1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1  |
 |
Lidra
17 yıl önce - Cum 28 Tem 2006, 12:59
Bir Lübnanlı'nın mektubu...
Gelen bir e-postadan alıntı
...
Öksürmeye başladım, ama neden bilmiyorum. Soğuk algınlığı değil. Sanırım
strese karşı gösterdiğim bir tepki. Bedenimi güçsüz hissediyorum. Ağzım hep
kuru, ne kadar su içersem içeyim. Çok su içmekten korkuyorum, çünkü o da
bitebilir!
Dün gece, muhtemelen tüm hayatım boyunca yaşadığım en korku dolu geceydi.
Öylesine yorgun ve bitkindim ki... günlerdir uyumadım. Sessiz bir an
olduğunda, bu sefer karnımdaki ve kalbimdeki gerilim uyumamı engelliyor.
Dün gece 15 bomba saydık Dahiyehe düşen (Beyrut kırsalı)... ve bunlar
yanlızca bizim duyduklarımızdı. Gece kendime şöyle dedim: eğer en azından
birazcık uyumaya çalışmazsam, yorgunluktan aklımı yitireceğim, ve beni
öldüren şey bu olacak. Yemek de yiyemediğim için, fiziksel olarak güç
kaybediyorum. Bu noktada bunlar hep psikolojik.
Biliyorum, güçlü olmalıyım, ve olacağım; ama şu anki gidişatımı inkar
edemem. Ve bence insanlar kahramanlık kadar, düşkünlük hakkında da
birşeyler duymalılar. Birçoğumuz işleri yoluna koymak için yoğunca
çalışıyoruz. Beyrutta koşturup, insanlara yemek, su, ilaç ulaştırmaya
çalışıyoruz; iletişim işleri yapıyoruz, vs; ama bu bizim korkmadığımız,
yorgun ya da hasta olmadığımız anlamına gelmiyor.
Dün gece, şimdiye dek olan en kötü bombardıman altındayken, gürültüden
artık o kadar korkmadığımı farkettim. Ne kadar da çabuk alışılıyor. En
acıtıcı şeyin BİLİNMEZ olan olduğunu farkettim. Yarın ne olacak? Tüm
bunlar ne zaman bitecek? Herşeyi yeniden nasıl kuracağız? Mülteciler geri
gelecek mi? Güneydeki insanlar nasıl? Ve tüm bir ülkeyi cezalandırmak
neden? Tüm bunların arkasındaki asıl plan nedir? Daha ne kadar kötüye
gidecek?
Kocam ve ben mültecilere ev sahipliği yapıyoruz, ülkeden çıkacak yolu
bulmalarına yardım ediyoruz. Bu sabah ikisi ayrılmayı başardı, bir Alman ve
Bir İsveçli. Diğer ikisi İngiliz ve Amerikalı. İlginç olan şu ki,
burdakiler arasında Amerikan elçiliği, vatandaşlarına en az yardım edeni.
Elçilik telefonu pratik olarak servis dışı.
Arkadaşım Amanda (birkaç gün önce karşılaştığım biri), elçiliğe gidebilmek
için araba kiralamak zorunda kaldı (Beyrut dışına) ve ona söyleyebildikleri
tek şey, ne yapacaklarını bilmedikleri ve internet sitesini takip etmeye
devam etmesi gerektiği. İnternet sitesinde tek görebildiği, 5 gün sonra bir
tahliyenin olacağı, ve tahliye sırasında bunun için ödeme yapması
gerektiği! Evet, kendi vatandaşlarına tahliye için ücret ödeyeceklerini
söylüyorlar! Buna inanabiliyor musunuz?!
İnsanları tahliye etmeye çabalamak bende stres yarattı. Eğer ayrılma şansım
olsaydı ne yapardım? Ayrılır mıydım? Arkadaşlarım ne olacak? Ailem? Sanat
stüdyom? İngiliz pasaportum var, kocamla birlikte tahliye edilebilirdim. Ya
peki en iyi arkadaşım Mayaya ne olacak? Çok nadir görülen ve kötü bir
KANSER türüne yakalandı! Bir kaç önce teşhis edildiğinden beri ona
bakıyorum ve biliyorum ki şimdiye dek iyi olmasında bu etkili oldu.
Yakalandığı kanser türü tedavi edilemez, ama ironik bir şekilde,
bombardımanın başladığı gün, doktor tümörlerin küçüldüğünü söyledi!
