Ana Sayfa  



Akın Kurtoğlu




Sal 19 Eyl 2006, 19:51  

Bursa hakkındaki bu nâdide bölüme yazıya girişmeden evvel, sitede 1 yıl evvel bir diğer başlık altına gönderdiğim "Hüsn-ü Güzel"le ilgili kısa bir yazımı buraya kopyalayarak başlayayım madem ben de...


Sevgili Bursa Kulübü,

Bir İstanbullu olarak, Bursa'nın tarihi çok eski olduğu kadar, (yakın zamana kadar) mükemmel bir panoramayı da izlemenize olanak verecek mekânlarından biri olan, meşhur "Hüsn-ü Güzel" kahvesinin resimlerini sizden görmeyi çok isterim...

Burası, çok özel mekânlarındandır Bursa'nın...

Bilhassa sabah saatlerinde güneş tepeye ulaşmadan evvel, üzerlerini birer şemsiye gibi örtmüş ağaçların gölgeleri altına rastgele serpiştirilmiş ahşap masalarından birine kurulduktan sonra, gugukçuk kuşlarının serenadları eşliğinde sıcacık çayı yudumlarken sabah gazetelerini karıştırmak ve ova tarafından esen, insanın içini ferahlatan nefis ılık rüzgârın, devasa çınar ağaçlarının yapraklarının arasından dolanırken çıkarttığı yaprak hışırtılarını dinlemek, insanı fazlasıyla dinginleştirir ve ziyadesiyle huzur verir içine...

Eskiden "1" numaralı "Yeşil-Çekirge" Belediye Otobüsleri'nin Askerî Hastahane önünde son durak yaptıktan sonra geri döndükleri meydan, o tarihlerde yazın Bursalılar'la dolar taşardı. Çoğunluğu da Hüsn-ü Güzel'e doğru akarlardı... Boş masa bulmak olanaksız gibiydi o yıllarda... Her masada kalabalık bir Bursa ailesi yer tutardı. Kamışla yudumlanarak içilirdi Uludağ gazozları, muhabbetler ise hep gizli bir çekingenlik çerçevesinde seyrederdi burada. Masalardaki herkes konuşurdu ama asla uğultu olmazdı. Oturanların sesleri, sanki ağaç yaprakları arasında yitip giderdi... Atmosfere, kesinlikle kuş sesleri ve yaprak hışırtıları hakim olurdu. Yazın en sıcak günlerinde bile (batı kesiminin tamamıyla açık olması ve uçsuz bucaksız ovaya bakmasından ötürü), insanı için için titretirdi buranın havası. Hiç değilse omuzlara kazaklar bağlanırdı... Bunaltıcı yaz sıcaklarında ferahlamanın lezzeti hissedilirdi. Çaylar veya gazozlar değil, Bursa'nın o muhteşemliği, o kendine özgü boyutsuzluğu yudumlanırdı aslında...

Tâ ki, hafiften akşamüzeri karanlığı kahvenin üzerini örtmeye başlayıp, rengârenk floresanları ışıldamaya başlayıncaya dek... Masalar birer ikişer boşalmaya başlar ve çoluk-çocuk Bursalı aileler, Çekirge Meydanı'ndan Heykel ve Yeşil yönüne kalkacak olan "1" numaralı Mercedes-321 model mavi-beyaz Belediye otobüslerinde yer kapmak için birbirleriyle yarışırlardı adeta... Şanslı olanlar kahverengi yumuşacık deri koltukları doldururlar ve keyifle otobüsün sürgülü camlarını geriye doğru iterek bir kollarını pencerenin kenarına hafif dışarı taşacak şekilde dayarlar, geride kalanlar şanssızlar ise Çakırhamam'a kadar ayakta yolculuk yapmak zorunda kalırlardı.

Adeta Bursa'nın ciğerlerinden olan bu naif semt ve bir nevî kent mobilyaları olan; Çekirge Hamamı, pansiyon olarak çalışan eski ve ahşap Bursa evleri ve de Hüsn-ü Güzel kahvesi, artık -maalesef- gün boyunca sadece 15-20 kişiye hizmet vermek durumunda olan üçüncü (ya da dördüncü) dereceden tercih edilen bir mekân olmuş maalesef...

Tamam, kabul ediyorum. Yeni eskiyi her zaman geri plâna iter, lâkin Çekirge ve meşhur Hüsn-ü Güzel kahvehanesi, bu derece ilgisizliği hak etmemeli bence... Yoksa bu gidişle, yazları fırsat buldukça Bursa'ya gittiğim zamanlarda tek ziyaretçisi ben kalacağım...

