Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 2
Mustafa Can Karakus
11 yıl önce - Pzr 17 Eyl 2006, 00:26

KULELİ ASKERİ LİSESİ

Fatih Sultan Mehmet (1451-1481) İstanbul’u aldığı zaman Kuleli’nin şimdi bulunduğu yerde (Paspas Korusu) namı ile anılan bir koru vardı;içerisinde bir manastır ile bir kule bulunuyordu.

Yavuz Sultan Selim devrinde (1512-1520) bu manastır yeniçerilere kışla olarak verildi.Hatta bu kışla mevkii Bostancı başı Odaları diye anılırken zamanla güzel ve süslü bir bahçe haline gelişinden olacak Kuleli Bahçesi diye tanındı.Kuleli bahçesi Osmanlı saraylılarına çiçek ve sebze yetiştirmekte kullanıldı.Kanuni,şehzadeliğinde gezmek için buraya gelirdi.

Kanuni Sultan Süleyman (1520-1577)padişah olunca bahçede yüksek bir kulesi bulunan dokuz katlı ve her katı fıskıyeli havuzlarla süslenen büyük bir kasır yaptırdı.Yaz aylarında bilhassa buraya gelir otururdu.

Sultan Ahmet III (1703-1730) devrinde kule bahçesi ve etrafı has olarak kendisine verildi.Bizans devrinden kalan kule yıktırıldı.

Sadrazam Nevşehirli İbrahim Paşa’nın damadı Kaymak Mustafa Paşa tarafından sahilde bir mescit yaptırıldı. (1744)

Mahmut II (1808-1839),bostancı başı odaları mevkiinde,yani okulun şimdi bulunduğu yerde süvari askerleri için Nikola ve Tanaş adında olan bu kışla Kuleli Askeri Lilisesi’nin ilk yapısı oldu.

Abdulmecit devrinde (1839-1861)kışla yanında yerine,yarı kargir olarak yenisi inşa edildi(1843).İki tarafına da kuleler yapıldığından kışlaya bu tarihten itibaren Kuleli Kışla denilmeye başlandı.

1847 de su yolları tamamlanarak kışlanın su işi de halledildi.
Kafkasya’lı Hüseyin Paşa tarafından tertiplenen Sultan Abdulmecit’i tahtından indirmek hedefini güden bir hareketin meydana çıkarılması üzerine,suçluların Serasker Rıza Paşa tarafından muhakemesi Kuleli Kışlasında yapıldı (Kuleli Vak’ası 1859)

Kırım savaşına iştirak etmek üzere İstanbul’a gelen Fransız ve İngiliz askerlerin bir kısmı Fransa’nın İstanbul Maslahatgüzarı M.Cheferre’in isteklerine uyularak bu kışlaya yerleştirildi (1854).Burası Müttefik Askerlerin kışla ve hastahanesi haline getirildi.Harbde yaralanan ve tedavileri sırasında ölen müttefik askerleri kışla’nın kuzeyindeki mezarlığa gömüldüğünden,yakın zamana kadar bu mezarlığa İngiliz Mezarlığı deniliyordu.

Kışla, 1856’da İngiliz’ler tarafından boşaltılırken,çıkarılan kasdi bir yangınla tamamen yandı ve haraboldu.

Abdülaziz devrinde (1861-1876) kışla ana duvarları kargir,iç bölmeleri,tavan ve tabaları ahşap olarak iki kat halinde inşa edildi (1871).Böylece bugünkü kışla ortaya çıktı.

Kuleli Askerî Lisesi, "Mekteb-i Fünun-ı İdadîye" adı altında 21 Eylül 1845'te bugün İstanbul Teknik Üniversitesi olarak kullanılan Maçka Kışlası'nda kurulmuştur. Bu kışlanın tamiri nedeniyle ilk öğretim yılını, Mızıka-i Hümayün ve Baltacılar dairesi olarak kullanılan Çinli Köşk'te tamamlamıştır. Maçka Kışlası'nın tamiratının bitmesi üzerine buraya taşınan Mekteb-i Fünun-ı İdadîye, Sultan Abdülmecid'in de bulunduğu bir törenle 10 Ekim 1846'da ikinci öğretim yılına başlamıştır.

1868'te mevcut askerî idadîlerin (liselerin) birleştirilmesi kararı alınmıştır. Bu tarihte, Kuleli de dahil olmak üzere, dört askerî idadî "Umum Mekteb-i İdadî Şahane" adı altında birleştirilerek Galatasaray Kışlasına nakledilmişlerdir. İdadîlerin birleştirilmesinden istenilen sonuç elde edilemeyince, 1872'de okulların ayrı ayrı öğretime devam etmeleri kararlaştırılmıştır. Bunun üzerine Mekteb-i Fünun-ı İdadîye ve Deniz İdadîsi, Kuleli Kışlası'na taşınmışlardır. Bu tarihten sonra okul "Kuleli İdadîsi" adıyla anılmaya başlamıştır.

