Birisi çıkmış, başka şehirlerle kıyaslayın diye aklınca meydan okuyor. Bunun, biteviye desteklediği Sayın Gökçek yönetimi için iç karartıcı sonuçlar ortaya koyacağından bihaber. Daha dün İstanbul'daydım, 150 kilometreden fazla araba kullandım ayrıca yaya olarak da dolaştım. İstanbul, malesef ki Belediye hizmetleri anlamında Ankara'dan fersah fersah ileride. Bunu görmek için sadece sokak levhalarına bakmak yeterli. Ankara'da bulabildikleriniz ile yetininiz kıyas yaparken, çünkü birçok yerde yok.
Daha önce forumdan ve televizyondan takip etmiştim, ama yerinde inceleyince Ankara adına hayıflanmamak elde değil. Çünkü bizim için sen-ben kavgası değil, Ankara'nın nasıl daha iyi bir noktaya taşınabileceği önemli. Sayın Gökçek de bu noktalara taşıyabilir, kategorik olarak onu kimse eleştirmiyor zaten. Benden yana da hiç problem yok. Ayakta alkışlarım, pek çok icraatını yaptığım gibi. Ama yanlışları söylemek de boynumun borcu. Her vatandaşın da eleştiri hakkı köküne kadar var zaten.
İstanbul'un sokak levhaları harika (hem çok estetik, hem de fonksiyonel. Daha da önemlisi her yerde var!), bina numaraları da eksiksiz ve mükemmel derecede farkedilir durumda.
Katettiğim 150 kilometre boyunca Ankara'daki gibi arabaya ciddi hasar verecek düzeyde çukurlar, kot farkları vs. görmedim.
Çizgisiz yol yok. Varsa da istisnai 1000 kilometrede belki 10 kmdir.. Ankara'da ise yıllarca çizgi yoktu. Şimdi de tam değil. Kısacası 16 yıl içinde- kümülatif bakarsak- çizgiler "istisna", çizgisizlik ise "kural".
EDS zaten müthiş hizaya sokmuş trafiği. Bahsetmeye gerek yok. İnsanlar çok dikkatli ve emniyet şeritlerine saygı da mükemmel olmasa da artmış. İstanbul trafik polisinin de emniyet şeritlerinde devriye gezdiğini hatırlatmak isterim. Ankara polisi de daha aktif olmalı.
Trafik levhaları da malesef ki Ankara'dan çok daha iyi durumda. Yönlendirme levhaları zaten herkesin malumu idi. Ama bu kez virajlardaki işaretler, yaya geçit çizgileri falan da çok gelişmiş, onu farkettim. Tüm önemli levhaların çevresi sarı reflektif bantlarla belirginleştirilmiş. Yaya geçidi uyarıları çok çok belirgin. Keza yaya geçitleri de (çizgiler). Müthiş bir şey daha var. Belediye'nin levha ve işaretleme taleplerini değerlendirdiği bir form var. Oraya, sokağınıza veya caddenizde eksik gördüğünüz levhayı yazıp talepte bulunuyorsunuz.
Bisiklet yollarını görüp de üzülmemek elde değil. Onlarca kilometre bisiklet yolu gördüm. Hem de yoldan fiziksel olarak ayrılmış, ayrıca farklı renkte boyanmış. Ve yayaların nereden gidecekleri, bisikletlilerin nereden gitmeleri gerektiği düşey levhalarla da sık sık işaretlenmiş. Vatandaş da bisiklet yolundan gitmiyor zaten. Bisiklet yolunun üstünde de oklar var, geliş gidişi belirtmek için.
Ayrıca parklar. Ankara Belediyesi malesef bu konuda da İstanbul'un gerisinde. İstanbul'da parkların bini bir para. Ankara iyi yolda ama kıyas yap derseniz tabii ki İstanbul. Sahil yollarının çevresindeki yeşil alanlar bile Ankara'yı katlar. Ve onlarca yeni yeşil alan yapılmaya devam ediyor.
İstanbul Belediyesi'nin web sitesinin de Ankara'dan ne kadar ileride olduğunu anlamak için arif olmaya gerek yok.
İspark bir harika. İnsan, keşke Ankara'da da böyle bir organizasyon olsa diye iç geçiriyor. Daha da ötesi var, İspark'ın 19 ücretsiz bisiklet parkı var. Ahh ahh. Çalışınca, isteyince oluyormuş cidden.
Bir şey daha dikkat çekici, İstanbul Belediyesi, yaya üst geçitlerinin dizaynı için 25 bin lira ödüllü (2. ve 3.ye de ödül var) yarışmalar düzenliyor.