Bu mekânın günümüzdeki birkaç resmini sitemize gönderecek olan arkadaşlara, şimdiden minnettarlığımı belirtmek isterim...

Akın KURTOĞLU


 mesajı beğendiniz mi?: +3
grandonur



Çrş 20 Eyl 2006, 00:39  

tahılın hemen altında abdal mahallesi ve simit fırını hiç değişmeden duruyor.sinemalardan gençosmanda çok eski ama sunar sineması vardı galiba hatırladığım kadarıyla

 mesajı beğendiniz mi?
baharyeli



Çrş 20 Eyl 2006, 09:33  

abdal mahallesi ve simit fırını...hiç unutulur mu o nostalji??
hala yerli yerinde duruyor ve hala bizler pazar sabahları kalkıp ipekçilikten yürüyerek o fırına gitmeyi ve oradan aldığımız dumanı tüten simit ve tahanlı pideleri pazar sabahlarımızın neşeli kahvaltısında ailemizle paylaşıyoruz..pek çok yerli Bursalının yaptığı gibi adbal fırınından alınan ürünler hala sofralarımızın bir geleneğidir.bu geleneğin sürmesi hoşuma giden unsurlardan biri...umarım o eski fırında tarihin tozlu yapraklarına gömülmez..
bir de mahkeme fırını vardır böyle..o da nostaljiktir yaşamımızda.hala işlevini sürdürür.hala aynı kalitede ürünler verir ve hala biz Bursalılar bir alışkanlık olarak mahkeme fırınına gider ve oradan tuzlu_tatlı kuru pastalar alırız.mesela bebeği olan bir lohusaya mahkeme fırınından kuru pastalar alıp götürmek bizim gibi yerli Bursalılar için hala bir gelenektir...


 mesajı beğendiniz mi?
Cem Telgeren



Çrş 20 Eyl 2006, 22:23  

1970 li yıllarda Postahane-Heykel-Setbaşı güzergahında gerçekleştirilen huzur turları unutulmazdı.Aile bireyleri güzelce giyinip akşam saatlerinde ya da hafta sonlarında bahsettiğim güzergahta huzur turları atarlardı.Bu saatlerde bu cadde üzerinde huzur turu atan pek çok aileye rastlamak mümkün olurdu.Hemen herkes de birbirini tanıdığından karşılaşınca ayaküstü sohbetler edilip vedalaşarak tura devam edilirdi.Bu turlar genellikle Setbaşı Mahvel de ya da Yeşil çay bahçelerinde içilen bir akşam çayı ile son bulurdu.

Artık günümüzde bu görüntülere rastlamak zor.Hayat şartlarının ağırlığına birde televizyon denilen alet eklenince ailecek çıkılan ve adeta bir tören haline gelen huzur turları da tarihe karıştı ve nostalji oldu.


 mesajı beğendiniz mi?
grandonur



Çrş 20 Eyl 2006, 23:03  

heykel de CAFE BULVAR vardı son zamanlara kadar.çok okulu kırıpta çay içmeye gitmiştik sonra dağ yolunda AŞIKLAR çay bahçesi yaşı daha müsait olanlar iyi hatırlar

 mesajı beğendiniz mi?
Kamil Büke



Pts 25 Eyl 2006, 13:43  

http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?p=341227#341227

Alıntı:
Batı tarafındaki yeni oluşum mahalle'de (*)gündeme gelmeli. Bu bölgenin , Hasanağa tarafında toplu konut yapılarak boşaltılması daha doğru olur diye düşünüyorum. Benzer uygulama Ankara'da Dikmen'de yapılıyor.

(*) Bu mahallenin adını maalesef eski bir Bursalı olarak bilmiyorum. 1970'ten sonra bu bölgede plansız bir yapılaşma oldu. Zamanın kent yöneticileri uzak görüşlü olsa idi bu bölge'de yapılaşmaya izin vermezlerdi. Bildiğim bu bölge'de Ziraat Okulu ve Ulaştırma Okulu olmasıdır. Hürriyet ve Havaalanının güneydoğu tarafındaki Adalet Mahalleleri 1960'lı yıllardan beri olan mahallelerdir.


Bir Arkadaşımız yanıtlamış sağolsun "Bağlarbaşı" mahallesi imiş benim sözünü ettiğim.  
Orada oturan varsa lütfen alınmasın , onların suçu yok. Bu bölgeye plansız yapılaşmaya izin verenlerin eseri bu mahalle. Bir kez araba ile geçtim içinden , yolumu kaybettim.
Caddeler o kadar darki , belediye otobüsleri evlerin 2.kat cumbalarından milim teğet geçiyor.  
Bence tam Halk Otobüsü Şoförleri için test alanı.......

