İETT, ESHOT vs. 100 km'ye 180 TL yakıt parası ödüyorsa, EGO 45 TL ödüyor (doğalgazlı otobüslerde). Ama ne bilet fiyatları, ne aktarma konusu, ne gece otobüsleri ne de paso bandrol fiyatları konusunda diğer illere oranla göze batar bir artısı yok malesef. Veya bize mi öyle geliyor? Artıları var da biz mi fark edemiyoruz?
Sefere verilen otobüslerin 4'te 3'ü doğalgazlı araçlardan oluşuyor. Yani yüzde 25'te zaten bir tasarruf yok. Bir de EGO mazotun litresini 3 TL'den alıyor, CNG ise 0.9 TL sanırım. Bir dizel araç 45 lt yakıyor, bir doğalgazlı araç 60 m3 yakıyor 100 km'de. Yani dizel araç 135 TL, doğalgazlı araç 50 TL ödüyor. Doğalgazlı araçların taşıma kapasitesi biraz daha az olduğu için bu tasarruf azalıyor.
2011 yılında ESHOT 2.9 milyon seferle, 85 milyon km yol katetmiştir. EGO ise 3.2 milyon seferle, 111 milyon km yol kat etmiştir. ESHOT'un bir seferi 29.3 km iken, EGO'nun 34.6 km'dir. Yani EGO, bir yolcuyu yüzde 18 daha fazla uzağa götürmektedir. Bu yakıt maliyetinden tutun, araçların yıpranmasına kadar etki ediyor. Ayrıca hatlar daha uzun olduğu için, aynı sayıda sefer yapabilmek için EGO'nun daha çok aracı servise vermesi gerekiyor, daha çok şoför çalıştırması gerekiyor.
Yine 2011 yılında ESHOT bir seferde 78 kişi taşırken, EGO 68 yolcu taşıyabilmiştir(biletli yolcu rakamları). Bayramlarda 7 gün otobüslerin tamamen bedava olması ve serbest kart kullanımının çok yaygın olması sebebiyle biletli yolcu oranı düşüyor.
EGO'da 891 kadrolu işçi varken, ESHOT'ta 357 kadrolu işçi vardır. ESHOT hizmet alımı(taşeronlaşma) ile personel maliyetlerini ciddi ölçüde kısmıştır. EGO ise kadrolu eski personel emekli olmadıkça işten ayırmamakta, dolayısıyla emekli olmayan çok sayıda personele yüksek maaşlar ödenmektedir. ESHOT'ta ise tam olarak hizmet alımı(taşeronlaşma) oranı daha yüksek olduğu için personel giderleri daha düşüktür.
1998-2012 yılları arasında 1357 adet solo, 570 adet körüklü otobüs almışken. Aynı dönemde ESHOT 653 adet solo, 304 adet körüklü otobüs almıştır. EGO, 704 adet daha fazla solo, 267 adet daha fazla körüklü araç almıştır. Ortalama bir solo otobüsün 160 bin Euro, körüklü aracın 250 bin Euro olduğu düşünülürse EGO 180 milyon Euro'luk daha fazla otobüs alımı yapmıştır.
Bunlara ek olarak İzmir'de ÖTA ve ÖHO yoktur, dolmuşlar da daha az sayıdadır. Ankara'da ise özel taşımacılar çok olduğu için EGO'nun özellikle biletli yolcu sayısı düşüktür.
EGO'nun tek avantajı servise verdiği araçların 4'te 3'ünün doğalgazlı olması. Oradan ciddi bir tasarruf yapıyor.
Sonuç olarak da EGO 2011 yılında 103 milyon TL zarar etmiş olup, bu zararı Büyükşehir'den aktarılan kaynakla kapatılmıştır. Buna karşılık İzmir Büyükşehir'in ESHOT'a aktardığı rakam 144 milyon TL'dir. Yani EGO daha fazla yol yapmakta, daha çok sefer yapmakta, daha az biletli yolcu taşıyıp, daha çok bedava yolcu taşımakta, personele daha çok ücret vermekte daha çok rekabet etmekte bu dezavantajlarına karşılık yakıt tasarrufu ve bilet ücretlerindeki fazlalık ile daha az zarar etmektedir.
Yani her şeye rağmen, ikisi de ciddi oranda zarar ediyor. Sonuç bu bence. Ne yaparsan yap, belediye otobüs işletmeleri kar edemiyor, karı bırak denk ya da az zararla bile çalışamıyor.