İstanbul'un trafik kontrol merkezi eşsiz. İsterseniz cep telefonunuza anlık yol hızları, gideceğiniz noktaya tahmini ulaşma süreniz bile geliyor. 175 trafik kamerası var.
İstanbul'da loop algılayıcıları var. Eminim bizim Belediye'nin bunun ne olduğundan haberi bile yoktur. İstanbul'da loop sensörlerin sayısı 240! Ankara'da sıfır.
İstanbul'da yeşil dalga var. Hem de TÜM ARTERLERDE! Ankara'da bir tane bile yok.
İstanbul'da 600 adet yaya butonu var. Ankara'da var mı acaba? Kaç tane?
İstanbul'un kaldırımlarında özürlüler için kabartmalı kısımlar var. Ankara'da yok. Şunu okursak farkı anlarız: "Görme özürlü yaya, karşıya geçiş düğmesine bastığı zaman, üzerine basılan düğmenin kumanda ettiği cadde ismini, kavşağın şeklini, faz sürelerini ve bu kavşakta bulunan trafik lâmbaları ile ilgili bilgileri alabilmektedir." kaynak: ibb.gov.tr
Dahası var, İstanbul aşmış: "Tüm ikaz sesleri görme özürlünün rahat işitebileceği şekilde tasarlanmıştır. Cihazın, çevrede gürültü kirliliğine neden olmaması ve insanlara rahatsızlık vermemesi için kendisini, çevre gürültüsünün 5 db kadar üstüne otomotik olarak ayarlama özelliği bulunmaktadır."
İşte Ankara için hayalini kurduğumuz sinyalizasyon uygulamalarında İstanbul'un geldiği nokta: "Kameralı Trafik Analiz Sistemi; gelişmiş sayısal işaret işleme teknikleri ve kameralar aracılığıyla, özellikle kavşaklardaki trafik bilgilerinin elde edilmesi, toplanması, bir kontrol merkezine aktarılarak analiz edilmesi ve elde edilen bilgilerin trafik akışının düzenlenmesi için kullanılmasını sağlayan sistemdir. Bu sistem kavşağa yerleştirilerek; araç yoğunluğunu (yolun doluluk oranı), kuyruk uzunluğunu, araçların ortalama hızını ve bekleme sürelerini sayısal olarak hesaplayarak, elde ettiği sonuçlar doğrultusunda, sinyalizasyon süre ayarlaması yapmaktadır. Sistem, trafiğin daha yoğun olduğu kavşak kolları için yeşil ışık süresini uzun tutmakta; böylece bir zaman diliminde kavşaktan maksimum araç geçişi sağlanmaktadır. "
İnsan üzülüyor. Çünkü bu kent de en az İstanbul kadar iyi yönetilmeyi hakediyor. Sayın Başbakan'a umut bağlamıştım, Sayın Topbaş gibi bir Başkanı Ankara'ya aday göstermesi hususunda. Malesef olmadı. Çeşitli saikler rol oynadı, malum. Ama inşallah gelecek seçimde Ankara'nın en az İstanbul'daki uygulamalara kavuşacağı ümidini veren adaylar ortaya çıkar.
Benim niyetim ne bir yeri kötü göstermek ne de yardakçışık yapmak. Ama İstanbul'da sekiz-on saat kalmak bile farkı ortaya sermeye yetiyor. Ankara'ya dönünce de ne olmuş bu İstanbul'a deyip Belediye'nin sitesine girdim ve inceledikçe İstanbul'la gurur duydum. Ankara'nın daha iyi olması gerektiğini düşünüyorum kısacası. Sayın Gökçek'in, Sayın Topbaş ile dirsek temasında bulunması, ve "sosyal öğrenme" süreçleri yaratması halinde pek çok güzel uygulama Ankara'da da hayata geçirilebilir.
vsumer, yazdıklarında tamamen haklısın. Bunun dışında daha tonla şey eklenebilir. Mesele bu denilenleri dinleyebilecek kapasitede birinin olması lazım.
İşin ehli ve uzmanı kişilerin her dediğine idoolojik deyip kenara koyarsan hiçbir yere varamazsın.
Bizim başkanında çok kaliteli danışmanları mevcut ama öncelikle onları düzgün bir biçimdedinlemesi gerekiyor.
Istanbul'da farkli bir anlayis uzun zamandir bu bahsedilen makasi acmakta. Ben de takip ediyorum ve bunun da nedeninin bir suredir Belediye Genel Sekreteri olan Mesut Pektas oldugunu biliyorum. Kendisinden bu olcude profesyonelce Ankara'da da yararlanilsa ben cok memnun olurdum.
