1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1  |
 |
Faruk
17 yıl önce - Çrş 01 Şub 2006, 01:04
İstanbul Pera Palas Oteli
(+)
(+)
|
 |
galpay
|
 |
galpay
|
 |
galpay
|
 |
galpay
16 yıl önce - Cum 15 Eyl 2006, 22:27
PERA PALAS OTELİ
İstanbul - Pera Palas Oteli
Sofya'daki İngiliz Elçisi,
Almanların, Balkanlar'a inmesi üzerine 11 Mart 1941 günü Türkiye'ye gelmişti.
Pera Palas'ta kalacaktı.
Fakat merdivenlerde patlayan bir bomba oteli harap etti.
| Alıntı: |
Almanlar Balkanlar'a inerken bütün ülkeler huzursuzdu.
İşgalin kokusunu alan elçiler, bulundukları ülkeleri terk ediyorlar, daha dost buldukları ülkelerde başkentlere gidiyorlardı.
1940 yılı önce Balkanlar'daki İngiliz elçilerinin İstanbul’a gelişlerine neden olacaktı.
1941 de ise Moskova'daki Alman elçisi Kafkaslar'dan, Berlin'deki Rus elçisi de Balkanlar'dan Türkiye'ye gelecekti.
Böylece Türkiye 1940-41 yıllarında elçilerin sığındıkları ülke olmuştu.
1940 ilkbaharında Alman orduları Bulgaristan ve Romanya’yı kontrolleri
altına almışlardı.
İngiltere bu durumu bir çeşit işgal gördüğü için elçilerini ve kolonisini bu ülkeden çekiyordu.
Önce Romanya'daki İngiliz Elçisi Sir Regihald büyük bir grupla İstanbul’a geldi.
11 Mart 1941 günü Sofya'daki İngiliz Elçisi Rendall, karısı, kızı, elçilik görevlileri ve bir grup İngiliz kolonisiyle birlikte İstanbul’a gelecekti, Türk Sıkıyönetimi Orient Ekspresi'nin duracağı Sirkeci Garı'da ve ekibin kalacağı Pera Palas Oteli'inde gerekli önlemleri almıştı.
İngiliz Elçisi Rendall'in kalacağı Pera Palas Oteli o günlerin en güzel otellerinden biriydi.
Orient - Express (Doğu Ekspresi) tren seferleri başlayınca İstanbul’un otel sorunu ortaya çıkmıştı. Avrupa'nın zenginlerini istendiği gibi ağırlayacak bir otel yoktu. Bu durum karşısında bu treni düzenleyen Wagon-Lee Şirketi İstanbul’da o günler için çok modern bir otel inşaatına girişti.
Böylece "Pera Palas” kuruldu.
Otelin kurulduğu 1890 yıllarında İstanbul’da elektrik yoktu. Avrupalıların lambayı yadırgamamaları için de otele jeneratör kondu.
Otel İstanbul’un işgal günlerinde de önemli yerlerden biri olmuş, işgal kumandanlığı ve işgal görevlileri buraya yerleşmişti.
Hatta Atatürk Anadolu'ya gitmeden önce sık sık buraya gelir ve dostları ile burada buluşur konuşurdu.
Cumhuriyetin kurulmasından sonra, Beyrut Türkleri'nden olan Emin Kemal Paşa’nın oğlu Misbah Muhayyeç, burasını 600 bin altın liraya almıştı.
Birçok siyasi toplantılara sahne olan bu otelin tarihinde Balkan Paktı çabaları da vardı. Balkan ülkelerinin sorumluları bu otelde kalıyorlar, otelin geniş salonlarında görüşmeler yapıyorlardı. Ama bu uzun toplantılarda olumlu bir sonuç alınamamıştı.