1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı dolayısıyla Kuleli'nin hastahaneye çevrilmesi kararlaştırılınca okul, Pangaltı'daki Harp Okulu binasına taşınmıştır. Savaşın sona ermesiyle birlikte Askeri Tıbbiye İdadisi ile birlikte yeniden Çengelköy'deki binasına dönmüştür(1879). Mevcudun artması üzerine okul haricindeki sırt üzerindeki okul hastahanesi tahliye edilip burası tıbbiyeye tahsis edilmiştir. Hastahane ise Beylerbeyi'ne taşınmıştır. Askeri Tıbbiye İdadisi daha sonra Haydarpaşa'ya naklonulmuştur. (1910)

1912-1913 Balkan Harbi sırasında Kuleli Kışlası tekrar hastahane olmuştur. Öğrencilerin bir kısmı Kandilli Kız Lisesi’nin bulunduğu Adile Sultan Sarayına bir kısmı da Beylerbeyi Sarayı’nın yanındaki binalara gönderilmiştir. 1913 yılı sonunda, okul tekrar eski binasına taşınmıştır.

Birinci Dünya Savaşı sırasında okul bir dönem Büyük Adadaki Rum Yetimhanesine taşınmıştır. Birinci Dünya Savaşı sonunda, İngilizler'in Mondros Mütarekesi'ne dayanan istekleri üzerine okul binası boşaltılmıştır. Bina İngilizler tarafından Ermeni yetim ve göçmenlerine tahsis edilmiştir (5 Kasım 1920). Kuleli İdadîsi, önce Kağıthane'de, Sünnet Köprüsü yanındaki çadırlardan ibaret bir ordugaha, bir ay sonrada Maçka'daki karakol binasına taşınmıştır. İngilizler'in buraya da el atması üzerine, Beylerbeyi Sarayı yanındaki eski Jandarma Okulu'na nakledilmiştir (26 Aralık 1920).

26 Ağustos 1922’de başlayan Büyük Taarruzun parlak bir zaferle sonuçlanması sonucu başlayan Lozan Barış görüşmeleri ile beraber İngilizler, Kuleli Kışlası'nı boşaltarak Türk makamlarına teslim etmişlerdir.Böylece okul, üç yıllık bir aradan sonra, 6 Ekim 1923'te şanlı yuvasına taşınmıştır.

1924'te çıkarılan "Tevhid-i Tedrisat (Eğitimin Birleştirilmesi) Kanunu" ile okul sivil liseye dönüştürüldü. Adı da "Kuleli Lisesi" olarak değiştirildi. Aynı ders yılı sonunda bu uygulamaya son verilmiş ve okul tekrar askeri liseye çevrilmiştir. Ayrıca 1925'te "Kuleli Askeri Lisesi" şeklinde bugünkü adını almıştır.

1 Eylül 1939'da başlayan II. Dünya Savaşı’nda, Almanlar Balkan Devletleri’ni istila ederek sınırlarımıza kadar gelmişlerdi. Bitaraf olmamıza rağmen, yerinde bazı karalar almamız gerekiyordu. Seferberlik planlarına uyularak Kuleli Askeri Lisesi Mayıs 1941’de Konya’ya nakledildi. Kuleli Kışlası 1000 yataklı askeri hastahane haline getirildi ve Boğaz Nakliyat Komutanlığı da buraya taşındı. II. Dünya Savaşı’nın sona ermesinden sonra, 18 Ağustos 1947’de İstanbul'a taşınarak tekrar ve son olarak tarihi ve kutsal yuvasına kavuşmuştur.

Kuleli Askeri Lisesi, 1975-76 öğretim yılına kadar Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı liselerin fen kolu programını uygulamıştır. Bu tarihte kolej sistemine geçilmiş, daha önce üç yıl olan öğretim süresi Hazırlık Sınıfı'nın açılmasıyla birlikte dört seneye çıkarılmıştır.

Kuleli Marşı

Deniz senin, toprak senin, gök senin,
Zafer olsun en mukaddes emelin.
Çağlayanlar gibi köpür arşa taş,
Ufuklardan yüksel şahikalar aş.
Ey şerefli, şanlı yuva Kuleli,
Hedefindir bütün cihan ileri.

