yoksa guzelim bahceye binami dikecekler.. Umarim cevresindeki yikik dokuk evleri restore etmeyi dusunuyorlardir..
2002 yilinda acilmasi planlanan Four Seasons on the Bosphorus ise apayri bir konu..
Acaba eski projeye devam mi edecekler yoksa yepyeni bir proje mi hazirlatacaklar??
Eski proje Avrupanin bir numarasi olmak icin hazirlanmisti.. Insallah citayi dusurmezler.. Bir an evvel baslarlarsa seneye yaza yetistirebilirler..


Husnu Kursun2
9 yıl önce - Pts 23 May 2005, 20:43

Burasi eski Besiktas Kız Lisesi olmali. Yaninda da Et blik kurumu ve daha oncede Barbaros ilk okulu vardi.

Farmir
9 yıl önce - Pts 06 Hzr 2005, 04:15

more latest news on Atik Ali Pasa mansion...
from http://www.hurriyetim.com.tr/yazarlar/yazar/0,,au ...853,00.asp
"Ekonomi, 06. 06. 2005, Nurten ERK, nerk@hurriyet.com.tr
Four Seasons benim oldu şimdi kafa patlatacağım.
60 milyon dolara Yapı Kredi’ye bağlı Enternasyonal Turizm’den aldığı Four Seasons Hotel ve Atik Paşa Yalısı’nı 65 milyon dolar daha harcayarak hizmete açacak olan Malatyalı tekstilci Mesut Toprak, turizmde iddialı. Toprak’ın hedefi, İstanbul’a kaliteli turizm tesisleri kazandırmak.
FOUR Seasons Hotel ve Atik Paşa Yalısı’nı 60 milyon dolara alarak dikkatleri üzerine çeken Malatyalı tekstilci Mesut Toprak, 33 yıl önce Sultanhamam’da kumaş ticaretiyle başladığı iş hayatında 70 milyon doları yakaladı. Yapı Kredi’ye bağlı Enternasyonal Turizm’den aldığı Four Seasons Hotel ve Atik Paşa Yalısı’na 65 milyon dolar daha harcayarak hizmete açacak olan Toprak’ın hedefi, İstanbul’a kaliteli turizm tesisleri kazandırmak.
Tay Group Şirketleri Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Toprak, lise yıllarında Sultanhamam’da ticaret yapmaya başlamış. Okul ve ticaret hayatı birlikte yürümeyince, okulu yarım bırakmış ve enerjisini işine vermiş. 18 yaşını doldurunca kendi şirketini kurmuş. 1998’e kadar gömlek, mont, pantolon, ne olursa üretmiş. Daha sonra pantolona odaklanmış ve dünya markalarına üretim yaparak bugünlere gelmiş.
Toprak, bugün 2 bin 500 çalışanı olan, 70 milyon dolar ciro ve 55 milyon dolarlık ihracat yapan 7 şirketli bir grubun başında. Şirketleri artık Levi’s, Next, Marks&Spencer, Esprit, Dockers, Timberland. Nautica, H&M, Polo Jeans, Ralph Lauren gibi dünya markaları adına tasarım ve üretim yapıyor. Mesut Toprak ile Tay Group’un doğuşunu, bundan sonraki planlarını, tekstil ve turizm sektörünü konuştuk.
Ticaret hayatınız ne zaman başladı?
- 1972’de Sultanhamam’da çalışmaya başladım. 5 yıl çeşitli firmalarda çalıştım. 1977’de, 17 yaşımda kendi şirketimi kurmak istedim. Vergi dairesine müracaat ettim, babamın kefil olmasını istediler. Babam çalışmama karşıydı. Ben de 18 yaşımı doldurunca şirketimi kurdum. 1987’ye kadar ihracatçılara ve Anadolu’daki firmalara mal sattım. 1989’a kadar sadece kumaş ticareti yaptım. 1989’da Tayteks’i kurarak, hazır giyim sektörüne girdim. Şirketlerimin kurucusu benim, ama o işi beraber götürebileceğim bir ortağım mutlaka var. Tayteks’teki ortağım Vedat Pembecioğlu, konfeksiyonda Osman Akdağ, turizmdeki ortağım da Tavit Köletavitoğlu.
Tekstilciyken neden turizme de girmek istediniz?
