Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 3
Mustafa Can Karakus
11 yıl önce - Pts 18 Eyl 2006, 11:36

Robert Kolej

Robert Kolej, Amerika Birleşik Devletleri sınırları dışında kurulan ilk Amerikan okuludur. Okul, Christopher Robert tarafından 1863'te kurulmuştur. Okul hala Arnavutköy kampüsünde eğitim vermeye devam etmektedir.

Tarihi

Robert Kolej 1863 yılında Bebek'te Amerika Birleşik Devletleri dışındaki en eski Amerikan okulu olarak kurulmuştur.Okul, zengin bir Amerikalı olan Christopher Robert ve İstanbul'da zaten bir fırın, bir çamaşırhane ve bir de okul işleten Cyrus Hamlin tarafından kurulmuştur. Kuruluşundan ancak altı yıl sonra Osmanlı İmparatorluğu tarafından verilen bir izinle Rumeli Hisarı sırtlarında verimli bir kampüs kurulabilmiştir. Hamlin'in anısına ilk yapılan bina Hamlin Hall olarak adlandırılmıştır. Robert Kolej, Hamlin'in ölümünden sonra George Washburn (1877-1903) ve Caleb Gates (1903-1932) tarafından başarıyla yönetilmiştir.

Robert Kolej, 1971'e kadar Bebek'teki kampüsünde erkekleri başarıyla eğitmeye devam etmiştir. Ancak 1971'de çıkarılan bir kanun nedeniyle Robert Kolej, eğitim verdiği seviyeyi, 'kolej'den 'lise'ye çevirmek zorunda kalmıştır. Bununla beraber, okulun kendi standartlarında eğitime devam etmesi için iki cinsiyete de eğitim vermesi gerektiği düşüncesiyle, Robert Kolej, kendi düşüncelerine uyan bir biçimde eğitim veren, 1890'dan beri varlığını koruyan Amerikan Kız Koleji'yle birleşmiştir. Robert Kolej, bu olayın ardından, Bebek'teki kampüsünü, üzerinde bir üniversitenin kurulması şartıyla devlete bağışlamış ve böylece, Boğaziçi Üniversitesi'nin temelleri de kurulmuştur. Robert Kolej, 1971'den beri Arnavutköy'deki kampüsünde hem kızlara hem de erkeklere başarıyla eğitim vermeye devam etmektedir.


Amaçları
1863’de kurulduğu günden itibaren, Robert Lisesi Türkiye’de eğitimde mükemmelliği hedeflemiştir. Günümüzde Robert Lisesi, Türkiye’de ve uluslararası düzeyde, farklı alanlarda sosyal ve kültürel roller üstlenen vatandaşlar ve liderler olarak işlev yapacak, azimli, beceri ve kavrayış sahibi gençler mezun etmeyi amaçlamaktadir.

Bu amaç doğrultusunda Robert Lisesi, yetenekli ve istekli öğrencilerin yüksek bir akademik düzeyi hedeflemesine, İngilizce ve Türkçe dillerinde akıcılık kazanıp bu dilleri iyi öğrenmesine olanak verecek bir akademik programı benimsemiştir. Programın hedefi öğrencilerin açıkça, içten ve yapıcı biçimde iletişimde bulunma istek ve yeteneğini geliştirebilmek ve geniş bir uluslararası görüşü benimsemelerini sağlamaktır. Ögrenciler hayatları boyunca öğrenmeyi sürdürmeye, yaratıcı ve eleştirel düşünme becerilerini geliştirmeye ve 21. yüzyılda başarılı olabilmek için hayati bazı bilgileri öğrenmeye özendirilmektedir.

Kurulduğu günden beri Türkiye'nin en prestijli okullarından biri olarak kabul görür. Mezunları arasında birçok başarılı siyasetçi, sanatçı ve iş adamları vardır. Robert Kolej, 8 yıllık mecburi eğitime geçilmesinin ardından sadece lise seviyesinde eğitim vermeye başlamıştır. Günümüzde mezunlarının %30 - %40 yurtdışındaki üniversitelerde eğitimlerine devam etmektedirler. Okulun popülerliğini korumasındaki en önemli neden kolej sınavlarında en yüksek puan alan öğrencilerin Robert Kolej'i tercih etmesidir.

Robert Kolej'de Okumuş Ünlüler  

Orhan Pamuk
Vural Akışık
Yücel Eğecioğlu
Hasan Subaşı
Halis Komili
Halit Refiğ
Bülent Ecevit
Elif Sözen
Lale Müldür
Vartan İhmalyan
Zafer Başak
Gülçin Telci
Gaffar Yakın
Tansu Çiller
Osman Kavala
Cem Boyner
Talat Sait Halman
Refik Erduran
İsmail Cem
Yusuf Mardin
Cem Karaca
Celal Şengör
Rahşan Ecevit
Can Kozanoğlu
Serdar Bilgili
Hagop Mıntzuri Demirciyan
İzzettin Önder
Cüneyt Sermet
İbrahim Kavrakoğlu
Etyen Mahçupyan
Can Paker
Engin Cezzar
Nihat Gökyiğit
Evin İlyasoğlu
İbrahim Betil
Erje Ayden
Mim Kemal Öke
Halil Berktay
Suna Kıraç
Cevat Şakir Kabaağaçlı (Halikarnas Balıkçısı)
Mihri Belli
Ahmer Vefik Alp
Ayşe Şasa
Mehmet Emin Karamehmet
Murat Rauf Sertel
Abidin Dino
Agop Dilaçar
Ahmet Çavuşoğlu
Ömer Kavur
Özdemir Nutku
Ali Pasiner
Özer Çiller
Ömer Madra
Ülkü Tamer
Şahin Alpay
Ömer Dinçkök
Ömer Koç
Mihri İffet Pektaş
Refik Fersan
Neşe Erberk
Can Göknil
Suat Erler
Özdemir Nutku
Erol Çevikçe
Ekrem Ekinci
Alp Yalman
Nuri Çolakoğlu
Tomur Atagök
Cüneyt Ülsever
Osman Erkan
Tomris Uyar
Zeki Alasya
Özer Uçuran
Haldun Dormen
Kerem Kurdoğlu
Engin Cezzar
Nevra Serezli
Nedim Saban
Çiğdem Onat
Tunç Yalman
Elçin Yahşi
Ömer Karacan
Kaan Kural
Genco Erkal
Perihan Mağden
Varlık Berköz
Cem Akaş
Lale Müldür
Yeşim Ustaoğlu
Melih Kibar
Yıldırım Türker
Tolga Örnek
Onur Mete
Bora Tekay
Haluk Özenç
Ayşe Kulin
Gülay Barbarosoğlu
Gündüz Vassaf
Uğur Ziyal
Daryal Batıbay
Mustafa Altay Sönmez
Özer Kabaş
Aptullah Kuran
Kamil Ocak
Şenez Erzik
Ahmet Güvener
Yiğit Şardan
Nejat Eczacıbaşı
İbrahim Bodur
Feyyaz Berker
Muharrem Kayhan
Nebile Direkçigil
Murat Seçkin
Umut Gökçen
Burhan Karaçam
Hüsnü Özyeğin
Vural Akışık
Rona Yırcalı
İbrahim Betil
Rüştü Saracoğlu


