Kadir Can Dedeoğlu
15 yıl önce - Pzr 14 Ekm 2007, 01:20
futbol konusunda en iyi anladığımı düşündüğüm konuda şunları belirtmek isterim:
Bir kaç yıl önce Rüştü Barcelona'ya gittiğinde Volkan adeta yıldızlaşmıştı. Bazılarının çok büyük diye tabir ettiği hataları kınamamak lazım. Çünkü genç olduğu için çok fazla tecrübesi yoktu. Sonra Rüştü Barça'dan geri gelmişti. Volkan iyi performans göstermesine rağmen -bir kaç maçta yaptığı hatalar yüzünden midir yoksa Rüştü gibi bir kalecinin tekrar geri gelmesinden midir- tekrar yedeğe düşmüştü. Sonra ne oldu? Bir milli maç sırasında Rüştü sakatlanmış, kale yine Volkan'a kalmıştı. Rüştü'nün sakatlandığı milli maçta Volkan kaleye geçince diktiği degaj daha ceza sahasından çıkmadan rakip futbolcunun önüne düşmüş ve golü yemişti. O günden sonra Fenerbahçe'nin kalesinde yediği hatalı gollerden değilde topa dahi hareketlenmeden yediği gollerden dolayı kaleyi Serdar'a kaldı. Volkan Fenerbahçe'de yedeğe düşmesinin ardından milli takımda da bir kaç maç sonra kadroya bile alınmadı ve Beşiktaş'a transfer olan Hakan Arıkan milli takımın kadrosuna girmeye başladı. O da tecrübesizliğinden olsa gerek hem Beşiktaş'ta hem de Milli Takım'da hatalı goller yemeye başladı.
Buraya kadar olanları anlattım. Yalnız şu noktaya dikkatinizi çekmek isterim: Volkan, "Fenerbahçe'nin kalesinde yediği hatalı gollerden değilde topa dahi hareketlenmeden yediği goller"den dolayı yedek kaldı. Serdar'ın sakatlandığı günden beri Volkan kendini psikolojik olarak o kadar iyi hazırlamış olsa gerek o günden sonra performansı gayet iyi. Fakat Serdar iyileştiği zaman tekrar Fener'in kalesine geçerse o zaman Volkan'ın kendini toparlaması çok zor olur.
Diyeceğim o ki inşallah Volkan'ın performansı Fenerbahçe'de son haftalarda olduğu gibi olumlu gider ve Milli Takım'ın da kalesini başarıyla korur. Aksi halde Milli Takım için en iyi alternatifler yine Hakan ve Serdar'dır.
|
kürşat dede
15 yıl önce - Pzr 14 Ekm 2007, 01:35
Bu gün bayramın ikinci günü ve akşama kadar işe gidip çalıştım,yarın bayramın üçüncü günü ve ben ertesi gün sabaha kadar deli gibi çalışacağım ve bundan kanacım ayın sonunda neredeyse bir ev kirasını ödemeye yetecek kadar olan üç kuruş maaş. Ben ve benim gibi milyonlarca insan bu paraya çalışacağız diye bayram bile yapamazken Milli takımın artist futbolcuları trilyonlar aldıkları halde belli ki hiç çalışmamışlar. İşin sonunda hiç bir sorumluluk yok tabii, şunu da iddia ediyorum ki gidip moldovada çalışıp kazanmak yerine gezip tozdular. Milli takım hocalığı da dünyanın en kolay ve zevkli işi,dünyanın parası karşılığı gününü gün edip sağda solda zevkli bir iş olan maç seyredeceksin,sene de üç beş defa milli maça çıkacağım diye ekmek elden su gölden(yani bizlerin cebinden)yiyip içip yatacaksın,kampa gidiyoruz diye yurt dışı turları yapacaksın,senede bir kaç milli maça çıkıp top oynayacaksın hepsi bu,kazan ya da kazanma hiç önemli değil,kazansan ooo,bu yaptıklarını katmerli olarak yapacak daha çok para ve şöhret kazanacaksın,kaybedersen hiç sorumluluğu yok,ne aldığın parayı geri isterler, ne ceza alırsın,koca milleti bayram günü üzüntüye boğarsın,onları mahalle takımı önünde dünya aleme rezil edersin,çıkıp höt höt konuşmayı da ihmal etmezsin,çok sıkışırsan basarsın istifayı,nasıl olsa paralar cepte onca yer yurt ta gördün,gezdin tozdun,milletin ömründe göremeyeceği parayı göbeğini kaşıya kaşıya çoluğunla çocuğunla sanki büyük işler başarmış gibi mutlu mesut yer gidersin.
Geçmiş olsun beyler,bu takım vallahi ne yapsa boş,istikrarın "i"si yok,yarın iyi oynasa ne yazar,ruhu yok,sporcu ahlakı yok,maç sonrası benim oğlumun uykuları kaçıyor onlar güle oynaya çıkıyorlar sahadan,iyice pişmişler bunlar,hocada krediyi sıfırladı,oda pişmeye hazır,belki de oda pişmiştir.
|