Hayat umar vatan tatlı sesinden,
Miras kalan asil kandır ceddinden.
Ay yıldızın gökyüzünden parlasın,
Nurunda Türklük dünyayı kaplasın.

Senin adın bu ülkede tanınmış,
Cumhuriyet kitabına yazılmış,
Sen mukaddes, altın ocak Kuleli,
Saklar bağrın kahramanlık emeli


Mustafa Can Karakus
11 yıl önce - Pzr 17 Eyl 2006, 00:29

HEYBELİADA DENİZ LİSESİ

Osmanlılarda denizcilik 18. yüzyıla  kadar  babadan  oğula  geçen  bir  meslekti. Batı’da ortaya  çıkan  sanayileşme  ile  bilimsel  ve  teknolojik  gelişmeler askerlik  ve  denizcilik  alanına da yansımış , savaşlarda  elde  edilen  sonuçlar  bu  mesleğin  artık  babadan  oğula  geçerek  sürdürülme  niteliğini  değiştirmiştir.

İlk kez Kaptan-ı Derya   cezayirli  Gazi  Hasan  Paşa’nın  girişimi  sonucu, bugünkü  Deniz  Harp Okulu   ve  Deniz  Lisesi’nin  çekirdeğini  oluşturan  Okul, kasımpaşa  Tersanesi’nde “MÜHENDİSHANE-İ  BAHR-I  HÜMAYUN”  adıyla 1773  tarihinde  kurulmuştur.

1782 -1783  yıllarında  Donanmanın  yeni  gereksinmeleri  göz  önünde  tutularak  Camialtı’nda  Hasan  Paşa  tarafından  yeni bir  Mühendishane binası  yaptırılmış, bu  okul  1795’te  Halıcıoğlu’ndaki  Kara  Mühendishanesi “MÜHENDİSHANE-İ  AMİRE”  ile  birleştirilmiştir.

1834  yılında  giderek  artan  öğrenci  mevcudunun  bir  bölümünü  oluşturan  “GEMİ  SEYİR” kısmı  Heybeliada’da  bulunan  ve  Sultan  II. Mahmut’un  yaptırdığı “KALYONCU  KIŞLASI”  na  taşınmıştır.

Daha  sonra  ,halen  Kasımpaşa  Deniz  Hastanesi’nin  bulunduğu  yerdeki Cezayirli  Gazi  Hasan  Paşa  Konağı  satın  alınmış, burada  1838  yılında  tamamlanan  400  öğrenci  kapasiteli  yeni  bir  Deniz  Mühendishanesi  yapılarak  tüm  okulun  yeniden  bir arada eğitim ve  öğretime  başlaması  sağlanmıştır.

1839  yıında  Tanzimat  Fermanı’ndan   sonra  Okulun  eğitim ve öğretiminde  çeşitli  yenilikler  yapılmış, adı “ MEKTEB-İ  BAHRİYE-İ  ŞAHANE” olarak  değiştirilmiştir.

Okul 1851-1852  Eğitim  yılında ikinci  kez ve  yine  Heybeliada’da “ KALYONCU  KIŞLASI”na  taşınmış, 1853  yılında  4  sınıflı “İDADİ”  (lise) kısımları  açılmıştır.

1928 yılında “ BAHRİYE  MEKTEBİ” nin adı “DENİZ HARP OKULU  VE DENİZ LİSESİ KOMUTANLIĞI” olarak değiştirilmiştir.

İkinci Dünya Savaşı sırasında ve 1941-1946 yılları arasında Deniz Harp Okulu ve Deniz Lisesi eğitimini Mersin’de sürdürmüş, 1946-1947 yılında tekrara Heybeliada’ya dönmüştür.

Deniz Lisesi 1963 yılında Deniz Harp Okulu’ndan ayrılmış, 1963-1964 Eğitim Yılın’da Deniz Eğitim Komutanlığı’na ait binanın bir bölümünde Öğretime başlamıştır. Bu bina 1971 yılında Deniz Lisesi Komutanlığı’na bırakılmıştır. Deniz Harp Okulu’nun 1985 yılında Tuzla’daki tesislere yerleşmesinden sonra Deniz Lisesi Komutanlığı, Deniz Harp Okulu ve Deniz Eğitim Komutanlığı’na ait binalarda konuşlanmıştır.

Deniz Lisesi Komutanlığı  Aşağı Komplekste yeni eğitim öğretim binalarının inşasının tamamlanmasını müteakip 09 Şubat 2004 tarihinden itibaren   Hazırlık Sınıfı Yukarı Komplekste Lise Sınıfları Aşağı Komplekste olacak şekilde öğretim faaliyetlerine devam etmektedir.