Mustafa Can Karakus
11 yıl önce - Pts 18 Eyl 2006, 14:39

Vefa Lisesi'nin ünlü mezunlarından bir kaç tane daha

Olcay Işık    ünlü hukukçu
Mesut Gürgen   kimyager
Gülen Kaya  ekonomist
Damla Ocak gazeteci
Yusuf Öztıryaki  işadamı


Mustafa Can Karakus
11 yıl önce - Pts 18 Eyl 2006, 21:15

ALMAN LİSESİ
 
Özel Alman Lisesi’nin 136 yıllık bir tarihi vardır. Osmanlı İmparatorluğu’nun 1. Meşrutiyeti ilân etmesinden 8 yıl, Almanya’da Ulusal Birliğin kurulmasından 2 yıl önce „Alman-İsviçre Burjuva Okulu“ olarak kurulan okul, kuruluşunu takip eden on yıllık dönemler içinde derin izler bırakan tarihsel devrimler geçirmiştir. Bu süreç içinde kendini devamlı yeniden tanımlayarak geliştirmek zorunda kalmıştır. Sadece bir konuda hiç değişim göstermemiştir: her iki ülkeye ve kültüre de yakın olan nesiller yetiştirmekten. Asıl olan karşılıklı alışverişti. Bu alışverişten anlayış, bağlılık ve Türkiye ile Almanya arasındaki tarihsel iletişimin gelişimine katkı sağlayan temel yatmaktaydı. Bu yüzden Özel Alman Lisesi kuruluşundan günümüze kadar Alman-Türk ilişkilerinin en önemli dayanağı olarak görülebilir.

Bugünkü okul profili

Bugün okulumuz yaklaşık 800 öğrenciyi bünyesinde barındıran matematik ve fen profilinde bir özel lise statüsündedir. Öğrencilerin 4/5’ünü 1 yıl Hazırlık sınıfından sonra 4 yıl lise eğitimi alarak Türkiye’deki üniversitelere giriş imkanı için ön koşul olan „Lise Diploması“ nın yanında, Almanya’daki üniversitelere oradaki her hangi bir Alman öğrencinin sahip olduğu haklarla giriş imkanı sağlayan „Abitur Diploması“ nı alabilen Türk öğrenciler oluşturmaktadır. Abitur Sınavı’nda öğrenciler Almanca, İngilizce, Matematik, Biyoloji, Kimya ve Fizik derslerinden sorumludurlar. Mezunlarımzın yaklaşık olarak dörtte biri yüksek öğrenimleri için Almanya’yı tercih etmektedir. Bu sayı her geçen yıl artmaktadır.

Abitur Sınavı’na girmeyen öğrencilere „Dil Diploması“ nı alabilmek için bir sınava giriş hakkı verilmektedir. Bu diploma ile Türkiye’de kazandıkları bölüme Almanya’da devam edebilme imkanı sağlanmaktadır.

„Abitur Diploması“ uluslar arası tanınmış bir diploma olduğu için öğrencilerimiz Avrupa’nın diğer ülkelerinde de kısıtlama olmaksızın okuma imkanı bulabilmektedir. Geçmiş yıllardaki deneyimlerimize bakarak bu diplomaya sahip olan öğrencilerimizin Amerika’nın seçkin üniversitelerinde de kabul gördükleri söylenebilir.

Alman ve diğer Türk olmayan öğrencilere 5. sınıftan 12. sınıfa kadar (Abitur’a kadar) okuyabilme imkanı sağlanmaktadır. Bu öğrencilerin sayısının az olması nedeniyle Almanya’da olduğu gibi 11. ve 12. sınıflarda bir kurs sistemi sağlanamamaktadır. Ancak bu öğrencilere sınırlı olarak ders seçme imkanı verilmektedir. Bu da Baden-Württemberg gibi bazı eyalatlerde yapılan yeni gelişmelerin burada uygulandığını göstermektedir.

5. sınıftan itibaren özel durumlarda Real- veya Hauptschule diploması alacak öğrencilerin kaydı da yapılmaktadır. Kayıt koşulları ile ilgili kararı okul müdürü vermektedir.



CenkCelik

11 yıl önce - Sal 19 Eyl 2006, 00:44

BEŞİKTAŞ ATATÜRK ANADOLU LİSESİ

Tarihçe

Saraydan saraya, Atatürk’ün izinde demokrasinin aydınlık yolunda, Cumhuriyetimiz de derin bir iz bırakan çağdaş bir eğitim kurumu Beşiktaş Atatürk Anadolu Lisesi.

1936 yılında Pera da Beyoğlu Ortaokulu olarak eğitime başlayıp sırayla 1938 de İnönü Kız Lisesi olarak Fındıklıdaki “Çifte Saraylar” dan önce Münire Sultan Sarayı sonra Sultan Abdülaziz ‘in kızı Saliha Sultan, daha sonra II. Mahmut’un kızı Adile Sultan’ a ait bir binada eğitim sürecine devam etmiştir. Çırağan Sarayı’nın yanması üzerine ( 1913-1920 ) arasında Meclis-i Ayan’ın çalışmalarını sürdürdüğü bu saray Cumhuriyet döneminde bir süre III. Kolordu Komutanlığı olarak kullanılmış, 1943-1952 yılları arasında Edebiyat Fakültesi olarak hizmet vermiştir.

1953 yılında okul müdürü Adnan Eseniş ‘in yönetiminde Atatürk Kız Lisesi adını almıştır.

Deneme Lisesi Programı uygulamalarıyla Milli Eğitimimizin gurur taşlarından biri olan okulumuz aydınlık yüzlü, Cumhuriyet’e ve demokrasiye gönülden bağlı rasyonel düşünceye laikliğe ve pozitif bilimlere olduğu kadar güzel sanatlara da en büyük önemi veren, her alanda üstün binlerce mezun vermiştir.

