1 milyon Türkiye fotoğrafı
|
 |
Tuna Yersu
17 yıl önce - Prş 17 Ağu 2006, 14:43
Denizler can çekişiyor, Gökova ölüyor
Gerçekten çok yazık oluyor, bakım Gökova bile ne kadar kirliymiş..Bu konuda ne yapabiliriz bilemiyorum???
Denizler can çekişiyor, Gökova ölüyor
Yaşar ANTER/BODRUM (Muğla), (DHA)
İstanbul Üniversitesi tarafından Ege Denizi ve Akdeniz’de başlatılan bilimsel araştırmalar, denizlerin büyük bir bölümünün karadan ve denizden kaynaklanan geniş bir kirlilikle karşı karşıya olduğunu ortaya koydu.
Araştırma gemisinde kurulan laboratuarda yapılan bilimsel araştırmaların tamamlanan ilk bölümünde ortaya çıkan bulgular, bilim adamlarını şaşırttı.
İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bayram Öztürk başkanlığında 12 bilim adamının bulunduğu heyet, 10 Ağustos'ta deniz kirliliği, kirliliğe neden olan etkenler ve denizlerimizin geleceğine ilişkin bilimsel çalışma başlattı.
Çanakkale’den başlatılan ve bugüne kadar Güllük ve Gökova körfezleri başta olmak üzere 19 ayrı noktada yapılan çalışmalarda denizlerimizde meydana gelen kirliliğin nedenleri, boyutları, canlılar üzerindeki etkileri araştırıldı.
Üç yanı denizlerle çevrili ülkemizin karasularında ilk kez bu kadar detaylı bilimsel araştırma yapıldığını belirten Prof. Dr. Öztürk, denizlerdeki bilimsel araştırmalara, marinalarda bağlı olan bir yatın değeri kadar bütçe ayrılmadığını dile getirdi.
YÜZEY VE DİP KİRLİLİĞİ
Denizlerdeki yüzeysel kirlilik ve dip kirliliğinin inanılmaz boyutlarda olduğunu belirten Prof. Dr. Bayram Öztürk, bir ay sürecek çalışmaların ardından bilimsel raporları ve laboratuar sonuçlarını ilgili bakanlıklara sunarak, acil önlem alınmasını isteyeceklerini söyledi.
İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi'na bağlı ‘Yunus’ adlı araştırma gemisiyle yaklaşık 2 bin 500 mil yol katedilerek yapılan araştırmaların Bodrum- Orak Adası- Çökertme- Ören, Karacasöğüt ve Sedir Adası'nı kapsayan Gökova bölümünde fliplankton ve koliform için su ve zooplankton örnekleri alındı.
Bölgenin dip yapısı ve canlıların yaşamlarını sürdürebilirlik oranları incelendi, ağır metal analizi için çamur örnekleri alındı, kıyılardaki balık çiftlikleri ile kafeslerin oluşturduğu dip ve konutların oluşturduğu kıyı tahribatı incelendi.
DİP ÇAMURLARI PİS KOKUYOR
Bilim adamları, gemide oluşturulup, teknolojik cihazlarla donatılan laboratuarda kimyasal ve biyolojik analizleri yapmaya ve sonuçlarını almaya başladı.
Gelecekte alınacak önlemlerin saptanacağı bilimsel araştırma ve incelemelerin ilk bölümünde ortaya çıkan sonuçlar, denizlerimizdeki kirliliğin ne derece büyük olduğunu gözler önüne serdi. En temiz bölgelerden biri olarak bilinen Gökova Körfezi'nde 50 metre derinlikten alınan dip çamuru numunesinin gemiye çıkarılması ile ortaya yayılan pis koku ve çamurun görüntüsü bilim adamlarını ve araştırmacıları şaşkına çevirdi.
TERÖRİST YOSUN SAHNEDE
Çamurun gerek pis kokusu gerekse niteliği açısından İzmir Körfezi'ni aratmadığını belirten İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Deniz Bilimleri Ana Bilim Dalı öğretim görevlisi Yrd. Doç. Dr. Bülent Topaloğlu, “En temiz yerlerden biri olarak bildiğimiz Gökova Körfezi'nin ortasından aldığımız numune dip materyalinin artık balçığa dönüştüğü gibi tek bir deniz kabuklusu ve mikroorganizma yaşama şansı bulamamış ve ölmüş” dedi.
