1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 45  |
 |
Kemal Türkmen
16 yıl önce - Pzr 03 Hzr 2007, 14:35
Kıymetli ulaşımcı:Bünyamin Ekmen
Mercedes otobüsler sundukları güvenlik sistemleri açısından Türkiye yollarında hiç kaza olmayacakmış gibi(temennim odur, Allah kimseye göstermesin) üretiliyor. Bir sürü fren ve savrulma
önleyici vb. sistemleri araçlarında kullanan ve bu konuda açık ara önde gördüğüm Mercedes,konu
karosere gelince nedense hafif ve kaza esnasında yolculara en az zararı versin diye olacak ki metal
aksamı kısıtlı tutuyor. Şoförlerimiz(bende dahil) 0403 ü sunduğu özel donanımlar sayesinde keyif
alarak kullandık, nice yolları kar-buz,yağmur-çamur demeden kontak kapatmamak şartı ile gittik.
Ama Türkiye yollarında her an her şey olduğundan 0403 kazasında daha çok şeyler oluyordu.
Prensesler süratli ve konforlu araçlar fakat povertard brake dışında ilave fren sistemi olmayan
otobüsü-hele ki yağışta- sağa-sola esnemesi nedeni ile zaptetmek her babayiğidin harcı değildi.Bir üstadım
şöyle derdi:Prenses iyi gider fakat iyide götürür...Benim kullanmaktan korktuğum iki araçtan birisidir
Azıcıkta nostalji yaparsak iyi olur değilmi? işte 0302 nin teknik verileri
Motor:OM 360 dizel
Silindir sayısı: 6-düz
Silindir çapı:115 mm.
Strok:140 mm.
Toplam silindir hacmi:8720 cm3
Sıkıştırma oranı:17.1
Motor gücü:170 DIN PS-(125KW)-185 SAEgr. HP
Anma devir sayısI:2500
Döndürme momenti:(kpm)54/1500 d/dak
Ateşleme sırası:1-5-3-6-2-4
Şanzuman: GO 3/60
Vites sayısı: 5 ileri 1 geri
Direksiyon:LS 5 F
Fren: Ayak:Hidrolik-80 den sonraki mod. iki devreli kuru havalı
El:yay kurmalı- ''''''''''''''''''''''''''''''''''. yay kurmalı havalı
Motor:Ekzost kumandalı
Debriyaj:tek diskli kuru
Yakıt tankı:200 lt
oturma kapasitesi:1 şoför 43 yolcu
Saygılarımla
|
 |
M.Ali Sade
16 yıl önce - Pzr 03 Hzr 2007, 20:54
Hep teknik konu anlatacak değiliz ya,bu gün de işin bir başka yönüne turistik ve ekonomik yönüne bakalım.
Erhan arkadaşımın yazdıklarına katılıyorum.Bu mesajı yazma fikri de onun mesajı ile oluştu.
Trakya garajının faal olduğu yıllarda , garajdan çıkıştan itibaren, E-5 karayolu üzerinde Haramidere rampasına kadar yaşanan ölümüne yolcu kapma yarışını saymazsak,Topkapı'dan gidilecek olan Trakya'daki il ya da ilçeye kadar çok bilgilendirici,turistik ve keyifli bir yolculuk yapmış olurdunuz.
Şayet sürat ve maceraya karşı merakınız varsa Haramidere'ye kadar olan bölümde de kesintisiz bir heyecan yaşama şansınız vardı.Haramidere-Beylikdüzü geçilip ve Devebağırtan rampası inilerek Büyükçekmece aynen sitemizin usta fotoğrafçısı Yaşar Gül'ün görüntülediği gibi tepeden görüldüğünde turistik bölüm başlamış olurdu.
Göl-deniz manzaralı ve tarihi Mimarsinan Köprüleriyle süslü bu şimdiki ilçe, o zamanlardaki bucak geçilerek Mimarsinan-Güzelce-Kumburgaz güzergahına ilerlediğinizde, artık yolu değil denizi izler olurdunuz.
Dışından geçilen Silivri'den sonra Edirne-Çorlu-Kırklareli otobüsleri Kınalıköprü'den sağa sapar ve Çanta-Değirmenköy ve Seğmen gibi köyleri geçerek Çorlu ovasına ulaşırlardı.Tekirdağ - Malkara ve Çanakkale hattı ise sahili takibederek devam ederdi.Unutanlar için tekrar hatırlatayım,Çorlu'ya girişte her iki tarafı ağaçlarla kaplı yol Trakya'nın en güzel yolu idi.