- Şirketlerimi belli bir yere getirdim. 2003 sonuna kadar da şirketlerin başındaydım. Sonra arayışa girdim. Kendime yeni bir iş arıyordum. İşte bu süreçte üretim kadar, organizasyon ve hizmette de güçlü olmak gerektiğini gördüm. Artık önemli olan bir değer yaratmak. Ben her zaman ‘Dirsek çürütmekten, kafa patlatma dönemine geçmemiz lazım’ derim. Turizm sektöründe de kafa patlatılması gereken çok şey olduğuna inanıyorum.
Turizm sektöründe neler yapmayı planlıyorsunuz?
- İşimiz otelcilik, işletmecilik, inşaatçılık değil. Biz çok güçlü bir organizasyon şirketi olacağız. Bir fırsatı alıp geliştirip ileride elden çıkarabiliriz. En büyük işimiz iyi yeri, iyi inşaatçıyı ve iyi işletmeciyi bulmak. Tabii iyi bir finansörle beraber bu işleri koordine etmek. Yapı Kredi Bankası iştiraklerinden Enternasyonal Turizm Yatırım’ın bünyesindeki Atik Paşa Yalısı ile Four Seasons’ı satıyordu. Vedat Aşçı ile birlikte teklif verdik. 60 milyon dolara aldık. Sonra Vedat ile yollarımız ayrıldı. Ama Astay olarak İstanbul’da yeni fırsatlar çıkarsa değerlendireceğiz. Yarım kalan yatırımları tamamlayıp turizme kazandıracağız.
Vedat Aşçı ile ortaklığınız neden sona erdi?
- Astay’da Vedat Aşçı ile sinerji oluşturmak için biraraya gelmiştik. Ama sonra o Antalya’da iş yapma, Ankara’da otel alma arzusu içine girdi. Ben ise İstanbul’a yatırım yapmak istiyorum. Aynı vizyonu paylaşmadığımızı görünce oturduk, konuştuk, yollarımızı ayırdık. Ben Four Seasons’ı ve Atik Paşa’yı, O da Esentepe’deki iş merkezi projesini aldı. Dostluğumuz sürüyor.
Atik Paşa ve Four Seasons ne zaman tamamlanacak?
- İki yıl içinde Atik Paşa’yı bitireceğiz. Sultanahmet Four Seasons’a da 65 yeni oda ilave ederek 300 odaya çıkaracağız. İkisine toplam 65 milyon dolar yatırım yapacağız. Otellerin ikisi de tarihin göbeğinde ve muhteşem yerler. İki yıl içinde bu yatırımları ayağa kaldıracağız. Belirli bir noktaya getirince de yola nasıl devam etmek gerektiğine karar vereceğiz.
Dünya devlerine pantolon üretiyor.
Hangi markalara üretim yapıyorsunuz?
- Devamlı çalıştığımız markalar, Levi’s, Dockers, Next, Marks&Spencer, Timberland ve Esprit’tir. Zaman zaman GAP, Banana Republic, H&M, gibi dünya markaları için de çalışıyoruz. 1990’lı yıllarda mont, gömlek ne olursa yapıyorduk. 1998’de maliyeti çok yüksek olduğu için mont işinden çıkma ve ihtisaslaşma kararı aldık. Maliyet içinde işçilik oranı en düşük olan ürüne kaymamız lazımdı. Pantalonu tercih ettik. Fabrikalarımızı ona göre elden geçirdik. Böylece verimliliğimizi en üst noktalara çıkaran bir sisteme geçtik.
Kotaların kalkacağını 1998 yılında anladık.
Tekstilde kota ve sınırlamaların kalkmasına hazır mıydınız?
- Türkiye’nin de üyesi bulunduğu Dünya Ticaret Örgütü’nün, tekstil endüstrisinde tüm kotaların ve sınırlamaların karşılıklı olarak kaldırılmasını öngören anlaşma 1995’de kabul edilmişti. 2005 yılında bu kararların uygulamaya geçirileceği belliydi. Biz Tay olarak bu duruma 1998 yılında uyandık. Yeni bir strateji geliştirmemiz ve çevre analizi yapmamız gerektiğinin farkına vardık. Müşterilerimizin stratejik ortağı olmamızın yanında, daha yaratıcı, yenilikçi ve creative olmamız gerektiğini anladık. Tabii bunları yaparken de maliyet liderliğini elde tutmak gerekiyordu.
Tekstil, beceriksizliği devlete fatura etti.
Siz maliyet konusunda neler yaptınız?
