Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 2
M.Özgür
11 yıl önce - Sal 15 Ağu 2006, 18:36

Başlık Emirsultan üzerine hikayelere dönsün istemem ama bizzat anneannemin anlattığı bir şeyide paylaşmak istdim. Kendisi Emirsultanda yaşıyor. O ve 5 yıl önce 106 yaşında ölen bir komşu nineden duyduğum olayla şöyleydi.

Bursa yunanlılar tarafından işgal edildiğinde Yeşil türbeden daha doğuya yani emirsultana doğru hiç gelememişler. daha doğrusu bursanın diğer taraflarıkadar işgal edilip yağmalanamamış. Bu yaşlı ninenin kocası işgal yıllarında at arabcılığı yaparmış. Yunanlılarda emirsultan türbesini yıkmak oraya mevziler kurmak istemişler. Ninenin kocasınında olduğu pek çok kişinin arabalarına el konulmuş yükler yüklenmiş.Ama ne hikmetse atların hiç biri Şible bölgesine gelince tek adım bile ileri gitmez olmuş. Yunanlı subaylar ne yaptıysa atları yürütememiş. Bu ninenin kocasını ve diğer at sahiplerini getirip onların atları çekmesini istemişler.Atlar yine gitmemiş. buna çok kızan yunanlı subaylar önce atları kamçılaya kamçılaya öldürmüşler sonrada at sahiplerini ve o komşu ninenin kocasını kurşuna dizmişler. Yinede ne atlarla nede başka araçlarla o yükleri hiç emirsultana götürememişler.

Bu yaşlı nine bu olayı her anlattığında ağlardı. Ben Mustafa Kemal Paşamında Sultan Reşatın da elini öptüm onları gördüm diye övünür. hep şükreder, dua ederdi. Kocasını ve bu olayıda hiç unutamamış.Bana hiç kocakarı uydurması gibi gelmedi ve ben inanıyorum bu olaya.sizlerlede paylaşmak istedim  


Mert Doğan
11 yıl önce - Pzr 22 Ekm 2006, 02:26

Birilerinin ilgisini çeker diye düşündüğüm bir hikaye okudum bugün ben çok beğendim.Kimsenin paylaşamadığı bazı isimler vardı anadoluda. Veysel Karani türbeleride çoktur Somuncu Baba türbeside bisürü şehirde vardır.Bursada ikisininde türbesi yoktur ama makamı vardır.Somuncubaba'yı Bursa ile daha çok özdeşleştirmiştir yaşanan bazı olaylar.En iyisi onun Emirsultan ile ilk karşılaşma anını anlatan bi hikaye buldum onu yazayım.


Emirsultan - Somuncu Baba ve DUAÇINARI Hikayesi


Türkistan'daki Buhara şehrinden yola çıkarak Mekke - Medine'yi dolaştıktan sonra 1389 yılında Bursa'ya yerleşen Muhammed Şemseddin, gösterdiği kerametlerle bir anda halkın sevgisini ve saygısını topladı.

Yıldırım Bayezid'in kızı Hundi Hatun'la evlenen Muhammed Şemseddin halk arasında Emir Sultan adıyla anılır oldu. O, halkı din yoluna çağırırken Padişah'ı da bazı konularda uyarıyor, O'na yardımcı oluyordu.

Bu arada, Emir Sultan'dan önce Bursa'ya gelip yerleşen ve her gün çarşıya gelip, "Somun var müminler, somun var!" diye ekmek satan bir ulu kişi daha vardı ama halk, "Somuncu Baba" dediği bu zatın  kerametlerinden habersizdi.

Günlerden bir gün, Yıldırım Bayezid'in damadı Emir Sultan hazretleri, elindeki çömlekle birlikte bu zatın  fırınına çıkageldi! Ekmeklerle birlikte çömlekteki yemeğin de pişirilmesini istiyordu.

Somuncu Baba, küreğin üzerine koyduğu çömleği fırına sürmeye çalıştı ama, nafile!
O küçük çömlek fırına bir türlü girmiyordu!..

Somuncu Baba, geride durup seyreden Emir Sultan'ın yüzüne baktı ve yüzünde beliren tatlı bir tebessümle konuştu:

"-Anladım... Bu işi ancak sen başarabilirsin!"

Emir Sultan küreği aldı ve kolayca içeri sürmeyi başardı. Ama fırının içinde ateş yoktu ve soğuktu. Soran gözlerle ama tatlı bir tebessümle Somuncu Baba'ya baktı. Somuncu Baba yine aynı eda ile konuştu:

"- Bekle... Az sonra pişer!"