1954 yılında Türkiye’de iki okulda (Atatürk Kız Lisesi – Ankara Bahçelievler Deneme Lisesi ) başlayan deneme programları ile öğrencileri ilgi ve beceri alanlarında daha başarılı olmaları ve dünya kriterlerine kolayca adaptasyon sağlayabilmeleri amacıyla hazırlanmış; zorunlu derslere ek olarak Teknik Resim, İngiliz Edebiyatı, Dünya Edebiyatı, Astronomi, Jeoloji, Ev Ekonomisi, Çocuk Bakımı, Ruh Sağlığı, Çocuk Psikolojisi, Büro Bilgisi, Yüksek Matematik ve bu gibi, Başka okullarda okutulmayan derslerin seçilebildiği çok geniş bir yelpaze oluşturan seçmeli ders uygulamaları ile öğrencilerin ruh sağlıklı olarak gelişip, hayata hazırlanabilmeleri için Türkiye’de ilk olarak okulumuzda uygulanmaya başlayan Rehberlik bürosu kurulmuştur.

1963-1964 öğretim yılında Fen ve Matematik derslerinde Modern Eğitime geçilmiş; örneğin Modern Fizik dersinin öğretmen denetiminde, konuların ve deneylerin çok detaylı olarak filmlerle işlendiği ve her konu sonrası ortak test uygulaması ile yapılması, bu alanlardaki başarı daha da yükselmiştir.

Güzel Sanatlar Akademisi’nin kendi binalarının ihtiyaçlarını karşılamadığı gerekçesiyle ısrarları sonucunda binamızın bahçesinde inşa edilen şimdiki binada aynı kalitede eğitim vermeye devam etmektedir.

1974-1975 yılında Orta Öğretim Yönetmelik Taslağı, Lise kısmında  ise Ders Geçme ve Kredili Sistem uygulamaya başlamış, erkek öğrencilerde okulumuzda eğitim alma olanağına kavuşmuştur. 1983-1984 yılında Orta kısmında 5’li not sistemine geçilerek lise de 10’lu sistem ve Modern Fen Eğitimi’ne devam etmiştir. Aynı dönem de uygulanmaya başlayan öğrencileri çeşitli alanlara yönlendiren “Çok Amaçlı Lise” programına bir süre devam edildikten sonra 1984-1985 eğitim yılında M.E.B. 08.11.1983 tarihli emriyle Beşiktaş Atatürk Anadolu Lisesi olarak eğitim hayatına devam etmektedir.

Atatürk Kız Lisesi’nin ilk yıllarından beri okulumuz İngilizce dersi  öğretimini hep en üst düzeyde sürdürmüş, gerek fazladan seçmeli İngilizce dersleri, gerekse uyguladığı programlar ile İngiliz dilini ve edebiyatını öğrencilerin mezun olduktan sonra Türkiye’nin her hangi bir lisesinde rahatlıkla öğretmenlik yapabilecekleri proficiency seviyesinde tutmuştur. Drama Club, National Scottish Youth Theatre ‘ın davetlisi olarak 1989 da Edinburg’ta İskoç Gençlik Tiyatro Festivalinde ve 1999 yılında da Glasgow’un yılında da “Dünya Kültür Başkenti” kutlamaları çerçevesinde İskoç TV ve radyolarının gösterim röportajlarıyla İngilizce seviyelerinin yüksek kalitesini göstermiş ve Edinburg ve Glasgow Vali ve Belediye Başkanları’nın övgülerini almak onurunu yurdumuza taşımışlardır.

1999 depreminde hasar gören okulumuzun A blok bölümünün onarımı M.E.B. ödenekleriyle gerçekleştirilmiş. Hasarı giderilen kapalı spor salonumuzun onarımı tamamlanmış olup, en kısa zamanda kullanıma açılmak üzeredir. Spor takımlarımız basketbol ve voleybol alanlarında tekrar İstanbul ve Türkiye çapında şampiyonlukları okulumuza getirecekledir. Folklor ve dans grupları da çalışma alanı bulabilecek , onlar da yarışmalardan birinci dönebileceklerdir. İki ayrı Bilgi ve Teknoloji sınıfları ( biri bir velimiz katkıları ile ) ileri teknoloji donanımlarıyla öğrencilerimizin kullanımına sunulmuştur. Mezunlarımız her zaman üstün başarılı oldukları fen dersleri için büyük gereksinimimiz olan Fizik ve Biyoloji Laboratuarları öğrencilerimizin bilimselliği laboratuar ortamında uygulamalı olarak görebilmeleri için okulun kendi olanakları kullanılmış ve yüksek teknolojik donanımlı laboratuar 2005 yılında yeniden oluşturulmuştur.

Sanat ve sanat eğitimi görmeyi, algılamayı, kavramayı, düşünmeyi, eleştirmeyi, yorumlamayı ve değerlendirmeyi öğrettiği için insanın kişiliğini hem de içinde yaşadığı toplumun düzeyini geliştirmesine yol açtığına inanan öğrencileri, öğretmenleri ve mezunlarıyla varolan okulumuzda; girdiği her yarışmada tüm ödülleri toplayan tiyatro grubumuz , satranç kulübü, okul orkestrası ve korolarımız ile başarılı çalışmaları sonucu sanatsal değeri yüksek sergiler oluşturan resim bölümü öğretmenlerimizin özverili yönlendirmeleri ile başarılarını sürdürmeye devam edecektir.


Mustafa Can Karakus
11 yıl önce - Pzr 08 Ekm 2006, 15:56

ÜSKÜDAR AMERİKAN KIZ LİSESİ

İlk Yıllar

Üsküdar Amerikan Kız Lisesi, 1876 yılında Amerikan Board Heyeti tarafından Bahçecik’te kuruldu. Okul daha sonra Adapazarı’na taşındı ve 1. Dünya Savaşı’na kadar orada eğitim verdi.

Bağlarbaşı’nda okulun bugün bulunduğu mekan aslında Amerikan Kız Koleji’ne aitti ve bu okul Bağlarbaşı kampüsünü boşaltıp, 1914 yılında Arnavutköy’e taşındı. Amerikalılar binayı, 1914-1915 yıllarında Ermeni yetimhanesi olarak kullandı. Bina, 1915-1918 arasında ise Türk ordusu tarafından karargah olarak kullanıldı.

İşte tam bu yıllarda Üsküdar Amerikan Kız Lisesi, öğrencileri için İstanbul’da bir kampüs arıyordu. Bağlarbaşı’ndaki şimdiki mekana 1920’lerin başında taşındı. Genç Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte, Üsküdar Amerikan Kız Lisesi Bağlarbaşı kampüsünde çağdaş Türkiye’nin genç kızlarını yetiştirmeye başladı.

