1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 190  |
 |
besimbayindir
13 yıl önce - Sal 10 Ksm 2009, 20:00
Sayın Dağlıoğlu Aydın turizm de muhakkak çok anılarım var fakat özel anılarla kafanızı yormak istemiyorum. selçuk rampası bizim için önemliydi ve benim 20 AU 982 yi tanıyanlar Selçuk tan sonra pek arkamdan gelmezlerdi(o zamanlar hangi firmadan olursan ol herkes birbirini tanırdı),çünkü 982 nin pompasını açtırmıştım ve nedense o araba çok çekerdi, bilenlerde Selçukta oyalanır benim çamlığı (çamlık köyünü) geçmemi beklerlerdi ,eğer rampada birini yakalarsam vay haline geçer geçer bırakırdım ,en kötüsü de yanımda ip bulundururdum geçince ipin camdan ucunu dışarı atar sallardım. birgün 19 mayıs günü iki üç araba Selçuğa geldik, Selçuğun içi o zamanlar orta refüjü yeni yapılmış ortası kum dolu ama ortada direk filan yok ,ben önümdeki otobüsü hemen sollayıp biraz gidip Efes makasının oralarda bekliyecem niyetim yine dalga geçmek, o telaşla aynaya bakmadan yola çıktım bir fren sesi ile karışık gürültü oldu aynaya baktım trafik polisi arkasında bir polis daha orta refüje çıkmışlar oradan gidiyorlar ,bende bu adamlar manyakmı yoldan niye gitmiyorlar diye kendi kendime hem konuşuyorum hemde gaza basıyorum Efes makasına geldim aynı Polisler önümü kesti, doğru Selçuk Trafik bürosunun önüne neyse rica minnet Amir insafa geldi paçayı kurtardık ama bütün otobüsler önüme geçti biz havamızı aldık.daha önce anlatmıştım benim patron Aydın turizmin sahibi Dalama lı Salih ti onun üvey kardeşi var adı Cafer Akbay,kafası kel ortada azıcık sac var onuda limon sürüp yana yatırıp tarar göbekli sevimli birisi fakat bulduğu parayı hovardalıkla,içkiyle bitirdiği için beş kuruşu yok,Dalamalı otobüsün yarısını ona verdi ki bir işi olsun Cafer ağa Dalamalı yazıhanenin önündeyse sefere giderken hemen direksiyona oturur yan gözlede Abisine bakar,yola çıkarız en uzak gittiği yer İzmir olur, İncirliova da iner 'hadi Besimçiğim hızlı hızlı varda gel der anında kaybolurdu, birde Aydın a gelirken eğer Dalama lı oralarda ise nereden geldiğini bilemezdim anında arka kapıdan biner yazıhanenin önünde ilk inen o olurdu, Allah Rahmet eylesin çok severdim, yarın diğer maceralar var iyi akşamlar.
|
 |
kdaglıoglu
13 yıl önce - Sal 10 Ksm 2009, 23:14
sayın besımbayındır anlattıgınız anılar benı yıne eskılere goturdu. yaz aylarında camlık otobuslerın soluklanması hararetının dusmesı ıcın bulunmaz bır yerdı selcuk tarafından bıraktıgında camlıga kadar kendıne gelırdı daha sonra tekrar rampalara devam . hele aydın tarafından gelırken ortaklar ısıklardan sonra kamyonları gectın gectın , gecemedıgın yol kalabalık oldugunda camlıga kadar arkalarından tın tın gıderdın konvoyun basını muhakkak ford 1210 cekerdi arkasından kafayı sureklı cıkaran yerınde duramayan otobusler fordcunun umrundamı tam gaz rampa cıkardı guzel gunlerdi otobusler selcugu cıktıktan sonra dınlenme tesısıne gırerlerdı genelde bodrum tarafından gelenler ugrardı oraya .yolcular selcukta yol ustunde ındırılırdı selcugun yolları tas doselıydı yanlıs hatırlamıyorsam .