Yıllarca İstanbul'un sayılı oteli olarak kalan Pera Palas İngiliz elçisine yapılan sabotajdan sonra bir süre kapanmıştı,
Orient Ekspresi, saat tam 21,00'de Sirkeci Garı'na girdi. Büyükelçi, Türk ve İngiliz görevlileri tarafından karşılandı, sonra da İstanbul Konsolosluğu’na ait bir araba ile Pera Palas Oteli'ne gitti. Elçinin dışındakiler ise, yine Tepebaşı'ndaki Alp Oteli'nde kalacaklardı.
Rendall, saat 21.15'de Pera Palas Oteli'ne geldi. Elçi, bir viski içmek için bara doğru ilerlerken, eşyası da odasına yerleştiriliyordu.
Ancak elçiliğe ait valizlerden biri mermer merdivenler üzerinde kalmıştı. Bunun sahibi çıkmamıştı. Saat 21.35'de birdenbire bir patlama işitilmişti. Valiz patlamıştı. Valizin yanında bulunan dört kişi o anda ölmüştü. Bunların ikisi polisti...
Aynı anda bu otelin birkaç yüz metre ilerisinde de bir başka valiz dikkat çekecek ve içi açılarak bakılacaktı. Bu valizde de bir bomba vardı. Fakat hemen bomba zararsız hale getirilecek ve patlamayacaktı.
Pera Palas’ta, patlayan bomba acaba neden konmuştu.
Bu konuda Bulgar yetkililer üzerlerine hiçbir sorumluluk almıyor ve şöyle diyorlardı:
"İngiltere elçisinin Sofya'dan hareketinden önce elçiliği koruyan polis görevlilerinin sayısı artırılmıştı. Hatta buraya bir polis noktası da kurulmuştu. Karanlık bastıktan sonra elçilik binasına kimse alınmıyordu. Büyükelçi, elçilikten Sofya Tren İstasyonu’na gidinceye kadar da valizlerin kontrolü, İngiliz görevliler tarafından yapılmıştı. Hatta büyükelçi, Bulgar polisinden gördüğü yakın ilgi nedeniyle görevlilere 500 leva armağanda da bulunmuştu. .
Üstelik büyükelçi, Kral Boris'in özel treniyle Sofya'dan ayrılmıştı."
İngiliz elçisi ise Bulgarların bu düşüncelerini Dışişleri Bakanlığı’na verdiği raporda şöyle yalanlıyordu:
"Sofya'dan ayrılmadan önce İngiliz elçilik görevlilerinin bagajları arasına, dost olmayan bazı ajanlar tarafından bombalı bir valiz konduğu aşikardır. Suikastı düzenleyenlerin treni bile havaya uçurmaları düşünmüş olabilirler. Bombalı çantaların trenin Sofya'dan hareketinden önce İngiliz elçiliğinde bagajları arasına konduğu gerçektir."
Haber Türk basınında 12 mart 1941 günü kamuoyuna duyurulmuştur.
Ancak, Cumhuriyet gazetesini okuyanlar bu olaydan habersizdi.
Çünkü sıkıyönetime karşı çok duyarlı olan bu gazete, olayın yayınlanmaması konusunda komutanlıktan bilgi almıştı.
Sıkıyönetim haberin yayımlanmasını istemiyordu:
13 mart günü Cumhuriyet dışında İstanbul'da hiçbir gazete yayımlanmamıştı.
Cumhuriyet'te ise şöyle bir haber vardı:
"Sıkıyönetim’den bildirilmiştir:
11 mart 1941 akşamı İstanbul’da Pera Palas Oteli'ndeki patlama olayı konusunda polis soruşturmasını ihlal eden yazılar bulunduğu gerekçesiyle İstanbul’da yayımlanan Yeni Sabah, Vatan, Hakikat ve Halk gazeteleri üçer gün, Vakit, Tan, Son Posta, Tesvir-i Efkar, Aksam ve Demokrat Politika gazeteleri de ikişer gün süre ile kapatılmıştır."
|
Kaynak - Milliyet - Yakın Tarihimiz, Fasikül 8, Sayfa 122
.
|
 |
sayfa 1  |
ANA SAYFA -> İSTANBUL
|