Aşağıdaki belge, okulun o yıllarına ışık tutar:
“Okuldaki tüm hocalar, (ki biri erkekti) lise veya üniversite mezunuydu. Lise bölümü öğretmenleri ise Robert Kolej, Lozan veya Chicago Üniversitesi mezunlarıydı.”

1925 tarihli bu belgeye göre o dönemde öğrenciler eğitim için 50 TL ödüyordu.

Okulun o yıllarını en iyi tanımlayanlardan bir isim de 1928 mezunu olan ve mezuniyetinin ardından tam 37 yıl boyunca okulda Türk Müdür Yardımcısı olarak görev yapan Semiha Malatyalıoğlu idi.Malatyalıoğlu’nun ilk izlenimleri, “okuldaki öğrenciler ve öğretmenlerin birbirine ne kadar yakın olduklarını” yansıtır.


1925’DE ÜSKÜDAR AMERİKAN LİSESİ

1925 yılına gelindiğinde okuldaki eğitim Barton Hall bodrum katında ve Bowker Hall’da veriliyordu. Round House tam bugün bulunduğu noktada idi.Emir Konak’ın yerinde ise siyah ahşap bir bina yer alıyordu.

Günümüzdeki spor salonunun yerinde bir şapel vardı ve burada yerel Hristiyan nüfus Pazar günleri ibadet ediyordu. Hafta içinde ise bu salon toplantı amacıyla kullanılıyordu. Sınıflar, bodrum katındaydı. Günümüzde Kinney Cottage binasının bulunduğu yer bu dönemde ahır olarak kullanılıyordu. Okulun süt ihtiyacı bu ahırda yaşayan inekler tarafından sağlanıyordu. Ahır daha sonraları yıkıldı ve son sınıflar için ev ekonomisi ve alıştırma amacıyla kullanılmak üzere Kinney Cottage inşaa edildi.

Binaya okul Adapazarı’ndan taşındığı sırada müdürlüğünü üstlenen Mary Kinney’in anısına “Kinney Cottage” adı verildi.

Auditorium’daki eski org Robert Kolej tarafından okulun koro programlarında kullanılmak üzere verildi.

1950’ DE ÜSKÜDAR AMERİKAN LİSESİ

Çalıdere Cottage’da yapılan keşif 1931-1961 yılları arasında resim öğretmeni ve yazar olarak çalışan Dorothy Blatter’ın geleceğe iletilmek üzere bıraktığı “zaman kapsülü” nü gözler önüne serdi. (Daha fazla bilgi için:
http://www.lib.usm.edu/%7Edegrum/html/research/fi ...latter.htm )

Blatter, evi 1950 yılının sonbaharında yaptırdı ve tam 21 Aralık 1950’de “zaman kapsülü” nü binanın köşe taşlarından birinin ardına sakladı. Evin yapıldığı alan günümüzde de  Üsküdar Amerikan Lisesi kampüsü içindedir. Aynı alan üzerinde 1996 yılında öğretmenler için yapılan yeni binalar tamamlandı. Yerel belediye Çalıdere Cottage’ın yıkılmasını istedi. Yıkım için 1999 yılının yaz ayları seçildi. Ve “zaman kapsülü “ gözler önüne çıktı.

Robert Rice şöyle diyor: “ Zaman kapsülü' nü yıkım sırasında enkaz altında kalmadan bulmuş olmaktan dolayı mutluyum. Bununla ilgili küçük bir resim arşivi oluşturdum. Burada evde oturduğum son sezon olan 1999 ilkbaharının resimlerini de bulabilirsiniz.”


SEMİHA HANIM’IN ÜSKÜDAR AMERİKAN LİSESİ ANILARI

Okulun ilk yılları tabii ki bugünkünden çok farklıydı. Örneğin okulun yarısı tüm “study hall”u doldurabiliyordu.

Anaokulu, ilkokul, ortaokul ve lisedeki toplam öğrenci sayısı 242 idi. Lise sınıflarında öğrenim gören Ermeni öğrenciler arasında sadece 3 Müslüman öğrenci vardı. Bu öğrencilerden biri olan Semiha Malatyalıoğlu “Müslüman bir Türk olarak, dini bayramlarını ve yeni doğan Türkiye Cumhuriyeti, milliyetçilik bilincini sınıf arkadaşlarıyla tam anlamıyla paylaşamamaktan” yakınır. O günler, Osmanlı İmparatorluğu’nun Türkiye Cumhuriyeti’ne dönüştüğü günlerdir. Lozan Antlaşması’nın ardından yeni eğitim yasası çıkmıştır. Diğer yabancı okullarda olduğu gibi anaokulu ve ilkokul bölümleri kapatılır. Okul Türkiye Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı olarak orta öğrenim ve lise olarak eğitime devam eder.

İlk yıllarda Türkçe dersleri yoktu.Ancak Hristiyan öğrenciler için İncil dersleri gerekliydi. Fransızca ikinci dildi. Notlar 100 üzerinden veriliyordu ve geçer not 70’di.

Normal bir okul günü, Amerikalı bir hoca tarafından Study Hall’da İncil’den okunan bir cümleyle başlardı. Ardından bir dini tören düzenlenirdi. 9. sınıfın ardından eğitim üçe bölünmüştü. “Collegiate”, “Commercial” ve “Home Economics”. “Collegiate”, kızları üniversite eğitimine hazırlıyordu. “Commercial” ticari hayata, “Home Economics” ise ev kadını olmaya yönlendiriyordu.

Eski mezuniyet törenleri, yazılı parçalarla süslenirdi. Bazı yazılar, konserler ve şarkılar eşliğinde okul korosu tarafından seslendirilirlerdi. 1926’dan sonra, okulun çoğunluğu Ermeni olan kadrosu değişmeye başladı. Ama bunun yanında gerçekleşen en büyük değişiklik eğitim sistemine Türkçe derslerin eklenmesi oldu. Bu dersleri Türk öğretmenler veriyordu.

Genç Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında eğitime gösterilen ilginin artmasıyla birlikte, okul giderek Müslüman öğrencilerin de dikkatini çekmeye başladı. Türk öğrencilerin sayısı birden arttı. Bunun sonucu olarak İncil dersleri, Hıristiyan öğrenciler için bile seçmeli olarak verilmeye başlandı. Sabah duası kalktı.


Okulun eğitim dışı faaliyetleri de arttı. Geleneksel “Mayıs Günü” (May Day) tüm öğrencilerin dört gözle beklediği danslı ve diğer aktivitelerin yer aldığı geleneksel kutlama günüydü. Öğrenciler ulusal bayramlara da katılıyordu.


