Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 133
by_özler
14 yıl önce - Sal 21 Ekm 2008, 23:54



mert1969

14 yıl önce - Çrş 22 Ekm 2008, 00:15



Kemal Türkmen

14 yıl önce - Çrş 22 Ekm 2008, 16:07
0404 ve maraton hakkında




ALI YILMAZER
14 yıl önce - Prş 23 Ekm 2008, 22:44



fatih koyuncu
14 yıl önce - Cum 24 Ekm 2008, 10:07



Bunyamin Ekmen
14 yıl önce - Cmt 25 Ekm 2008, 11:25



halil2006

14 yıl önce - Cmt 25 Ekm 2008, 21:11

Alıntı:
403'le giderken zangır zangır koltuklar titrer her taraftan ses gelir sizi uyutmaz bile.Ama aynı yolu 404'le geçin abartmıyorum yolun çukurlu olduğunu dahi zor anlarsınız.Özellikle iç mekandaki malzemeler ve işçilik çok kaliteli.


Tamamen katiliyorum,öğrencilik yillarimda Ankara-Izmir arasi gelip giderken uyuyamadigim tek otobus 403lerdi. En rahat uyuduklarim ise basta 215 serisi Setra ile ozellikle o zamanlar daha nostalji olmamis cogu oldukca bakimli olan 304ler ve tek tük rastgelen 404ler idi.Prensesler genel olarak iyi bir süspansiyona sahip olsalarda çukurlarda koltuklarin özellikle üst kısımlarinin sarsinti yapmasi ve koltuklarin kendisininde bir Mercedes veya Setra seviyesinde konforlu olmamasi başlıca dezavantajlariydi.

O zamanlar başlayan çift katli furyasi esnasinda da bazi çiftkatlilarla seyahat etme imkanim oldu ama çiftkatlilar beni hicbirzaman cezbetmedigi icin hangi model hangisidir fazla bir bilgim yok. O dönemde çiftkatli aracina bindigim firmalar Varan,Pamukkale,ATS,Köseoğlu ve yanilmiyorsam Bursa Uludağ firmalariydi. Hic unutmam 95 yilinin Aralik ayiydi ve ertesi gun seçim vardi, o gece zannedersem ATS`nin ciftkatlisiyla en on sirada karsi yonden gelen butun araclarin farlari gözümün icine gire gire Izmir`den Ankaraya gelip hayatimda ilk defa da oy kullanmistim.

Bir konu daha;biliyorum burada üstatlar,otobüsçülük mesleginden gelen arkadaslar,diger arkadaslar defalarca belirttiler ama özellikle şu son birkac sayfaya yüklenen tertemiz 304leri gorunce insanin sorasi geliyor;daha 10 yil 12 yil oncesinde bu otobusler ne kadar itibardaydi,simdi ne oldu ki??? Bakiyorum bazilari halen daha gıcır gıcır,(en hoşuma gideni de Volkan`ın beyaz 304`ü,kazasiz belasiz gunlerde kullansin) bu otobusler hala daha Istanbul`dan kalkip ülkenin öbür ucuna sorunsuz giderler yalanmi?? Son on yilda birakin 304leri biz 403leri,404leri setranin 200 ve 300 serisini, Safirleri ve adini hatirlayamadigim digerlerini nostalji yaptik bile,helal olsun bize ki ne kadar zengin bir millet ne kadar zengin bir ülkeymişiz.
Daha birkac sayfa once bir arkadas hakli olarak 404`un degerinin verdigi paranin hemde daha borcu bitmeden 10da birine dustugunden yakiniyordu,Fatih Erol üstadin her yazdigi yaziyi satir aralarina kadar tekrar tekrar okudum,ibret alin diyordu adeta ve daha hatirlayamadigim digerleri.
Bugünde otobüs piyasasi bir atyarışı havasinda almis basini gidiyor,milyon eurolara varan fiyatlar,otobusten daha cok uzay aracina benzetilmeye calisilmis dizaynlar,tatminsiz firmalar,tatminsiz yolcular,mutsuz otobusculer.....Ve tabii ellerini ovuşturan büyük üreticiler....


vahitsan

14 yıl önce - Cmt 25 Ekm 2008, 23:02



yılmaz büktel

14 yıl önce - Pts 27 Ekm 2008, 02:12



Gökhan AsGül
14 yıl önce - Pts 27 Ekm 2008, 02:34

Alıntı:
Nefis bir 0302 döneminin en ilginç haberi ile gazeteye manşet olmuş:
"havalı apollo servis" ve "302 mersedes" sloganları geride kaldı. artık otobüslerde televizyon var. Sürücülerin mahallinin hemen üzerine yerleştirilen televizyonlar yeni bir reklam vasıtası oldu. En çok korkulan ise sürücünün Tv yayınına kendini kaptırarak kazaya davet çıkartması.


İlk televizyonlu 0302 ile seyahatim, 1985'te Haziran ayı sonu veya Temmuz başlarında Soma-İstanbul arasında Soma Seyahat'in oldukça havalı gri zemin üzerine lacivert (0302 lere özgü) kuşaklı bir aracı ile olmuştu. Sütrak marka kliması ve hostes koltuğuda araçta vardı. Balıkesir Garajından çıkış yaparken trafik ekip otosu tv'nin kapatılması ve hostes koltuğunun sökülmemesi halinde aracın çıkışına izin vermiyeceklerini söylemiş ve yaklaşık 20-25 dk.lık araç sürücüleri ile trafik polisleri arasında münakaşa yaşanmıştı. Bu süre sonunda nasıl olduysa aracın çıkışına izin verilmişti. Yolculuk boyunca 2 film gösterilmişti araçta. Filmlerin isimlerini hatırlıyamadım ama birinde Cem Davran oynuyordu ve ilk filmiydi (Çocuk haliyle oynadığı bu filmi, yaz aylarında bir tv kanalı yayınladı.) Ben de yolu seyretmekle tv seyretmek arasında helak olmuştum (Otobüste tv/video seyretmek süper bir olaydı nede olsa. Yine de yolu seyretmekten İstanbul'a kadar uyumamıştım)

Değiştirilme nedeni: Alttaki mesajda Sn.Yılmaz Büktel üstadın tv yayınları ile ilgili mesajını görünce not düşmek istedim. Yukarıda anlattığım yolculukta biz video seyretmiştik. Ne peronlarda ne de seyahat süresince tv. yayını (zaten bir tek kanal vardı o zamanlar) yapılmamıştı.



En son Gökhan AsGül tarafından Pts 27 Ekm 2008, 12:39 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


sayfa 133
ANA SAYFA -> ULAŞIM