1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 86  |
 |
Aktoprak
15 yıl önce - Çrş 13 Şub 2008, 18:25
Resim alıntıdır, Çanakkale Yılmaz Turizme ait bir otobüs, ama marka ve modelini bilemiyorum
1982 model 0302
|
 |
Olgay Sadak
15 yıl önce - Prş 14 Şub 2008, 03:00
Canakkale Yilmaz seyahatin otobüsü yapma kasa otobüslerin cok kötü bir örnegi, markasi belli olmayan bir ön tarafi var, Bedford olabilir, ön pencere altini Mercedese benzetmeye calismis ama nafile, sasi otobüs icin oldukca yüksek, yan camlar sanki arka son cam ile ilk cam ayni kalipmis gibi gözüküyor.
Diger üstadlarim belki jantlardan filan asil markayi cikarabilirler.
Kisacasi, usta hasta oldugu icin ciragi yapmis bu karasörü. Bürün bunlara ragmen arsiv niteligi yüksek olan bir resim.
Selamlar Olgay Sadak
|
 |
M.Ali Sade
15 yıl önce - Prş 14 Şub 2008, 09:30
Çanakkale Yılmaz'a ait kamyondan bozma çok çok kötü bir kasa olmuş gerçekten.
Yapan usta aslında O321 genel yapısından çok etkilenmiş.Ancak karoseri çok yüksek kalmış.Jantlar 20 lik olmasına rağmen üzerindeki lastikler 7.50 x 20 gibi duruyor.Belki de genel dengesizlik bu şekilde küçük lastik kullanılarak giderilmeye çalışılmış.
Zaten altta kullanılan asıl kamyon da çok matah bir şey değilmiş.Resim çekilirken bile radyatörü su kaçırmış,yerde izleri var.
Ön kapının yeri ön tekerlekler dönüş esnasında kasaya sürtecek korkusuyla kocaman açılan ön çamurluk sayesinde neredeyse arabanın en ortasına gelmiş.
Jantları ilk bakışta Amerikan jantlarına da benzemekle birlikte çok net değil.O yüzden ana aracının markası konusunda fikir yürütebilmek zor.İngiliz Austin ya da Bedford da olabilir.
Günümüzde bu gibi işlemler nispeten daha bir kontrollu hale geldi.En azından bir ilave dingil için bile bir proje,teknil çizim ve hesaplamalar isteniyor.Yine de yeterli olduğu söylenemez ama eskiye göre nispeten daha iyi.
Evvelce bu otobüs kamyon ruhsatı ile çalışır,kimse de "bu hilkat garibesi yola nasıl gider" diye düşünmezdi.Üzerindeki tadilatlar çoğunlukla kayıt dışı olurdu.Resimden de belli olduğu üzere bu otobüs hızlı girdiği her virajda yatmaya mahkum.
Bir de eskiden gazete kaza haberlerinde en çok kaza nedeni olarak "rot çıkması" ve "fren patlaması"sebep olarak gösterilirdi.
Rot başları boşluk yaptığı zaman ustalar bunları çekiçle ya da presle eski haline getirmeye uğraşırlardı.Çünkü yenisi zaten yoktu.Olanlar da çok pahalıydı.Bu arada bilmeyenler için hatırlatayım,rot direksiyon sistemini tekerleklere bağlayan kolların her biri,rot başı da bu çubukların başlarındaki esnek ve bağlantı sağlayan parçalardır.Bu rot başının yerinden çıkması ya da kırılması sonucu kontrolsuz kalan araçlar mutlaka çok ölümlü kazalara sebebiyet verirlerdi.
Kaldı ki zaten direksiyonlarında direksiyon kutularındaki makaraların bozukluğundan en az yarımşar tur boşluk olurdu.Hani eski siyah-beyaz Türk filmlerinde şoförler dümdüz giderken bile direksiyonu sürekli sağ sol yapıp duruyorlar ya işte sebebi budur.
Fren patlamasını anlatmaya gerek yok herhalde.Ama günümüzde üzerlerinde neredeyse dört beş sistemi bir arada bulunduran yeni nesil ağır vasıtalarda fren boşaldı da duruduramadık savsatasına ben şahsen çok da inanmıyorum.