İhsan Can İçiuyan

11 yıl önce - Pzr 17 Eyl 2006, 00:29

Bir de Cağaloğlu Anadolu Lisesi var, aslında eski İstanbul Kız Lisesi. Onu da listeye dahil edebilirz ama okulun sayfası açılmadığı için tarihini yazamıyorum. Sonra Robert Koleji, Alman Lisesi ve diğer yabancı dilde eğitim veren pekçok özel okul da listede yer alabilir.



Mustafa Can Karakus
11 yıl önce - Pzr 17 Eyl 2006, 00:37

BEŞİKTAŞ LİSESİ

Tarihçesi   

Beşiktaş Lisesi, İstanbul’un en nadide yerlerinden biri olan Çırağan Sarayının yanında, nazlı Boğaz’ın incilerinden biridir. 21. yüzyıl Türkiye’sine ufku açık, özgür gençler yetiştiren bir lisedir.

Okul binamızın her köşesinde buram buram tarih korar. Sınıfları, labaratuarları, kantini ve enfes konumu ile tarihi koynunda taşır.
Türkiye’nin aydınlık öğretmenleri, yarının büyükleri olacak gençlere huzur içinde, çağdaş bir eğitim vermeye devametmektedir.
Beşiktaş Lisesi binası Sultan Abdülaziz tarafından 1871 yılında Serkis Balyan ustaya yaptırılmıştır. Çırağan Sarayı’nın harem dairesi olarak kullanılan bugünkü Beşiktaş Lisesi binası, gerek planı gerek tezniyatı ile 19. asır mimarimizin en güzel örneklerinden biridir. Orijinal dış cephesi, odaları tavan işlemeleri hala eski şeklini korumaktadır.
Sultan Abdülaziz tahttan indirilmeden evvel 1876 yılında, Dolmabahçe’den Çırağan’a nakledilip kısa bir müddet burada kalmıştır.

Tarihinde iyi ve kötü birçok olaya sahne olan Çırağan Sarayı ve bugünkü Beşiktaş Lisesi binası, bu tarihi tanıklığını bugün de üzerinde taşımaktadır.
Beşiktaş Lisemizin binası Çırağan Sarayı’na ek olarak yaptırılmış sonradan harem dairesi olarak kullanılmıştır. Deli olduğu ileri sürülerek padişahlıktan indirilen V. Murat bugünkü Beşiktaş Lisesi binasında 28 yıl hapis hayatı yaşamıştır. V. Murat’ın odası şimdi Beşiktaş Lisesi kantini olarak kullanılmaktadır.
Osmanlıdan çok zengin bir çoğu bakımsız ve hatta harabe durumda kültür ve sanat yapıları devralan Cumhuriyet döneminin yoksul ekonomisi bu görkemli yapıları uzun süre ihya edemedi. Ama yıkıma da terketmedi. Bu çerçevede Çırağan Sarayı’nın bir bölümü olan bugünkü Beşiktaş Lisesi binamız da yer almaktadır.
Şimdiki binamızda, 1924 yılında halifeliğin kaldırılmasından sonra 20. ilkokul düzenlemeleri yapılmış; 1937 yılına kadar Cumhuriyet’in 21. okulu olarak, Türk Milli Eğitimine hizmet etmiştir. Akaretler’de eski Anafartalar Ortaokulu’nun bulunduğu binada 1937-1938 öğretim yılında, yalnız orta 1. ve 2. sınıfları olan karma bir okul halinde açılan Beşiktaş Lisesi 1940-1941 öğretim yılında bugünkü binaya yerleşmiş ve Beşiktaş 2. Kız Ortaokulu adını almıştır.

Milli Eğitim Bakanı Tahsin Bonoğlu zamanında Beşiktaş 1. Ortaokulu’nun kaldırılması üzerine erkek öğrencilerin bir kısmı Beşiktaş Lisesi’ne verilmiş ve okulumuz karma olmuştur.

1959-1960 öğretim yılında Atatürk Kız Lisesi’nin Deneme Lisesi haline getirilmesi üzerine “Beşiktaş Kız Lisesi” adını almıştır.

1993-1994 öğretim yılından itibaren tekrar karma liseye dönüştürülmüş ve ismi “Beşiktaş Lisesi” olmuştur.

Bu tarihi mekanda Türkiye’nin aydın, çağdaş öğretmenleri, yarının büyüklerini yetiştirmeye, onlara aydınlık bir yol çizmeye devam etmektedirler.
BEŞİKTAŞ LİSESİ’NİN SON 10 YILI          

1994 yılında, okulumuz bünyesinde hizmet veren Pratik Kız Sanat Okulu taşınarak, Beşiktaş Lisesi bugünkü genel lise konumunu kazanmıştır.