Yrd. Doç. Dr. Topaloğlu, “Bununla birlikte Kızıldeniz’den giren terörist yosun dediğimiz ‘Caulerpa Racemosa’ da buralara kadar gelmiş ve hızla yayılmaya başlamış. Yaptığımız dip araştırmalarında aşırı kirlenmeler nedeniyle oksijen miktarının zeminde yaşamlarını sürdüren canlılar açısından neredeyse yok denilecek kadar azaldığı ortaya çıkması deniz kirliliğine yönelik tehdidin boyutlarını ortaya koydu” diye ekledi.
BALIK ÇİFTLİKLERİNİN OLUMSUZ ROLÜ
Son 30 yılda Ege ve Akdeniz kıyılarında aşırı yapılaşma görüldüğünü, buna karşılık arıtma tesisleri ve altyapıların tamamlanmadığını anlatan İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bayram Öztürk, bir de gerekli fizibilite ve bilimsel araştırmalar yapılmadan gelişi güzel, kıyaların on metre yakınına kadar dahi kurulan balık çiftliklerinin denizlerimizde kirliliğin boyutlarını felakete varan seviyeye taşıdığını söyledi.
YAZLIKLAR VE SİNTİNE
Prof. Dr. Öztürk, gözledikleri ve saptadıkları kirlilikle ilgili şu bilgileri verdi:
“Ege ve Akdeniz kıyılarında ikinci konut, belde, kent, tatil sitesi ve turistik tesislerin yüzde 90'ının arıtması denize gidiyor. Yaz aylarında Gökova’da dolaşan beş bine yakın teknenin sintinelerini boşaltabileceği bir veya iki boşaltım noktası var, bunların büyük bir bölümü sintinelerini denize boşaltıyor. Sığ sulara ve kıyılara kurulan balık çiftlikleri ve ağların zeminde yarattığı tahribat ile kıyılarımıza çok yakın geçen uluslararası nakliye gemilerinin akaryakıtları petrol kirliliği yaratıyor.”
Üniversite olarak İstanbul’dan İskenderun’a kadar olan 150 istasyonda Marmara, Ege ve Akdeniz’de deniz suyu kalitesi konusunda çok yönlü, tamamen laboratuar sonuçlarına dayalı bilimsel araştırmanın boyutlarını ve felaketin büyüklüğünü ilk 19 istasyonda gördüklerini anlatan Prof. Dr. Bayram Öztürk, “Denizden para kazanalım diyoruz, ama onu koruma yoluna gitmiyoruz. Yerel ve merkezi idareler koruma yerine kollama projeleri geliştirdikçe işte denizlerimiz bu hale geliyor, kirliliğin boyutları inanılmaz seviyelere ulaşıyor” diye konuştu.
“Türkiye'nin gerçek bir deniz ülkesi olabilmesi için sadece ticari bahriyelerinin, sadece deniz kuvvetlerinin faaliyette olması yetmez. Bilimsel araştırma çalışmalarının büyük bir hızla çoğaltılması gerekir” diyen Prof. Dr. Öztürk, şunları ekledi:
“Türkiye'nin dünya denizlerinde araştırma bakımından bayrak göstermesi gerekir. Akdeniz ve Hint Okyanusu'ndaki küresel ısınma ne olacak, bunun Türkiye denizlerine ve turizme etkisi ne olacak biraz bunları düşünmek gerekir. Ne yazık ki biz içe dönük çalışıyoruz ve denizlerimizi kirletiyoruz, kirletenlere engel olmadığımız gibi, ‘yetmedi, gelin, yatırım yapın, daha da kirletin' diye davetiye çıkartıyor, engellemeye çalışanları ise ayıplıyoruz. 20 yıl önce Gökova Körfezi masmaviydi. Oysa ki bakıyoruz karasal kökenli kirlenme başta Bodrum ve yarımadası olmak üzere sahillerimizin büyük bir bölümünde etkili olmuş, kirlenme denizlerde ki denetimsizlik ile birleşince felakete varan boyutlara ulaşmış. Bana kalırsa artık sahillerin alt yapı ve kanalizasyon sorunları çözülmeden tek bir bina yapılmamalı, balık çiftliklerinde ise iyi ve yeterli bilimsel araştırmalar yapılarak yeni bir yapılanmaya gidilmeli.”
|
 |
Akınyakup
17 yıl önce - Prş 17 Ağu 2006, 21:13
Ölen bir gökova değilki,Marmara denizi pislikten ve atıktan geçilmiyor,Karadenizde ne kadar kimyasal atık olduğu bile bilinmiyor özellikle Tuna nehrinin atıkları.
