1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1  |
 |
Mine Beyaz
16 yıl önce - Cum 08 Eyl 2006, 07:31
Bodrum'a Gönül Vermiş Olanlar Bodrum'u Neden Sever?
Sitede Bodrum’la ilgili bir arama yaptım, bir çok muhteşem fotoğraf var olmasına var da hala ‘Bodrum, Bodrum’ diye bir başlık olmamamasına şaşırdım. Site kuralları dedim, belki de daha açıklayıcı bir başlık olması gerek. Içimden geçen başlıklar ‘Bodrum Aşığı Olmak’ veya ‘Bodrum’u Sevmek’ti, böyle bir konu da bulamadım. Tartışmaya açık olsun diye 'Bodrum'a Gönül Vermiş Olanlar Bodrum'u Neden Sever?' Diyerek ben açıyorum bu başlığı, umarım aramami eksik yapmamışımdır.
Evet, dokuz yıl öncesine kadar her yaz tatilini Bodrum’da geçirmiş, şimdilerde özlemini yaptığı yağlıboya tablolarla gidermeye çalışan bir Bodrum aşıklısıyım.
Arabayla Bodrum'a gitmiş olanlar belki benim hissetiklerimi hissetmişlerdir zaman zaman. Milas’tan sonra tepe saymaya başlarsınız, geldik geliyoruz o büyüleyici maviye diye. Her tepeyi inerken 'biraz daha yaklaştım' diye düşünerek. Sonra birden Güvercinlik koyu belirir tepelerin ardından. Dünyanın hiçbir yerinde olmadığına inandığım bir mavidir o. Insanin içini bir heyecan kaplar. Artık yaklaşmışsınızdır. Hayran hayran baka baka ilerlersiniz, ta ki o en son tepeye gelene kadar. Birdenbire gözünüzün önünde eşsiz bir maviyle beyaz denizinin ortasına Bodrum Kalesi beliriverir. Aşık olmuş gibi bir hisse kapılırsınız o an, içinizi sonsuz bir mutluluk kaplar.
Kalabalıktır sokakları, hatta bazı koyları. Ama o canlılık bile bir başka güzellik katar Bodrum’a. Başlarsınız gezmeye koy koy. Bitez, Kargı, Karaincir, Akyarlar, Turgut Reis derken güneşin batışını izlersiniz Gümüşlük’te. Başka bir gün Torba, Türkbükü, Yalıkavak’tır güzergahınız. Bazen bunalırsınız kalabalıktan ama dar yollarla ulaşılan bir sığınacak koyu olmuştur hep benim gittiğim yıllarda. Yazın en sıcak gününde bile o serin sular kucaklar sizi. Düşünürsünüz, ‘ne mutlu bana buradayım ve bu cennette on günüm daha var’ diye! Bazen şans sizledir ve kendinizi bir teknede bulursunuz, o akvaryum gibi suların ortasında. Havuz değil de denizde olduğunuza inanmakta güçlük çekersiniz. Sudan çıkmak istemez canınız.
Kalabalıklaştı diyorlar, artık sosyetenin merkezi oldu diyorlar. Olsun varsın, kalesi duruyor mu? Denizi hala masmavi mi? Binaları hala bembeyaz mi? Lütfen bana yanıtınızın ‘evet’ olduğunu söyleyin… Eğer öyleyle korkulacak birşey yok, sosyete bir gün ondan da bıkar ama Bodrum yine Bodrum kalır
Merak ettim, var mı benden başka gerçekten Bodrum’a aşık olan?
|
 |
Patron
16 yıl önce - Cum 08 Eyl 2006, 07:41
| Alıntı: |
| Binaları hala bembeyaz mi? |
Evet ama binadan başka birşey kalmadı..
Bodrum gerçekten güzel ve eğlenceli ancak plansız bir büyümenin sonuçları pek iyi olmadı.
Bodrum 10 sene öncesinin Bodrum'u değil artık maalesef.
Gene de güzel ama mesela Marmaris veya Alanya bence gelişimi daha iyi kaldırabildi.
Bodrum sanki kendi içinde sıkıştı kaldı.
Sokaklarda yürümek Salı Pazarına gitmekten beter oldu.
Bir de Bodrum'un su sorunu halen çözülemedi.
Kurak bir yer olduğu için yeterli ağaçlandırma yapılamıyor.
