2. Çayyolu Metrosunun Bitirilmesi
Çayyolu metrosu inşaatı 3 etap üzerinden devam etmektedir. 16.6 kilometrelik metro hattında 11 adet istasyon yapılacaktır. Bu etabın ortalama inşaatının yüzde 90'ı bitmiştir ve 18 ayda tamamlanması planlanmaktadır. Ulaşım hattı Necatibey -Söğütözü, Söğütözü - Ümitköy, Ümitköy - Çayyolu 1. ve 2. etaplarından oluşmaktadır.
En son ne zaman güncellendi bilemeyiz tabi ama burada belirtilen 18 ay , 17 ay 29 güne düşemedi bir türlü yıllardır. 2010 sounda bile olsa bitsin razıyız. Bu da razı hale geldik artık.
Bir iki noktayı hatırlatmakta fayda var, Melih Gökçek yaklaşık 16 yıldır bu kentte iktidar sahibi. Büyükşehir Belediye Başkanı olmadan önce Keçiören'de de belediye başkanı olduğu gerçeğini hatırlamak gerekir. Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na geldiğinde tecrübesiz, bihaber birisi değildi. Ama bu 16 yılda gidilen yol ortada. Diğer bir husus, çözülmeyi bekleyen hat sayısı malesef 3.
Yılda 80 milyon dolar para ayırsaydı sadece, (ki bu belediye için ayırılabilecek bir paraydı, itirazı olan varsa çıksın söylesin bakalım) 32 km metro hattı bitmişti en azından. Minimum 2 hat eder.
Başka açıdan bakalım, 105 altüst geçit yaptı, ortalama 5 milyondan alırsanız 525, 6 milyondan alırsanız 630 milyon dolar. En azından 13 kilometre metro eder. İşte size 1 hat. Metrolar bitmeden altüst geçit yapmak israftır. Kentin metroları bittikten sonra belli olacaktı nerelerin hala sıkışık olduğu be nerelere gerçeten farklı altyapılar gerektiği. Ve düzgün projelerle, katılım ve çıkış şeritleriyle yapılacaktı bu geçitler. Öncelikleri böylesine yanlış belirlerseniz hem israfın kralını yaparsınız, hem de arabası olmayan çoğunluğu mağdur edersiniz.
Öte yandan, "bedavacılık" sistemiyle Sayın Başkan yönetiminde 16 yılda harcanan para ne kadardır, var mı açıklayabilecek? Minimum 500 milyon dolar gitti, sadece yardım paketlerine. Eskişehir Yolu'nun 3-4 kez yapılmasını, gömülen andezitleri, Samanyolu'nu, Gökkuşağı'nı, elektrik direklerini, İncek Yolu'nun bir ayda ihmal yüzünden iki kez kazılıp asfaltlanmasını, binlerce liralık refüj sulamalarını ve daha bilmediğimiz onlarca israf projesini sayarsak herhalde 100 milyon dolar eder, değil mi? Rahat rahat eder. İşte size 2. hat. Şu ana kadar metrolara harcanan parayla da rahatlıkla Keçiören bitmişti.
Sonuç olarak, Ankara Büyükşehir Belediyesi'ne tahsis edilen ödenekler, 3 metro hattı için kesinlikle yeterliydi. Eğer bu metrolar ortada yoksa, beceriksizlik ve yanlış öncelikler vardır. Nasreddin Hoca fıkrası gibi..Para var, ama metro yok. Eşi, kedi ciğeri yedi deyince, "Ciğer buysa bizim kedi nerede" demiş Hoca. Aynen bu hesap.
Televizyon mülakatlarında, "Başkan'ım, bu kadar parayı nasıl buluyorsunuz da bu bedavaları dağıtabiliyorsunuz?" deyince, Sayın Başkan parasının çok bereketli olduğuyla övünür ve "sırrını vermem" derdi. Bazan da "dualar" olurdu paranın bolluğunun nedeni. Dualar mı kesildi de metrolar yıllardır bekliyor? Bir gazeteci de çıkıp bu lafları hatırlatmıyor Sayın Başkan'a..
Şunu kesin olarak görmek gerekiyor, Melih Gökçek için öncelik otomobille ulaşımdır. Toplu taşımaya da mecburiyetten dolayi para ayrılmaktadır, otobüsleri kastediyorum. Metrolara gelince, Sayın Gökçek'in prensibi "dostlar alışverişte görsün"dür. Yoksa, parası olmadığını bile bile (bütçeler, gelir-giderler Sayın Başkan'ın imzasından geçiyor) 3 hatta başlar mıydı? Bunlara başlayıp da, seçimler geçtikten sonra "metroları merkezi hükümetler yapar" demek nasıl açıklanabilir ki? Ayrıca, "yeni metro hatları kesinlikle yapılmayacaktır" diye açıklar mıydı? Sayın Başkan'ın tüm icraatleri metrolara bakışını örnekliyor.