Laf yine nereden nerelere geldi.Eskinin bizler şimdilerde sadece nostaljik kısmını görüyoruz.Çünkü şimdi kullanılan vasıtaların hepsi de yeni.Arıza yapacağı pek akla gelmiyor.Halbuki resimdeki otobüsün iç lastiklerinde yama yapacak dahi yer kalmamıştır,emin olabilirsiniz.Bu otobüsü Çanakkale'den İstanbul'a o eski yollardan getirebilmek gerçekten çok büyük başarıdır.Yoldaki bütün arızalara kendi başına çare bulmak hiç kolay bir iş değil.Bizler artık lastiğin patlayabileceğini bile unuttuk.
Herkese selamlar...
|
 |
Fatih EROL
15 yıl önce - Prş 14 Şub 2008, 15:20
Sayın Fatih Kocaoğlu'nun siteye eklemiş olduğu bu resimdeki Setra 34 MHG 36 plakalı Setra diye hatırlıyorum...(Tabi ki Varan Turizm) Bu aracı ben 2002 de Varan dan ayrılmadan önce uzunca bir süre Zekai Öker-Yılmaz Kirman ikilisi kullanmışlardı...İki kaptan da babamın yine Varan dan ve otobüs camiasından ve de aynı semtten yakın arkadaşlarıydı...Ve ne yazık ki Yılmaz Kirman sanırım 2000 yılı kışında bu aracın direksiyonunda iken Afyon Sandıklı da kalp krizi geçirmiş ve vefat etmişti...Aracı muavin arkadaş durdurmuş ve bir kazayı önlemişti...Otobüsçülük yaşamım boyunca aldığım en kötü haberler arasında yer alır bu olay...Allah rahmet eylesin iyi adamdı Yılmaz Kaptan...Kaybettiğimiz niceleri gibi...Şimdi biraz matem havası oldu ama bu aracı görünce yazmadan edemedim...En azından onların ismi de böyle bir sitede geçsin istedim, saygılar...[/img][/code]
|
 |
Osman Sezai
15 yıl önce - Prş 14 Şub 2008, 16:28
Büyük Ada Firması
Önceki sayfalarda yüklediğim "BORG WARD" Otobüslerin ait olduğu "BÜYÜK ADA" Firmasının geçmişteki anılarını sizlerle paylaşmak istiyorum.
1940'lı yıllarda Uzunköprü'de (Boşnak) Mustafa Akbulut tarafından kurulmuştur.Kardeşleri ile beraber 1948 BEDFORD Benzinli,1952 AUSTİN Benzinli,1952 480 STEYR,1955 580 STYR,1955 VE 1957 BORG WARDLAR,1963 586 STEYR,1960 714 V6 MAGIRUS 1960 dan sonra SKODA Otobüslerle (Çekoslavak Malı,bunların motor ve silindir kapakları Alüminyum olduğu için uzun ömürlü olmayıp ,motorları 7.70 MAN motoru ile değiştirilmiş ,6 ileri şanzıman konulmuştur) Uzun yıllar KEŞAN-UZUNKÖPRÜ- EDİRNE hattında hizmet etmiştir.
Daha sonra 520 MAN,575 MAN,590 MAN Otobüsler çıkınca MAN Otobüs almışlardır.1968 Yılında 8 Bijon ufak motorlu ,kuru hava ve torpidodan takviyeli 0302 Otobüslerle devam etmişlerdir.
Firma Mustafa Akbulut'un vefatı ile kardeşinin oğulları Nuri-Ali-İsmet Akbulut'a kalmıştır.Firma "AKBULUT" olarak devam etmiştir.
1994 Yılında NURİ Akbulut Otobüs İşletmeciliğini bırakarak kendini inzivaya çekip Keşan'a yerleşmiştir.
Dört yıl öncede vefat etmiştir.(Allah Rahmet Eylesin) Bundan sonrada kardeşleri Ali ve İsmet Akbulut Otobüs işletmeciliğini bırakmışlardır ,Uzunköprüde ticaret ile uğraşmaya devam etmektedirler.
