1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 102  |
 |
oktayaral
15 yıl önce - Pzr 16 Mar 2008, 01:06
İnanöz'den konu açılınca ekteki fotoğrafı yükleyip yüklememekte tereddüt ettim zira yine o yıllarda boyayarak katlettiğim fotoğraflardan birisiydi ama gecmişin bu güzel firmasını anımsamak isteyenler için üzerinde oynamadan siteye koymaya karar verdim, eğer site yöneticisi silerse kızmam.
Fotoğraf 1974 yılında B.esir- Ankara seferi esnasında ve Sivrihisar'da mola esnasında çekilmiştir. Sağdaki ufaklık bendenizim, soldaki ise aracın muavini. İnanöz hergün 10.30'da BEsir'den kalkar ve aynı araç akşam 20.30'da da Ankara'dan dönerdi. Yaz döneminde bu seferler Ayvalık kalkış ve varışlı olarak uzatılırdı. İnanöz bu hatta hep K.Koç ile tatlı bir rekabet içindeydi. 70li yıllarda Yılmaz da bu hatta girmiş, bir müddet te Dikici bu hatta çalışmıştı. Firma 60lı yıllarda Ank-İst seferi de dahil olmak üzere üç büyük şehir arasında ve körfez hattında çalışıyordu. O yıllarda B.esir'in İst-Ank çıkışında oturuyorduk. Bütün firmalarla birlikte İnanöz'ün de renk renk magirusları evimizin önünden geçerdi. Firma 70li yıllarda Tavşanlı-İstanbul hattını da açtı. Ne hikmetse bu hattın en karlı hatlarından biri olduğunu bizzat şöferlerinden duymuştum zaten daha sonraları Tavşanlı-İzmir hattını da açtılar ve Eskişehir'in ES turizm firmasıyla rekabete girdiler. Eğer hafızam yanıltmıyorsa İzmir'den Ç.Kale yoluyla İstanbul seferlerini de ilk başlatan yine İnanöz'dü.
İnanöz hiç bir zaman çok büyük bir firma olmadı ve hep kısıtlı bir araç sayısında kalmayı tercih etti ama kalitesini hiç düşürmedi zira araçlarının çoğu ya firmaya ya da B.esirlilere aitti.
İstanbul Laleli'de, İzmir'de Basmane meydanında Fuar kapısına yakın köşede (şimdilerde H.Koç terminalidir) ve Ankara'da da Ziya Gökalp Caddesinde (önceleri Jet turizle sonraları Side ile ortak)terminalleri vardı.
Firmanın kurucusu yanlış hatırlamıyorsam Hilmi İnanöz'dü ve ondan da Veli İnanöz devralmıştı. Veli bey son derece titiz bir adamdı ve araçlarını bizzat denetlerdi. Ölümünden sonra firma Sabri İnanöz adıyla bir müddet can cekişti ve sonra da kapandı. Aile B.esir'in saygın ailelerinden olup halihazırda eczane ve otel işletmektedir.
|
 |
tonton_48
15 yıl önce - Pts 17 Mar 2008, 12:57
yılmaz büktel ve oktay aral abime teşekkürlerimi sunarım inanöz firmasını şuanda beraber çalıştığımız ve o dönemin yani inan öz firmasının eski kaptanlarından olan MEHMET EMİN abimden dinlerdim ve hep merak ederdim tekrar tekrar teşekkürler iyi çalışmalar
|
 |
Orhan KAYAR
15 yıl önce - Pts 17 Mar 2008, 19:58
Merhaba
Merhaba bende otobüs işletmeciliği yapmış vede her kademesinde bulunmuş bir kişi olarak sayfanızı hem eski otobüsler hemde yeni otobüsler olarak inceledim beğendim bende kendimce bilgim dahilinde vede sıraya koymakla meşgul olduğum arşivim ile birlikte burada sizlerle olmaktan zevk alacağım.Teşekkür ederim ileriki günlerde görüşmek üzere ....
|
 |
FıratKaradağ
15 yıl önce - Çrş 19 Mar 2008, 13:51
BMC'nin Breda Menarini'yi üretme düşüncesi ve bundan vazgeçmesi belkide tamda o yıllarda patlayan çift katlı ve 1,5 katlı heybetli araçlar dönemine rastlıyor. Oysa bu furya olmasaydı O 304, Prenses ve Breda arasında güzel bir rekabet gelişir BMC'de şehirlerarası araç üretiminde bugün farklı yerde olurdu.