Çağdaş bir eğitim verme amacı ile bu yıllarda arayışa giren Beşiktaş Lisesi, 1996 yılında “Beşiktaş Lisesi Kültür ve Eğitim Vakfı”nı kurmuştur. Halen vakfımız eğitim ve öğretimin kalitesinin artırılması amacıyla çalışmalarını sürdürmektedir. Okul bünyesinde vakıf dershanesi açılarak, okula destek ve ÖSS programları uygulanmaktadır. Bütün bunlardan amaç Beşiktaş Lisesi öğrencilerinin eğitim kalitesini artırmak ve onları geleceğe daha donanımlı hazırlamaktır.

1995 yılında okulumuzun tüm bahçe alanı peyzaj düzenlemesi yapılarak, tarihi ağaçlar koruma altına alınmış; ağaç rölevesi yapılmıştır.
Beşiktaş Lisesi dalgaların sesinin duyulduğu leb-i derya bir mekandır. 1980 yılından sonra doldurulan sahilin, 2001 yılında kıyı tahkimatı yapılmıştır. Teneffüslerde bahçede gezen öğrencilerimiz için yeşillendirilen bu eşsiz sahil, asla unutulmayacak anıları yaşatmaktadır.
Bu tarihi özel mekanda çağdaş, Türk Milli Eğitimi’nin temel amaçlarına uygun bir Türk gençliği yetiştirilmektedir. Daha iyiye ulaşmak için “Toplam Kalite” çalışmalarının yapıldığı okulumuz, geçmişten aldığı tarih mirasını geleceğe aktarmayı görev bilmektedir.


Mustafa Can Karakus
11 yıl önce - Pzr 17 Eyl 2006, 12:04

CAĞALOĞLU ANADOLU LİSESİ

İstanbul Cağaloğlu'nda bulunan ve Almanca eğitim veren Anadolu Lisesidir.

Cağaloğlu Anadolu Lisesi'nin kuruluşu 1850'lere dayanmaktadır. Ancak şuanki binasında eğitime 1933 yılında [İstanbul Kız Lisesi] olarak başlanmıştır. 1983 yılında Almanca öğretim yapan Anadolu Lisesi statüsü kazanmış ve Cağaloğlu Anadolu Lisesi adıyla karma eğitime geçmiştir. İlk mezunlarını ise 1989-1990 öğretim yılında vermiştir.

2003-2004 öğretim yılında 447 erkek ve 406 kız olmak üzere toplam 853 öğrenci, 33 derslikli iki ayrı binada öğrenim görmektedir. Cağaloğlu Anadolu Lisesi'nde sınıf başına düşen öğrenci sayısı 5-30 arasında değişmektedir.

Okulumuzda biz öğrenci ve öğretmenlerin yararlandığı 1 Sinema Salonu,1 Sinevizyon Salonu,Mineral Sergisi,küçük çapta bir Dondurulmuş Hayvan Müzesi, 1 Sosyal Bilimler Odası,Fizik Labrotuari,Biyoloji Labrotuari,Kimya Labrotuari, Felsefe Odası, Müzik Odası, Resim Atölyesi, Konferans Salonu, Toplantı Salonu, Tiyatro Salonu,çok fazla kitap içermesinin yaninida yabancı kaynaklarida içerisinde barindiran bir Kütüphane, Bilgisayar Laboratuarı, İnternet amaçlı Bilgisayar Laboratuarı, 2 Spor Salonu, Yemekhane, Kantin, kız öğrencilerin kaldığı pansiyon, 8 yataklı revir ve 24 saat görev yapan bir hemşire bulunmaktadır. Ayrıca Psikolojik Danışma ve Rehberlik Servisinde velilerimize, biz öğrencilere ve öğretmenlere danışmanlık hizmeti veren 2 Psikolojik Danışman görev yapmaktadır.Üstelik okulumuzun 150 yilik geçmişi ile örtüşen 2. derece tarihi eser statüsündeki binasi eğitimi olumlu yönde etkilemektedir.Okulumuzun eğitiminin çok zor olmasi biz öğrencileri oldukça zorlasada çok kaliteli ve başarili bireyler olarak yetişmemizi sağlıyacağı görüşündeyiz.Ayrica okulumuz bünyesindeki Alman ve Türk öğretmenleri sayesinde 1 yıl hazirlik 4 yıl lise eğitimi ile kusursuz almanca öğretimi yapmakta,kaliteli ingilizce öğretimini hedeflemekte ve yüksek ÖSS başarisi(2005 yili ÖSS sinde %89 luk başari ile Türkiye nin en başarinli 7. anadolu lisesiyiz) ile biz öğrencilerini tatmin etmektedir.Okulumuz çok kısa bir süre öncesine kadar "Türkiye nin en iyi liselerindendir" haklı ününe sahipken bugun eskisinden de iyi olan eğitimine rağmen bu ününü geri kazanmak için çalişmaktadir.Buna bağli olarak puani geçtiğimiz yillarda düşsede artik yükselmeye başlamiştir.Kısa zaman içinde eski günlerini yakalayacağini umduğumuz lisemiz daima aldiği öğrencileri girdiklerinden çok daha iyi durumda mezun etmiştir.