Halen "AKBULUT" Firmasının işletmeciliğini "AK-TUR" olarak İsmet Akbulut'un oğlu Selçuk Akbulut 27 Kişilik Midibüslerle devam ettirmektedir.
KAYNAK:Benim, Otobüscülüğün "Duayeni" kabul ettiğim ,eski şöförlerden şu an Çorlu'da Servis Otobüscülüğü yapan Tahsin Adalılar Abi'ye ve Oğlu Veli Adallılar'a çok teşekkür ederim.
Selam ,Sevgi ve Saygılarımla...
En son Osman Sezai tarafından Prş 14 Şub 2008, 17:02 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
yasar22
15 yıl önce - Prş 14 Şub 2008, 17:38
Osman beyin güzel paylaşımına hepsini şahsen tanıdığım Akbulut kardeşler ve firmayla ilgili bir kaç bilgi ekleyeyim.
Akbulut firması uzun yıllar Edirne-Keşan hattında bunun yanında da Edirne-İzmir ve Edirne-Bursa hattında tek tabanca olarak çalıştılar.Uzunköprü merkezli Kırağası ve Özgür'lere ait otobüsler ve bir kaç bireysel otobüsün birleşimiyle oluşan Ergene ile Ergene-Akbulut olarak hizmet etmişlerdir.Yanlış hatırlamıyorsam Ali Akbulut otobüslerin motorlarını tek başına tamir edecek kadar işini bilen bir kişiydi.
Akbulut kardeşlerle ilgili diğer bir ayrıntıda 80 li yıllarda hatırı sayılır bir TIR filosuna sahip olduklarıdır.O zaman sıfır DAF TIR larıyla uluslararası nakliyede yapıyorlardı.Eski Edirne garajındaki yazıhanelerini Baba diye hitap edilen ismini hatırlayamadığım Akbulut kardeşlerin - eğer yanlış hatırlamıyorsam - dayıları işletiyordu.Keşan'daki yazıhanelerini ise rahmetli olan Hasan amca ( Hasan Çakarel) işletiyordu.Edirne - Keşan arasında otobüs Uzunköprü'de 15 dakika mola verip hareket ederdi.1984 te 0302 S ler çıktığında (turbo) 4 adet aldıklarını hatırlıyorum.22 EA 088, 22 EA 089, 22 EA 110 hatırladığım plakalar.Ergene'deki ortaklarından Özgür'ler ise bir adet Superman (eşek turbosuz) almışlardı.1989/1990 da Edirne Birlik 302 lerle Edirne-Keşan hattına girince rekabetle tanışmış oldular.İzmir ve Bursa hattına başka firmaların girmesi ve otobüslerin zamanında değiştirilmeyip müşterinin kaçırılmasıyla yavaş yavaş otobüsçülükten çekildiler.TIR filolarıda zamanında sıfır alınmasına rağmen yenilenmeyince nakliye işinden de çıktılar.80 li yılların başında Keşan - İstanbul arasında hat açmışlar fakat Keşan Birlik ve Keşan Gürel in Edirne hattına girmesiyle anlaşma yoluyla rekabeti sonlandırmışlardı.
İlginç bir ayrıntı olarak 91 yılında bildiğimiz Ikarusların şehirler arası versiyonuyla Edirne-Keşan arasında yolcu taşıması bile yapmışlardı.
Zamanında otobüslerin yenilenmemesi, rekabet, yolcu memnuniyetsizliği, en öenmliside kardeşler arasında yaşanan ufak pürüzler Akbulut firmasının zaman için ufalıp yok olmasına sebep oldu.Kardeşlerin en büyüğü olan Nuri Akbulut yazıhanesinden pek çıkmayan Nuri ağa diye çağrılan bir kişiydi.Buna karşın İsmet ve Ali Akbulut gerektiğinde kendileride şoförlük yapan kişilerdi.
|
 |
M.Ali Sade
15 yıl önce - Prş 14 Şub 2008, 19:05
Yaşar 22 arkadaşım uzun zamandır düşündüğüm plakaları bana hatırlattı.