24 liralık bandrolden yani diğer bir tabir ile ODTÜ'lü bir öğrencinin 24 günlük yemek parası tutarı yüzünden kontrol yapmadı diye o personelin 2 gündeliği kesiliyor, yani ortalama 150 lirası cezaya gidiyor. Yani o şoföründe, o güvenliğinde evinin nafakası,çocuklarının rızkı 24 günlük yemek parasını kurtaran öğrencinin diyetine gidiyor.E tabi buda personelin zoruna gidiyor.
Ben paso sormasın demiyorum ki.Hatta herkes görevini yapsın.Ama paso olmayınca bağırma hakkını,insanlar önünde öğrenciyi azarlama hakkını şoföre,güvenlik görevlisine kim veriyor?Amirleri pasosu olmayanı azarlayın demiyordur herhalde.O noktada (yani pasosu yoksa) yapılacak uygulama belli.
Tabi olaya bir de diğer açıdan bakmak gerek.Sanki pasoyu koyan,24 liraya satan o şoförmüş,güvenlik görevlisiymiş gibi onlara haksızlık ve saygısızlık yapmak da yanlış.
Ben paso sormasın demiyorum ki.Hatta herkes görevini yapsın.Ama paso olmayınca bağırma hakkını,insanlar önünde öğrenciyi azarlama hakkını şoföre,güvenlik görevlisine kim veriyor?Amirleri pasosu olmayanı azarlayın demiyordur herhalde.O noktada (yani pasosu yoksa) yapılacak uygulama belli.
Pasosu yoksa yapılması gereken şey tam bilet basması ya da araçtan indirilmesidir. Şoför tam bilet yerine, ikinci defa kendi biletini basmasını ister. Zaten sorun orada çıkar. Karşı taraf kabul etmez ve tartışma yaşanır.
Yoksa ben şoförlerin pasosu olmayanlar üzerinde ego tatmini yapacaklarını düşünmüyorum. Pasom yok, bir daha mı basmam lazım diyen birine karşı, şoför tepki gösterecek değil ya...
Pasosu yoksa yapılması gereken şey tam bilet basması ya da araçtan indirilmesidir. Şoför tam bilet yerine, ikinci defa kendi biletini basmasını ister. Zaten sorun orada çıkar. Karşı taraf kabul etmez ve tartışma yaşanır.
Yoksa ben şoförlerin pasosu olmayanlar üzerinde ego tatmini yapacaklarını düşünmüyorum. Pasom yok, bir daha mı basmam lazım diyen birine karşı, şoför tepki gösterecek değil ya...
Gördüğümü söylüyorum ben.Kraldan çok kralcı şoförler de var.Ayrıca bir daha basmasını ya da tam basmasını nasıl istediği de önemli.Güzelce rica etmek var bir de onu emretmek var.Bazı yolcular da o konuda ters çıkabiliyor.Yukarıda da yazdım.Sanki 24 TL.lik pasoyu millete satmaya çalışan o şoförmüş gibi davranan da çok.Ne yolcu ne şoför milletin ortasında böyle bir tatsızlık yaşamak istemez.Bunu millete yaşatanlar utansın.
Ayrıca bazen indirimli bilette son basış oluyor.Orada şoför coşuyor işte.Tam basacaksın pason yoksa diye milletin ortasında sayıyor.
Yukarıda da yazdım.Burada ne vatandaşın ne de şoförlerin kabahati var.Şoförlerle güvenlik görevlileriyle vatandaşı karşı karşıya getirenler utansın.
ego bugun ehil ellerde olsa, siyasi rant düşüncelerini bir kenara bırakıp, dogru dürüst işletmecilik yapsa, zarar etmediği gibi kara da geçer ...hem de öğrenci-tam ayırımı yapmadan 1 tl.ye taşımacılık yaparak... iddia ediyorum. nasıl olacak bu iş derseniz 1) Yaşlı ve emekli kartlarını iptal edecek, bazı dernek ve belediye şirket personelini bedava taşımayacaksın. 2) özel servis adı altındaki tüm taşımaya son vereceksin. 3) kazan , akyurt, ayaş, çubuk, elmadag gibi uzak mesafe hatları iptal edip, gerekirse araç bağışı yapıp bu yerlerin belediyelerinin ve özel sektörün buralardan para kazanmasını temin edeceksin, 4)ego personelinin günün yaşam şartlarına uygun ücret almasını saglayıp, iyi çalışana yüksek prim sistemini getireceksin.....ego bunları yaparsa ikide bir zam yapıp, zaten kaymaklı para kazanan özel halk otobüslerinin ekmeğine birde tereyag sürmemiş olur, milletin parası da cebinde kalır...