İnanılmaz- gerçek bir mucize. Mayayı bırakamam!
Ya stüdyomdaki eserler? Ya tüm fırçalarım, boyalarım, parlatıcım ve
kitaplar! Tüm kitaplarım! Yeniden- aklından geçen çılgınca şeyler.
Ya resim albümlerimiz? Aile resimlerimiz? Hatıralar...
Ya birkaç yaz önce, kötü bir ayrılığın ardından üzgünken, balkonuma
yaptığım çizimler?
Peki ya sakladığım tüm aşk mektupları? İçinde gençliğimin hikayesi olan,
bir gün kızıma vermek istediğim mektuplar.
Peki ya diğer en iyi dostum? Köpeğim Tampopo? Benim güzel Jack Russel
terrierim, beni hiç bırakmayan. Hep bir saflık ve şefkat kaynağı olan...
Melek gibi gözleri olan... Köpeklerin tahliyesine izin verilmiyor. Amerikan
arkadaşım Christine köpeğini benim yanımda bırakacak. Küçük, siyah bir
köpek Baousi (Arapçada öpücük demek). Kalbi kırık! Neredeyse tahliyeye
katılmak istemeyecekti. Çok sayıda konsolosluğa gidip kaydolmaya çalıştı,
köpeğini belki alırlar diye. Merak etme Christine, Baousiye çok iyi
bakacağım.
Kızkardeşim, okullarda korunan mültecilere gönüllü yardım ediyor. Şu anda
para, ilaç, su, yatak ve battaniye gibi konularda yardım için Lübnan
vatandaşlarını arıyorlar. İnsanlardan para istiyor, sonra gidip mülteciler
için ilaç alıyor kendi inisiyatifi! Annem de katıldı. Bir arkadaş,
yardımları kabul etmek için bir internet sitesi açtı:
http://atrissi.com/helplebanon/
Günün en ahlak dışı haberi: Israil insanlara güneyi boşaltmalarını, çünkü
Lübnanın güneyini yok edeceklerini bildirdi. Ama insanlar ayrılamaz, çünkü
tüm yollar yıkılmış ya da tıkanmış. Ve dün, insanlar ayrılmaya çalışırken,
İsrailliler onlara ateş açtı! Bir katliam yaşanıyor!
Dün itibariyle yeni saldırı haberleri:
-Israilliler Lübnanın güneyini fosfor ve diğer kimyasal bombalarla
bombalıyor.
-İsrail, Lübnan kıyısındaki tüm limanları bombaladı.
-İsrail tüm yerel askeri radarlarımızı ve bazı ileri karakollarımızı
bombaladı.
-İsrailliler ateşli saldırı tugayına ve Arama ve Kurtarma Ekibine saldırdı.
Sivil insan kayıpları oldu. Bu bir katliamdı binalarda sığınmacılar da
vardı.
-İsrailliler Beyrut kırsalını (Dahiyeh & Haret Hreik) bombalamaya devam
ettiler.
-İsrailliler 100 sivli öldürdü ve yüzlerce yaralı var ve güneyi
bombalamaya devam ediyorlar.
-İsrailliler dağlara giden yolları bombalamaya başladılar. Shoufa giden
ana bir yolu vurdular.
-İsrailliler dağlardaki bir gaz istasyonunu vurdular.
...neleri vurduklarını takip edemiyorum.
*İsrail Lübnan askeri karakollarını hedef almaya başladı. Lübnan
askerlerini öldürdüler. Artık yalnızca Hizbullahı hedef almıyorlar. Tüm
Lübnanlıları öldürmeye yöneliyorlar.
Gerçek şu:
İsrail Lübnana diz çökertmeye çalışıyor. İsrail, Lübnanı ve Lübnanlılık
ruhunu yoketmeye çalışıyor. İsrail, Lübnanlıları birbirine düşürmeye
çalışıyor. İsrail, bizi yemek, su ve korunak için aranıp duran hayvanlara
dönüştürmeye çalışıyor. İsrail ile ABD, Suriye ve İranı da buna çekmeye
çalışıyor. Lübnanı yem olarak kullanıyorlar. Lübnan ortada duruyor.
Amerikalılar ve İsrailliler bölgesel bir savaş başlatmaya çalışıyorlar!!