Peki o yıllara ait pazar payları hakkında bilgisi olan varmı, Mercedes-Benz 1991 ile 1995 yılları arasında kaç adet O 304 satışı gerçekleştirdi keza Temsa kaç adet Prenses ve tabi Bursa firmaları'nın toplam payı neydi piyasada. Kesin bilgilere ulaşamasakda o yılları iyi bilen duayenler bi tahmin yürütebilir.
Daha önce paylaştığım ve 1995 senesinde fotoğrafladığım Çağlar Turizm'e ait Breda Menarini. Hemen yanında ise büyük ihtimal Tezeller'in ürettiği Setra kasalı çift katlı var, Pamukkale kuşaklı Kamil Koç yazılı. O yıllarda bu kadar bilinmezliğin ve karmaşanın içinde firmalar kurumsal kimlik meselesini düşünemez olmuş diyebilirmiyiz bilemiyorum. Bu araç bu kuşakla Kamil Koç'ta çalışırmı ya, el insaf
|
 |
Fatih EROL
15 yıl önce - Çrş 19 Mar 2008, 15:15
Breda tasarım olarak keskin italyan çizgileri taşıyan bir otobüstü...O yıl ve sonraki 1-2 yılda üretilen 404 ve Man S 2000 ile olan iç ve dış tasarım benzerliği ise enteresandır...Çoğunluğu Caterpıllar motorunu çıkarıp 422 ya da 381 Man ve 422 OM Mercedes motoru takmışlardı...4-5 tanesi uzunca bir süre rehinli olarak esenler garajında yatmıştı...Kaderleri epey kötü olan Bredalar'dan halen çalışan orjinal biri Antalya da personel servisi çekmektedir...404 ün bile
tutunamadığı o dönemki piyasa şartlarında tutulması ve yaygınlaşması mucize olurdu...
| Alıntı: |
Daha önce paylaştığım ve 1995 senesinde fotoğrafladığım Çağlar Turizm'e ait Breda Menarini. Hemen yanında ise büyük ihtimal Tezeller'in ürettiği Setra kasalı çift katlı var, Pamukkale kuşaklı Kamil Koç yazılı. O yıllarda bu kadar bilinmezliğin ve karmaşanın içinde firmalar kurumsal kimlik meselesini düşünemez olmuş diyebilirmiyiz bilemiyorum. Bu araç bu kuşakla Kamil Koç'ta çalışırmı ya, el insaf
|
Yandaki orjinal bir Setradır ...Şirket boyalarının kurumsal kimliğine gelince; şirketler kendi özmalları olan ve kendi boyalarını taşıyan araçları sattıktan sonra alan kişinin bu boyayı değiştirmesi kendi insiyatifinde...Mesela kurumsallığı tartışma götürmez Varan ve Ulusoy un sattığı ama hala onların boyasını taşıyarak çalışan araçlar mevcuttur...Ancak zamane boyaları tamamen şirket logosunu ön plana çıkarttığından artık aldığın otobüsün boyasını değiştirmeden çalışmak oldukça zor...
|
 |
yukselaydin
15 yıl önce - Çrş 19 Mar 2008, 16:05
Bir dönemde Otoyol, Iveco Euroclass adıyla otobüsler ithal etmişti.97-98 yıllarıydı yanılmıyorsam. Gülsuyundaki Otoyolun parkında görmüştüm bir kaç tane satış bekleyen. Bu otobüslerden alıp kullanan oldumu acaba merak ediyorum.
Foto alıntıdır.
|
 |
Fatih EROL
15 yıl önce - Çrş 19 Mar 2008, 20:08
Yıllardır yollardayım, bu tip bir otobüse hiç rastlamadım, varsa da sayısı herhalde bir elin parmaklarını geçmez...
| Alıntı: |
Bir dönemde Otoyol, Iveco Euroclass adıyla otobüsler ithal etmişti.97-98 yıllarıydı yanılmıyorsam. Gülsuyundaki Otoyolun parkında görmüştüm bir kaç tane satış bekleyen. Bu otobüslerden alıp kullanan oldumu acaba merak ediyorum.
|
|
 |
Aktoprak
15 yıl önce - Prş 20 Mar 2008, 02:19
Mercedesin modeli hakkında bilgi verilirse sevinirim.
|
 |
yılmaz büktel
15 yıl önce - Prş 20 Mar 2008, 03:53
Çok emin değilim ama bu mersedes ve aşağıdaki yakın benzeri yapma kasa olmalı gibime geliyor. M.ali sade bize doğrusunu anlatır.
benim karelerim eski bir türk filminden. İzmir fuarında mankenleri taşıyan bir otobüsü gösteriyor
|
 |
M.Ali Sade
15 yıl önce - Prş 20 Mar 2008, 09:09
Arkadan motorlu O321 Mercedes'in otobüs piyasasına girişi bu günkü yüksek teknoloji ürünü otobüslerin de başlangıcını oluşturur.Hele ki dik camlı olarak nitelendirebileceğimiz modelin gelişi taklit temeli üzerine kurulu kamyondan bozma otobüs piyasasında kısmi bir hareketliliğe yol açmış ve hatta daha önceden imal edilmiş olup da başka görünümlü otobüsler bile Mercedes'in bu efsanevi otobüsüne benzetilerek yeniden toplanmıştır.
