1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 5  |
 |
Patron
16 yıl önce - Cum 08 Eyl 2006, 17:31
Herkes Atatürkçü güya.
Ama herkes beğendiklerini alıyor, geri kalanını "o eskidendi" diye yorumluyor.
Şapka kanunu kimsenin işine gelmiyor artık.
Bir kilometre demiryolu döşememiş bütün hükümetler Atatürk posteri asıyor mitinglerinde.
Bu seferlik Atatürk'ü sağa sola çekiştirmeyelim,
kanunlarımızda ne yazıyor onu konuşalım.
Kanunlarımızda açıkça "falcılık yasaktır" yazıyor.
Oysa Istiklal caddesinde her kafe'de "kahve fiyatına bedava" fal bakılıyor maalesef.
Peki, kanunlarımıza göre kara çarşaf giymek yasak mıdır?
Ben bugün böyle bir kanun olmadığını öğrendim.
Yanılıyorsam lütfen bana bu kanunu gösterin.
|
 |
osmancık
16 yıl önce - Cum 08 Eyl 2006, 17:36
çok samimi olarak söylüyorum ki insanların kıyafetleri ardında amaç aramayalım.
hiç kimse sütten çıkmış ak kaşık değil!
başlık altında sık sık niyetlere atıf var.
kimin niyetini nasıl okuyoruz?
ben açık açık söylüyorum:
islam şeriatından mı korkuyoruz? amaçladıkları bu mudur diyorsunuz?
araştırmalara kulak verin öyleyse:
şeriat isteyenlerin oranı %5, örtünen bayanların oranı ise %60 larda.
gelin bu %5 için %55 in hakkını yemeyelim.
demokratik cumhuriyet toplum tarafından benimsenmiştir.
şikayet konusu şeyler çok az ve kıyafet konusuna odaklı.
insanları hor görüp kenara iterek doğru yola getiremezsiniz.
ancak onlara demokratik cumhuriyetin şeriat ülkelerinden daha iyi bir yaşam alanı olduğunu gösterirseniz o %5 lerde giderek eriyecektir.
hatta onları ikna edenler, bizzat inandıkları gibi örtünmelerine engel olunmadığı için başörtülüler olacaktır.
kavga etmeyelim artık, yolda vatandaş el ele kol kola geziyor.
biz sitede birbirimizi yiyoruz.
bu sitede örtülüsü de var ürtüsüzü de, hastanede pastanede hep beraberler görmüyor musunuz?
|
 |
cuneyt.bayrak
16 yıl önce - Cum 08 Eyl 2006, 17:37
ALINTI
İnsanların sadece başörtülü olmaları (ya da olmamaları) nedeniyle, kendisini hakim sözde bu ülkenin bekçisi ilan eden bir kaç elit sınıfa mensup hisseden bir kaç batı hayranı cahile kendilerini öz yurdunda üstelik bu ülkeye atalarını şehit vermiş olması ''hepimiz gibi'' anlatmak ve ikna etmek ihtiyacı hissetmemiz gerçekten çok acıdır....Birileri Uzayı Tartışır iken Biz hala daha kalıplaşmış yıllardır aynı sözleri takrarlıyoruz ne acı
Kutuplaşma olmasın diyoruz ama Atamızın fotoğraflarını bile işimize geldiği şekilde kutuplara ayırıyoruz
BELKIS SANA SONUNA KADAR KATILIYORUM. AĞZINA SAĞLIK.