Ayrıca bilinmesinde yarar var, ego gibi kuruluşlar, amme - kamu hizmeti görmek amacıyla var edilmişlerdir. kar amacı gütmeden çalıştırılması gerekir, ancak zarar da etmemesi için çaba sarfedilmelidir. Niye kimse sormuyor, zarar eden 1 tane özel halk otobüsü varmıdır.?
Tüm büyükşehirlerin, toplu ulaşım kurumları zarar etmektedir. Hatta en az zarar eden EGO'dur. Çünkü metroların karı ile zarar bir miktar kapatılmıştır. Ancak bu haliyle bile 2011 yılında 100 milyon TL zarar edilmiştir.
Zararın önlenmesi için EGO otobüslerinin sosyal servis vermesi kaldırılmalıdır. EGO ücretsiz biçimde tek bir yolcu taşımamalıdır. (Aile yaşam servisleri, festival, sirk servisleri vs)
Yaşlı serbest kartları kaldırılmalıdır. Serbest kart olmadığı için 9-4 arası yolcu sayısı azalacağından, bu saatler arasında seferler azaltılmalıdır. (9-4 arası otobüse binenlerin yarısı yaşlı kartı ile bedava bindiği için, yaşlı serbest kart kalkınca yolcu sayısı yarıya düşer ve bu saatler arasındaki seferler yarı yarıya azaltılır)
Tam ile indirimli bilet arasındaki fark azaltılmalıdır. (Kar amaçlı çalışan yerlerde öğrenci indirimi pek görülen bir şey değil, şu an aklıma sadece sinemalar geliyor orada da tam bilet 10 TL ise indirimli 9 TL oluyor. Otobüslerde de tam 1.75 TL ise, indirimli en az 1.5 TL olursa zarar önemli ölçüde kapanır)
Tüm kadrolu personel tasfiye edilmelidir, tamamen hizmet alımına yönelerek personel maliyetleri düşürülmelidir. (Bu belli ölçüde gerçekleşti ama hala personelin yüzde 25'i kadrolu)
Sadece sabah akşam seferi olan hatlar kapatılmalıdır ve tüm gün belli yolcuyu sağlayan hatlar çalıştırılmalıdır. (Bir sürü hattın sadece sabah ve akşam seferleri doluyor, gün içinde çok seyrek biçimde ve boş seferler yapılıyor. Bazı hatlarda da zaten sadece sabah ve akşamları sefer yapılıyor. Özel işletmeciler hiçbir zaman bu hatlara girmezler çünkü bu şekilde kar edemezler ama EGO bu hatlara giriyor ve zarar ediyor. Bu tip hatlardan çekilmek gerekir.)
Aktarma ücreti yükseltilmeli ya da kaldırılmalıdır. (ÖTA, ÖHO ve dolmuşlarda olmayan aktarma imkanı EGO'nun zararının önemli bir sebebidir. Aktarma kaldırılmalı ya da normal ücretin yüzde 75'i gibi bir orana getirilmelidir.)
Bu denilenler yapılırsa EGO kara geçer. Ama tabi çok büyük tepki toplar. O yüzden zarar ede ede yola devam.
Ulus'tan itibaren Meclis'e kadar durakların üzerinde o durakta hangi otobüsün durduğu yazmıyor.Evvelce yapıştırma dandik harflerle yazılmış bir şeyler vardı.Bazı kendini bilmez şerefsizler bunları yoldu.Şimdi herkes biribirine soruyor.
"Bu duraktan Çankaya geçer mi?,Gölbaşı durağı neresi ?" gibi sorular duraklarda uçuşuyor.Hergün aynı duraktan binenlere çok sorun yok.Ama oralara her zaman gitmeyenlere ve yabancılara bu bir eziyet.Körler için yapıştırılan kağıtları da yırtıp atmışlar.Onlarda da hangi otobüsün geçtiği yazıyordu.
Eski sac levhalar daha iyiydi.Kimse üzerindeki yazıyı silemezdi.Koskoca başkent ama duraklarındaki bir yazı bile muhafaza edilemiyor.Silindiyse de bir türlü yazılamıyor.Sadece bir "akıllı durak" lafı "bu ay olacak,ihalesi yapıldı,yarın tamam gibi oyalamacalarla dolanıp duruyor.O iş ne zaman yapılırsa yapılsın ,biz delisine de razıyız.