Bodrum'a hala aşık olunabilir. Ancak Akdeniz'deki diğer beldelerimizi gezmemek şartı ile.
|
 |
Selcuk Aral
|
 |
Necdet Cevahir
16 yıl önce - Cum 08 Eyl 2006, 12:42
Mine Hanım yazdıklarınızda doğruluk payı var ama Burç kardeşimin dediği gibi Bodrum artık eski Bodrum değil maalesef. Bunu üzülerek söylüyorum. Bende bir zamanlar Bodrum aşığıydım ama şimdilerde ne yazıkki Bodrum sadece magazinsel haberlerle gündemde. Üzülüyorum. Bunda yerel yöneticilerin günahı büyük. Artık eski günlere dönemiyeceğini hepimiz biliyoruz. 73 den beri giderim. Arabayla yaklaşırken yaşadığınız o heyecanı bende çok iyi hissediyordum. O çok güzel bir duygudur. Ama artık ben bomboş sahillerinde denize girebildiğim Cevat Şakir'in Halikarnas'ını göremiyorum. Yinede anılarımda en güzel yeri hep Bodrum almıştır.
|
 |
tezcan_varol
16 yıl önce - Prş 21 Eyl 2006, 16:56
bodrum bodrum
bodruma ilk 1981 yılında 6 yaşındayken gitmiştim. küçücük bir balıkçı kasabasıydı Torba. babam oraya aşık olup küçük bir arsa almıştı sonra her yaz gitmeye başladık ta ki işimizi de oraya taşıyıp yerleşene kadar. sonra sadece 1 yıl yaşayabildim bodrumda. göçüp istanbul'a geldim. gençlikti saftık istanbulda güzeldir hayat sanıyorduk, yorulmamıştım...
şmdi bodrumu düşündüğüm zaman en çok yavaşlığını özlüyorum. hayat daha yavaştır bodrumda. istanbuldaki gibi koşuşturmazsınız. savrulup gitmezsiniz. durursunuz, muhteşem doğanın ortasında durursunuz. sanki zaman da durur, beyniniz bir motor gibi çalışmaz, sizi yormaz. en çok yavaşlığına hayranım ben bodrumun
|
 |
Selcuk Aral
16 yıl önce - Prş 21 Eyl 2006, 18:49
NOT: Bu yazimi 5 Aralik 2005'de yazmis fakat kimseye kontra gitmek istemedigimden *bir cok sefer yapmis oldugum gibi* alip rafa kaldirmisim.
Bodrum ve Kurufasulye
| Alıntı: |
| ...çevremdeki çogu insan tatili Bodrum'a gidip kusana kadar içmek, bayilana kadar dans etmek, ve beyin kanamasi geçirene kadar güneslenmek olarak görüyor... |
Sevgili (X) !
Bodrum'a kaka-atman beni biraz gicik etmesine ragmen *haklisin*. Yalniz burada *benim yasadigim yerde* saraptan anlayanlarin inandiklari bir laf vardir. O da *sarabi, sarabin yapildigi, yani bagin oldugu, üzümün yetistigi yerde iceceksin !* derler. Gercekten bunun böyle oldugunu ben, bizim milli yemegimiz *Kurufasulye* ilede denemisimdir.
Almanya' ya tatilden geriye dönerken fasulyeyi, zeytinyagini hatta pisirsin diye (Hahaha... sakin laf yetistirmeyin yanlis anlar simdi) kidemli asci annem *Huriye hanimida* beraberimizde getiririz. Yemin ediyorum onun burada pisirdigiyle Istanbulda (benim dogumumda kendisine hediye gelen, hala kullandigi, düdüklü tenceresinde) pisirdigiyle birbirinin yerini tutmaz.
Sanirim Bodrum'daki en büyük zevklerden birisi de, sapitanlari, yeni zenginleri, yasli genclerle-taze meyveleri (pinpinoz erkekle iki dirhem bir cekirdek hanimlari, yahutta anneanne yaslarina erismis kadinlarla, daha askerden yeni gelmis delikanlilari) kol-kola, kucak-kucaga dudak-dudaga görmek, transferde köseyi yeni dönmüs futbolculari, kismet arayan kizlari, angajman arayan mankenleri vs-vs'yi uzaktan seyretmektir.
Bilmem ben, elimde Efes sisesi (valla yemin ediyorum, nerdeyse Bodrumun bütün bira satan bakkallarini, leblebicilerini taniyordum ve hayatimda ilk defa bu sekilde sokakda bira ictim) gece yarisi Gümbet'te ya tepelerde, degirmenler arasinda piril-piril yanip sönen limana bakarak , ya da otel-gazino-lokantalarin uzaktan vuran isiklari refakatinda dize kadar suya girip, koyu bir boydan bir boya dolasmaya hic doyamadim ve de unutamadim.
Hatta plaj kiyafetiyle yollarda, diskolarda, bar-ve gece kulüplerinde dolasan Ingiliz kizlari, onlar önde, bizim civar köylerden gelmis, ya saclarini biryatinlemis ya da sifir numaraya vurdurmus, Türk delikanlilarinin kafile halinde peslerine takilmalarini hatirladikca hala gülüyorum.