Ülkeler sanayilerini ve teknolojilerini geliştirirken Doğayı ve doğanın dengesinide bozuyorlar.Sıhhatli bir nefesmi almalı yoksa cebipleri paramı doldurmalı.
|
 |
Tolgaryus
17 yıl önce - Çrş 23 Ağu 2006, 18:39
Malesef Gökova da alevlere teslim oldu.Denizi kirlenen,ormanları yanan bir doğal cennet! Birde geçmiş dönem yöneticilerinin hediyesi termik santral.
Biz bu değerlerimizi nasıl yokediyoruz böyle?
|
 |
adnan k.
17 yıl önce - Çrş 23 Ağu 2006, 18:45
son yangınlardan sonra artık o meşhur güzelim yerlerin adı sanki KÜLOVA olacak gibi..
|
 |
mehmethan
17 yıl önce - Çrş 23 Ağu 2006, 19:29
Evet ya olamaz böyle bişi güzelim Gökova öldü bitti,Hatırlıyorumda(tabii ben en fazla 5-6 sene öncesini hatırlayabiliyorum)tertemizdi,cennet gibiydi...Aslında hala öylede ama eski temiz güzelliği kalmadı...
Sadece Gökova değil bütün denizlerimiz[Akdeniz,Ege,Marmara(Özellikle)ve Karadeniz]git gide pisleniyor,tam bir çöplük haline geliyor...Ama bunları tek suçlusu var onlarda insanlar,Deniz kıyısına bir koya gidiolar ızgarasına kadar herşeyi yapıyolar,sonra bütün çöplerini kumsala atıp pisletip gidiyolar...
Geçen sene Yurt dışında Türk misafirlerimiz gelmişti,insanlar memleketlerine senede bir kere o da yazları tatile geliyolar,en fazla 1 Ay kalıp gidiyolar.Aslında her sene Ege ye yada Akdenize giderlerdi ama geçen sene bize geldiler ve Karabiganın Şahmelek koyunda 10-15 gün kaldık insanlar bir "çöp tolama kampanyası" başlattılar.
O koyun tamamını biz dahil bütün Şahmelek halkı 1 hafta fln uğraşarak tertemiz yaptık. Koyda 1 tane çöp kalmadı ama bu sene hiç gitmediğim için bilmiyorum ne hale geldi,(kesin kirlenmiştir ama)umarım o kadar kirlenmemiştir...
Çok utanmıştım misafirlerimize karşı...Biz kendi memleketimizi temiz tutmayı bilmiyoruz...Onlar Fransada kaldıkları halde kendi memleketlerini düşünüyorlar ama biz temizlemeyi bırakın,daha bide kirletiyoruz...Sahillerimizi Çöplük haline getiriyoruz...
|
 |
_serhat
16 yıl önce - Cum 29 Arl 2006, 15:04
Arkadaşlar Ağustos ayında açılmış olan bu başlığı günümüze taşımamın sebebi,geçtiğimiz hafta yine benzer bir haberin ana haber bültenlerde yer alması. Haberin içeriği ,balık çiftliklerinden kaynaklanan çevre kirliliği ve köpek balıklarının özellikle gökova körfezini istila etmesi ile ilgili idi
Benim bildiğim en az son beş senedir bilim adamları ve çevreci gruplar bu konuda avaz,avaz bağırıyorlar ama nafile,her şey eski hamam eski tas.
Ege kıyılarımızın muhtelif yerlerinde sayıları yüzlerle ifade edilen balık çiftliklerini hepimiz görmekteyiz.Bunların denizlerimizi ne kadar çok pislettiğini bile,bile niçin hala bir önlem alınmıyor, anlamak mümkün değil.Aynı çiftlikler Yunanistan ve Italya da kanun çerçevesine alınıp,kıyıdan en az 15-20 mil açığa taşınırken,ülkemizdeki bu kıyı istilasının niye önüne geçilmiyor?
Verimli topraklarımızın üzerine getirip sanayii bölgelerini kurduk ,hem tarımı baltaladık hem de çevreye inanılmaz tahribatlar verdik,şimdi de darbe sırası denizlerimize dolayısı ile turizme mi geldi acaba?
Daha geçtiğimiz yıl pendik sırtlarından çıkartılan ölüm varilleri ekranların ana haber bültenlerine canlı yayınlar ile bağlanılıp halka sunulurken,sonrasında gelen suskunluğun nedenini çok merak ediyorum.O olayda kimler ne şekilde cezaya çarptırıldı bunu da bilmiyorum.
Ankara da oturan değil,çalışan bir çevre bakanlığı görmek dileği ile SEVGILER
|
 |
|
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|