Otobüsler Çorlu'yu bir baştan bir başa içinden geçmek sureti ile katederler ve nerede olursa olsun el kaldıran yolcuyu da alırlardı.Bu içinden geçme hadisesi Lüleburgaz,Babaeski,Havsa ve diğer yol güzergahlarında kalan ilçe ve yerleşimler için de geçerliydi.
Bu güzergahlarda hayatın ve ekonominin bir bölümü bu yola endeksli idi.Yolculara satılan içecekler,yiyecekler,sigaralar,mola yerleri ve benzin istasyonları,lastikçiler,oto tamircileri,makasçılar,oto camcıları,yazıhaneler,değnekçiler,büfeler ve otobüsle,yolcuyla ilgili her şey o bölgenin ekonomisine katkıydı.
Kaldı ki geçen otobüslerin trafiğe de pek yan etkisi olduğu söylenemezdi.Çünkü TIR da ,otobüs de,kamyon da ve bütün otomobiller de bu şehir içi geçişleri kullanırlar ve trafiği de pek de tıkamazlardı.Otobüslerdeki insanlar da çevrelerine bakına bakına çok hoş yolculuklar yaparlardı.
Ekonomideki hareketliliğe ilk balta şehir içi yazıhanelerinin iptal edilerek garajların oluşturulması ile başladı.Daha sonraları Lüleburgaz örneğinde olduğu gibi yol kısmen şehir dışına taşındı.Şimdi ise insanlar otobüsleri TEM yolunda görüyorlar sadece.
Otobandan ben de pek çok defa geçtim ama belki de hep eski düzeni aradığımdan mıdır nedir,bir türlü yoldan bir keyif alamadım.Sadece cetvel gibi üç şeritli bir yolda bir yer görmeden gitmek bana cazip gelmiyor.Vaktim varsa hala dahi Edirne-İstanbul güzergahında eski yolu kullanırım.
Ne dersiniz,haksız mıyım?
Herkese selamlar...
|
 |
adilarslanoglu
16 yıl önce - Pts 04 Hzr 2007, 00:12
Kış ve otobüs
Arkadaşlar....
Otobüs kışcılıgı hakkında görüşlerimi dile getirmek elzem oldu.
Kışcılıkta 0403,man,travego vs.markalar dan önce bence kış tecrübe isteyen,dikkat ve reflekse azami sahibiyet isteyen bir zanaat.Ben çogunuzun bildiği gibi Kastamonu otobüscüsüyüm.Ilgaz ve Küre daglarında yıllarca çok karlı ve buzlu yollarda çalıştım.Önce kışta yetişmiş şoför akabinde teknolojisi yüksek araç diyorum.
0302 den 0303'e daha sonra 0304 den 0403 geçtik.Neticede travego.Hepsindede bir önceki çok iyiydi bu yeni araba bu yollarda çalışmaz hurafesi ile bu gunlere geldik.Sonuç en iyisi en sonuncusu oldu hep.Kulagınıza küpe olsun.Arabacılıkta atasözü şudur.
"Eski araba ustayı rezil,yeni araba acemiyi vezir eder"
Araban yeni,şoföründe usta olursa markanın pek önemi kalmaz.
Sevgiyle kalın...
|
 |
emre kuru
16 yıl önce - Pts 04 Hzr 2007, 00:18
Sayın Yüksel Aydın Bey, paylaştığınız fotoğraflar gercekten degerliler. Sözünü ettiginiz gibi elinizdeki diğer dökümanları da paylaşmanızı sabırsızlıkla bekliyorum. Sonrasında üstadlara sormak istiyorum; zamanında türkiye yollarında hizmet vermiş binlerce otobüs, eskiyince nereye gitti? Mesela yerlerini Travego' ya bırakan ve servis taşımacılığına da uygun olmayan büyük motorlu 0403 lerin akıbeti ne olacak?
|
 |
Kemal Türkmen
16 yıl önce - Pts 04 Hzr 2007, 00:43
Doğrudur üstadım
Şehir içi yolları birtek yolcu otobüsleri kilitlediği için hepsi şehirin kıyısındaki boş yollara yönlendirildi.