Benim anlamadığım bir noktada şu ideoloji diye tutturan arkadaşlar. Gökçek'i ideolojik olarak eleştiriyorsak neden 15 yıldır gökçekle aynı çizgideki başkanların yönettiği İstanbul'u örnek veriyoruz? Bu arkadaşalr işlerine gelmeyeni gördükleri an "ideoloji" kelimesine sığınmaktan artık vazgeçsinler.
Ben İstanbul'un metro ataklarına takmış durumdayım, 88km metro inşaatı devam ediyor ve bu inşaatlar Anakra'daki gibi Allah'a emanet, inşallah maşallah şeklinde yürütülmüyor. Kredileri alınmış tıkır tıkır işler halde devam ediyor. Açın İstanbul başlıklarını görün insanlar neleri konuşuyor. Bugün Tbm kaç metre yol almış, düne göre yavaşlamış hızlanmışı konuşuyorlar. Bizim gibi hangi istasyon paslandı, bir gelişme var mı, metro çukurunda kumdan kale yapan kepçeler ne durumda gibi yerinde saymanın verdiği bıkkınlıkları konuşmuyorlar. Anca metro inşaatı sırasında tarihi eser filan bulunursa aksaklık yaşıyorlar.
İstanbul toplu taşımaya çok büyük yatırımlar yapıyor. Metrobüs sistemi Phileaslar dışında çok süper bir sistem, tramvay hatları yenileniyor, geliştiriliyor, yeni vapurlar alınıyor. Ankara ne yapıyor? Otobüsleri kaldırıp yerine midibüs koyuyor. Ankara'da 15 yıldır toplu taşımada ne yenilik yaşandı? Çevre dostu engelli düşmanı otobüsler dışında toplu taşımaya çivi çakıldı mı? Nüfus 2 katına çıktı peki Ego'nun kapasitesi ne kadar arttı? Bu yaz Sivasa gittim, otobüslere binişlerde süper bir sistem getirmişler belediye veya özel fark etmiyor dokunmatik kartları değdirip beklemeden biniyorsunuz hatta bazı kredi kartlarını bile destekliyordu. Bizde hala geçen yüzyılın teknolojisi manyetik, eğilip bükülen, 5 saniye beklemeyi gerektiren en az 10'luk alacak paran yoksa kazığın alasını yediğin kartlar kullanıyoruz. hani değişiyordu bu sistem? Hani akıllı duraklar geliyordu beklediğimiz otobüs ne zaman geliyor bilecektik? Daha şu kadar basit bir sözü bile tutamayan bir yönetimi eleştirmek için ideoloji değil beyin sahibi olmak yeterli.
Ankara ve İstanbul arasındaki farkı anlamak için sitedeki başlıklara bakmak bile yeterli. Ankara başlığında ulaşımla ilgili yeniliklere dair ne başlıklar var? Metro başlıkları metroya çivi çakılmadığı için böyle sayfalarca metroyla ilgisi olmayan yazılarla doluyor. Varsa yoksa oraya alt geçit buraya üst geçit.
Bu başlığın adı ne, bu başlık metro başlığı değil mi?Bu başlıkla EDS'nin, sinyalizasyonun ne alakası var?İstanbul ile Ankara'yı genel olarak kıyaslayabiliriz, başlık açın ben hemen geleyim.O zaman kentsel dönüşümlerden, trafikteki rahatlığa, katı atık yönetiminden, atık su arıtmaya, sosyal projelerden, restorasyon projelerine kadar herşeyi konuşalım ama burası metro başlığı.Bu metro başlığında önce metroyu konuşalım.Zaten konuşuyorduk.Ama vsumer bu mesajında ne dedi?
Alıntı:
Nerede ilke? Nerede tutarlılık? Nerede utanma duygusu? Kaçıncı bu? Bana metrolarla ilgili bu olayın bir benzerini daha gösterin, ister Türkiye'den ister gezegenin tüm Belediyelerinden, tüm sözlerimi geri alırım.
Bir benzerini daha gösterin tüm sözlerimi geri alırım demedi mi?Ben ne yaptım, İzmir'den örneği hemen verdim.2001'de Ahmet Priştina'nın başladığı Egeray'da 2006 yazında trenler çalışacak denmişti.Ama trenlerin çalışmasını bırak 2006'de hatta yaya gezmek mümkün değildi.2008 yılına geldiğimizde gazetelerde, Egeray 2010 ...i bitmedi.2009 yılı başında, seçimlerden önce Kocaoğlu, Mayıs'ta hattı açacağız dedi.Mayıs geldi geçti, hat bitmedi.Şimdi de 2010 yılı yazından bahsediliyor.Yani Ankara'dan çok daha beter bir durum var.Ve ben vsumer'in ilgili mesajındaki sözlerini geri alma işlemini yapmadan bu konuya devam etmem.Devam etmem ama bu hatırlatmayı sürekli koyarım.