Okulumuzun konumu itibariyle biz öğrencilerin sosyal gelişimi hizlanirken, okul yönetiminin ve öğrenci meclisimizin desteklediği festivallerde bizim sosyal gelişimimizde büyük rol oynar.Öyleki okulumuzun kiş festivali olan CALFEST te bizim kurduğumuz birçok müzik grubu sahne alirken , yaz festivali JUGENDFEST te ünlü gruplar ve ses sanatçıları sahne alırmaktadir , üstelik okulumuzun sinema salonunda herhafta cuma gunu 1 film gosterilirken senenin sonunda ise sinema salonumuz adeta profesyonel bir sinema gibi çalişmaktadir.Bunlarin hepsini halen Cağaloğlu Anadolu Lisesi nde okuyan biz gönülrahatliği ile söyleyebiliyorsak bu okulumuzun kalitesine bizce güzel bir örnektir.

Cağaloğlu Anadolu Lisesi'nde okuyan öğrencilerin yurt dışında üniversitelerde geçerliliği olan ZDP ile Sprach Diplom alma imkanları bulunmaktadır.Okulun başarili öğrencilerine Alman hükümetince BURS verilmektedir


Mustafa Can Karakus
11 yıl önce - Pzr 17 Eyl 2006, 12:13

İTALYAN LİSESİ

Özel Italyan Okulu, Anasınıfı ve İlkokul kısımları Suore di Carita' dell'Immacolata Concezione d'Ivrea'nın Kurucusu Madre Luigia Canegrati'nin teşebbüsleri ile, Sultan Abdülaziz'in verdiği Ferman'la 1870 yılında açılmış ve İtalyan, Türk ve Yabancı uyruklu kız öğrenciler eğitim görmüştür.

Okul ilk açıldığında 80 öğrencisi ile Kumbaracı Yokuşu'ndaki binasında eğitim vermiştir. 1876 yılında okul daha büyük olan Suterazi Sokağı'ndaki binaya taşınmış ve eğitime burada devam etmiştir. 1882 yılında 350 öğrencisi ile Turnacıbaşı sokakta bulunan bugünkü yerine geçmiş ve 1987 yılına kadar yatılı öğrenciler de kabul edilmiştir.

Türk-İtalyan (1911-1912) ve I.Dünya (1915-1918) savaşları nedeniyle okul bir süre kapalı kalmıştır. 1919 yılında Orta Kısım açılmış, Türk öğrenciler için Orta Kısma bağlı olarak bir de Hazırlık sınıfı açılmış ve okulun adı "Özel İtalyan Kız Ortaokulu" olarak değişmiştir. Okul aynı çatı altında Ana sınıf, İlkokul ve Ortaokul öğrencilerine eğitim vermiştir.

1967 yılında Ana ve İlkokul kısımlarına, İtalyan Hükümetine ait İtalyan Yetimhane binasında eğitim verilmeye başlanmıştır. Halen kullanılmakta olan bu iki binanın arka cepheleri ve bahçeleri ortak olup, ön cepheleri farklı sokaklara bakmaktadır.

Okulumuzda daha önceleri İlkokul bölümüne Türk vatandaşı öğrenciler de kabul edilirken, bu durum 1937 yılından itibaren kanunen yasaklanmıştır. İlkokul sınıflarında halen sadece yabancı uyruklu öğrencilere eğitim verilmektedir.

1959 yılında Ana sınıf ve İlkokul sınıfları karma olmuştur. 1996 yılında Ortaokul kısımlarının da karma olması nedeniyle okulun adı "Özel İtalyan Ortaokulu" olarak değişmiştir.

Milli Eğitim Bakanlığı'nın 1998 yılında İlköğretim zorunlu eğitimini 8 yıla çıkartması sonucunda Ortaokul sınıfları Türk öğrenciler için kademeli olarak kapanmaya başlamış ve 2000/2001 Öğretim yılından itibaren okulumuz "Özel Beyoğlu İtalyan Lisesi" adı altında, bünyesinde Anasınıfı ve yabancı öğrenciler için İlköğretim sınıfları da mevcut olmak kaydıyla, Lise'ye dönüşmüştür.