|
 |
besimbayindir
13 yıl önce - Çrş 11 Ksm 2009, 20:16
Sayın Dağlıoğlu Ortaklar dan çıkınca çamlık rampası başlar ,aynı dediğiniz gibi konvoy oluşursa Ford lardan ziyadeKonvoyun başında B.M.C ler olurdu kara dumanı çökertmiş gecebilirsen geç bakalım (Hamido sardı rampaya inletti hacı sesini patron sen yetiştir su tenekesini). benim 20AS988 nedense motoru sağırdı(çekişi az olan arabalara denir) Aydın a geldimde arkadaşlar yolda neleri solladın diye sorarlardı bende'üç B.M.C yle iki traktör solladım derdim. birgün bizim Cafer Akbay ın Susurluğa kadar geleceği tuttu bende arkada yatıyorum Susurlukta çay molası vermiş son ana kadar beni uyandırmamış tam yolcular binmiş kaldırdı,hemen arka kapının orada şişe suyu ile elimi,yüzümü yıkadım,direksiyona geçtim uyku sersemliği ile geldiğimiz yöne yani Balıkesir e doğru gaza bastım,yüz metre kadar gittim,yolcular hop hop usta İstanbula gidiyoruz deyince uyandım geri dönüp İstanbul yönüne devam ettim,anlayın artık yaptığımız otobüsçülüğü,İstanbul Topkapı Trakya otogarında Aydın turizmin yazıhanesi baş taraftaydı ama müstakil değildi daha birçok firmada o yazıhaneden kalkış yapardı,yazıhanenin arkasında iki bina arasının üstü kapalı kapalıydı ve çay ocağı vardı hava filtrelerini tabure olarak kullanırdık yalnız içtiğimiz çay mı fuel oil mi belli değil di katran gibi birşeydi o çayı içtikten sonra bırakın Aydın a gitmeyi iki sefer daha İstanbul yapsak uykumuz gelmezdi,midemiz de sanki kireç ocağı varmış gibi olurdu, birde şöförler psikolojik olarak gripin atarlar(içerler) hiçbir faydası olmaz ama şuur altı olarak uykumuzu dağıttığını düşünürdük,şimdiki (TÜV) yeni vizelerdearaçları iyice inceliyorlar örneğin ön camdaki su fıskiyelerine bakıyorlar, iyide ediyorlar eskiden bizde öyle şeyler hak getire,ama Hereke taraflarında otoban çalışması yapılırken ön camlar sarı camurdan dolayı sarıya boyanmış gibi olurdu, hemen muavin beş altı şişe su getirir oturağın altındaki sepete koyarız ön cam çamur oldumu camdan elimizi çıkarır şişe suyunu ön cama savurur sileceği çalıştırırız, halbuki fıskiye çalışsa buna ne gerek var ama tembellikve cahillikten başkası değil bu arada benim arabanın adı da Çiçeğim Topçekerdi.İstanbul yazıhanesi büyüktü ve ortada boydan boya banko vardı ve buranın sorumlusu Mehmet adında birisiydi, boyu 150 cm ydi birde ,kapıda Asker diye sarışın yaz kış kırçıllı uzun palto giyen döküntü biri vardı, Mehmet buna devamlı küfür eder hakaret eder 'ben Gölcük te Bahriye onbaşısıydım bu O.çoçuğu da benim hizmetcimdi 'der ve çık dışarı yolcu bul der, Asker hiç kızmaz sadece gülerdi,bu aradaAsker bilet almak için gelen herhangi birisinin önüne geçer 'hemşerum sağa pirşey soracağum der'adamda sor deyince 'ha bu Bahriye Askerinin boyu kaç santim olmalıdur' der kaçardı, Mehmet elinde bıçak bankodan atlar garajın içinde Askeri arar, Asker yarım saat sonra gelir hiç o değilmiş gibi kapıdan başını uzatır Muğla Fethiye diye Mehmedin yüzüne bakardı,o günler ne hoş, güzel günlerdi yarın Dalama lı Salih le Ankara yolculuğu var, İyi Akşamlar.
|
 |
İsmail Yavuz
13 yıl önce - Prş 12 Ksm 2009, 19:59
MAN 575
Bu resim Doğu Karadeniz Ekspres otobüs işletmesinin web sayfalarından alınmış bir resimdir. Bir dönemin en lüks otobüslerinden olan bu otobüslerle seyahat etme şansına sahip birisi olarak bu resmi nostaljik otobüslere meraklı arkadaşlarla paylaşmak istedim. MAN'ın 575 modeli olarak bilinen bu otobüs o dönemin Bussing otobüslerine rakip olmuştu.