Ben Türkiyenin diger tatil beldelerini ne taniyorum ne de onlarin Bodrum ile mukayesesini yapiyorum. Lakin Bodrumun (yerli-yabanci halkinin) kadinlara karsi olan tutum ve davranislarini, onlarin oradaki serbest-korkusuz-güvenli dolasabilmelerini hayatim boyunca Istanbulun en müstesna semtlerinde *mesela Adalar'da* bile görmedim. Gece yarisi (pardon sabaha karsi) garajlardan evine tek basina dönen, kizlara-kadinlara raslarsin. Ayni seyi Istanbul'da yapmaya kalksan, birak etrafin sözlü veya dokunarak sarkintilik yapmasini, bir de üzerine *Bu saatte erkesiz sokaga cikmaya utanmiyormusun ?* diye firca yersin (tabir icin özür dilerim, ama bazi seyleri ancak argo kullanarak anlatmak mümkündür).
Herneyse simdilik bu kadar ! (Hmmm... Yunuslar Firini, gene koktun *mis* gibi !)
PS. Kime niyet kime kismet ? Tabiki bu yazim Mrs. Sempatika *Mine Hanima* kücük bir hediye. Mutlaka günün birinde *Gümüslükte* bir yerden cikacak.
|
 |
yosoysal
15 yıl önce - Cum 31 Ağu 2007, 22:00
Neden Bodrum
Ben de Bodrum hayranlarindanim. Ne olursa olsun Bodrum yeri ve havasi bir baskadir. Araba ile giderken tam yaklasinca soooyle tepeden bir manzara cikar ya karsimiza, kale, marina ve beyaz evler seriliverir gozumuzun onune, iste o an icim nese ve huzur dolar benim. Evet Bodrum'un cok piyasa bir tarafi var, iste malum unlulerin zenginlerin ugrak yeri ya magazin habercilerinin dilinden dusmez ama o Bodrum'un sadece bir yonu, bir kosesi. Bodrum'un daha pek cok sessiz sakin birbirinden guzel koseleri, koylari var. Tabii guzelligi, essiz manzaralari var. Annemlerin yazligi Turgutreis - Akyarlar arasinda; site bir tepey dogru kurlumus ve annemlerin even tepedekilerden; orda aksam taracada oturup gun batimini izlemenin doyumu bir baskadir. Ben Bodrum'u sasali sosyetik atmosferi, hareketli gece hayati, gibi yonlerinden dolayi seviyor degilim; Bodrum'u Bodrum oldugu icin, yoreyi, tasini, topragini,, denizini, koylarini, beyaz evlerini, o evleri susleyen ve sarmasik gibi sariveren begonvillerini,... vs. seviyorum. Bodrum... Bodrum... bir baskadir benim icin.
En son yosoysal tarafından Cmt 01 Eyl 2007, 07:30 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
|
 |
Asiye61
15 yıl önce - Cum 31 Ağu 2007, 23:21
Bodrum gece hayatıyla ün yapmış bir şehir . Tarihi yapılarıyla ve kültürüyle tanılmadığını düşünüyorum.Yasemin çiçekleri ve beyaz bina görüntüsüyle aksesuarını tamamlıyor.
|
 |
A.Mehmet
15 yıl önce - Cmt 01 Eyl 2007, 03:51
| Alıntı: |
| Merak ettim, var mı benden başka gerçekten Bodrum’a aşık olan |
Bu sene bir degisiklik yapip tatil icin Bodruma gittim (gitmez olaydim)
-oteldeki su tuzluydu,devamli su satin almak zorunda kaldim.
-Sehir merkezindeki fiyatlar,Hollanda kiralicesinin giddigi mazalardan bile pahaliydi.
-Sehir merkezinde elimde bos su petsisesiyle birbucuk saat dolastim ama atacak copkutusu bulamadim,mecburen yere attim,yaziklar olsun belediye baskanina.
-Kucucuk sahili yetmiyormus gibi hemen dibine restoranlar yerlestirmisler,kendimi sahilde degilde pazarda hisettim.
Bir haftada gordugum rezilliklerin birkaci. Bodruma ve ask ikisini bir arada dusunmek bile istemiyorum.
|
 |
ÇetinV
15 yıl önce - Cmt 01 Eyl 2007, 04:37
Bodrum'a 1977 senesinde, ilk görüşte aşık oldum. Öğrenci bütçesiyle, harikulade denizine girip, Azmakbaşı'nda balık yediğim, Izmir ve Ankara'dan arkadaşlar edindiğim, kaldığım pansiyonun sahiplerinin o güzelim Bodrum şivesiyle sohbetlerine doyamadığım, tatil bittiğinde esnafla vedalaştığım Bodrum. Bugünkü halini görsem aşık olmazdım ama, belkide bir daha uğramazdım. Bendeki sevgi eskiden kalma bir alışkanlık, uğramadan yapamıyorum, Eylül ayında gidiyorum artık. 
|
 |
sayfa 1  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|