Karşılıklı gösterilen kerametlerden sonra iki ulu kişi birbirlerini tanıyıp dost olmuşlardı.

Niğbolu zaferinin anısına Bursa Ulucami'yi yaptıran Yıldırım Bayezid, açılışı damadının yapmasının uygun olacağını düşünmüştü. Cuma günü, kalabalık cemaatin önünde seslendi:

"- Ya Emir! Kapıları sen aç ve cemaata vaaz edip Namaz kıldır. Şehirdeki en Velî kişi olduğun için bu şeref sana aittir!"

"- Hayır Sultanım! Bu şerefi Şeyh Ebü Hamideddin-i Aksarayi hazretlerine vermelisiniz! O benden daha üstündür"

"- Bu zat kim ola ki?"

"- Belki duymuşsunuzdur Sultanım... Somuncu Baba derler bir ekmekçi koca vardır.
Ulucami işçilerine de ekmek satmıştır. İşte bu zat O'dur!"


Cami açılsın da içeri girelim diye arkada bekleyen halk arasında bulunan Somuncu Baba, "Ne ettin Emirim, bizi ele verdin, belli ettin!" diyerek bütün alçakgönüllülüğüyle camiyi açtı, kürsüye çıkıp vaaz ve nasihatlarda bulundu. Bu sırada hazırlıksız yakalandığı için hutbede konu olarak Faitha surasini tefsir etti. Ancak ard arda tekrar ettiği tefsirin ilkini herkes anlarken 7. tefsir edişinde Emirultan Hazretleri bile bu tefsirdeki sırrın kendinden çok daha üstün olduğunu görüp Emirsultan Hazretleri dahil herkes O'na hayran olmuştu.

Rivayete göre Somuncu Baba camiin her kapısından aynı anda çıktı ve herkes onun elini öptüğünü düşünüp sevinir. Fakat sonradan Bursa halkı bunun bir keramet olduğunu anlar. Ayrıca Emirsultan'ın dahi camiyi açmak üzere Somuncu Baba'yı göstermiş olması tüm ahalide ona karşı olan muhabbeti daha da arttırmıştır. Ancak Somuncu Baba durumunun anlaşılması üzerine artık Bursa'da tutunamayacağını anlar ve Ulucami çıkışınca keramet göstererek kaybolur ortadan.

Bursa ahalisi Somuncu Baba'yı arayadururken o sırada Bursa'da bulunan başta Emirsultan olmak üzere diğer evliyalar ve ermiş kişiler, Somuncu Baba'yı Bursa dışında yakalayıp geri döndürmek isterler. Fakat Somuncu Baba'yı  ikna edemezler. Bunun üzerine oradaki 33 tane evliya bugün "Dua Çınarı" olarak bilinen bölgede yer alan çınarın altında dua ederler. Sonra'da Bursa'dan başka bir şehre gider Somuncu Baba.

Burada Somuncu Baba'nın da Bursa şehrine hayır dua ettiği ve oradaki diğer tüm evliyaların da buna biat ettiği söylenir. Bu duanın yapıldığı çınara daha sonra halk DUA ÇINARI demiştir. Ancak bundan yıllar evvel ağaç belediye ekiplerince yol açma çalışmaları sırasında hasara uğratılmış fakat sonrasında çürüdüğü için tamamen kesilmiştir.


sercan_10
10 yıl önce - Cmt 17 Şub 2007, 18:09
ALTIN TAS EFSANESİ


ALTIN TAS EFSANESİ

Bursa'nın Gemlik ilçesine bağlı Büyükkumla beldesinde çokça anlatılan bir efsanedir bu:ALTIN TAS EFSANESİ.Olay Büyükkumla'nın yakınlarında bulunan ve günümüzde UÇANSU diye adlandırılan şelale bölgesinde geçtiğine inanılan efsane köyün yaşlıları tarafından çokça anlatılır ve efsaneden öte gerçek olduğuna inanılır.İşte ALTIN TAS EFSANESİ:


    Zamanın birinde küçük bir derenin yanında fakir bir köylü yaşıyormuş.Bu köylü geçimini odunculuktan kazanıyor ve her gün düzenli olarak dağlara çıkıp kendine ve geçimine yetecek kadar odun yapıyormuş.Bu zor hayattan sıkılan fakir köylü sürekli fakirliğinden dem vurup sürekli isyan ediyormuş.Zengin ve varlıklı insanlara özenip kendi haline lanetler yağdırıyormuş.Bu şekilde mutsuz yaşam süren fakir köylünün hayatı bulduğu bir kitapla tamamen değişmiş.Cami küllüyesinde bulduğu bu eski kitapta Altın bir tastan söz ediyor ve eğer bu tasın duasını bilirsek ona sahip olabileceğimizi söylüyormuş.Köylü bu eski kitabı alarak hemen eve gelmiş ve okumaya başlamış.Köyün yakınlarında bulunan derenin sonunda bir şelaleden söz ediyor ve bu şelalenin dibinde bulunan bir dipsiz kuyudan bahsediyormuş.Köylü odun yapmak için dağlara çıktığı zaman kitabın tarif ettiği bu şelaleyi hatırlamış ve okumaya devam etmiş.Kitapta bu dipsiz kuyuda bir altın tas olduğunu ve belli duaları okuyunca bu tasın su yüzeyine çıktığını belirtiyormuş.Kakir köylü bir heyecana kapılmış ve bu tasa sahip olmayı aklına koymuş.Kitabı sonuna kadar okuyup bitirince sözü edilen duaları da bulup ezberlemiş.Artık köylünün tek düşüncesi bu altın tasa sahip olup fakirlikten kurtulmakmış.Ve sözü edilen yere gitmeye karar vermiş.
     Gece herkesin uyuduğu bir saatte evden çıkıp elindeki fenerin kısık ışığıyla Uçansu Şelalesinin olduğu bölgeye gelmiş.Kitapta sözü edilen dipsiz kuyuyu şelalenin hemen altında farketmiş.Koyu renk suların dolu olduğu bu kuyunun,halkın inanışına göre,dibi yokmuş.Hatta başka bir inanışa göre bu kuyunun dibi yaklaşık 6 km uzakta bulunan denizden çıkıyormuş.Halkın bu şekilde inançları o kuyudan insanların çekinmesine sebep olmuş ve kimse o kuyuya yaklaşmaya cesaret edememiş.Adamın aklına gelen kuyuyla ilgili bu efsaneler içinin ürpermesine sebep olmuş faka zenginlik hırsı bu korkuyu birden yok edivermiş.İçindeki heyecanla hemen dipsiz kuyunun yanına inen adam diz çöküp duaları ezberden sessizce okumaya başlamış.Gözlerini kapayıp duasını eden adam son sözleri söyledikten sonra gözlerini yavaşça açmış ve gördüğü manzara karşısında adeta büyülenmiş.Saprası som altında kocaman bir tas dipsiz kuyunun üzerinde salınarak yüzüyormuş.Adam heyecan ve hayranlık içinde tası inceledikten sonra onu alıp zengin olmak için tasa doğru uzanmış.Fakat tas hayli uzakta olduğu için daha çok uzanması gerekiyormuş.Bir sopa alıp tasa uzatan adam onu yavaşça kendine doğru çekmeye başlamış.Yavaş yavaş kendine doğru tası sürüklüyormuş.Kıyıa çok az bir mesafe kalmış.Adam artık zenginlik hayalleri kuruyor bu hayallerin verdiği heyecanla tası daha hızlı bir şekilde kendine çekmek istemiş.Fakat ani haraketler yaptığı için dengesini kaybedip dipsiz kuyunun dibi olmayan boşluğuna doğru sürüklenmeye başlamış.Kendini kıyıya çekmek için uğraşmış çokça ama belli bir süre sonra karanlık sularda kaybolmuş.
Ertesi gün oradan geçen bir oduncu dipsiz kuyunun yanında bir fener ve eski bir kitap bulmuş.Adamdan ise bir daha hiçkimse bir haber alamamış.Altın Tas efsanesi ise dilden dile anlatılır olmuş.

  İşte efsane böyle.Ben bu efsaneyi büyüklerimden çokça dinledim ve her seferinde değişik anlatımlar buldum.Yukarda anlattığım ise en geçerli olan çeşiti.Büyükkumla Köyün'de herkes bu efsaneyi bilir ve çoğu yaşlı bu efsaneye inanır.Şimdi doğa tutkunların uğrak yeri haline gelen Uçan suya her gidişimizde Dipsiz kuyuya bakarım.Ve gerçekten o fakir köylün yaşadıklarını hayal eder ürperirim.Buranın verdiği korkudan mı yoksa efsanenin verdiği korkudan mı bu kıyıda kalmış kuyuya hiç kimse yaklaşmaz.Onun koyu karanlık ve dibi olmadığına inanılan büyüsünden herkes ama herkes bir ürperti duyar.
Saygılarımla  Sercan DEMİR