Yıllar geçtikçe okul, Türkiye’nin geçirdiği değişikliklere adapte oldu.

MS. MARTIN VE MS. MORGAN

Jessie Martin Üsküdar Amerikan Lisesi tarihinin önemli bir parçasıdır.Barton Hall’daki restorasyon 1946’da başladı. Huntington Hall ve Martin Hall’un yapımlarının tamamlanması ÜAL’nin Ms. Martin tarafından yönetildiği 1955 yılına rastlar. Jesse Martin’in onuruna, yeni binalardan birine Martin Hall adı verilir.


Helen L Morgan 1956-1977 yılları arasında ÜAL’nin müdürüydü. Tıpkı Ms. Martin gibi o da ÜAL’ni “Türkiye’nin en iyi okullarından biri” yapmak için uğraştı.Okulun tek laboratuarı olan fizik laboratuvarına ek bir laboratuvar yapılması için Helen Morgan, sarnıçın kimya laboratuarına dönüştürülmesinden sorumluydu. Fred Shepard ise hamamın biyoloji laboratuvarına dönüştürülmesini üstlenmişti. Okulun modern fen laboratuarları ve bilgisayar merkezli en yeni binasına Ms. Morgan onuruna Morgan Hall adı verilmiştir.

120 YIL SONRA ÜSKÜDAR AMERİKAN LİSESİ

1990 yılında Üsküdar Amerikan Lisesi radikal bir değişiklik yaşadı ve okula erkek öğrenci kabulü başladı. Bu değişiklikle “Üsküdar Amerikan Kız Lisesi” tarih oldu ve okulun adı “Üsküdar Amerikan Lisesi” olarak değişti. USAID bursu, Sabancı Kuruluşu, destek veren veliler ve SEV yardımıyla okulda fiziksel değişikliklerde devam etti. Spor salonu yaptırıldı, Bowker ve Barton Hall binaları restore edildi. Fen, matematik ve bilgisayar binamız olan Morgan Hall yapıldı.

Üsküdar Amerikan Lisesi, Türk kültürünün hızla değiştiği bu günlerde “eğitimde mükemmeliyet” arayışını sürdürüyor.

Okul bugün İzmir, Tarsus’taki Amerikan okulları ve Gaziantep’teki Amerikan Hastanesi gibi Sağlık ve Eğitim Vakfı yönetimi altındadır. Okul mülkleri SEV’e aittir. Bunların idare hakkı ise Amerikan Board Heyeti'nindir.

8 yıllık eğitim yasasının çıkmasının ardından, diğer yabancı okullar gibi Üsküdar Amerikan Lisesi ortaokulu da kalktı. Liseye hazırlık sınıfı eklendi. SEV, ortaokulun kapanmasıyla oluşan boşluk karşısında ilköğretim okulu açtı. Okuldaki iddialı müfredat, İngilizce destekle tamamlanmaktadır. Uzun yıllara dayanan geleneğin SEV ve Üsküdar Amerikan Lisesi’nde yaşayacağı düşünülmektedir.

Okulumuz hakkında daha fazla bilgi almak için Fay Linder tarafından kaleme alınan “The History of Üsküdar American Academy” kitabını derneğimizden temin edebilirsiniz.


Ceren
11 yıl önce - Sal 07 Ksm 2006, 06:33

ÇAPA ANADOLU ÖĞRETMEN LİSESİ

Ben de kendi lisemi tanıtayım öyleyse  
1999-2003 seneleri arasındaki hayatımın çoğu bu okulda geçti
öğretmen yetiştirme kurumu olduğu için ayrı bir misyonu, bir havası var bu lisenin
asırlık bir okul ve her karışı buram buram anı kokuyor...
çok seviyorum onu


 

(+)


TARİHÇESİ

     Tanzimatın ilanından sonra öğretmen yetiştirmek amacıyla İstanbul’da, 16 Mart 1848 tarihinde ilk Darülmuallimin (Erkek Öğretmen Okulu), Padişah I. Abdülmecid’in iradesi ile Ahmet Cevdet Paşa öncülüğünde öğretime başlamıştır.

     1874 yılında ortaya çıkan ihtiyaç üzerine Darülmuallimin-i idadi açıldı. 1890 yılında öğretmen okulu Sıbyan (ilk), Ruşdiye (Orta), İdadi (Lise) ve Ali (Yüksek) kısımlarına ayrıldı. Ali kısım ise Fen ve Edebiyat bölümlerine ayrıldı. Bu dört kademeli okulun adı Darülmuallimin-i Ali olarak yeniden düzenlendi.

     İkinci meşrutiyetin ilanından sonra 1908 yılında politik nedenlerle okula yeni öğrenci alınmamış öğrenciler Darülfünun edebiyat, riyaziye ve tabiyat şubelerine dağıtılmıştır. 1909-1910 öğretim yılında ise yatılı öğretmen okulu resmen kapatıldı. Ancak bir yıl sonra yeniden açıldı. Edebiyat, riyaziye, tabiyat bölümlerinde Darülfünun’da okuyan bu öğrenciler kendi okullarında Resim, Beden Eğitimi, Pedogoji ve Askerlik derslerini okuyorlardı.

     Okul 1911-1912 öğrenim yılında Darülfünun’dan ayrılarak bütün derslerini kendi bünyesinde okutmaya başladı. Ancak 1. Dünya Savaşı sırasında öğrencilerin bir çoğu Çanakkale Savaşlarında hocalarıyla beraber giderek şehit oldular. Savaş sonunda eğitim yeniden başladı. Cumhuriyet’in ilanından sonra Yüksek Öğretmen Okulu şeklinde yeniden düzenlenip, Zeynep Hanım Konağı (İstanbul Üniversitesi sahasının bulunduğu yerde) öğretime açıldı. Bu konak yandıktan sonra da üniversite merkez binası alanındaki sarı binaya (Eski Bekir Ağa Bölüğü), daha sonra da Vefa’daki binasına taşındı. 1948 yılında ise öğrencilerine burs verilerek kapatıldı.

     Mimar Kemalettin tarafından (1315)1900 yılında imar edilen Çapa’daki tarihi binasında 1 Mart 1951’de Yüksek Öğretmen Okulu olarak bütün bölümleriyle yeniden açıldı.

     1972’de okulun bir kısmı iki yıllık şeklinde öngörülen Ortaköy’deki Öğretmen Okulu’na taşındı. Okul bir yıl sonra Çapa’daki binasına yeniden taşınarak burada üç yıl sürekli eğitim veren İstanbul İlk Öğretmen Okulu ve Yüksek Öğretmen Okulu ile bir arada faaliyetine devam etti.