Doğal değil mi? "Üzüm Üzüme baka baka karar" derler. Gelenler ne gördü ki örnek olsun?    

1970'lı yıllarda Bursa'da hiç Bulvar yoktu denilebilir. Fevzi Çakmak Bulvarının iniş tarafındaki yatır-mezar kaldırılamadığı için yıllarca tek şerit kaldı.  

Altıparmak caddesi , tam olarak bir bulvar niteliğinde değildi. Sadece "Stadyum - Merinos" ve "Stadyum-İvazpaşa" arası yaklaşık 1 km. bulvar niteliği taşıyordu.

***

http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?p=341069#341069

Alıntı:
1970'li yıllarda bu mahalle dokuma tezgah atölyeleri dolu idi. Birer birer hepsi kapandı ve bilinçsiz bir şekilde bitişik nizam apartman yapıldı.  

Eskiden fabrika bahçeleri sayesinde ağaçlık yeşil alan gördüğünüz bu bölge de yeşil alan nerede ise hiç kalmadı. Farklı bir renk görmek isterseniz , başınızı gökyüzüne kaldrıp maviyi görebilirsiniz sadece.
 

Namazgah Umurbey Mahallesi 1970'li yıllardan itibaren oturduğumuz yer. Her sokakta birden fazla Fabrika ve Atölye niteliğinde dokumhaneler.

Çalışanlar genellikle askerliğini yapmamış gençler , ve genç kızlar. Gece gündüz sokakta bir faaliyet. Gece yarısı nişanlısı atölye'ye getirenler ya da almaya gelenler. Kapı önlerinde buluşmalar , görüşmeler.  

Tüm gece boyunca şıkıdı-şıkıdı-şıkıdı sesleri ile uyuyorsunuz. Kalkıyorsunuz tezgahlar yine ; şıkıdı-şıkıdı-şıkıdı.... inanın bir kimsenin bile rahatsız olduğu duymadım bu sesten. Tersine bize gelen ninni sesleri , hayatın yaşamın devam ettiğinin bir göstergesiydi.

Ancak hepsi ya OSB'lere taşındı yada Ankara yolu altına. Birer birer bitişik nizam beton binalar dikildi. Eskiden el salladığım Teleferik Vagonu'nu artık göremez olmuştum.

Saygılarımla


 mesajı beğendiniz mi?: +1
Kamil Büke



Prş 28 Eyl 2006, 12:31  

Bir Zamanlar Bursa'da arada geçmiş siyah-beyaz fotoğrafları paylaşsak daha renkli olacak diye düşünüyorum.  



(+)



 

(+)


İşte şimdi sadece kuşların konabildiği (! ) pistini uzatalım diye mücadele ettiğimiz Hürriyet'teki Havaalanından 1963 yılına ait  görüntüler.

Türk Hava Yolları DC-3 Dacota 1945 uçakları ile günlük tarifeli "Bursa- Yeşilköy" seferleri yapıyordu.  

İkinci görüntüde ise Bursasporumuzun cefakar taraftarları deplasmandan dönüyorlar (   şaka tabii ki)


Not : Birinci fotoğrafı iki ayrı mesajda kullandığım için hoşgöreceğinizi umuyorum.

http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?p=343176#343176


 mesajı beğendiniz mi?: +1
baharyeli



Prş 28 Eyl 2006, 14:21  

bir zamanlar Bursa 'da ramazan davulcuları vardı hatırlar mısınız dostlar?
heyecenla beklerdik davulcunun gelişini.neden mi?çünkü maniler söylerdi her gece...davul sesini duyar duymaz hemen fırlardık pencerelere,kapılara..sorardı bize ne istiyorsunuz bakalım bu gece?? hemen hangi maniyi istiyorsak söylerdik. yada seçimi ona bırakırdık..yani bizim ramazan amcamıza....davulcular belki hep değişti ama o davulcuların adı bizim çocukluğumuzda hep aynıydı ''ramazan amca''....şimdilerde zor duyuluyor o davul sesi..hani uzaktan gelince mi hoş oluyor ne?bilinmez...ama ben istiyorum ''ramazan amca''ların davulunun sesini..11 ay nasılsa duyulmayacak.ama istiyorum ki sahurda beni digital bir ses değil davul sesi uyandırsın...yoksa bu da mı suç?dün gece davulcuya bağıran bir ses duydum.''çek buradan be adam..kulağımızın dibinde gümbede güm...sabah işe gidicez.çek git başka yerde çal.....
nereden bilecek ki sizin ramazana saygınız olmadığını??
nereden bilecek ki sizin oruç tutmadığınızı...?
nereden bilecek ki sizin sahura kalkana da saygı duymadığınızı??