Ergene Akbulut'a ait 22 EA 088 ve 089 plakalı O302 Turbo S otobüsler,Dadaş firmasıyla 1982 yılı sonrasında açılan Edirne-Ankara hattında da uzunca süre Edirne Birlik,Şampiyon Hersekli ve Dadaş'la tatlı bir rekabet içinde ve Trakya firmalarından umulmayacak bir incelikle çalıştılar. Ben Ankara hattında Ergene Akbulut'u özellikle tercih ederdim.
Bu arada başlığımız şeytan kulağına kurşun özlenen duruma geldi.Okuduğumuz her satırdan keyif alır olduk.Katkıda bulunan bütün arkadaşlara teşekkürü bir borç biliyorum.
Herkese selamlar...
|
 |
cihanguldiken
15 yıl önce - Prş 14 Şub 2008, 21:46
Değerli abilerin ve üstatların akbulut için yazdıkları çok güzel anılar, benim aklımda kalanda Tır filosunda ve bazı araçların arkalarında Ak-Trans diye yazardı 96da Çağlar uzunköprüye girince daha öncede denildiği gibi eski araçlarla karşısında tutunamadılar. Akbulutun Koyu yeşil 92 V8ini çok beğenirdim tepe lambası serbest olduğu için tavanda vardı çokta güzel duruyordu.
|
 |
oktayaral
15 yıl önce - Prş 14 Şub 2008, 23:07
KAYNAK:Benim, Otobüscülüğün "Duayeni" kabul ettiğim ,eski şöförlerden şu an Çorlu'da Servis Otobüscülüğü yapan Tahsin Adalılar Abi'ye ve Oğlu Veli Adallılar'a çok teşekkür ederim.
Osman Bey, yazınızda bahsi geçen Adalılar soyisimli kişilerin sakın 90lı yıllara kadar Ç.Kale-İzmir arasında çalışan ve körfez hattında epeyce eski bir geçmişi olanAdalı turizm ile bir alakası olmasın? Bu firma yanlış hatırlamıyorsam Edremit'in Kazaz ve Aliağa'nın Sebat firmalarıyla uzun yıllar rekabet etti ve yerini Çanakkale Seyahat, Truva gibi firmalara bıraktı.
|
 |
Osman Sezai
15 yıl önce - Cum 15 Şub 2008, 00:20
Nostalji
BİR NOSTALJİ
1960 MODEL STEYR 586 (ORJİNAL DİZEL 4 SİLİNDİR MOTOR)
Önde duran gözlüklü şöför Veli Adalılar yanındaki oğlu Tahsin Adalılar
NOT: Oktayaral Bey'in sorduğu bahsetmiş olduğum "Adalılar" ile Ç.Kale-İzmir arasında Körfez hattında çalışan "Adalı" Turizmle sadece isim benzerliği var.Bir alakaları yok.
RESİMDEKİ STEYR'İN GEÇMİŞTEKİ GÜNLERİ,
Yukarıdaki resimdeki 586 STEYR Otobüs,1926 yılında at arabası ile İPSALA- KEŞAN arasında posta taşımacılığı yapan "POSTACI PALABIYIK" lakabıyla anılan İsmail Gürel'e aittir.STEYR Otobüs sadece "GÜREL" Firmasına bağlı olarak İPSALA-KEŞAN arası yolcu taşımacılığı yapmıştır.
İsmail Gürel ,daha sonra 520,575 ve 590 MAN Otobüs alarak ,bu işini oğlu Hasan Gürel'e devretmiştir.
Yine 0302,0302S ve SR 240 SUPERMAN alarak ilk defa İPSALA-KEŞAN-ANKARA Hattını açmıştır.
0302'lerle İstanbul'a ,0302S ve SR 240 SUPERMAN ile Ankara'ya çalışmışlardır.
Hasan Gürel'in ani vefatından sonra firma merkezi İpsala kalmak kaydı ile KEŞAN -GÜREL SAGUN Firmasına satılmıştır.
Hasan Gürel'in oğulları İrfan ve İlhan Gürel bu işe devam etmemişlerdir.
KAYNAK: Resimde muavin şimdi eski şöför Tahsin Adalılar Abi'ye teşekkür ederim.
|
 |
sayfa 86  |
ANA SAYFA -> ULAŞIM
|