Isparta otobüsleri Antalya nın dokuma semtinde nasıl yarışırlardı ki bunlara yolun dar gelmesi ve tehlike
arz etmeleri sebebi ile Sakarya bulvarı denilen yola yönlendirildiler ve sorun çözüldü. Bence bırakalım manzara seyretmeyi insanların hayatını düşünelim.Otobüsçü senet ödeyecek,şöförü 50 km ile gitmesi gereken yerde 100 ile gidecek ve olan manzara seyredenlere olacak,bunları kim engelliyor ise alnından
öpmek isterim,otobüs herkesin kullanacağı bir araç değil,insanların hayatı ile oynanacak bir oyuncakta değil.Bir doktor ameliyat masasında bir hastasını hayata döndürme veya döndürememe yetkisine,imkanlar dahilinde sahip iken bir otobüs sürücüsü kaç kişinin hayatı ile oynayabilir,bunu düşündünüzmü.Nebir doktor hastasını bile bile ölüme yollar nede otobüs şoförü.otobüs şoförleride
bazı kesimin gözünde ! doktorun yarısı kadar itibar görür ve görüşlerine değer verilirse onlarında ellerinden öperim.
|
 |
Kemal Türkmen
16 yıl önce - Pts 04 Hzr 2007, 01:02
Kıymetli:Adil Arslanoğlu
Bu kış çubuk belinde elktronik modül arızası nedeni ile yolda kalan yolcuları donmaktan kurtardım.
keza seyitgazi yolunda yine aynı arıza nedeni ile insanları soğukta ağlarken ve donmak üzere iken-abartmıyorum-yine kurtardım bunları yaparken altımda 0403 vardı,
En son Kemal Türkmen tarafından Pts 04 Hzr 2007, 23:41 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
Kemal Türkmen
16 yıl önce - Pts 04 Hzr 2007, 12:34
Değerli ulaşım dostları:
bu bölümde sizlerle bir tarihe damgasını vuran nostaljik otobüslerin teknik verileri kadar
resimlerinide sizlerle paylaşmak isterdimfakat konuyu istemeden başka tartışmalara getirdik.
bunlar benim de ömrümün 25 senesini severek verdiğim otobüs sürücülüğüm sayesinde oldu.
En son Kemal Türkmen tarafından Pts 04 Hzr 2007, 23:39 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
bulentagcabay
16 yıl önce - Pts 04 Hzr 2007, 22:10
yüksel aydın dostum... ogüzel fot o g r afların için nostalji yasattın bize sagol dostum..setra standın da duran 315 setra varanın mazide kalan özel aracıydı ve herzaman sefere cıkmaz,çıktıgı zamanda bütün bakışları üzerinde toplardı..ve plakasıda34 va866 idi..kaptanı ise naci beydi..ve sonradan aracı varanda göremedim ? bilen varmı
|
 |
M.Ali Sade
16 yıl önce - Sal 05 Hzr 2007, 18:09
Araç arkadaşımızın dediği gibi 1986 model ise muhtemelen V6 modelidir.Çünkü iç görünümü de O302 den dönmediğini doğrular nitelikte.
Turbo S modelinde aşağıdaki resimde görüldüğü üzere ön havalandırma nozulları bulunur ,ön ve arka kapılar üzerinde ters U biçimi girintiler olmaz ve arka radyatör havalandırması ince uzun,O302 ile aynı olurdu.
İşte TurboS alını:
Ve işte V6 alını:
Bu da Kemal Türkmen bey için özel:
(Not:Resimler netten alıntı olup tarafımdan kırpılmıştır.Volkan arkadaşımızın resimlerini de ben şahsen bir yerlerden hatırlıyorum)
|
 |
Bunyamin Ekmen
16 yıl önce - Prş 07 Hzr 2007, 11:25
| Alıntı: |
| Bünyamin Bey Prenses maratondan daha kısa değil. Aynı ölçüleri. 11metre99cm. Ayrıca motor farkıda yok ikisindede Mitsubishi 8DC8-2A tipi 275 beygir V8 motor var. |
Bana motor sesleri biraz farklı gibi geliyordu.Maratonun sesi daha bir kaba gibi.
Peki bu araçlar arasında ne fark vardır ön görüntü dışında?
|
 |
sayfa 45  |
ANA SAYFA -> ULAŞIM
|