ARKADAŞLAR SABAHLEYİN İŞE GİDERKEN YOLDA NANOTEKNOLOJİ İLE ALAKALI YAZILAR OKUYORDUM. NANOTEKNOLOJİNİN İKİNCİ BİR SANAYİ DEVİRİMİ YARATACAĞI SÖYLENİYORDU. BANA DA MANTIKLI GELDİ AÇIKÇASI. (İLGİNİRSENİZ EĞER AYRI BİR BAŞLIK ALTINDA BU TEKNOLOJİYİ İZAH ETMEYE ÇALIŞIRIM.) YAZININ SONUNDA TÜRKİYEDE BU TEKNOLOJİNİN NE DURUMDA OLDUĞU İLE ALAKALI BİR KAÇ PARAGRAF OKUDUM. ÇOK MEMNUN OLDUM. UMUTLANDIM. ULUSAL NANOTEKNOLOJİ ARAŞTIRMA MERKEZİ (UNAM) KURULMUŞ VE DÜNYANIN DÖRT BİR TARAFINDA OLAN TÜRK BİLİM ADAMLARI ORALARDAKİ İŞLERİNİ BIRAKARAK ADETA TERSİNE BİR BEYİN GÖÇÜ GERÇEKLEŞTİREREK BU MERKEZE AKIN ETMİŞLER. İŞTE SİZE O ARKADAŞLARIN FOTOĞRAFI;
ŞİMDİ BU FOTOĞRAF İÇİNDE KILIK KIYAFETİN NE ÖNEMİ OLABİLİR SORUYORUM. FARZEDİN Kİ ORADAKİ BAYANLARIN BİR İKİSİ BAŞÖRTÜLÜ. NE OLUR PEKİ ARKADAŞLAR ÖYLE OLSA İDİ. NANOTEKNOLOJİ ALANINDA YAPILAN YENİLİKLERİN VE GELİŞLMELERİN YANINDA BU MESELELİN NE ÖNEMİ OLURDU.
|
 |
Atilla DÜNDAR
16 yıl önce - Cum 08 Eyl 2006, 17:39
Doğrudan kadınların canını yakan bir konunun sürekli erkekler arasında tartışılıp durması ne kadar garip geliyor ilk bakışta...
Baba baskısıyla örtünmeye zorlanan onlar...
Gönüllü örtündüyse de okul kapısında düşman gibi görünen onlar...
Türbanı çıkarıp peruk takmaya zorlanarak ikiyüzlülüğe itilen onlar...
Okuldan atılıp bu kez de koca baskısının koynuna atılan onlar...
"Örtün" ya da "Açıl" diye itilip horlanan, üzerlerinden siyaset yapılan onlar...
"Siz ne hissediyorsunuz?" diye hiç sorulmayan o kızlar, kadınlar, kendileri adına konuşamayıp, siyasete alet edilerek bu malzemelerin pasif izleyicisi konumundalar.
Kılık kıyafeti simge olmaktan çıkaracak şey, ardındaki soruna çözüm bulmaktır. Bunu yapacak olan da ne kadınlar ne de tüm vatandaşlardır. Bu bir siyasi kısırlılıktır. Sorun yaşamda değil de siyaset arenasında boyut buluyor ve tartışılıyorsa o zaman bundan prim elde etmek yerine siyasetçilerin çözüm yolunu denemeleridir. Hem eğitime öğrenime önem vereceğini söyleyeceksin, ardından da bu imkanlarını kısıtlamaya çalışacaksın. Tek yapmak istedikleri gündemi siyasi açıdan farklı oluşturmaktan öteye gitmemektedir. Simge olarak taşınmasından çıkartılıp, inançların doğrultusunda taşınmasının yolu bulunmalıdır.
|
 |
Kazandibi
16 yıl önce - Cum 08 Eyl 2006, 17:42
Bence bütün Türkler kadın-erkek-çocuk-yaşlı demeden kara çarşaf giymeliler.
Giymeyenler sopa ile cezalandırılmalı.
Ben başörtüsüne de karşı değilim, hatta sadece kadınlar değil, erkekler de takmalı.
Yapılan bilimsel araştırmalara göre kadınlar da erkek saçından tahrik olup defalarca orgazma ulaşabiliyorlar. Al Ahzar Üniversitesi tarafından yapılan deneye katılan kadınlardan biri ne zaman Richard Gere'in dalgalı kır saçlarını görse çığlık çığlığa bağırıp inlemiş. Bu son derece ürkütücü bir durum.
|
 |
osmancık
16 yıl önce - Cum 08 Eyl 2006, 17:45
kimse kimseye sen şunu giysen diye öneride bulunmasa problem çözülür.
çünkü örtünenlerde örtünmeyenler de birilerinin kendisine doğru yolu göstermesinden bıktı artık!
|
 |
Kazandibi
16 yıl önce - Cum 08 Eyl 2006, 17:48
Ben örtünenlerden bıktım.