Okulumuz 2004/2005 Öğretim yılında İtalya'daki liselerle denklik belgesi almış ve bu nedenle adı "Özel Galileo Galilei İtalyan Lisesi" olarak değiştirilmiştir.

Bugüne kadar yüzlerce Türk ve yabancı uyruklu öğrenci okulumuzdan mezun olmuştur. Mezunlarımız her fırsatta, yıllar geçmiş olsa bile, aileleri ve çocukları ile beraber sevdikleri ve gençlik hatıraları ile dolu olan okullarını ziyarete gelirler.

MEZUNLARDAN

Nilüfer YUMLU (ses sanatçısı) - Yeliz (ses sanatçısı) - Parla ŞENOL (aktris) - Zeynep CASALINI (ses sanatçısı) - Zeynep BODUR (iş kadını) - Şebnem ÇAPA (iş kadını) - Rüya SUNDER (piyano sanatçısı) - Sema ÇEYREKBAŞI (opera sanatçısı) - Jaklin ÇARKÇI (opera sanatçısı) Özlem KAYMAZ (Türkiye Güzeli) okulumuzun ünlü mezunlarındandır.



Seral Gönenç
11 yıl önce - Pzr 17 Eyl 2006, 20:01

Sayın Mustafacankarakuş.
Açtığınız konu başlığı ve  detaylı  araştırmanız için en son  sıradaki okul hariç
kendi adıma teşekkür ederim.
Ancak yine şahsi düşüncem yabancı özel okulları bu listeye dahil etmesek daha iyi olacak kanaatindeyim.
Konuyu detaylandırmamak açısından fazla yorum yapmak niyetinde değilim ,ama hepimizin bildiği gibi özellikle Osmanlı İmparatorluğunun gerileme devrinde açılan yabancı menşei li özel okulların pek  çoğu misyonerlik faaliyetlerinin yaygınlaşması ve daha pek çok siyasi amaç gözetmekteydi.
Bu yüzden bunlar ne kadar köklü olurlarsa olsunlar , ben hiç bir şekilde içime sindirememekteyim.
Saygılarımla
Seral Gönenç


Mine Beyaz
11 yıl önce - Pzr 17 Eyl 2006, 20:32

Aslında bence bu konu bence sadece okul tarihçelerinin listelendiği bir başlık olmalı fakat yazılan bir yazı hakkında yabancı kökenli okul mezunlarına haksızlık yapılmaması açısından ben de kişisel görüşümü belirtmek gereği duydum.
Alıntı:
Ancak yine şahsi düşüncem yabancı özel okulları bu listeye dahil etmesek daha iyi olacak kanaatindeyim. ....özellikle Osmanlı İmparatorluğunun gerileme devrinde açılan yabancı menşei li özel okulların pek  çoğu misyonerlik faaliyetlerinin yaygınlaşması ve daha pek çok siyasi amaç gözetmekteydi.

Bu tür okulların Osmanlı döneminde kuruluş amaçlarının Cumhuriyet döneminde güncelliğine koruduğuna inanmıyorum, çünkü bu okullarda zamanımızda yapılan eğitimde Türkçe dil bilgisi ve edebiyat, tarih, coğrafya, sosyoloji, psikoloji gibi tüm sosyal konular Türk öğretmenler tarafından yapılmakta ve diğer okullardaki müfredat uygulanmaktadır. Bu okullardan yetişen kişiler aynı diğer okullardan mezun olanlar gibi vatanına bağlı kişiler olup akıcı ikinci dilleri yardımıyla ülkelerini yabancılara karşı belki de zaman zaman daha iyi de savunabilmektedirler.

Ben bu nedenlerle ülkemizde her seviyede bir çok başarılı vatandaş yetiştirmiş olan tüm yabancı kökenli okulların bu listede olmayı en az diğerleri kadar hak ettiğine inanıyorum.


Mustafa Can Karakus
11 yıl önce - Pts 18 Eyl 2006, 11:29

NİŞANTAŞI ANADOLU LİSESİ

1905 yılında İstanbul'daki yabancıların ve özellikle İngiliz topluluğu mensuplarının çocuklarına sağlıklı ticari
bir eğitim verebilmek amacıyla,bir okul açma girişimi aynı yıl Londra'dan bir müdür ve müdür yardımcısı getirilerek ve Fransızca ve Türkçe öğretmenleride İstanbul'dan temin edilerek sonuçlanmıştır.
İlk öğretim yılında okula 19'u İngiliz 12'si diğer milletlerden olmak üzere toplam 31 erkek öğrenci alınmıştır.