- Artık fiyatı alıcı dikte ediyor, o fiyattan hem maliyetinizi karşılıyor, hem de kár edebiliyorsanız işi siz alıyorsunuz. Türk tekstil sektörü kalitesizliği, müşteriye, verimsizliği işçiye, beceriksizliği de devlete fatura ettiği bir dönem yaşadı. Ama artık kimse bu bedeli ödemek istemiyor. Biz de bu değişime ayak uydurmak için danışmanlara ve eğitime neredeyse yeni bir fabrika daha kuracak kadar para harcadık. Onların acı reçetelerini gözümüzü kırpmadan uyguladık. Esnek ve yalın bir organizasyona gittik. Sonuçta sağladığımız verimlilik bugün gemimizi yüzdüren etken oldu.
Tasarımcının hayali bir günde ürüne dönüşebilmeli
Uzakdoğu tekstilde Türkiye’nin rakibi olabilir mi?
- Bir tasarımcının hayal ettiği bir malı bir günde ürün haline dönüştürebilecek dünyada üç yer var. İtalya, İstanbul ve Hong Kong. Bunun dışında hiçbir yerde, bir günde insan hayal ettiği bir şeyi ortaya çıkartamaz. Bunu avantaj haline dönüştürebilirsek, Türkiye’nin bu bölgede rakibi yok. Çin’in bizden üstün olduğu taraflar var. Maliyette bizden daha avantajlılar, ama organizasyon çok güçlü değil, ayrıca uzak.
Tekstile teşvik vermeyin isteyen zordakileri alsın.
Tekstilde yatırım teşviklerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
- Tekstil sektöründe yeni yatırımlara asla ve asla teşvik verilmemesi gerek. Bu sektöre girmek isteyen varsa, onlar da şu anda zor durumda olan yüzlerce firmaya bakıp onlardan birini, birkaçını satın alsın.
MESUT TOPRAK
Tay Group Şirketleri Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Toprak, 1959 İstanbul doğumlu. Ailesi Malatyalı olan Toprak, 1972 yılında Tayteks’i kurdu ve kumaş ticaretine başladı. 1989’da Tayeks Dış Ticaret’i kurdu. 1995’de Çorlu’daki fabrikasını inşa etti, 2001 yılında Bolu’da kurulu Yeni Dünya Tekstil Şirketi’ni satın aldı. 2003 yılında Beylikdüzü’nde Taypa’yı üretime geçirdi. 2004 yılında Astay Gayrimenkul A.Ş.’yi kuran Toprak, Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Yönetim Kurulu Üyesi".

from http://www.kobifinans.com.tr/icerik.php?Article=6 ...15&Topic=4
"Önce Four Seasons Hotel'i Büyütecek Sonra Turizm Sektöründe Büyüyecek.
Mesut Toprak, Four Seasons Hotel'i 66 milyon dolara aldı. Toprak, oteldeki oda sayısını 65'ten 130'a çıkaracak. Boğaz'daki Atik Paşa Yalısı'nı da alan Toprak 2 otele 150 milyon dolar yatırım yapacak. Toprak projelerini ve hedeflerini anlattı.
Ticaret hayatına 1972 yılında Sultanhamam’da başlayan Mesut Toprak, 1976'da kurduğu Tayteks şirketiyle Amerikan ve Avrupalı firmalara dokuma kumaş üretimi yapıyor. Kumaş üretiminin yanı sıra Levi's, GAP, Esprit, Dockers, Timberland, Banana Republic, Nautica ve Polo Ralph Lauren gibi dünya markaları adına tasarım ve üretim de yapan 32 yıllık tekstilci Toprak'ın 4 fabrikası, 2.000’in üzerinde çalışanı var. Geçen yıl 65 milyon dolarlık ihracat yaptı. Bu yılki hedefi 100 milyon doların üzerine çıkmak. Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği'nin (TGSD) Yönetim Kurulu Üyesi Toprak, geçtiğimiz kasım ayında Yapı Kredi Bankası iştiraklerinden Enternasyonal Turizm Yatırım bünyesinde yer alan Atik Paşa Yalısı ile Sultanahmet'teki Four Seasons otelini alınca dikkatleri üzerine çekti. Astay Gayrimenkul İnşaat Yatırım ve Turizm şirketi kanalıyla bu operasyonu gerçekleştiren Toprak, o günlerde "Türkiye ve İstanbul turizminin yeterince tanındığı fikrinde değiliz. Avrupa Birliği penceresinden baktığımızda, İstanbul'un üstündeki örtü kalkacaktır. Bu örtü kalkınca İstanbul'daki oteller, gelen talebi yeterince karşılayamayacak. Buradan haraketle bu yatırımlara girmeyi istedik" dedi. Bir daha da bu operasyon ile ilgili konuşmadı.