Böyle yardım dağıtmasaydı, alt geçit yapmasaydı diyerek yapılan hesap kadar kolay değil bu işler.Bu kadar kolay olsaydı da Ankara beceremeseydi, İstanbul ve İzmir'de her yere metro gitmiş olurdu.Ama oraların durumu da iç açıcı değil.
Mesela İzmir'i düşünelim.Yardım paketi dağıtmaz, aydınlatma direği dikmez, rulo çim kullanmaz, Samanyolu, Gökkuşağı gibi projeleri yoktur, alt-üst geçit yapmaz ama metro konusunda Ankara'dan ileri değil.Bu neyin göstergesi?Hadi gidin İzmir'de de böyle bir hesap yapın.Orada hiç bu tür harcama kalemleri olmamasına rağmen başarılı metro projelerinin olmadığını görebilirsiniz.
Yılda 80 milyon dolar ayrılsın diyorsunuz ama heralde 2004 öncesi bütçelerden haberdar değilsiniz.2004'den önce Ankara'nın bütçesi 300-400 trilyon civarındaydı.80 milyon dolar demek o zamanki kur ile 100 trilyondan fazla bir para etmektedir.Belediye bütçesinin yaklaşık %30'u kadar olan bir para nereden kısılarak bulunabilir.Kafadan 80 milyon dolar ayırsın demek kolay ama araştırmak zor.Mesaj yazmadan önce araştırın isterseniz.Yoksa bu örnekte olduğu gibi denkleminiz tek bir cevapla bozulur.
Bu arada yardım paketlerinin iptal edilip yerine metro yapılmasına katılamam.Ben kaloriferli evimde otururken onlara verilen 3 kuruşluk kömürün peşine düşemem, yakışmaz.Ben çeşit çeşit peynir yerken, belediyenin verdiği en ucuz peynire göz dikip, bu parayla metro yapılsın diyemem, yakışmaz.Siz kendinize yakıştırıyor olabilirsiniz.
Tekrar ediyorum bu iş o kadar kolay olsaydı, İzmir'in, İstanbul'un yüzlerce km metrosu olurdu.Ama onlarda da başarılı bir metro sistemi olmadığına göre o kadar kolay değilmiş.Bunun bu kadar kolay olmadığını anlamak için İzmir ve İstanbul örnekleri yetmiyorsa.Birde Cumhuriyet tarihini düşünün.Cumhuriyet tarihinde her sene 80 milyon dolar ayrıldığını düşünün ve denkleminizin ne kadar sağlam(!) olduğunu görün.
Bence bu hesabı dünyada yapacak biri olduğunu zannetmiyorum. 16 sene ne alt-üst geçit, ne de başka bi etkinlik yapmayayım da metro yapayım diyen biri, bir belediye başkanı yoktur sanmıyorum. 16 sene belediye başkanı olacağı garanti miydi ki bu hesabı yapsın.
Bahsettiğiniz 105 alt geçide ayrılan paranın tamamı metrolara ayrılabilir miydi? O zaman sadece metrolar, veya şöyle söyleyeyim; metro hattının gittiği yerdeki insanlar hizmet almış olcaktı. Peki metronun gitmediği yerlerdeki insanlar ne olcaktı? Bütün alt-üst geçitler gereksiz değildi yani.
Sosyal yardımlara gelince Allah kimseyi muhtaç etmesin elbet. Fakat yardımlar insanları hazırcılığa götürüyorsa haklısınız. Ama ben yardıma muhtaç olanlar da olabileceği için bu hizmeti çok da fazla eleştirmemek taraftarıyım.
Belediyenin en büyük hatası 3 hatta birden başlayıp söz vermek oldu. Bir hatta başlayıp tarih vermeksizin bu işi yapsaydı daha az ses getirirdi. Yine eleştiren eleştiridi ama bu kadar olmazdı herhalde.
Bütün eleştirdiklerimiz geçmişte kaldı. Eğer geçmişi eleştiriyorsak biraz da neden kredi bulamyoruz, neden bu kadar borcumuz var demek lazım. Ama hiç birinin bir faydası yok.Rauf beyin dediğine sonuna kadar katılıyorum. Birlik olup hükümeti bu işi yapmaya zorlamalı.
Belediyenin en büyük hatası 3 hatta birden başlayıp söz vermek oldu.