|
 |
besimbayindir
13 yıl önce - Prş 12 Ksm 2009, 20:08
302 nin iki sesini çok severim birincisi rampa çıkarken eksoz sesini, ikincisi de sıcaktan asfaltın zifti yukarı çıkar yol kaymak gibi olur işte lastiklerde biraz kabaksa çıkan ıslık gibi sese bayılırım. Aydın turizm esas Bolu Düzcenin miş, Aydın tral ve Çine birlik birleşince Aydın turizm adını koymuşlar, Düzce Aydın turizm bizim Aydın turizm arasında çok sürtüşme olmuş sonunda kimse,kimsenin güzergahına tecavüz etmemek kaydiyle anlaşma yapılmış diye duyardım doğruluk derecesini bilemem, fakat bizim Aydın turizmin patronu Dalamalı Salih arasıra Ankara ya toplantıya giderdi,yine birgün toplantıya gidecek akşam seferi var ,(kendisi 43 numaraya oturur dirseklerini öndeki korkuluğa dayar yanında beş altı tane gönüllü koruması bulunurdu)geldi arabaya bindi, bu arada arayıpda bulamadığım Cafer Akbay grand tuvalet,traş olmuş,kafasının kelini limonla taradığı uzun yanındaki saçlarıyla örtmüş hemen direksiyona geçti zannedersin devamlı sefere gidiyor,bende arka yatağa yattım konuşulanları dinliyorum,ama içeriyi ayak kokusu sardı.kırk yaşlarında muavinim var (bende yirmi yedi) Dalamalı ona 'p....mek(herkese öyle hitap ederdi)birisi ayakkabısını çıkarmış bul giydir' dedi muavin gitti geldi bulamadı gidip iç lambaları yaktı bir daha baktı kimse ayakkabısını çıkarmamış Dalamalı ya'Salih abe (herkes Dalamalı ya öyle hitap ederdi)kimse ayakkabısını çıkarmamış herhalde Besim abenin ayakları kokuyor' dedi Dalamalı'sus ulan p...mek Besim ayağı mı kokar' dedi ben yavaşca ayağımı battaniyenin altına soktum çünkü ayakkabı belki üç gün olmuş ayağımdan çıkmamış, Nazilli de garaja girdik Dalamalı yazıhaneyi kontrole gitti ben hemen indim ayaklarımı yıkayıp temiz çorap giydim,ayakkabının içine kolonya döktüm tekrar yatağa çıkıp yattım,ne yapalım dur durak yoktu hele Cafer Akbay gibi patronu olursa hiç durmak yok.otobüsleri yağlatmak için servislerde(akaryakıt istasyonlarında) lifte yukarı kaldırırlar dı vites kolu borusunu yağlamak için yağcı yukarıda direksiyonda kim varsa 'alıver üçe'diye bağırır veya debriyaj çubuğunu yağlamak için 'baaas,bırak' diye bağırır yukarıdaki de onu uygulardı ,muavinler çok uyanık olduklarından şöförlerin bazılarını işletirlerdi ,birgün yaşlı bir şöför abimiz vardı Afyon dan çıkmış Ankara ya gidiyor ama uyuya uyuya muavim bunu anlamış gelmiş kulağını 'alıver üçe alıver üçe' demiş ihtiyar da beşle giden arabayı almış üçe,tabi bütün yolcular önündeki koltuğa yapışmış (mavinlerin yalancısıyım) bir ara Aydın da moda oldu baaas,bırak lafları bunlar palavrada olsa çok tatlı anılardı iyi akşamlar.
|
 |
ADNAN AY
13 yıl önce - Prş 12 Ksm 2009, 21:56
Besim Bey, 90,ların ortasına kadar Düzce Aydın Seyahat 14 firması vardı bayada arabası vardı palmiyeli maratonlar pek revaçdaydı sanırım aynı firmadan bahsediyoruz.
|
 |
Sefer Kuyruk
13 yıl önce - Prş 12 Ksm 2009, 23:34
| Alıntı: |
| 90,ların ortasına kadar Düzce Aydın Seyahat 14 firması vardı bayada arabası vardı |
Düzce Aydın Seyahat 14 Bildiğim kadarıyla Düzce Seyahat (!)-Aydın Seyahat (Düzce'nin)-Seyahat 14 'ten oluşan üç firmanın bileşimidir.