Meclis'in önündeki durakta ise bazı hatların yazıları duruyor.Oralarda polis çok olduğu için yazıları elleyememişler.Ama orada da "113 Karum" yazıyor.Halbuki 113 numara Opera-Birlik Mh. aracıdır ve Karum'dan geçmez.
Kaldı ki en ücra köşedeki mahallelerde kapalı durak varken Kuğulu Park'ın hem bulvar hem de Tunalı tarafında kapalı durak yoktur.Hatta Tübitak önünde de nedense kapalı durak yoktur.
arkadaşlar, bence siyasi fikir ne olursa olsun, iyi ve mantıklı olan her türlü yenilik ve uygulama , şunun fikri bunun fikri gibi saçma düşüncelere saplanmadan örnek alınmalıdır. gidenleriniz bilir izmir de otobüs duraklarının hemen hepsinde bırakın yazıyı veya yazılı uyarıyı, dijital elektronik yazılımla duraktan geçen tüm otobüslerin hattını, nereye gideceğini ve kaç dakika sonra bu duraga ulaşacagını yazıyor, insanlar gelecek otobüse göre hazırlanıyorlar...evet çogunuzu duyar gibi oldum....metrodaki gibi uygulama, inanın tüm izmir otobüslerinde şoför arkadaş, aylık kart almamış ve misafir olan tüm yolcuların talebi ile 5.li bilet satıyor, ve de izmir de özel halk otobüs terörü yok...burada başkentte ise sırf bileti olmadıgı için insanlar ego otobüsüne binemiyor....ve yolcuyu özele kaptırıyor... izmir'i örnek verdim ama benim , bu yaşıma kadar ki gördüğüm en başarılı başkan sayın topbaş.... gerçekten istanbul bambaşka oldu onun zamanında. allah selamet versin. onun da güzel uygulamaları var, metroda, hafif raylı sistem modern tranvayda, ve de otobüsde ...izmirde ve istanbulda şu bu vasıta demeden, elinizdeki kart veya akbille her türlü vasıtaya binebiliyorsunuz. özel taşımacılar hem kontrol altında ve önemlisi vergide kaçıramıyor, bu sistemde hem belediye , hem devlet ve vatandaş kazançlı, para hır gürü yok, burada bazen adam istemezsen bilet vermekten kaçınıyor. istanbulda bunu 3 kere yapanın tüm işletme hakkı yanıyor, babasının arkası kaba olsa bile ..veeeee zarar yok veya çok az ...bence özel halk otobüslerinde mevcut biletçi uygulaması kaldırılıp, dolmuşlar dahil tüm taşıma tek bilet , akbil, kontör veya adı neyse onunla yapılmalı, vergi vermeyen ve de milyon dolarlarla hat satanlarda belediyeye ve devlete vergi vermeyi ögrenmelidir.inşallah bir baharda ne diyelim. saygılar.
hem de öğrenci-tam ayırımı yapmadan 1 tl.ye taşımacılık yaparak...
Ağzınızdan bal damlıyor.Sizin dediğiniz olursa paso tartışmaları son bulur.Hem de vatandaşımız otobüse daha ucuz biner.
Alıntı:
1) Yaşlı ve emekli kartlarını iptal edecek, bazı dernek ve belediye şirket personelini bedava taşımayacaksın.
Aynen öyle,bayramlarda da %50 veya %25 oranla indirim yapılması gerekir.Bedava taşımacılık yapılmamalıdır.Böylece izdiham önlenmiş olur hem de fakir-fukara otobüslere daha ucuz biner.Sırf izdihamdan dolayı bayram günü dolmuşa binmişliğim olmuştur.
Alıntı:
2) özel servis adı altındaki tüm taşımaya son vereceksin.
Bunu bilmem ama sınırlı sayıda otobüs özel servise daha yüksek fiyatlarla çıkabilir(ikarus,mercedes 345 gibi araçlar)
Alıntı:
3) kazan , akyurt, ayaş, çubuk, elmadag gibi uzak mesafe hatları iptal edip, gerekirse araç bağışı yapıp bu yerlerin belediyelerinin ve özel sektörün buralardan para kazanmasını temin
edeceksin
İşte bu dediğiniz olmaz.Çünkü o ilçeler B.B sınırlarında ve oralara EGO çalışması gerekir.UBAK'tan aldıkları D4 belgesiyle olmuyor maalesef.
Alıntı:
4)ego personelinin günün yaşam şartlarına uygun ücret almasını saglayıp, iyi çalışana yüksek prim sistemini getireceksin.....
Böyle olursa EGO'larda yolcu kapma yarışına girer.Bu olmaz.