     1979 yılında yatılılık kaldırılarak öğrenciler burslu hale getirildi. 1980 yılında yeniden eski statüye döndürüldü. Ancak öğrenci alınmadı. 1981 yılından sonra okul Hizmet İçi Eğitim Enstitüsü şeklinde dönüştürülen okul, 1985 yılında yatılı öğretmen yetiştirme merkezi haline getirildi.

     1987’de ise Çapa öğretmen okulları kampüsüne geçici statü ile Pertevniyal Lisesi ve Devlet Kitapları Müdürlüğü taşındı. Ancak Hizmet İçi Eğitim Merkezi 1991 yılına kadar tarihi ana binada faaliyetini sürdürdü.

     1991-1992 öğretim yılında ise amacına uygun şekilde bu tarihi ana binada Çapa Anadolu Öğretmen Lisesi açıldı.

     Bu okulun faaliyete geçmesiyle Pertevniyal Lisesi kendi binasına taşındı. Devlet Kitapları Müdürlüğü de geçtiğimiz yıl taşındı.

     Çapa Anadolu Öğretmen Lisesi gündüzlü ve yatılı şekilde öğretimine başarıyla devam etmektedir.

 

(+)



Çapa Marşı

Çapa ana yurdumun biricik güneşi
Dünyaya hayat veren güneşin bir eşi
Saçar ışığını dört yanına ulusun
Ey Çapa sen anam kadar ulusun

On binlerce yavruyu barındıran ana
Bir ana ki doyurur bizi kana kana
Sen koynunda uyuttun bizi sen büyüttün
Elimizden tutup bizi yürüttün

bu marş törenlerde okunur ve eski öğrencilerden yani gelenlere aktarılır miras gibi..

 

(+)


 

(+)


 

(+)

binanın arka tarafı

 

(+)
 



(+)

okul açıkken yürüyüş yapıp sohbet ettiğimiz okulun arka bahçesi yazın çay bahçesi oluyor



_funda_
11 yıl önce - Prş 09 Ksm 2006, 13:53
ÇAMLICA KIZ LİSESİ


ÇAMLICA KIZ LİSESİ

Çamlıca Kız Lisesi'nin ilk binası Küçük Çamlıca da dört katlı ahşap bir binadır. Bu bina II. Abdülhamid devrinin son senelerinde Hicaz Umum Valisi Müşir Ahmet Ratip Paşa tarafından bir köşk olarak yaptırılmıştır. Eski salnamelerden yapılan inceleme neticesinde Ahmet Ratip Paşa'nın Apdülhamid Devrinin en gözde ve en zengin adamı olduğu anlaşılmıştır. Bu zat Abdülhamid'in olduğu gibi bütün Arabistan işleriyle meşgul olmak şartıyla Hicaz Valiliğini ve kumandanlığını da üzerine almıştır.

Bina çok kıymetli ve zengin malzeme ile yapılmıştır. Dört katlıdır merdivenleri kesme ve son derece kıymetli Bakara Kristali'ndendir. Bütün kapıların ve pencerelerin üzeri usta oymacılar tarafından kalem işi olarak oyulmuştur. Bu binanın mimarı, İstanbul'da Dördüncü Vakıf Hanı'nın Ankara'da Gazi Enstitüsü'nün mimarı meşhur Mimar Kemalettin'dir. 1908 Meşrutiyeti'nin ilanından sonra bina, bahçesiyle ve bütün müştemilatıyla o zamanın maarif nâzırı Şükrü Bey tarafından bakanlık adına satın alınmıştır.

Bina bu suretle şimdi devlete aittir. Değer olarak ise paha biçilmeyecek kadar kıymetlidir. İkinci Meşrutiyet Devri'nin ilk senesinde bu bina bir kız lisesi olarak açılır. Almanya'dan schwesterler ve kadın mürebbiyeler getirilir. Okul malzemeleri ve mobilyalar da bu vaziyete göre hazırlanır. Fakat yalnız lüks gayesiyle açılan müesseseler yaşayamadığı gibi bu müessese de yaşamamış ve kapatılmıştır. Bir müddet sonra burada memleketimizin mektepleri tipinde bir İnas Sultanisi açılmış ve Sultaniyelerin liseye çevrildiği zaman bu mektebe lise denilmiştir. Çamlıca İnas Sultaniyesi veya Çamlıca Kız Lisesi uzun müddet çalışmış ve İstanbul'un kurtuluşu gününe kadar devam etmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti Devrinde kapanmış, yerine kız ortaokulu açılmıştır. Bu okul da 1934'e kadar ayakta kalabilmiştir. Çamlıca Kız Lisesi 1939'da yeniden açılmış boş kalan binanın malzemesi ve bütün laboratuar eşyası yeniden düzenlenmiştir.


Çamlıca Kız Lisesi'nin ilk binası Küçük Çamlıca da dört katlı ahşap bir binadır. Bu bina II. Abdülhamid devrinin son senelerinde Hicaz Umum Valisi Müşir Ahmet Ratip Paşa tarafından bir köşk olarak yaptırılmıştır. Eski salnamelerden yapılan inceleme neticesinde Ahmet Ratip Paşa'nın Apdülhamid Devrinin en gözde ve en zengin adamı olduğu anlaşılmıştır. Bu zat Abdülhamid'in olduğu gibi bütün Arabistan işleriyle meşgul olmak şartıyla Hicaz Valiliğini ve kumandanlığını da üzerine almıştır.

Bina çok kıymetli ve zengin malzeme ile yapılmıştır. Dört katlıdır merdivenleri kesme ve son derece kıymetli Bakara Kristali'ndendir. Bütün kapıların ve pencerelerin üzeri usta oymacılar tarafından kalem işi olarak oyulmuştur. Bu binanın mimarı, İstanbul'da Dördüncü Vakıf Hanı'nın Ankara'da Gazi Enstitüsü'nün mimarı meşhur Mimar Kemalettin'dir. 1908 Meşrutiyeti'nin ilanından sonra bina, bahçesiyle ve bütün müştemilatıyla o zamanın maarif nâzırı Şükrü Bey tarafından bakanlık adına satın alınmıştır.

