Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1
Kamil Büke
13 yıl önce - Pzr 13 Ağu 2006, 20:25
Otobüs yolculuğunu daha güvenli hale getirmek için düşünceler ve öneriler


Otobüs Yolculuğunu daha güvenli hale getirmek için düşünceler ve öneriler diye bir başlık açmaya son kazadan sonra karar verdim.

http://www.milliyet.com.tr/2006/08/12/yasam/axyas02.html

Otobüs yolculuğu yapan bizler ya da en yakınlarımız yok mu? Otobüs yolculuğu, hele gece yolculuğu Türkiye coğrafyasının kaçılmaz gerçeği.

Son kaza ise tek şeritli yolda sıradan bir şirketin kazası değil!!!  Hepimizin "Tüm Türkiye otoyol ağı ile donansında kazalardan kurtulalım , güvenli seyahat edelim" demiyor muyuz?

Alın işte Otoyol'da Türkiye'nin en iyi şirketlerden birisinin otobüsü ölümlü kaza yaptı. Kazaların büyük bir yüzdesi zaten insan unsuru taşımıyor mu?

Bu durumda direksiyonu kullanana odaklanmamız çok doğal. İki hafta önce bende Bodrum - Bursa arasında gece otobüs ile gittim ve geldim. Şoför Arkadaşlarımız çok zor bir görevi üstleniyorlar. Robot oluyorlar.

İnanmayacaksınız , 21.00'de Bodrum'dan Bursa'ya kalkan araç Milas'ta Yatağan yönüne gidiyordu. Bizler uyardık , 2 km sonra otobüs geri Söke yoluna döndü ! Meğer Kaptan sürekli Bodrum - Antalya çalışıyormuş , bu neden ile dalmış!
Yine aynı araç bu sefer ikinci kaptanı gece 3'te Balıkesir garajından çıktı , Ayvalık yönüne döndü. Personelin uyarısı ile otobüs Bursa yönüne döndürüldü. Tam Aziz Nesinlik değil mi?

Gelelim önerilerimize ; duyuyoruz , direkiyondaki kişi göz kapakları kapanınca uyaran sistemler geliştirmişler. Galiba önce otomobillerde deneyecekler.
Benim düşüncem aslında çok basit. Otobüs'te kaptan yanında devamlı onun ile konuşan ikinci bir co-pilot diyebileceğimiz kişi olmalı. Bu kişi yol - otobüs ve kaptan arasında sürekli kontrol ve diyalog ile kaptanı uyanık tutmalı. Otobüsteki iki şöförün uyku düzenini takip etmeli. İsterseniz  buna ingilizce bir isimde bulalım "Coach Manager" !!!

Düşünce ve önerilerinizi bekliyorum. Kaybettiklerimiz hep sevdiklerimiz değil mi?


M.Uğur.K
13 yıl önce - Pzr 13 Ağu 2006, 21:01

Alıntı:
Otobüs'te kaptan yanında devamlı onun ile konuşan ikinci bir co-pilot diyebileceğimiz kişi olmalı.


Sonuçta co-pilot'ta insan. Aslında şöförlerin hata yapma oranını düşüren bir teknoloji var. Aşağıda ki linkte bunu bulabilirsiniz.

http://www.otomobilgazetesi.com/haberoku.asp?id=1873


cinümit
13 yıl önce - Pzr 13 Ağu 2006, 21:43

sınırsız nikotin ve kafein.



34BuRaK41
13 yıl önce - Pzr 13 Ağu 2006, 21:59

Alıntı:
sınırsız nikotin ve kafein


Kafeini bazı otobüscüler genelde içkinin vermiş olduğu sarhoşluktan kurtulmak için kullanılır.Genelde yolcuların söföre kahve taşıyor diye baktığımız muavinler aslında o sırada söföre alkollü içecek taşınıyordur(tabi bu bazi kontrolü düşük firmalarda olur)..Tabi herzaman kafein içki için kullanılmaz uyku içinde kullanıldığı olmuştur ayrıca copilot olayına katılıyorum.. olması şart


*selim*

13 yıl önce - Pzr 13 Ağu 2006, 22:02

Sigara'ya karşıyım yolculukta.
Yolculuğun güvenliliği için şu anki koşullarda insan unsuru açık ara önde sanırım.
Yani kesinlikle otobüs şöförlerinin uykusuz yola çıkması engellenmeli. Mesela belirli seferlerde kesinlikle aynı şoför olmamalı. Yani uyku durumuna göre sonradan şekillendirilebilmeli.
Bütün şehirlerarası yollar otoban düzeyine gelinceye kadar insan unsuru önemini kaybetmeyecek sanırım.
Bu yolculuk güvenliğinde bütün yolcuların emniyet kemerini takması da büyük gereklilik olmasına rağmen hala birçok otobüs markasında tüm koltuklarda emniyet kemeri isteğe bağlı sunuluyor.
Şahsen her yolculuğumda emniyet kemerini taktığım için bunun bütün koltuklarda bulunması zorunluluğu getirilmesi taraftarıyım...
Güvenli seyahatler dileğiyle...