Bu sözler geri alınsın, sonra burada Ankara raylı sistemleriyle İstanbul'u da karşılaştırırız.Başka bir başlıkta herşeyi de karşılaştırırız.İstanbul'un veya herhangi bir başka şehrin Ankara'dan üstün olduğu yanları vardır ama belirli kriterler ile yapılan, kaynaklar, delilleri sağlam olan bir karşılaştırmada Ankara'nın bariz üstünlüğü görülecektir.Vsumer bu sözlerini paşa paşa geri alacak, sonrada kaldığımız yerden devam edeceğiz.
Bu başlığın adı ne, bu başlık metro başlığı değil mi?Bu başlıkla EDS'nin, sinyalizasyonun ne alakası var?İstanbul ile Ankara'yı genel olarak kıyaslayabiliriz, başlık açın ben hemen geleyim.O zaman kentsel dönüşümlerden, trafikteki rahatlığa, katı atık yönetiminden, atık su arıtmaya, sosyal projelerden, restorasyon projelerine kadar herşeyi konuşalım ama burası metro başlığı.Bu metro başlığında önce metroyu konuşalım.Zaten konuşuyorduk.Ama vsumer bu mesajında ne dedi?
Buyurun o zaman metroları karşılaştırın, Ankara'nın Allah'a emanet 44km inşaatı ile İstanbul'un finansman sorunu olmayan 88km inşaatını karşılaştırın. Metro belediye işi değil diyip duruyorsunuz İstanbul'da kaç km metroyu merkezi hükümet yapmış veya yapıyor?
Buyurun o zaman metroları karşılaştırın, Ankara'nın Allah'a emanet 44km inşaatı ile İstanbul'un finansman sorunu olmayan 88km inşaatını karşılaştırın. Metro belediye işi değil diyip duruyorsunuz İstanbul'da kaç km metroyu merkezi hükümet yapmış veya yapıyor?
Önce o 88km'nin tamamının metro olmadığını öğrenmeniz gerekiyor.Şimdi lütfen kalan metroları, inşaata başlanış tarihleri, uzunlukları ve yüzde bazında yazınız.İnsanlar gerçekleri görmeli, bunu göstermek, sizin ve bizim görevimiz.
Merkezi hükümet milyarlarca dolarlık Marmaray'ı yapıyor, daha neyi yapsın?Ankara'nın 200 milyon dolarlık Başkentray'ı yapılmadı daha.
Sadece sunu soyleyecegim, metro olsun, hafif rayli sistem olsun, tramvay olsun, teleferik olsun, metrobus olsun (ki simdi buna da kulp bulursunuz hemen duzelteyim, evet metrobus sistemi rayli sistem degil ama o mantikta calisan bir sistem, kendine has yolu, aydinlatma sistemi, duraklari olan bir sistem), Marmaray olsun, istanbullu genel olarak rayli sistem insaatlarinin gidisinden va etkin olarak calisan rayli sistemlerden memnun.
Ankara halki da eminim %100 olarak etkin olarak calisan rayli sistemlerden memnun, ben de bir TC vatandasi olarak baskentte etkin olarak calisan bu rayli sistemlerden memnunum. Ama su bir gercek birçok Ankarali ve bir TC vatandasi olarak ben (baskentimiz oldugundan) Ankara'da ortalama 10 yildir suren) genel olarak rayli sistem insaatlarindan hic ama hic memnun degiliz, hatta sikayetciyiz :-D
Önce o 88km'nin tamamının metro olmadığını öğrenmeniz gerekiyor.Şimdi lütfen kalan metroları, inşaata başlanış tarihleri, uzunlukları ve yüzde bazında yazınız.İnsanlar gerçekleri görmeli, bunu göstermek, sizin ve bizim görevimiz.
Merkezi hükümet milyarlarca dolarlık Marmaray'ı yapıyor, daha neyi yapsın?Ankara'nın 200 milyon dolarlık Başkentray'ı yapılmadı daha.
Esenler-Otogar-Kirazlı inşaatı, proje başlangıç tarihini tam bulamadım ama sitede bu konuda açılan başlık 2006 tarihinde açılmış. Projenin bitiş tarihi olarak sitede en genç 2010 Eylül ayından bahsediliyor. Toplam hat uzunluğu 20km.
İstanbul başlıkları bizim kuş uçmaz kervan geçmez başlıklardan çok karışık olduğu için şimdilik bu kadar yazabiliyorum. Meraklısı şuradan baksın İstanbul'un raylı sistem ataklarına.