Röportaj yapmayı sevmeyen, kamuoyunda fazla tanınmayan ve bundan memnun olan Toprak ile devraldığı Sultanahmet Four Season Oteli ve Atik Paşa Yalısı ile ilgili çalışmalarının hangi aşamada olduğunu, neden turizm sektörüne girdiğini, bu sektördeki hedeflerini ve yatırım planlarını konuştuk.
Turizm sektörüne yatırım yapmaya nasıl karar verdiniz?
Yaklaşık 3 yıl önce üretim sektörü dışında hizmet sektöründe bilgi, hizmet üreten ve organizasyon gücü olan firmaların ayakta kalacağını tespit ettim. Otelci, turizmci olacağım diye bir hedefim olmadı. 2 sene önce bir araştırma yaptırdım. Bu araştırma neticesinde çok ihtisaslaşmış birkaç hizmet ürünü üzerinde çalışıyorduk. Bunlardan biri bizi turizme doğru itiyordu. Kalktım, Antalya'yı incelettim. Baktım inanılmaz bir rekabet var ve bana da firmama da ülkeme de değer katacak bir şey değil. Onun üzerine İstanbul'u araştırdık ve en bakir yer olduğunu gördük. Prag'a 14 milyon turist geliyor, İstanbul'a gelen 2 milyon bile değil. İstanbul bundan sonra cazibe merkezi olacak diye konuşurken Enternasyonel Turizm'in iştiraklerinden Four Seasons'ı satıyor diye konuşulmaya başladı. Biz de bu işe girdik. Turizm sektörünün önde gelen isimlerinden Tavit Köletavitoğlu hem yönetici hem de şirketimizin ortağı oldu. Astay Gayrimenkul İnşaat Yatırım ve Turizm adıyla yeni bir şirket kurduk. İşletmeyi yine Four Seasons yapacak. Bu sektörde 2 nokta öne çıkıyor: Biri lokasyon, diğeri işletmeci. Baktığın zaman dünyanın en iyi yeri Boğaz, en iyi yeri Sultanahmet. Yani lokasyon olarak bir numara. Four Seasons dünyanın en iyi işletmesi. Bundan sonra tek şey kalıyor, yatırımcının gücü, cesareti. Finansman gücün zaten var ki bu işe giriyorsun. Dolayısıyla çok umutluyum.
Turizm sektöründe büyüme planları yaptınız mı?
Büyüme planları konjonktüre bağlı. Ekmekleri tane tane yememiz lazım. Kesinlikle burada kalmayacağımı biliyorum.
Sultanahmet Four Seasons'da yeni yatırımlarınız olacak mı?
Four Season çok karlı bir otel olmadı, şu anda da değil. Optimum kullanılan bir yer değil. Başlangıçta daha düşük nitelikte fakat daha fazla odalı bir otel olarak planlanmış. Ama Four Season daha yüksek nitelikli 65 odaya düşürünce masrafları karşılar duruma gelmemiş. Şimdi Anıtlar Kurulu'ndan izinler çıktı, 65 oda daha ilave edeceğiz. 66 milyon dolara aldık, ilave yatırımlarla maliyeti yaklaşık 150 milyon dolara çıkacak. Atik Paşa'nın bitmesi ise 2 yılı bulacak.
Cezaeviydi, dünyanın en iyi otellerinden biri oldu.
Sultanahmet Turizm, 1991 yılında eski Sultanahmet Cezaevini otele dönüştürmek üzere kuruldu. Şirket, 1994 yılında Kanadalı otel zinciri Four Seasons ile anlaştı. 1918-1919 yıllarında hapishane amaçlı yapılan bina 1996 yılından itibaren Four Seasons Hotel olarak hizmet vermeye başladı. Otelde 10'u suit olmak üzere toplam 65 oda bulunuyor. Four Seasons Hotel İstanbul, Travel and Leasure dergisi tarafından dünyanın en iyi 3'üncü oteli seçildi. Enternasyonel Turizm bünyesinde 2000 yılında Kanada kökenli Four Seasons&Resorts Grubu'yla ortaklaşa kurulan Atik Pasha Turizm A.Ş. ise, Çırağan Sarayı'nın yanında yıllardır boş duran Feriye Sarayları'nın bir parçası olan tarihi Atik Paşa Yalısı'nı 5 yıldızlı otele dönüştürmeyi amaçladı. Ancak Four Seasons Bosphorus adı verilen bu yatırım yarım kaldı. Toprak’ın şirketi Astay, Four Season ve Atik Paşa yalısını toplam 66 milyon dolara aldı. Ancak çoğu Atik Paşa yalısından kaynaklanan borçları da üstlendiği için 30 milyon 685.000 dolarlık ödeme yaptı.