Selim ERGÜL



Belkıs
13 yıl önce - Pzr 13 Ağu 2006, 22:12

Alıntı:
Genelde yolcuların söföre kahve taşıyor diye baktığımız muavinler aslında o sırada söföre alkollü içecek taşınıyordur(tabi bu bazi kontrolü düşük firmalarda olur)

Bu konuda ciddi misiniz?
Yoksa bunlar başkalarından duyduğunuz söylentiler mi?
Ben böyle birşeyi ilk defa duyuyorum


mehmet sümer
13 yıl önce - Pzr 13 Ağu 2006, 22:24

yıllar önce bir eskişehir firmasının şöförünün esrar içtiği habari ve jandarmanın otobüse operasyon yaptığı haberini gazetelerden okumuştum.



Okan Türkeş
13 yıl önce - Pzr 13 Ağu 2006, 23:08

Her iki şehrin arasındaki yolculuk süreleri bütün firmalar için standart olmalı. Firmalar kendi aralarında ellerindeki yolcuyu en erken nasıl ulaştırırız diye rekabete giriyorlar çoğu zaman. Bu da firmaları hızlı ulaştırmaya, dolayısıyla da kazalara sebebiyet vermesine imkan sağlıyor.

Örneğin, İstanbul - Samsun arası en ideal 11.5 saattir. Bazı firmalar bu yolu 11 saatte, hatta 10 saatte almak için daha hızlı, daha kontrolsüz seyahat ediyorlar. Bazıları molaları en kısa nasıl tutabilirim diye planlar içerisindeler. Bu da güvenliği azaltıyor.

Otobüs firmalarının bağlı olduğu dernek türü gibi bir topluluk mevcut mu bilmiyorum ama eğer her firma aynı çatı altında sadece yolculuk sürelerini standart bir hale getirmek şartıyla toplanabilirse büyük ölçüde daha güvenli bir yolculuk sağlanacaktır.


En son Okan Türkeş tarafından Pzr 13 Ağu 2006, 23:11 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


M.Ali Sade
13 yıl önce - Pts 14 Ağu 2006, 06:41

Şoförlük başlı başına tecrübeye dayanan bir meslektir.Bazı şeyleri tecrübe olmaksızın,yani yaşamadan öğrenebilmek olamaz. Eskiden otobüs şoförü olabilmek için ağır vasıta ehliyetine beş yıl tecrübe gerekirdi.

En baştaki mesajda yazılan ''Türkiye'nin en iyi şirketlerinden birinin bile'' ifadesine ben kesinlikle katılmıyorum.En iyi şirketlerden biri de olsa otobüsü insan kullanmıyor mu?Neticede insanoğlunun mutlaka hata yapacağı durumlar ortaya çıkacaktır.Bu hataları en az zayiatla nasıl atlatabileceği de işte tecrübesiyle doğru orantılıdır. En iyi şirket şoförünü seçerken nelere dikkat edeceğini mutlaka sıradan bir firma ya da şahısa göre çok daha sistematik ve fonksiyonel hale getirmiştir.Ama neticesinde ana fikir bu arabayı kaza yapmadan,arabaya,yolculara ve kendisine zarar vermeden bir yerden bir yere götürmesidir.Bunun yan faktörleri de şoförün terbiye ve nezaketi ile entellektüel bir takım özelliklerinin bulunmasıdır.Bu tartışmayı da bir tarafa bırakalım.

Gece araba kullananlar bilirler,uyku saat 01:00 den sonra yavaş yavaş gelir ve güneşin doğmasına yakın yani tam sabah ezanı sıralarında iyice bastırır ve güneşin ilk ışıklarının alınmasıyla azami seviyesine çıkar.Bu uykuyu geciktirmek için iki yol vardır.Birincisi bir gün öncesi çok iyi dinlenmiş olmak.Bu şekilde saat 01:00 den sonra bastıran uykuyu biraz daha öteleyebilirsiniz.İkinci yol ise uyku kaçırıcı ,uyarıcı maddeler kullanmak.Bu madde kafeindir.Ağırlıklı olarak kahvede ve bir takım nezle grip ilaçlarında bulunur.Çaydaki tein maddesi de uyarıcı olarak kısmen etkendir.Otobüslerde Gripin adlı ilacın neden çok bulundurulduğuna dikkat ettiyseniz işte size sebebi.

Bu yazdıklarımız gece boyunca tek şoför gidecekse geçerli.Oysa ki otobüslerde böyle birşey söz konusu değil.Mutlaka ve kanunen en az iki hatta pek çok uzun yol arabalarında üç şoför var.Ve yedek şoförün arabada dinlenebilme şansı var.