Resimlerdeki otobüslerde de aynı durum görülüyor.Yılmaz üstadın yolladığı dik camlı benzeri kasa da ,Aktoprak'ın yolladığı düz kasa da aslında genel görünüm itibarı ile başarılı.
Aktoprak'ın O321 benzeri olarak değerlendirebileceğimiz otobüsünde ön kapının ortadan oluşu,ön panjur üzerinde ilave havalandırma girişlerinin bulunması,ön ve arka tekerleklerin kasadaki duruşları sebebiyle ilk bakışta ön tarafta O321 kaporta ve cam malzemelerinin kullanılması dolayısıyla benzerlik yakalanmış olsa da, genel çizgileri dolayısıyla "benim altımda kamyon şasesi var,ben önden motorluyum" diye bağıran bir otobüsün ipuçlarını fazlasıyla veriyor.
Yılmaz üstadın resimlerindeki ustamız biraz daha yeni bir model üstünde çalışmış.Resimlerin genel durumu sebebiyle ön tarafta ilave radyatör havalandırma ızgarası göremiyoruz,olmayabilir de ama ön kapının ortadan açılması,arka kapıdan inen bayanın şasenin arka tarafının kamyonda durduğu gibi daha yüksek olması sebebiyle tramplenden çivileme atlayan yüzücüler gibi bir tutum içerisinde bulunması,otobüsün genel çizgilerinin Aktoprak'ın otobüsünde olduğu gibi falsolu durması orijinal olmayışının belirtileri.
Yalnız bu otobüsü boyayan usta çok güzel bir işçiliğe imza atmış.Yan ve ön desenlemesi gerçekten başarılı.O yıllarda şimdiki gibi kağıt bantların,bilgisayar şablonlarının yaygın olmadığını düşünürsek bu desenleri bu derece düzgün,biribirine paralel çıkarabilmenin güçlüğünü anlayabiliriz.Bu da çok iyi el işçiliği olan ustaların varlığını gösteriyor.
Zaten zaman zaman bu sayfalarda eski otobüsler hakkında yazarken bunları bazen karalıyor olsak da yapılışlarını göz önüne getirdiğimizde aslında hepsinin birer el becerisi şaheseri olduğunu söyleyebiliriz.Bir parça sacın bile elde çekiçle saatlerce döve döve yuvarlatılarak bu otobüslerin yuvarlak gelen kısımlarına uydurulduğunu düşünürsek üzerlerindeki işçiliğin kıymetini daha iyi anlarız.
Halbuki şimdi herşey kolay.Orijinal panellerin pek çok yerleri fiber-glas olması sebebiyle onarımları da montajları da kolay.Yenisi de var.O zaman at eskisini-koy yenisini yapabilmek çok fazla bir beceriye de ihtiyaç göstermediğinden yukarıdaki otobüsü boyayan,kaporta parçalarını tek tek elde çekiçleyen,bombeleri teker teker ısıtıp alabilen çok kabiliyetli ustalara da ihtiyaç yok artık.
Çünkü yeni dünya düzeni böyle.Dolmayan çakmaklar gibi cafcaflı otomobiller, kamyonlar, otobüsler; fazla müdahelede bulunmayacak ve en pahalı işlere yönlenecek şekilde tembihlenmiş aslında işten de fazla anlamayan şık giyimli servis ustaları,pahalıya alınıp çok çok ucuza satılan otobüs , kamyon gibi ekmek tekneleri, şoförlükten fazla işin hava kısmına meraklı,yolda araba en ufak bir arıza yapsa servis çağırmaya kalkan ucuza çalışan kaptanlar, gereksiz fahiş fiyatlı kasko sigortaları,en küçük şeylerden menfaat sağlama çabaları ,bir araba sahibi olayım derdinde olan bireyselcileri tamamen yok edebilme planları ulaşım sektörünün genel durumunun da bu yeni dünya düzenine ayak uydurmuş taraflarını oluşturuyor.
Herkese selamlar...
|
 |
sayfa 102  |
ANA SAYFA -> ULAŞIM
|