Onlara göre hata değil ki.. Her 3 hattın geçtiği bölgelerden 'bakın metro yapıyoruz' diye oy toplamaktı amaç..
Çayyolu metrosu için bundan tam 5 sene önce 'Metronuz Hayırlı Olsun' tabelaları asılmıştı insanlarla alay edercesine.. Metro tünellerinden yürüyerek mi gideceğiz de hayırlı olsun diyorsunuz, bu tip ilkellikler Pakistan'da bile yoktur eminim..
Maalesef büyükşehir belediyesinin birçok adımı çıkar amaçlı gibi geliyor.. Alt Üst geçitleri yapan şirketler ve yöneticileri, sosyal yardımların alındığı büyük marketlerin sahipleri ve bunların belediye başkanlığı ile ilişkileri çok önemli. Ama her nedense belediyenin web sayfasında bu tip bilgiler asla yayınlanmıyor..
Ama her nedense belediyenin web sayfasında bu tip bilgiler asla yayınlanmıyor..
Bu çok komik olmuş, sanki tüm belediyeler, tüm kurumlar ihale sonuçlarını sitelerinde sayfa sayfa yayınlıyorda sadece Ankara Büyükşehir Belediyesi yayınlamıyor gibi yazmışsınız.
Buradaki en büyük tezat ise siz Büyükşehir'e ihale ilanlarını yayınlıyor ama sonuçları yayınlamıyor diye kızarken hiçbir şekilde ne ilanını ne sonucunu yayınlamayan Çankaya Belediyesi'ne tek kelime etmiyorsunuz.
Ben belli bir rakam üzerindeki(1 milyon TL) tüm ihalelerin sonuçlarının açıklanması taraftarıyım.İhale ilanlarını yayınlama konusunda Türkiye'de öncü kuruluş olan Büyükşehir'in bu noktada da öncü olmasını ve kimse sonuçları yayınlamazken Büyükşehir'in sonuçları da yayınlamasını isterim.Ama Büyükşehir sonuç açıklamada öncü olamadı diye kızarken Çankaya'nın hiçbir şekilde açıklama yapmamasını görmezden gelemem.Ama biliyorumki siz görmezden gelebilirsiniz.Zaten benim amacımda sizin görmezden gelmenizi engellemek değil görebilenlere, göstermektir.
Alıntı:
Onlara göre hata değil ki.. Her 3 hattın geçtiği bölgelerden 'bakın metro yapıyoruz' diye oy toplamaktı amaç..
Bence de öyleydi, Sincan başlayınca Çayyolu küplere bindi öncelik bizdeydi diye ortalığı karıştırınca Çayyolu'da başladı.Başlamışken Keçiören'e de başlayalım deyip Keçiören'e de başladılar.Bu çok büyük bir hataydı.Hem kısıtlı bütçenin verimli kullanımı açısından hemde siyasi açıdan hataydı.Hani pirince giderken bulgurdan olmak temalı bir atasözü varya, o gerçekleşiyordu.Çayyolu'nun oyunu alayım derken Sincan ve Keçiören kaybediliyordu.Çayyolu'nu alamazken Sincan ve Keçiören'de düşüş oluştu.
Büyükşehir bunun bilincinde davranıp Çayyolu'nu yapmayıp daha gerekli olan Sincan ve Keçiören'e başlasaydı, Sincan hattı hizmete açılmış Keçiören hattının kabası bitmiş olacaktı.Ama malesef bu hata yapıldı.
Eğer bu yasama döneminde de Ankara metro inşaatları Ulaştırma Bakanlığına devredilemezse ben içinde bulunduğumuz dönemde bu hatların açılabileceğine imkan vermiyorum. EGO'ya vagon ihalelerini ne zaman yapacaksınız diye sordum, inşaatlar tamamlandıktan hemen sonra ihaleye çıkılacak dedi. Daha inşaatların ne zaman biteceği belli olmadığı için, ileride inşaatlar bitse de bu sefer de vagonları bekleyeceğiz gibi gözüküyor... Gerçi Ankara'da vagonları beklemek bile büyük lütuf.
Şu an büyükşehirin önünde metrolar için 2 yol var, birisi hükümet diğeri doğalgaz özelleştirmesi. Özelleştirme süreci uzun soluklu bir iş olduğu için eğer metrolar bu dönemde açılacak ise tek yol hükümetin bu projeye destek çıkması. Eğer bu destek gelmezse Melih Gökçek'in meşhur 141 projesinden 4 tanesi daha elenmiş olacak.