işte böyle böyle azalıyor ''ramazan amca''lar..zaten artık o güzel sesli manidar davulcular hiç kalmadı..şimdi sadece para toplamaya geliyorlar..maniler ise............darıldılar bize.çünkü unuttuk onları biz....

davulumun ipi kaytaaaan
işte geldi ya ramezaann
hanım abla camdan bakaaar
birazdan okunacak ezaaaan....

bir hoş seda kaldı kulaklarda...baki kalan bu kubbede.....


 mesajı beğendiniz mi?: +1
Cem Telgeren



Prş 28 Eyl 2006, 23:12  

1980 li yıllarda Uludağ Üniversitesi'nde okuyan öğrenciler kampüse gitmek için kullanılan Görükle Kooperatifi otobüslerini çok iyi hatırlayacaklardır.Üniversite kampüsüne ulaşım BOİ'ye geçmeden önce bu işi Görükle Kooperatifine bağlı otobüsler yerine getiriyorlardı.Bu otobüsler genellikle Magırıus Apollo,Magırıus Saturn ya da 302 kasası takılmış Magırıus otobüslerdi.Pek çoğu ömrünü çoktaan tamamlamış külüstür otobüslerdi bunlar.Stadyumun yanındaki Kültürpark ana kapısı önündeki alandan kalkarlardı.Zaten zor yürüyebilen bu eski otobüsler öğrenciler tarafından hınca hınç dolunca yolda oflaya puflaya gitmeye çalışır ve genellikle otobüsün daha hızlı gitmesini isteyen öğrencilerle söförler arasında sert tartışmalar da yaşandığı olurdu.Hele aralarında bazı kamyon bozması otobüsler vardı ki inanın motorları yokuş aşağı dahi çekmezdi.20 Km.lik yol bu otobüslerle bitmek bilmezdi bir türlü.

 mesajı beğendiniz mi?: +1
Kamil Büke



Pzr 01 Ekm 2006, 10:01  

http://www2.olay.com.tr/yazarpage.php?yazar=Ahmet%20Emin%20YILMAZ&yazaradi=Ahmet%20Emin%20YILMAZ&yazi_id_no=896

Alıntı:
Cumhuriyet dönemi Bursa`sının ilk yataklı tedavi merkezi burası.
Üstelik...
Bursa`da görev yapıp da iz bırakan valiler arasında çok farklı bir yeri olan, Bursa`ya kazandırdığı eserleri ve anıları daima yaşayan Haşim İşcan`ın önderliğinde, kent halkının bizzat çalışarak yaptığı bir hastane.
Yani...
Devletten bir şey beklemeden; Bursalı`nın hem maliyetini üstlendiği, hem de inşaatında insanların gelip bizzat çalışarak işçiliğini yaptığı bir sağlık kuruluşu.


Sn.Ahmet Emin Yılmaz , Bursa ve İstanbul'a (**) unutulmaz eserler katmış Valimiz Haşim İşçan'ı bir vesile anınca Bursa için yaptılarını bildiğim kadarı ile sıralamak istedim.  

Bursa'lı olanlar bilirler , Çakırhamam- Heykel arası Atatürk Caddesi Bursa'lıların buluşma noktasıdır.
Bu caddenin bir özelliği yaya kaldırımlarının bir bölümünün bina altında devam etmesidir. Bu uygulama her türlü hava koşulunda insanların rahatca yürümesini sağlamaktadır.  

Bu işin mimarı Haşim İşcan'dır. PTT ve İş Bankası binası onun zamanında ve onun eseri olarak bu tarz yapılarak daha sonra yapılacaklara örnek teşkil etmiştir.

Bursa'ya kattığını bildiğim eserleri :

* Bursa Atatürk Stadyumu
* Bursa Devlet Hastanesi yada benim sevdiğim adı ile ; Memleket Hastanesi  
* Ulucami karşısındaki PTT Binası
* T.İş Bankası Binası


** Bursa'da Valilik , İstanbul'da Belediye Başkanlığı yapmıştır.

http://www.ata.boun.edu.tr/chronology/kim_kimdir/hasim_iscan.htm


 mesajı beğendiniz mi?: +1
Mesajları seç: