1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 121  |
 |
yılmaz büktel
15 yıl önce - Cmt 21 Hzr 2008, 02:14
Bu otobüsü bir internet sitesinde gördüm. değişim görmüş bir otomarsan yapımı o302 sandım, farları(İETTnin yaptığı değişimlerdeki gibi) yuvarlak farlarla değiştirilmiş. otobüsün genel yapısına ve arka kapı gerisindeki penceresine baktığımda ise acaba 302 ön görünümlü bir man590 olabilir mi diye düşündüm siz ne dersiniz.
|
 |
M.Ali Sade
15 yıl önce - Cmt 21 Hzr 2008, 18:09
Bir zamanlar o resimden ben de bulmuştum.Ama benimki Yılmaz Üstadın resmi kadar detay içermiyor.
Burada iki faktör var.
1.Bizde üretilen O302 de Güney Amerika'da üretilen O302 de orijinalinden farklıdır. Hatta İrannational'lerle bizdekiler ve Alman imalleri farklıdır.
2.Keza MAN 590 HO da bize has bir kasadır.Dolayısıyla bu resimlerin ait olduğu Güney Amerika ülkelerinde (resim sanıyorum Brezilya'ya ait) üretilebilmesi imkanlar dışındadır.
Bu şartlar altında Yılmaz üstadın resmini Mercedes olarak incelediğimizde Mercedes karakteristiklerini şu şekilde sıralayabiliriz.
1. Merdiven yapısı
2.Ön panjur yapısı (Her ne kadar dikdörtgen farlar çaresizlikten yuvarlağa döndürülmüş olsa bile)
3.Ön panel sacı ve tampon yapısı
4.Ön cam üstü hava ızgaraları
Sonuç olarak bu otobüs bir O302 dir.
Herkese selamlar...
|
 |
yılmaz büktel
15 yıl önce - Pzr 22 Hzr 2008, 00:51
Sony33ün Van sayfasına yüklediği bu eski resimde, o yılların Vandaki en güzel şehir oteli olan(adını yanlış hatırlamıyorsam) 5 veya 7 kardeşler oteli önünde iki tane yapma kasa otobüs görülüyor. Bunlarla Van-İstanbul arasını kaç günde ve acaba nasıl katederdiniz.
|
 |
ahmetnet
15 yıl önce - Pzr 22 Hzr 2008, 07:32
Geçen gün kanal değiştirir iken rastlamıştım; 90'ların başına ait Ünlü'nün Esterabim parçasının klibinde güzel bir 302 vardı:
90'lı yılların başında hizmet veren Star Turizm'e ait bir iki broşürüm olması lazım. Bir aralar Ankara-İstanbul arası kullandığımız bir firma idi. Ana sebeplerden birisi İstanbul Kozyatağı'nda bürosunun önüne aracın gelip yolcuyu almasıydı ki Harem'e gitmekten tasarruf ediyor idik.
Daha önce yazıldığı üzere firma Irizar gibi bir İspanyol kasa üreticisi olan Obradors'un araçlarını kullanıyordu. Birkaç detay:
- Koltuklar yine bir İspanyol firması Fainsa'dan idi.
- Yanılmıyorsam sol ve sağ koltuk sıralarının aralıkları eşit değildi. Örneğin sağ taraftaki koltuklar daha genişti.
- Firma hem tek (1.5) hem de çift katlılarını getirtmiş idi. Firmanın 1.5 katlı (şoför-muavin alanı alt katta, yolcular üst katta) araçları Obradors ST375, çift katlıları ise ST400 olmalı. Nette maalesef fotoları az bulunuyor:
http://home.arcor.de/bustina/busbilder/obradors/i ...920-bj.jpg
http://www.elportaldelautobus.com/4images/data/me ...arin_1.jpg
http://www.azulasbus.com/doble_piso/autobus/608.htm
- Pencere kenarları yanılmıyorsam ahşap kaplama idi, güzel bir hava veriyordu.
- MAN motorlu diye hatırladığım aracın yollarda yavaş kaldığını anımsıyorum. Otobanda rampalarda zorlandığı belli oluyordu.
- Aracın diğer bir güzel yanı ise farlarının kapaklı olması; spor arabalar gibi kapaklar açılır ve farları ortaya çıkardı.
- Yolcu eşya rafları ise uçaklar ve Starliner1 gibi kapaklı idi.
Firma kapanınca bir kısım araçları Havaş'a bir kısmı ise sanırım Metro'ya gitti ki zaten bu konuda daha önce değinilmiş. Yine yanılmıyorsam firmanın bir seferinde terörist bir saldırı yaşanmıştı. Bagaja konan bir bombanın patladığını anımsıyorum ama firma Star mıydı nedense aklımda bir soru işareti var. Bu olay nedeni ile o yıllarda bagajları teslim alırken dedektör kullanılır olmuştu.
Obradors da artık yok. 1996'da OVI (Ómnibus Vehículos Industriales, S.A) oldu ama satın mı alındı isim mi değiştirdi bilemiyorum.
|
 |
ŞEVKET ZORCU
15 yıl önce - Pzr 22 Hzr 2008, 08:52
mrb 302 ler zamanında rahatınızı düşündük 37 ye düşürdük
mrb 302 ler zamanında rahatınızı düşündük 37 ye düşürdük
sloganıyla otobüslerin sağda ve solda bir iki koltuk sökülüp daha geniş koltuk arası elde edilerek
yolcu rahatlığı sağlanırdı hatırlayanlar vardır
|
 |
M.Ali Sade
15 yıl önce - Pzr 22 Hzr 2008, 09:26
Yılmaz üstadın yolladığı Van resmi çok güzel.Ne var ki,öndeki mavi renkli 1961 model Chevrolet diğer yapma kasanın önünü kapatmamış olsaydı daha hoş bir resim olurdu.
Her ne kadar başlığımız otobüsler olsa da otomobillerden kısaca bahsederek başlayalım isterseniz.Sağ önde görülen ve cam altlarındaki damalardan ticari taksi olduğunu anladığımız 1961 model Chevrolet 1959 yılında geçilen bu tip kasaların son örneği.Zira 1962 Chevrolet daha kübik bir yapıya sahip.Bu otomobil 6 silindirli benzinli bir motora sahip ve düz vites.Yaklaşık 4000 cm3 motora sahip bu otomobille gelin de şimdi taksicilik yapın bakalım .
Ortada görülen kırmızı variller eskiden kavşaklarda trafiği yöneten trafik polislerinin mekanlarıydı.Bu varillerin içinde sabahtan akşama kadar ayakta insanlara laf anlatmaya çalışmak da zor olsa gerek.Varilin arkasında da çok güzel bir Ford görülüyor.Bu Ford 1957 model.Muhtemelen Fairlane modeli ve V8 motorlu.Bu da Ford'un Amerika'da ürettiği 1955 ve 56 modellerden sonraki en güzel otomobili sayılabilir.
Otelin önünde de bu defa General Motors'un Alman otomobil sanayiine hızlı bir giriş yaptığı 1956 model Opel Kapitan görülüyor.Amerikan 1954 Chevrolet'in Avrupa standartlarında küçültülmüş modeli olarak da nitelendirebileceğimiz bu Opel de efsaneleşmiş klasiklerden.Broşürü olması lazım,ilgili başlığa yüklerim.
Gelelim asıl konumuza.Otel önünde duran her iki otobüsümüz de önden motorlu ,burunsuz , kamyondan bozma yapma kasalar.Solda duranın ön panjuru içerisinde sanki MAN Diesel yazısını okuyacak gibi oluyorum ama muhtemelen MAN değil.Çünkü bu başlıkta bu kasaya ait pek çok resim gördük ve yorumları yaptık.Hatta en son olarak yanlış hatırlamıyorsam Vahitsan arkadaşımız bu model kasaya sahip Dodge kamyon alt yapıılı bir otobüsün siyah beyaz bir resmini göndermişti.Orada da anlatmıştık.Ön cam stili olarak her zaman yazdığım gibi bu otobüste de Magirus stili net olarak görülüyor.Diğer bölümlerinde de mutlaka Magirus aksesuarlarına (ön tamponlar gibi) rastlayabiliriz.Ama zaten resimde net olarak görülmüyor.
Diğer otobüsümüz de aslında Magirus temelleri üzerine yapılmış.Yine bu başlıkta 1963 yılında Ünverler tarafından üretilen yuvarlak yapılı Magirus'lara ait resimler mevcut.Hatta çelikf üstadın bu otobüslerin belediye versiyonlarının Konya'da seyyar tuvalet olarak kullanıldığına dair çok net yeni resimleri de var.İşte bizim Bursa'lı ustalarımız bu otobüse bir yorum eklemişler.Ön alın kısmı aynen Magirus'ta olduğu gibi yine yuvarlak gelmiş ama yan cam üstlerindeki aydınlatma maksatlı yarım camları önde de kullanmış ve değişik bir hava vermiş.
Bu otobüslerimizle Yılmaz üstadın dediği gibi Van-İstanbul gidebilmek biraz zor gerçekten.Ancak ilk bahsettiğim otobüste kullanılan ön cam modeli 1965 ve sonrasına ait Magirus'lara aittir.Yani bu cam stili de aynı yıl karoserciler tarafından kapılıp yapma kasalara uygulanamayacağından dolayı bu otobüs en iyimser tahminle 1966 veya daha üst model olabilir.Dolayısıyla bu resmin çekilme yılını da 1967-68 olarak tahmin edebiliriz.
Ancak bu yıllarda uzun yollarda zaten Ünverler imali Magirus'lar hakimiyeti ele almış durumda.O yüzden bu otobüslerimizin Tatvan,Erciş,Bitlis veya en kötü ihtimalle Patnos-Ağrı-Erzurum gibi güzergahlarda kullanıldığını tahmin ediyorum.Çünkü Van da taşımacılığı kuvvetli bir ilimiz.Diğer vilayetlerde yolcular Magirus'lara kurulup giderlerken Van'da bu otobüslerin kullanılacağını sanmam.Mesela daha öncesinde olup olmadığından tam olarak emin değilim ama özellikle 70 ve 80 lerde Van Gölü firması yepyeni O302 leri ile yollarda adeta bir fırtınaydı.Belki Vanlı arkadaşlarımız bu konuda daha ayrıntılı bilgiler verebilirler.
Son olarak otelin adının da "Bayram Oteli" olabilme ihtimali yüksek bence.Çünkü üçüncü katındaki afişte öyle yazıyor gibime geldi.Yine aynı afişin iki kat altındaki bez afişte de "........ otobüsleri" gibi bir şeyler yazıyor ama okuyamadım.
Herkese selamlar...
|
 |
Gökhan AsGül
15 yıl önce - Pzr 22 Hzr 2008, 17:05
Başlığımız, Nostaljik Şehirlerarası Otobüsler başlığı olsada dün bitirdiğim bir kitapta 1946 yılının bahar aylarında yapılmış Ankara-Bolu ve İstanbul-Bolu yolculuklarından kesitleri (Yazarın kaleminden) burada sizlerle paylaşmak istiyorum. Umarım beğenirsiniz.
Ankara-Bolu yolculuğu:
Sabahın erken saatlerinde Ankara'dan yola çıkan Haydar Ağa'nın otobüsü bozuk yollarda yalpalayarak, sallana sallana yol almaya çalışıyordu. Haftada sadece bir gün Ankara-Bolu arasındaki ulaşımı sağlayan yegane araç olan kamyondan bozma otobüs, yoldaki çukurlara girip çıktıkça yolcular hop oturup hop kalkıyorlardı.
Otobüsün ahşap karasörünün çıkardığı gıcırtılar, fitillenmemiş camların şangırtısı, motorun gürültüsüne eklendikçe, herbiri başka bir telden çalan bozuk bir orkestradan çıkan acayip müzik gibi yolcuların kulaklarını tırmalıyordu. Otuziki kişilik otobüs tam doluydu.
Otobüs Ankara'dan ayrılalı bir hayli olmuştu. Kızılcahamam'a varmak üzereydi. Yolculardan biri yanında oturana ''buraya Kargasekmez derler, çok virajlı ve tehlikeli bir yoldur''dedi. Gerçekten bir patikadan farksız olan anayol doksan derecelik virajlarla aşağıya doğru uzanıp gidiyordu. İki arabanın zor sığdığı bu yolda karşıdan gelen bir kamyon, otobüsü sıyırırcasına geçerken herkesin yüreği ağzına gelmişti. Bereket yoğun trafik olmadığından böyle durumlarla fazla karşılaşılmıyordu.
Herkesin elleri yüreklerinde geçtikleri Kargasekmez'den sonra iki tarafı çam ağaçları ile kaplı Kızılcahamam'a varınca yürekler ferahladı. Otobüsün kanape şeklinde sıralanmış oturacak yerleri çok dar olduğundan yolcular, balık istifi gibi üstüste yığılmış şekilde hiç kıpırdamadan oturuyorlardı. Bırakın asfaltı, stabilize bile olmayan şose yolda bir kasise girmeden veya bir hendek atlamadan bir km. bile ilerlemek mümkün değildi.
Otobüs gerçekten insana azap veren Azap deresini geçtikten sonra nihayet Gerede'ye gelebilmişti. Burada benzin almak, yolcuların ihtiyaçlarının giderilmesini sağlamak ve öğle yemeği için yarım saat mola verildi. O devirlerde benzin istasyonları ve pompaları bulunmadığından, otobüste bulunan yedek bir teneke benzin depoya boşaltılınca, etrafı benzin kokusu kapladı.....
Moladan sonra otobüse dönüldü ve zorlu yolculuk yeniden başladı. Sabırsızlanan bir yolcu Bolu'ya ne zaman varılacağını sorunca otobüs şöförü Haydar Ağa gayet rahat ve kendinden emin bir halde ''Allah'tan birşey omazsa hava kararmadan varırız'' dedi.
İstanbul-Bolu yolculuğu:
Aynı sabah Arifiye'den Bolu'ya gitmek üzere Emniyet Otobüs İşletmesi'ne ait bir otobüs daha kalkmıştı. Bu otobüs Ankara otobüsüne nazaran daha konforluydu.Oturacak yerleri kanape değil koltuk şeklindeydi ve camları şangırdamıyordu. Üstelik hiç durmadan çalan bir radyosu bile vardı.
Yolculuk şartları Ankara otobüsünden farklı değildi. Dolambaçlı, daracık, bozuk yollar insanın boğazında düğümlenen toz bulutları, insanın için dışına çıkaran sarsıntılar aynıydı.
Yalnız İstanbul yolcuları diğerlerinden şanslıydı. İstanbul'dan Arifiye'ye kadar trenle, nispeten rahat bir yolculuk yapmışlardı. Düzce'de yemek molası verildikten sonra, yolculuğun en zorlu bölümü başladı. Bolu Dağı'nı tırmanmak tam bir saatlerini aldı. Otobüs bazı virajları alabilmek için manevra yapmak zorunda kalıyor, bazı dik yokuşları tırmanırken birinci viteste bile zorlanıyordu. Araçlar dar virajlarda birbirine yol vermek zorunda kalıyorlardı.....
Günümüzden tam 62 yıl önce yaşanan yol maceraları böyleşmiş...
(Kaynak: Bilgi yayınevi tarafından yayınlanan, İhsan Tombuş'un yazdığı Ankara Cinayeti adlı kitap)
|
 |
Gökhan AsGül
15 yıl önce - Cum 27 Hzr 2008, 02:07
41.İzmir Fuarı'nın açılış günü çekilmiş bir fotoğraf ve iki adet 0302 ve ortalarında görülen bir otobüs daha (Markasını çıkaramadım Avrupa/Balina kasa 302 diyeceğim ama değil heralde. Sözü üstatlara bırakmak en iyisi ).
|
 |
mterzioglu
15 yıl önce - Cum 27 Hzr 2008, 15:15
Ortadaki araç Deutz SaturnII görüşündeyim.Selamlar
|
 |
ersoyaydoğan
15 yıl önce - Pts 30 Hzr 2008, 22:45
1959 yılına ait bir fotoğraf. Balıkesir - Balya arasında çalışan otobüs...

|
 |
sayfa 121  |
ANA SAYFA -> ULAŞIM
|