Sultanhamam Üniversitesi’nde Yetişti
Mesut Toprak, ticaret hayatına 1972 yılında tekstilcilerin üniversite olarak nitelendirdikleri Sultanhamam’da başladı. İşe kumaş ticareti ile başlayan ve ilk şirketi Tayteks’i 1976’da kuran Toprak, bugün Tayeks, Taypa, Yeni Dünya, Tays ve Etay şirketlerinden oluşan TAY Group’un patronu. Tay Group, 1989 yılında Tayeks Dış Ticaret şirketini kurarak hazır giyim sektörüne adım attı. 1995’te Değirmenköy’deki fabrikasını kurdu, 2001’de Bolu’da kurulu bulunan Yeni Dünya Tekstil’i satın aldı, 2003’te ise Beylikdüzü’nde Taypa A.Ş’nin üretim tesisini hayata geçirdi. Bu son şirket TAY Group içindeki şirketlere pazarlama, satınalma ve lojistik hizmetleri sunuyor. TAY şirketleri içinde yer alan Tays, kendisine ait “Hammersmith” markasıyla iç pazara ve komşu ülkelere hazır giyim ürünleri üretip satıyor. TAY Group bünyesindeki şirketler 4 tesisteki toplam 50.000 metrekarelik alanda aylık 650.000 pantolonluk kesim, dikim, yıkama ve terbiyeleme kapasitesi ile 400 bin civarında örme ürün kapasitesine sahip. TAY Group şirketlerinin 2004 yılı konsolide cirosu 70 milyon doların üzerinde. Mesut Toprak’ın şirketleri, bugün Levi's, GAP, Next, EDC, Esprit, Dockers, Timberland, Banana Republic, Burton, I.C. Companys, H&M, Nautica, Polo Jeans Co., Polo Ralph Lauren gibi dünya markaları adına tasarım ve üretim yapıyor.
Kaynak: Referans Gazetesi, 18/05/2005"


Farmir
8 yıl önce - Sal 13 Arl 2005, 22:39

son beyanlara gore, Four Seasons on the Bosphorus, 2007 yilin basinda acilacak.
7 yil bekledik (yalinin ilk ozellestirmesi 1998 yapilmistir), bir yil daha bekleriz...
kaynak http://www.milliyet.com.tr/2005/12/08/pazar/paz10.html
"Dünyanın en iyisi olmayı aklına koydu
Avrupa'nın en iyi oteli seçilen Four Seasons Hotel İstanbul'a yenisi ekleniyor. Genel müdür Marcos Bekhit: "Dünya turizm piyasası bu haberi duyunca 'Biz niye orada değiliz?' diye hayıflanacak"
YAPRAK ARAS.
Marcos Bekhit geçtiğimiz haftalarda Avrupa'nın en iyi oteli seçilen Four Seasons Hotel İstanbul'un genel müdürü. Amerikan Conde Nast Traveler dergisinin 385 bin okuyucusu tarafından oylanarak belirlenen ankette Four Seasons Hotel İstanbul, Avrupa başkentlerindeki diğer Four Seasons'ları bile geride bıraktı. 10 yıl önce bir hapishaneyken devraldığı oteli yine aynı ankete göre dünyanın en iyi dördüncü oteli konumuna getiren ekibin başı olan Bekhit, bu ödüllerin kendilerini daha da motive ettiğini söylüyor. "Ödülü bir kez kazandıktan sonra kaybetmek olmaz. O yüzden çok daha fazla çalışmamız gerekiyor" diyen Bekhit, dünyanın en iyi oteli seçilmeyi de kafasına koymuş.
Neler hissettiniz Avrupa'nın en iyi oteli seçildiğinizi duyduğunuzda?