|
 |
besimbayindir
13 yıl önce - Cum 13 Ksm 2009, 19:42
Aydın turizm in çöküşü: bizim zamanınızda Aydın turizm bölgenin en büyük firmasıydı belki Pamukkale bile ondan sonra gelirdi bunun sebebi ise Aydın da otogar olmayışıydı Aydın turizm şehir merkezindeki yazıhanesinden kalkar şimdiki garajın olduğu yerde bulunan dörtyol yazıhanesine gelir buradaki yolcularıda alır yoluna devam ederdi Aydın şehir merkezine diğer otobüs firmaları giremez, dört yol yazıhanesinin önündende hiçbir otobüs yolcu alamazdı,yani Aydın turizm tek tabanca yani rakipsizdi,işte bu yüzden otobüsçülleri bilhassa Çineliler in yolcuya saygıları yoktu ve ilgi göstermezlerdi,bazen yolcudan şişe suyunu bile esirgerlerdi,İstanbul veya Ankara dan gelipMuğla yönüne gidecek otobüs gece Çine ye gelir içi yolcu dolu ,yola devam edecek olan öbür şöförün evinin önüne gelir,beyefendi uyanacak,giyinecek de direksiyona geçecek aradan yarım saat geçerdi , koltukların kol dayama yerlerinin döşemesi yırtılır yenisi üç para gibi ucuz birşey olmasına rağmen yaptırmazlar ya öyle demiri çıkık vaziyette kalır veya üzerine araba iç lastğinden kestikleri şeritleri sararlardı,otobüsler bakımsız,boyasızdı o gün seferi olan otobüsçü çaktırmadan listeye bakar eğer liste zayıfsa hemen gider şanzımanı arıza var diye söktürür yani seferi iptal ederdi,bunların bazılariyle Dalamalı bile baş edemedi,ne zaman Aydın a otogar yapıldı,diğer firmalar garaja girmeye başladı işte o zaman Aydın turizmin işi bitti şimdi Aydın İzmir arasında bile sanıyorum hakimiyetleri yok ,yollarda tek tük birkaç tane yeni arabaları var gerisi eski 403 ler,Fethiye yolunda yoklar hatta fazla çalıştıkları hatlar da olmasa gerektir.iyi akşamlar.
|
 |
kdaglıoglu
13 yıl önce - Cum 13 Ksm 2009, 23:19
besim bey guzel bır konuya degınmıssınız dedıgınız gıbı aydın truzım artık ızmır aydın nazillli hattında bıle cok ıyı degıller yanı eskıye göre . tanıdıgım aydın truzım sahıs otobuslere olan uc kısıden ıkısı pamukkaleye gectıler nedenı ıse aydın truzımın gıderek yolcu kaybetmesı ıdı bu ıkı arkadasın aracları 403 dü ve genelde ızmır,aydın,nazilli arada ıse nazilli-ankara calısırlardı . aydın truzımden kopayan karacasulu'nun safırın satarak travego aldı ve aydın truzımdekı guzel araclardan bırı kendısınde genellıkle ankara calısıyor hatta ılk aldıklarında nazıllı garajındakı yazanede ankara seferlerımız basladı yazının arkasında travegonun resmı vardı. arac yatırımlarını bıraz ılerıye donuk yapsalar yolcuyu ordan kapabılırler dıye dusunuyorum pamukkalede starlınerler travegolar setralar ıle peron otobusu kavaramını tamamlayan modeller yer almakta ve bu araclar yolcunun gozunu doldurmaktadır.aydın truzım ıse tercıhını genelde ıstanbul calısan araclar ıcın neoplan tourlıner ve man fortunadan yana kullanmıstır . bırde bızım ege ınsanın tercıh ettıgı arac personelının cana yakın ve kendı yorelerınden olmasıdır ben mesela ıstanbulda otogara gıttıgımde aydın truzım otobusunde 34 degılde 09 -35-20-48 plakalarını gormek ısterım pamukkale bunu basarmıstır . suan gıdın bakın aydın-mugla-nazıllı kalkan aracların cogu sahıs aracı ve ege arabasıdır .
|
 |
Turgay34
13 yıl önce - Sal 17 Ksm 2009, 19:59
Denizli'nin köklü firmalarından KÖSEOĞLU TURİZM vardı bir zamanlar.. Aynı zamanda güçlü bir firmaydı. Pamukkale'nin Denizli'deki en büyük rakibiydi.. Otobüsleri Pamukkale ile eş değerdi. Denizli-İzmir, Denizli-İstanbul ve Denizli-Ankara hatlarında uzun yıllar çalıştı.. Ama zamanın acımasızlığı neticesinde kayboldu gitti. Sanırım şu anda 1-2 otobüsü var çalışan.. O da şahıslara ait.. 
|
 |
sayfa 190  |
ANA SAYFA -> ULAŞIM
|