nilgün güneş
10 yıl önce - Prş 27 Arl 2007, 15:11
1. Murat Efsanesi



1.murat Hüdavendigar camii inşatı yapılırken işçi olarak çalışmış. O tarihlerde Sırp kralı, elçisini Bursa'ya göndermiş.Elçi padişahın huzuruna alınmasını rica eder "şu karşıda çlışan işçi bizim padişahımızdır" derlersede inanmaz elçi "benimle alay etmeyin elçiye zevel olmaz " der ama sora inşaatta çalışan işçinin 1.Murat olduğuna inanır. Bu arada padişaha kendisini görmek isteyen bir elçi olduğunu söyler. Elleri harçlı olan 1. Murat elçiye hoş geldin dedikten sonra ne istediğini sorar elçi Sırp kralı tarafından gönderildiğini ve savaş yapmak istediğini söyler. Padişah sinirlenerek "bana bakın ben burada Allah'ın evini yaptıryorum bu inşaat bitmeden beni harbe mecbur kılmayın, aksi halde kralın iki gözünü çıkartırım " der ve iki parmağını havada sallar. Ülkesine dönen elçi kralına bu haberi vermek için kralın anına girince iki gözününde çıkarıldığını ve yüzünde harç izleri olduğunu görür. (1. Murat efsaneside böyleymiş)


golfer
8 yıl önce - Cum 14 Ağu 2009, 15:42
Uludağ daki Kestane ağaçlarıyla ilgili efsane


Daha sonra çoban olan bir adam küçükken bir şahsın Uludağdaki bahçesindeki ağaçtan
kestane toplarken ağaç sahibine yakalanır ve bir güzel sopa yer. Bu olay çocuğun çok ağrına gider
ve senelerce unutamaz. Birgün Uludağda eşrafıyla dolaşan padişaha bir şekilde iyilik yapar ve padişahta dile benden ne dilersen der. Adam hiç tereddüt etmeden Uludağdaki tüm kestanelerin halkın malı olmasını, isteyenin istediği kadar toplamasını diler. Sonra padişah fermanı verir ve bugünde herkezin rahatlıkla çıkıp toplayabildiği kestaneler halka bağışlanır. Ne yazıkki ata yadigarı bu ağaçlar
günümüzde iyi sahip çıkılmadığından hastalıklarlar sebebiyle zor günler geçiriyor.


Misafir 445

2 yıl önce - Sal 10 Şub 2015, 22:50

Emir Sultan Efsanesi

Yıldırım Beyazıt savaşa gider Emir Sultan Yıldırım Beyazıt ‘nı damadı olduğu için Bursa dan ayrılmaz Bu duruma Yıldırım Beyazıt’ın karısı ve Emir Sultan’ın kızı çok içerlenir ,Emir Sultana “ Sana yakışıyor mu ? Babam harp meydanında savaşıyor sen buradasın” Emir Buhari de “ Hanım bizim harbe gidecek zamanımız henüz gelmedi Allah kısmet eder izin verirse o zamanda gelecek.”der Birkaç gün sonra çadırında otururken çadırın bir ucunu kaldıran Amir Sultan karısına savaş meydanını gösterir Bakarlar ki Yıldırım Beyazıd ayağından yaralanmış Ordusu da yenilmek üzere Emir Sultan karısına “ şimdi Allahın izniyle babana yardıma gidiyorum” diyerek hanımının başörtüsünü alır ve ortadan kaybolur.Bu sırada savaş meydanın da beyaz bir atlı belirir.Beyaz atlı savaşçı önüne çıkan düşmanı perişan eder Kaybedilmek üzere olan savaş zaferle sonuçlanır,Evden çıkarken karısının başından aldığı baş örtüsünü de Yıldırım Beyazıt’ın ayağına sarar ve ortadan kaybolur. Zafer dönüşü Bursaya gelen Yıldırım Beyazıt ilk iş olarak damadı Emir Sultanı huzuruna çağırır .Hiddetle “ Ben senin gibi karısının koynundan çıkmayan zavallı bir damat istemiyorum,Benim damadım halk meydanında düşmanı perişan eden beyaz atlı gibi bir yiğit olmalıydı.”Emir Sultan “Afedersiniz Sultanım “diyerek beyaz atlının kendisi olduğunu açıklamaz Orada bulunan Hundi hatun Babasının bacağına sarılı olan örtüyü hemen tanır” Hayır baba “der Bacağınızdaki çevreye bir bakar mısınız o benim çevrem “ der .Padişah bacağındaki çevrenin kızına ait olduğunu görünce kendisine yardım edenin Emir Sultan olduğunu anlar ,hemen yerinden fırlayarak Emir Sultanın elini öpmeye çalışır Emir Sultan “ Siz benim büyüğümsünüz ben sizin elinizi öpeyim “ der. Ve zaferlerin daim olmasını diler.