Araştırmak sizin için zor olabilir, hele hesap hiç yapamıyor da olabilirsiniz ama yapanlar var, endişe buyurmayın. 15 yılda 105 altüst geçit ne demek? Ortalama yılda 7 altüst geçit demek, tanesi 6
milyondan 42 milyon dolar eder. Ki bazı üst geçitler bu rakamdan çok daha fazlasına maloldu, Akay gibi. Bedavaları da sayarsak rahat 75 milyon dolara ulaşırız.
Bu arada, belediyenin altüst geçit, parklar ve bedavaları dışında ciddi hangi hizmeti kaldı akıllarda? Yeşil dalga nerede? Kam kilometre, pardon santimetre bisiklet yolu yaptı? Kaç kilometre, pardon milimetre metroyu başlayıp da hizmete sunabildi? Ankara'nın topu topu 200-300 kilometrelik ana arteri var, bunların da çoğu bozuk. Daha rögar kapağı olayını bile çözememiş bir Belediyeyi savunuyor bazıları. Çok komik kaçıyor. 10 yıldan fazla zamandır şerit çizgisi yoktu Ankara'da, şu anda da çok yetersiz. Geçenlerde Başkan'ın zamanında büyük yardakçısı olan Kanal A bile haber yaptı bu olayı, bazıları ya uyuyor ya da nemaları iyi, çünkü başka bir izah olamaz bu başarısız Belediyeyi savunmanın. Kaç meydan kazandırdı bu Başkente? Yaşayan meydan ama, Akay'ın üstü gibi tırışkadan meydan değil. Kaç tane yayaya ait bölge yarattı16 yılda? Hangi kavşağı sinyalizasyonla çözebildi? Kavşaklar rezil durumda. Şeritler birden kayboluyor koskoca bir göbek çıkıyor ortaya. CHP kavşağı daha yeni düzenlendi sayılır. 15 yılda 1 adım gelişmemiş bu Belediye ne yazık ki. İncek Yollarına bir gidin de gezin. Böyle kavşak olur mu Allahaşkına? Bu mu hizmet, bu mu mühendislik? Kaç tane dönüş şeritli kavşak düzenlemesi yaptı? Yazık.
Yurt dışını görmesek yutturacaklar Ankara'yı, hem de utanmadan "örnek başkent" sloganıyla. Güzel bir şaka olur bundan ancak. Çoğunluğa malesef yutturmayı başarıyorlar, ama tarih affetmeyecek bu yanlışları. Bize düşen doğru bildiğimizi dinlenmeden söylemek. Ankara'nın kötü durumuna üzüldüğüm için yazıyorum. Yoksa bakarım dalgama. Hiçbir partiyle organik veya gizil, hiçbir bağım yok. Sempatim de yok partilerin hiçbirine. Siz ideolojik demeye devam edin. Kimin köküne kadar ideolojik olduğu o kadar aşikar ki...
16 yıldan bahsediyoruz, dile kolay.
Çalışan direği söküp dandik direği dikersen karşı çıkılır. Çünkü bir yanlış karşısında -bildiği halde- susmak da bir nebze o hataya ortak olmaktır. Bu dandik direkler estetik fakiri oldukları kadar kullanışsızlar da. Kimisi sağa sola dönmüş, kimisi daha takıldığı günden beri yanmıyor, kimisinin de flama takma yerleri açılmış. Eskişehir Yolu'nun Konutkent Kavşağı ve sonrasına gidip bakın. Orada her iki direkten birinin altı var üstü yok, hem de yıllardır. Bu komediyi kaç şehirde görürsününüz?
Bazılarının naylonları bile sökülmemiş.
Siz devam edin kendi kafanıza göre. Koyabiliyorsanız gerçekleri ortaya koyun. Hesap yapmayı da, araştırmayı da herkesin en az sizin kadar bilebileceğini idrak buyurmanızı gönülden dilerim. Tek tesellim Sayın Başkan ve yönetiminin Türkiye'nin en büyük şehri olan İstanbul'da yönetimde bulunmamaları. Dolayısıyla, verdikleri zarar görece az oluyor. Allah İstanbul'u korumuş kısacası.
İstanbul'u da İzmir'i de biliyoruz. İzmir'e veya İstanbul'a gidip fellik fellik çukurdan kaçılmıyor. Bırakın bunları, "Ankara'yı nasıl ileriye taşırız?" buna odaklannın, ama nafile...Kötü yönetilen ve pek çok açıdan geri bırakılan Ankara'yı temize çıkarmak için güzel şehirleri bile kötülemekten geri durmayan zihniyet çok tehlikelidir. Yeter ki iktidar elden gitmesin.