High School'da ilk yıllar eğitim İngilizce gramer ve kompozisyon,İngiliz edebiyatı,Fransızca,Türkçe,Coğrafya,Tarih,Muhasebe,Steno,Daktilo,Fen Bilimleri ve isteğe bağlı olarak Latince derslerine dayanıyordu.
Okul ilk günlerde Galata civarında Kuledibi semtinde kurulmuştu.Daha sonra Sultan Abdülhamit yeni bir okul yapılması için İngiliz Büyükelçiliği'ne Firuzağa'da bir arsa hediye etmiştir.
Ancak bu arsanın okul için uygun olmadığı anlaşılınca Sultan 5. Mehmet 1911 yılının 12 Nisan'ındabu arsanın satılmasına izin vermiş ve üzerinde 5 katlı ahşap bir binanın bulunduğu şimdiki yeri,yalnız okul olarak kullanmak şartıyla bağışlamıştır. 1920 yılında ise büyük bir yangın çıkmış,tamiratta büyük mali zorluklar yaşanmıştır.
İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra okulun yatılı ve gündüz öğrenci sayısında önemli bir artış olmuş,ek bina gereksinimi duyulmuştur.İnşaat için 1955 yılında izin alınmıştır , böylece English High School For Boys Türkiye'de Lozan Antlaşması'ndan sonra genişletilen ilk yabancı okul olmuştur. Okulun lise statüsünü kazanması 1951 yılına rastlamaktadır. Böylece English High School For Boys, Beyoğlu English High School For Girls mezunlarına da eğitim vermeye başlamıştır.
İngiliz okullarında kökleşmiş bir gelenek olan ''Genleman'' yetiştirme anlayışının bir uzantısı olan English High School 1979 yılında mali problemler yüzünden Türk Hükümeti'ne devredilmiş ve Nişantaşı Anadolu Lisesi adını almıştır.


Mustafa Can Karakus
11 yıl önce - Pts 18 Eyl 2006, 11:33

Dame de Sion

Ekim 1856'da, Istanbul'a gelen 11 rahibe Pangaltı semtinde, adını yanında bulunan kiliseden alan ve o güne kadar "Filles de la Charité" ler tarafından idare edilen "Maison du Saint-Esprit" adlı yatılı okulun yönetimini devralmış ve böylece 27 Kasım 1856 tarihinde, Notre Dame de Sion "yatılı okul" u ülkemizde resmen açılan ilk kız lisesi olmuştur.

Önceleri, yaklaşık tümü yatılı olan hıristiyan öğrencilere kısa bir süre sonra musevi öğrenciler, 1863 yılında padişahın ilgisi ve İmparatorluğun ileri gelenlerinin teklifleri ile de müslüman öğrenciler katılmıştır. Böylece, farklı dinlerden ve ortamlardan gelen öğrenciler bir çatı altında başkalarına saygıyı, farklılıklara açık olmayı ve hoşgörüyü öğrenmişlerdir. Bu özellikler Notre Dame de Sion Kongregasyonu'nun kurucusu Père Théodore Ratisbonne'un da arzusu ve okulda verilen eğitimin temel amaçlarındandır.

Dünya Savaşı'nda Fransız rahibelerin ülkeyi terk etmeleri üzerine kapanan kurum, önce mühendislik okulu, daha sonra da, rahibelerin çalıştığı bir hastane olarak kullanılmıştır. 1919 yılında öğretime tekrar başlayan okul, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasıyla Türk Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlanmıştır. Bu yeni yapılanma ile birlikte Türk Yönetici ve öğretmenler okul kadrosunda yer almış ve Türk Milli Egitimi'nin amaç ve ilkeleri doğrultusunda seçkin bir eğitim ve öğretim kurumu olarak çalışmalarını sürdürmüştür.

Atatürk'ün üç manevi kızına eğitim vermekten ayrı bir gurur duyan Notre Dame De Sion Fransız Lisesi zamanla toplumun tüm kesiminden gündüzlü öğrencileri de kabul etmeye başlamıştır. İlkokul bölümünü 1971 yılında, yatılı kısmını 1972 yılında kapatan kurum 1989'da rahibelerin görevlerini devam ettirmelerine rağmen yönetime laik bir müdür getirmiştir. 140 yıl Kız lisesi olarak hizmet veren bu köklü okul 1996 - 1997 Ögretim Yılında geleneksel özelliklerini karma eğitimde sürdürmeye karar vererek erkek ögrenci kabul etmeye başlamıştır.



sayfa 2
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
ANA SAYFA -> İSTANBUL - Haberler ve Sohbet