Bina bu suretle şimdi devlete aittir. Değer olarak ise paha biçilmeyecek kadar kıymetlidir. İkinci Meşrutiyet Devri'nin ilk senesinde bu bina bir kız lisesi olarak açılır. Almanya'dan schwesterler ve kadın mürebbiyeler getirilir. Okul malzemeleri ve mobilyalar da bu vaziyete göre hazırlanır. Fakat yalnız lüks gayesiyle açılan müesseseler yaşayamadığı gibi bu müessese de yaşamamış ve kapatılmıştır. Bir müddet sonra burada memleketimizin mektepleri tipinde bir İnas Sultanisi açılmış ve Sultaniyelerin liseye çevrildiği zaman bu mektebe lise denilmiştir. Çamlıca İnas Sultaniyesi veya Çamlıca Kız Lisesi uzun müddet çalışmış ve İstanbul'un kurtuluşu gününe kadar devam etmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti Devrinde kapanmış, yerine kız ortaokulu açılmıştır. Bu okul da 1934'e kadar ayakta kalabilmiştir. Çamlıca Kız Lisesi 1939'da yeniden açılmış boş kalan binanın malzemesi ve bütün laboratuar eşyası yeniden düzenlenmiştir.

Okulumuzda öğretmenlik yapanlar..
 
Ahmet Mahir İZ (1960) - Edebiyat  
Cemil Sena ONGUN (1946-1947) - Felsefe  
Hoca Ali Rıza - Resim  
Fuat ÖNEY (Bağdat Vali Yrd., Suriye Vali Yrd.)(1938-1939) - Tarih  
Meral NESİN (Aziz Nesin'in Eşi)  
Refik AKBULUT - Din Kültürü ve Ahlak Bilg. (Müzik)  
Reşat Nuri GÜNTEKİN (1931) -
Zahide ÖZAR - Resim

Okulumuzda öğrencilik yapanlar..

Ajda PEKKAN - Sanatçı
Aysel Kumru KORKUT - Yazar
Ayşe TUNALI - Türk Sanat Musikisi
Prof. Dr. Belkis ÖZDOĞAN - İstanbul Üniversitesi Fizik
Demet TANER - (Tiyatrocu Haldun TANER'in eşi)
Deniz SEKİ - Sanatçı
Emel BÜYÜKBURÇ - Yazar (Erol BÜYÜKBURÇ'un eşi)
Prof. Dr. Enise ERİMEZ - İstanbul Teknik Üniversitesi Elektrik
Eşber ÇELİK GÜVENÇ - Yazar, Tiyatrocu
Halide EŞBER - Yazar
İnci ÇAYIRLI - Türk Sanat Musikisi
Leyla GEZEN - (Müjdat GEZEN'in eşi)
Mehtap SARAÇ - Türk Sanat Musikisi
Nevzat Doğansoy (Nev) - Sanatçı
Prof. Dr. Ş. Zerrin BAYRAKDAR - Yıldız Tek.Ünv. İnşaat Mühendisliği
Semiramis PEKKAN - Sanatçı
Türkis SELÇUK - (Yargıtay Eski Başkanı Sami SELÇUK'un eşi)
Ülker SARMAN - Ressam
Prof. Dr. Ümit MERİÇ İstanbul Ünv. Sosyoloji (Cemil Meriç'in kızı)
Yasemin DÜNDAR - Uğur DÜNDAR'ın eşi


Mustafa Can Karakus
10 yıl önce - Cmt 27 Oca 2007, 00:25

SAİNTE PULCHERİE FRANSIZ LİSESİ


1846 15 Haziran « Şefkat Rahibeleri » tarafından kurulmuş, Saint-Vincent de Paul isimli okul ilk defa eğitim öğretime kapılarını açıyor. Taksim’de Fransız Konsolosluğu’nun yakınında, Fransız hastanesi’nin bulunduğu binada faaliyete geçti.
1853 Öğrencilerin gürültüsü hastaları rahatsız ettiğinden, bir yer değişikliği söz konusu oldu.
1884 Okul yine hastane’ye ait olan bir başka binaya taşındı.
1893 Rahipler Beyoğlu Bursa sokağı 33 numaraya taşındı. Bu dönemde öğrenci mevcudunda herhangi bir artış olmadı.
1914 554 kız öğrenciden oluşan bir mevcut vardır. 15 rahibeden oluşan bir öğretmen kadrosu mevcuttur. Ancak savaşın başlamasıyla rahibeler gider ve Bursa sokağındaki bina harap oldu.
1919 Rahibeler geri döner. Ancak bıraktıkları hiçbir şey yerinde değildir. Lazarist rahiplerin o bölgeye çok yakın bir erkek ortaokulları vardı. 1890’da İtalyan Cizvit papazları tarafından bir bina inşa edilmişti.Lazarist rahipleri bu binayı rahibelere tahsis ettiler ve savaştan sonra çok zor şartlarda da olsa eğitim-öğretim faaliyeti tekrar başladı. O dönemde 5 rahibe vardı. Okulda 630 öğrenci bulunuyordu, ancak rahibe sayısı bu öğrenci mevcudu için yeterli değildi.
1927 Okul, Türk hükümeti tarafından tanındı. O dönem öğrenci mevcudu 740 idi.
1930 Tarih ve Coğrafya dersleri Türk öğretmenler tarafından türkçe olarak yapılıyordu.
1932 Öğrenci mevcudu 632 idi.
1933 532 öğrenci
1934 430 öğrenci
1967 563 öğrenci. Bu öğrencilerden 25’i ilkokulda, 538’i ortaokulda eğitim görüyordu. 8’i fransız olmak üzere 37 öğretmen görev yapıyordu.
1971 İlkokulun kapandığı o dönemde, ilokulda sadece 14 öğrenci vardı.
1976 569 öğrenci mevcuttu.
1984 27 öğretmen – 10 sınıf faaliyetteydi.
1989 352 öğrenci, 27 öğretmen görev yapıyordu - 11 sınıf.
1991 369 öğrenci, 31 öğretmen – 12 sınıf.
1998 Ülke genelinde zorunlu ilköğretim yasası yürürlüğe girdi.
1999 243 öğrenci, Ste.Pulcherie hazırlık sınıfına öğrenci kaydı yapamadı.
2000 Lise bölümü açıldı – öğrenci mevcudu 214
2001 247 öğrenci.
2002 250 öğrenci, 39 öğretmen.
2003 292 öğrenci, 39 öğretmen.
2004 301 öğrenci, 39 öğretmen.
2005 308 öğrenci, 38 öğretmen.
2006 366 öğrenci, 44 öğretmen.

Kaynaklar:
 Nurettin POLVAN « Türkiye’de yabancı öğretim » - İstanbul 1952 – 1. Cilt.
 Micher REVAH « Le Catholicisme en Turquie » - İstanbul 1933

BİNA
« Histoire de la Latinite de Constantinople » adlı eserde A.BELİN ve A. de CHATEL tarafından belirtildiği üzere, ortaokul « Collegio di Sta.Pulcheria » adı ile 1864’de kurulmuştur.