İşte burada en başa dönüyoruz ve yine insan faktörü ön plana çıkıyor.Dedik ya en iyi firmada bile neticesinde arabayı kullanan insandır.Direksiyona geçmeden uykumu almışım,gayet güzel dinlenmişim fakat kendimi tutamayıp yemeği biraz fazla kaçırmışım.Bir uyku faktörü daha.İstanbul'dan çıktım,İzmit civarında üzerime uyku hali geldi.Ne yapmalıyım?Kahve?Çay?Sigara?Sakız(Bazen uykuyu dağıtır)?Gripin?Başka ilaçlar?Hayır hiçbiri değil.Yukarıda arkadaşımız yazmış.Co-Pilot diye.Buna öyle İngilizce isimler vermenin bir anlamı yok.Bizim muavinlerimiz (host ya da hostes değil) yıllardır zaten co-pilot.İşi olmayınca gelir mutlaka birşeyler görüp öğrenmek adına şoförün yanına  oturur.Hatta bu ikisinin muhabbetinden rahatsız olan yolcu bile olur.Burada yapılacak şey,benim tabirimle muavin sizin tabirinizle co-pilota diğer şoförü çağırmasını söylemek.Ve gidip istirahate çekilmek.Ben uyumam düşüncesiyle kimsenin hayatını tehlikeye atmanın anlamı yok.

Bir arkadaşımız da yolları söylemiş.Hepsi otoban olmadıktan sonra kazalar bitmez demiş.Otoban olmayan yolda daha fazla dikkat sarfedileceği için uyumak çok zordur.Bir taraftan koca otobüsü yola sığdırmaya çalışacaksın,bir taraftan önündeki kamyonu sollamaya uğraşacaksın,bir taraftan içerideki yolcuyla uğraşacaksın,mümkün değil uyku aklının ucundan geçmez.Kaldı ki başlığın açılmasına neden olan kaza Bursa Çevre Yolu'nda otobanda meydana gelmiştir.

Özet olarak açıklarsak ,her şeyin başı insan.Her şey insan oğlunun kendisinde bitiyor.Kimsenin başka birine ait hayatı tehlikeye atma yetkisi de yok.Yola çıkacak şoför uyku getirecek şeylerden ,özellikle de alkolden uzak duracak.Yola çıkmadan mutlaka normal ev ya da otel ortamında iyice dinlenecek.Kendisinde uyku alametleri gördüğünde de direksiyonu terk edecek.Bu konuda ısrarcı olmayacak.Diğer otobüs personeli de özellikle muavin şoföre destek olacak,gelip yanında uyumayacak.Yani mevcut sistem içerisinde çözüm aramakta fayda var.

Herkese selamlar ve kazasız,belasız günler...


Kamil Büke
13 yıl önce - Pts 14 Ağu 2006, 06:55

Alıntı:
En baştaki mesajda yazılan ''Türkiye'nin en iyi şirketlerinden birinin bile'' ifadesine ben kesinlikle katılmıyorum.En iyi şirketlerden biri de olsa otobüsü insan kullanmıyor mu?Neticede insanoğlunun mutlaka hata yapacağı durumlar ortaya çıkacaktır.Bu hataları en az zayiatla nasıl atlatabileceği de işte tecrübesiyle doğru orantılıdır. En iyi şirket şoförünü seçerken nelere dikkat edeceğini mutlaka sıradan bir firma ya da şahısa göre çok daha sistematik ve fonksiyonel hale getirmiştir.


Arkadaşımız bu paragrafta konuya açıklık getirmiş. Ben olayı  tüketici gözü ile yazdım. Kısaca piyasa koşullarına göre % 30-40 fazla ücret ödüyorsunuz. Niçin ? kaliteli hizmet ve daha fazla güvenlik için değil mi?

Buradan ucuza yolcu taşıyanların kaza yapması normal mi? diye bir sonuç lütfen çıkartmayınız. Kaza iki açıdan değerlendirilmeli ; Kaza OTOYOL'da oluyor. Kazayı en iyi olduğuna inandığımız şirketlerden birisi yapıyor.

Alıntı:
Yukarıda arkadaşımız yazmış.Co-Pilot diye.Buna öyle İngilizce isimler vermenin bir anlamı yok.Bizim muavinlerimiz (host ya da hostes değil) yıllardır zaten co-pilot.İşi olmayınca gelir mutlaka birşeyler görüp öğrenmek adına şoförün yanına  oturur

Burada özellikle ingilizce bir isim önerdim. Çünkü halkımız bu şekilde tarif edilince inanılmaz şekilde konuyu benimsiyor. Tecrübe ile sabit.
Bekçileri.... Güvenlik Personeli yada Body Guard , Sekreterleri ..... Müdür Asistanı , Şoförleri....Kaptan Pilot  yapmadı mı?



sayfa 1
ANA SAYFA -> ULAŞIM