Gece yarısı şirketin başkanı New York'tan arayarak haber verdi. O anda sevinçten gözlerim doldu. İstanbul'da, Türkiye'deki bir otelin en iyi seçilmesi inanılmaz gurur verici bir şey. Sadece Four Seasons değil, tüm Türkiye için çok önemli bir şeydi bu.
Neler getirecek bu ödül?
Bu Türkiye için yapılabilecek en iyi tanıtım. Conde Nast Traveler'ı dünyanın dört bir yanında milyonlarca insan okuyor. Merak edecekler. "Avrupa'nın en iyi oteli, İstanbul'da ha! Aaa, Four Seasons'mış. İstanbul'u görmek istiyorum" diyecekler. Şehrin imajına da olumlu etkisi olacak.
İki otel arasında tekne.
Nedir peki İstanbul Four Seasons'ın seçilme sebebi?
Öncelikle iyi bir çalışma ortamı yaratıyoruz. Çalışanların mutlu olması, herkese adil davranmak, sürekli eğitim vermek çok önemli. Çalışanlar da buranın sahibi gibiler. 10 yıldır beraber çalışıyoruz ve artık bir takım olduk. Ayrıca misafirlerimizin çok gözlemci olduğunu unutmuyoruz. Müşterilerden gelen her mektubu, önerileri birbirimizle paylaşıyoruz. Misafirlerimizle ilgili bilgiler gizlidir. Her şey anında yapılır. Bavullar üç dakikada odadadır. Kuru temizleme bir saatte tamamlanır. Anında her sorun çözülür. Deniz manzaramız yok, havuzumuz yok ama yine anlaşılıyor ki en çok rahatlığa önem veriliyor.
Beşiktaş'ta da bir Four Seasons yapılıyor...
Seasons on the Bosphorus'un 2007 yılının başında açılmasını planlıyoruz. Sultanahmet'teki otelin tamamlayıcısı olacak. İki otelin arasında bir tekne, misafirlerimizi götürüp getirebilecek. 170 odalı otelin yüzme havuzu, 1000 kişilik bir balo salonu, çok güzel bir spa'sı, çok sayıda toplantı odası da olacak
.
O otelin yöneticisi de siz mi olacaksınız?
Evet. Çok savaştım bu otelin yapılabilmesi için. Piyasaya inanmasak zaten buna kalkışmazdık. Ama bekleyin ve görün... Dünya, İstanbul'da ikinci bir Four Seasons açıldığını duyunca neler olacak! Bütün otel zincirleri, tur şirketleri "Biz neden orada değiliz?" diye hayıflanacak. Turizm piyasası altüst olacak.
İstanbul'da başka yeni oteller de inşa ediliyor. Bu sizce ne anlama geliyor?
Türkiye'nin geleceğinden çok umutluyum, bilhassa da İstanbul'un. Dünyanın neresine gitsem herkes İstanbul'a gelmek istiyor. Şu anda yapılanların yanı sıra en az beş büyük otel daha yapılmalı. Biz niçin Paris, Roma, Milano gibi turistik şehirlerin başında gelmeyelim? Kendimizi Tunus'la, Fas'la karşılaştırmanın ne anlamı var ki? Biz farklı bir ligdeyiz. Kültür, şehrin elektriği, güzelliği... Elimizde olanla hiçbir zaman yetinmemeli, aksine bunu katlamaya çalışmalıyız.
Alışverişlerini otel için yapıyor.
Mısır asıllı bir Kanada vatandaşı olan Marcos Bekhit, her gittiği yerden otel için yeni fikirlerle dönüyor. Örneğin bahçedeki ahşap çiçek kutuları fikrini İtalya'da gittiği bir küçük otelden almış. Bahçedeki çiçeklerin isimleri kartlarda yazılı. Bu da Four Seasons Palm Beach kökenli bir fikir. Bekhit alışverişlerini de daha çok otel için yapıyor. Her gittiği yerden tepsiler, bardaklar, aksesuvarlar getiriyor: "Prag'dan çok hoş martini bardakları aldım mesela. Ama karım bile artık bozulmaya başladı bu işe. 'Eve mi alıyorsun, otele mi?' diyor".


Farmir
8 yıl önce - Çrş 11 Oca 2006, 03:26

Insaat nihayet basladi. Resim 7 Eylul 2005'e ait.
Umarim, planladiklari gibi, 2007 basinda yeni otel acilacak.



cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
Ana Sayfa -> İSTANBUL