Bu arada bedavalara karşı olmayı fakirlerin ekmeğine göz dikmek şeklinde ifade etmeniz çok ayıp. Ama yakıştırmışsınız kendinize bu kem sözü, size ait sonuç olarak. Daha düzgün bir seviyeden cevap vermek uygun düşer bize. Evet, bu bedavalara karşıyım. Neden? Çünkü bunları üretime yönelik, toplumu geliştiren, dönüştüren, farklılık yaratan bir faaliyet değil, ve fakat insanları miskinleştiren, hazıra alıştıran bir uygulama olarak görüyorum. Bunu ikinci olarak ifade ediyorum, artık çarpıtmamanızı temenni ediyorum, lakin fazla ümitvar olmayarak. Çünkü çarpıtmasız mesajınız yok gibi.
Benim istediğim yardımların yapılmaması değil, ancak hakedilmesi gerektiği. Hükümetimizin başlattığı, asgari ücret karşılığı belli basit kamu hizmetlerinin görülmesi şeklinde bir uygulamaya tamamen destek olurdum. Yani yardım alan ailelerden bir fert en azından, örneğin yaya geçitlerinde yaşlıların geçmesine yardımcı olabilir, bazı kavşaklarda trafiğin düzenlenmesinde katkı sağlayabilir. Yol kenarlarının temizlenmesi, eskiyen çizgilerin yenilenmesi, yollardaki çukurların basitçe kapatılması, vs. gibi kısmi zamanlı işlerde çalıştırılabilir. Yani kimsenin ekmeğine göz diken yok. Önemli olan uygulamanın akla mantığa uygun olması ve ülkenin topyekün kalkınmasına yarar sağlaması, yani fark yaratması. Yoksa gayya kuyusundan farkı olmaz. Harcarsın 500 milyon dolar, ama katma değer yaratmamaış olursun.
Ankara'yı, İstanbul ve İzmir'den geri gösteren bir zihniyet evinden çıkıp AŞTİ'ye gitsin, otobüse binip İzmir otogarına bir insin, oradan da Konak'a ulaşmaya çalışsın...Ya da evinden Esenboğa'ya gidip, İzmir'e bilet alsın ve Adnan Menderes'e inip, ordan Konak'a kadar yol alsın... Bütün bu yolculukları esnasında gördüklerinden sonra hala Ankara'nın daha kötü bir görüntü ve hizmete sahip olduğunu düşünüyorsa, acilen bir göz doktoruna ya da psikiyatıra görünsün derim... Bazıları cidden sadece siyaset yapmak için herşeyi çarpıtmayı marifet biliyorlar... Ağır aksak ilerleyen metro inşaatlarından yola çıkıp bir şehrin herşeyini baştan aşağıya, hem de yerli yersiz, yalan yanlış karalayanlara yazıklar olsun... Diğer şehirleri görmesek diye başlıycam bende şimdi ya, herneyse...
Şimdi metrolar yapılmıyor diye de Ankara'yı köy gibi göstermenin bir anlamı yok, başka şehirlerden Ankara başlığına bakacak Ankara'yı görmemiş birinin gözünde Ankara'yı her fırsatta yerin dibine sokmak kendi yaşadığımız çevreye hakaret olur.
Başlıktan sapmamak adına metrolarla ilgili Ankara milletvekillerinin bir çabası var mı, yerel medya bu konuda birşeyler yapıyor mu bunlara bakmak lazım. Burada kuru kuruya tartışmanın hiç manası yok. Ankara'nın 29 tane milletvekili var, acaba bu milletvekillerinden kaçı Ankara'nın sorunlarını biliyor, bir yerel kanala çıkıp Ankara'da şu şu sorunlar var, bizler belediyelerle birlikte bu sorunların çözümü için hükümetten destek bekliyoruz diyebiliyor?
Maalesef bu 29 milletvekilinin pek çoğu Ankara'dan bihaber, yalnızca milletvekili olabilmek için seçilmiş ve yaşadıkları ya da vekili oldukları bölgenin sorunlarını bilmiyorlar, çözüm üretme kısmında da maalesef medyada hiçbirini göremiyoruz.
Medyanın aslında çok büyük gücü var, isteseler metrolarla ilgili birkaç hafta haftasonu ilavesine manşetten haber çıkartsalar dikkatler metro üzerine yoğunlaşabilir. Acaba medyanın dikkatini bu konuya çekmek için neler yapılabilir?
Medyanın dikkati metro inşaatlarına çekilebilirse belki Melih Gökçek bir açıklama yapmak zorunda kalır, hala metrolar hakkında Melih Gökçek'ten yani birinci ağızdan net bilgiye ulaşamıyoruz. Hep kaçamak cevaplarla oyalanıyoruz.