Misafir 2bc

8 ay önce - Cum 28 Nis 2017, 01:48

Guzel efsaneler.

Misafir ab6

8 ay önce - Cum 28 Nis 2017, 11:55

Recep Altepe ve Marka Şehir Bursa efsanesi
Bir zamanlar Bursa'da Recep Altepe adında birisi yaşarmış.Altepe'nin her zaman çocukluk hayallerini süsleyen bir tramvay hikayesi varmış.Bir gün yine rüyasında ipek böceğine benzer bir tramvay görmüş.Çok heyecenlanmış sayıklayarak uykusundan kalkmıştı.Bunu gören ailesi ilk başta olana bitene anlam verememiş ve şaşkınlıklarını gizleyememişti.Mahallelerinde ermiş bir zata anlatmışlar olanı biteni..Bu zat'da ailesine dönerek "Efendi,bu çocuğa iyi bakın çok büyük bir adam olacak ileride,güzel makamlarda bulunacak"demiş...Ailesi ve Altepe'ye göre bir şeylerin işaretiydi ve de o zatın dediği gibi de oldu..Gel zaman git zaman derken Altepe,tahsil hayatını tamamlar makine mühendisliğini bitirir..Cumhuriyet Caddesi'nin hemen girişinde sağ tarafta Dizdar İş Hanı'ın 4.katında kendisine ofis açar ve mesleğini icra etmeye başlar.Zamanla siyasetle de ilgilenmeye başlar.İlçe başkanlığı gibi görevlerde aktif olarak rol oynamaya başlar ve sonra da Osmangazi İlçesine daha sonra da Bursa Büyükşehir Belediyesine başkan olmuş.Evet mahallelerindeki o zatın dedikleri bir bir ortaya çıkmaktaydı.Önce Osmangazi Belediyesi sonra Büyükşehir’i istediği gibi şekillendirecek kısaca marka şehir yapacaktı.Önce çocukken gördüğü rüyasını gerçekleştirmeliydi ve kollarını sıvadı.Cumhuriyet Caddesi’ne tramvay yaptı adını da nostaljik ten koydu.(Hiç olmamış şey nasıl nostalji oluyorsa artık!)..Evet ilk adımı atmıştı artık.Bu tramvayı daha sonra Davutkadı’ya uzattıGayet başarılı gidiyordu tramvay işlerini.Sonradan ya ben küçüklükten beri Bursaspor maçlarına giderdim,iyi biri Bursaspor’luyum faydam olmalı dedi.Orasıydı burasıydı tartışmalarından sonra tuttu bir de Haziran 2011’de stadyum temellerini attı.Çok heyecanlanmıştı tüm şehir.Timsah figürlü bir stat olacaktı.Hatta dünyada en heyecan verici ilk 10 projede birinci de seçilmişti.Tüm şehir mutluluktan uçuyordu.Düya’nın bahsettiği bir stat olacaktı Bursa’da..Eee ne demişti başkan “marka şehir”olacak diye..Gel zaman git zaman bir kez daha seçim olur ve yine kazanır başkanlığı Altepe..Artık her şey istediği gibi gitmekteydi.Tramvaylar,köprüler,kavşaklar,stadyumlar vs vs..Kısaca Bursa halkı çok mutluydu.Varsın stad 6-7 yıl sürmüş olsun,varsın tramvayları şehri bıçak gibi kessin.Bursa halkı kendisini çok sevmişti.
İşte böyle de bir efsane anlatacaklar 15-20 sene sonra şimdiki büyükler torunlarına..


Misafir 034

3 hafta önce - Pts 25 Arl 2017, 17:53

Benim adım Ceylin
Gerçekten güzel olmuş sanırım ilk defa bir siteye yorumvyapıcam çünki hep yapamam neyse gözel ama cöooooooook uzun olmuş gerççekten ve şu hareketli emojiyi nasıl yapıyorsunuz 😋🤣😍


Misafir bbc

3 hafta önce - Sal 26 Arl 2017, 17:57

Çok güzel bu şeyler



sayfa 2
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
ANA SAYFA -> BURSA - Haberler ve Sohbet