Mevcut bina 1891 yılında Jesuit’ler tarafından inşa edilmiş olup, 1892 yılında 48 yatılı, 73 gündüzlü öğrencisi vardı. 1897 yılında bina Lazarist rahiplerce satın alındı. 1901-1914 tarihleri arasında 6 rahip binada ikamet ediyordu.

SAİNTE-PULCHERİE
M.S. 5.yüzyılda yaşamış Bizans imparatoriçesi. 19 Ocak 399’da İstanbul’da doğmuş Pulcherie Arcasius ve Eudoxie’nin kızı, Theodose’un kız kardeşidir.

Erkek kardeşin’den 2 yaş büyük olan Pulcherie, 414 yılında Augusto ve Theodose II tarafından Arthemius’un yerine imparatoriçe olarak adlandırılmıştır. Arthemius Arcadius’un ölümünden (408) o döneme kadar imparatorluğu yönetmişti. İmparatoriçe ünvanını alan Pulcherie, tüm sarayın yönetiminden sorumlu oldu.

Theodose’un attan düşerek bir kazada hayatını kaybetmesiyle, Pulcherie herhangi bir karşı çıkma olmadan tahta geçti ve yaşlı bir subayla evlenerek, imparatorluğu birlikte yönetmeye başladılar.

Pulcherie manastırlar, hastaneler kurdu ve 453 yılında yoksullara büyük iyilikler yaptıktan sonra hayata gözlerini yumdu.

Yunan kilisesi tarafından eşi ile birlikte tahdis edildi. Ste-Pulcherie okulu İstanbul’un tarihine bağlayan bir sembol olmuştur. Okulun vermek ve nesilden nesile aktarmak istediği erdemler evrensel değerlerdir.

 Eğitimle birlike gerçekleştirilen bir öğretim.
 Ahlaki ve insani değerler

Okullarımızdan yetişen öğrencilerin, ailelerinin ve Türkiye’nin gururu olmaları.

Pulcherie, Corneille’in 1672’de sahnelediği tiyatro oyunu;5 perdelik bir kahramanlık komedisi, 14 Kasım 1672’de Marais Tiyatrosu tarafından hazırlanmış.

MÜDÜRLER
1846 Soeur Therese de MERLİS ( 1846 – 1893)
1893 Soeur Henriette BOSTE ( 1893 – 1900)
1900 Soeur FOREVEİL ( 1900 – 1907)
1907 Soeur SAPELİER ( 1907 – 1914)
1914 Soeur DARBOİS ( 1914 – 1924)
1924 Soeur Marie Alix SAUTİE ( 1924 – 1936)
1936 Soeur Gabrielle LAVİGNE ( 1936 – 1954)
1954 Soeur Laure Rose RİGAL ( 1954 – 1962)
1962 Soeur Mathilde GAY ( 1962 – 1970)
1970 Soeur Marie Marthe ARMAND ( 1970 – 1982)
1982 Soeur İsabel MARQUEZ ( 1982 – 1994)
1994 Mme. Marie Thérèse GARÇON  ( 1994 – 2001)
2002 Mr. Pierre GENTRİC ( 2002 - ........ )

TÜRK MÜDÜR BAŞYARDIMCILARI
Kariye TİNÇEL (1936 – 1966)
Gönül BATUR (1966 – 1975)
Hikmet GÜRMEN ( 1975 –1978)
Aysel ARIMAN ( 1978 –1984)
Nerim AKIN ( 1984 –1994)
H.Minâ AKCEN ( 1994 - ..... )


Cüneyt AKIN
10 yıl önce - Pts 29 Oca 2007, 10:19
Taşmektep


FATİH İLKOKULU

Taşmektep bugünkü adıyla Fatih İlköğretim Okulu. Bu okul istanbulun en eski ilköğretim okuludur. İstanbulda doğupta burda okula başlamayan ünlü yok gibidir. 1950-60 lara kadar İstanbul suriçinden ibaret olduğu için dönemin en özel ve iyi okulu burası imiş. Geçenlerde Halit Kıvanç bu okulla ilgili anılarını anlatıyordu. Muazzez Abacı, Metin Akpınar ve daha nice ortayaş üstü İstanbullu ünlülerin ilk mektebidir Taşmektep. Neden Taşmektep demişler derseniz İstanbul o zamanlar bugünki gibi beton yığını olmayıp genelde ahşap yapılanma mevcutmuş. Bu okul tabanınından tavanına ve dış cephesine kadar taş tan yapıldığı için halk arasında taşmektep olarak bilinirmiş. Birde sanırım Cumhuriyet tarihinden önce buranın Osmanlı merkez komutanlığı olarak yaptırıldığı ve yeniçeri yetiştirildiği söylenmekte olup tam manasıyla gerçek hikayesini bilen varsa yazmasını rica ederim...


Seyhun
9 yıl önce - Cum 04 Nis 2008, 00:25

KOCAMUSTAFAPAŞA İLKÖĞRETİM OKULU

Kocamustafapaşa İlköğretim Okulu 1875 yılında, Ders Nazırı Süleyman Paşa tarafından, Kırkiki Yıl Askeri Rüştiye adıyla kurulmuştur.
Kocamustafapaşa İlköğretim Okulu kurulduğu tarihten bu güne Askeri Rüştiye, Numune Mektebi, Fatih 28. İlkokulu, Kocamustafapaşa İlkokulu isimleriyle hizmet vermiştir.
Okulumuz, Kocamustafapaşa İlköğretim Okulu ismini aldıktan sonra 8 yıllık zorunlu temel eğitime geçilmiştir.
Bina, 1953 ve 1969 yıllarında çeşitli onarım ve yenileme işlemlerinden geçmiş, ahşap kısımlar kaldırılarak bugünkü görünümüne kavuşmuştur.
Okulumuzun güneyinde bulunan tek katlı bina 1987 yılında istimlak edilmiş, 1997’de bir kat ilave edilerek anaokulu olarak hizmet vermeye başlamıştır.

Okulumuzdan başta Recep Peker (Başbakan), Şemsettin Günaltay (Başbakan), Cevdet Sunay (Cumhurbaşkanı), Salih Omurtak (Genelkurmay Başkanı), İlhami Sancar (Bakan), Hasena Ilgaz (Milletvekili), Mümtaz Ulusoy (Tümgeneral), Lütfü Kırdar (İstanbul Valisi), Fatma Girik (Sanatçı ve Şişli Belediye Başkanı) ve daha bir çok ünlü isim yetişmiştir ve ülkemize hizmet vermiştir.

Fotoğraf bana aittir.


(+)




sayfa 3
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
ANA SAYFA -> İSTANBUL - Haberler ve Sohbet