O yüzden Milano'dayım (dünyanın dört bir yanından gelen cıbıl mankenler diyarında)
|
 |
fatih kocaoglu
16 yıl önce - Cum 08 Eyl 2006, 18:06
Şafak Tan Demişki
| Alıntı: |
| Zekeriya Beyaz Hoca "Bağırıyorum, Kuran kadına vücudunuzu örtün demiyor " diye eski bir yazını arşivimde buldum. Yazıyı buraya koyarken herhangi bir amaçla yani kavga sebebi olsun diye koymadım. Sadece dini alanda otorite olmuş, profesörlüğe kadar yükselmiş biri burada konuyu savunan birçok kişiden daha iyi bilir diye düşündüm. Ben belki İslami konuları sizin kadar bilemem belki ama Buradaki birçok kişide Beyaz hoca kadar bilemez. |
Zekeriya Beyaz Hoca onun gibi ‘din-reyting’ şöhret savsatısından kurtulamayan ilahiyatçılardandır kaldıki Diyanet İşleri Bakanlığı Şovmen Hoca zâdeyi medyada göbek dansları eşliğinde şovmenlik, şaklabanlık yaparak Dini konularda halkımız yanılttığı için red ediyor.
Ali Bardakoğlu Diyanet İşleri Başkanının Açıklaması
| Alıntı: |
Bunlar yanlış, rencide edici. Reyting bu ayıbı örtmüyor. Ekrana çıkan ve ekrana çıkma krizi olanlar var. İlahiyatçı olarak çıkan bu kişilerden ben de bir ilahiyatçı olarak utanıyorum. İnsanların zaaflarını kullanıyorlar.”
“İrtica ile hurafelerle mücadele edecek üniversite mezunu imamlar istiyoruz.” diye de ekledi Bardakoğlu. Kuşkusuz din-reyting tartışması ve yazılı ve görsel medyanın konuyu istismarı sürecek. Ancak dini konuları reyting malzemesi yapmadan, bilimsel ve İslami temeller üzerine oturtarak okuyucularına 38 yıldır ulaşan bir yayın sessiz sedasız 188’inci sayısına ulaştı; Diyanet Dergi. Boşanma, israf, dünyevileşme, dini nikâh, popüler kültür gibi birbirinden ilginç onlarca konuyu İslam penceresinden, ancak kendi üslubuyla ele alıyor. Her ele alışında da gazetelerin birinci sayfalarına, televizyonlara konu oluyor |
|
 |
ccan
16 yıl önce - Cum 08 Eyl 2006, 18:14
| Alıntı: |
*657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nunda Ek 19′uncu madde
Devlet memurları, kanun, tüzük ve yönetmeliklerin öngördüğü kılık ve kıyafet kurallarına uymak mecburiyetindedir" diyor. kadınlar, "Elbiseler temiz, düzgün, ütülü, sade; ayakkabılar veya çizmeler sade ve normal topuklu, boyalı; görev mahallinde baş daima açık, saçlar düzgün taranmış veya toplanmış; tırnaklar normal kesilmiş olur. Kolsuz ve çok açık yakalı gömlek, bluz veya elbise giyilmez. Etek boyu dizden yukarı ve yırtmaçlı olamaz. Sandalet ayakkabı giyilemez." Erkekler "Kulak ortasından aşağıya favori bırakılamaz. Saçlar, kulağı kapatmayacak biçimde ve normal duruşta enseden gömlek yakasını aşmayacak şekilde uzatılabilir, temiz, bakımlı ve taranmış olur. Sakal bırakılmaz. Bıyık tabiî olarak bırakılır, uzunluğu üst dudak boyunu geçemez. Üstten alınmaz, yanlar üst dudak hizasında olup, alt uçları dudak hizasından kesilir."
|
Devletin kendi memuruna uyguladığı kanun.. Dikkatinizi çekerim iki yöndende aşırılık yok..
|
 |
Mustafa Urgancı
16 yıl önce - Cum 08 Eyl 2006, 18:29
Baş örtüsü zorlaması
Başörtüsünün çıkartılması için zorlama var deniyor da. Başörtüsü takma zorlaması ve baskısından hiç söz edilmiyor. (Edenler seyrek de olsa var gerçi...) Bu işin ikinci aşaması başörtüsüne zorlama olarak ortaya çıkacaktır. Bana kimse böyle zorlama yok diyemez. Derse uygulamaları dikkate almıyor demektir. Belki o gerçek müslümanlık değil diyeceklerdir. Bu da bir masaldir. İşte laikliğin önemi ve korunması gerekliliği bu aşamada ortaya çıkmaktadır.
|
 |
sayfa 5  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|