Lütfen elinizden nasıl geliyorsa yardım edin. Lütfen bu mesajı, bu mektubu
dağıtın. Lütfen insanlara neler olduğunu anlatın. Lütfen hükümetlerinize
adım atmaları ve birşeyler yapmaları için baskı yapın.
Lübnan barış dolu bir ülkedir. Bölgedeki, tüm dinlerden insanların barış
içinde yaşadığı tek ülkeyiz.
Haberlerin bu kadar yanlı olması inanılmaz birşey. Yol açılan gerçek yıkımı
göstermiyorlar. İsraillilerin masum sivilleri öldürdüğünden bahsetmiyorlar.
Burdan göründüğü kadarıyla tek odaklandıkları şey G8!
İsrail ve ABD gerçekten bizi burdan silip atmak mı istiyor? Onlara, burayı
terketmeyeceğimi söyleyebilirsiniz. Ve birçoğumuz burayı terketmeyecek.
Lübnanı seviyoruz. Buradaki hayatımızı, oluşturduğumuz yaşantıyı
seviyoruz.
Onlara benim gibi insanlardan bahsedin... kültür ve hoşgörü inşa eden.
Anlayış ve barış için çalışan. Eğitmek için çalışan. Aşkı ve şefkati
yücelten. Burada benim gibi binlercesi var. Peki ya biz?
Onlara, benim gibi insanlardan bahsedin, tüm yaşananlara rağmen nefreti
öğrenmeyen. Benden herşeyimi alabilirler, ama onurumu değil. Değerlerimi ve
inançlarımı değil. Asla ve asla ruhumu kıramayacaklar.
İsrail vatandaşlarına, hükümetlerinin bize neler yaptığını anlatın. Onlara
şiddetin şiddeti çağırdığını anlatın. Onlara Lübnanın komşuları
olduklarını ve birlikte yaşamanın mümkün olduğunu hatırlatın. Şiddet
yoluyla bir anlayışa nasıl ulaşabiliriz ki? O kadar yakındık ki.... O kadar
yakındık ki...
Bu acımasızlığı durdurun!
Hala sevgiyle,
Zena el-Khalil Lebanon
*Yorum yapıyorum: İnsanlık, insanlık olalı böyle katliam görmedi!
En son Lidra tarafından Cum 28 Tem 2006, 18:03 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
|
 |
nagihandas
17 yıl önce - Cum 28 Tem 2006, 13:27
aslında benim anlayamadigim birşey var.hep İsrail'in Lübnan'a saldırılarını izliyoruz ekranlarda.peki Lübnan'ın buna hiç mi sesi çıkmıyor?onlar kayit dişi mı kalıyorlar? neden ölenler çoğunlukta lübnan vatandaşları.onlarda ölümü hiç haketmeyen masum vatandaşlar (israil sözde hizbullahı vuruyoruz diyor,ama nedense işgal ettikleri yerler masum Lübnan vatandaşlarının yaşadığı yerler.) Savaş durdurulsa bile bu katliam,bu vahşet yillar sonra unutula bilecek mi ?
|
 |
Lidra
17 yıl önce - Cum 28 Tem 2006, 14:01
| Alıntı: |
| acınızı paylaşıyoruz. geçmiş olsun hepinize....istanbul |
Yok yok acı benim değil. Bizim ve dahi insanlığın..
http://fromisraeltolebanon.info/
|
 |
kefum
17 yıl önce - Cum 28 Tem 2006, 14:11
Başka birşey olsa,herkes kahraman olmak için can atar ama iş savaşı durdurmaya gelince kuyruklar bacak arasında..ben şaşırıyorum ...Zaman geçiyor,herkes ölüyor,insanlar ülkesinde kaçak durumuna geçiyorlar,binbir emekle yapılan yerler yıkılıyor..ama bu konuda kimsenin kılı kıpırdamıyor.
Komşularımız(aslında düşmanlarımız ama neyse) Suriye ve İran'ın da başına aynı şey gelecek. Gelecek, çünki sonra ABD'nin bizi kolay hedef yapabilmesi komşu ülkeleri ele geçirmesiyle çok kolay ve zahmetsiz olacak. .
Herkes farklı inançta olabilir ama Allah birdir ve Allahın kitabında da insanın insana zulmü günahtır.
Kıyamete birkaç adım kaldı...Rahat olun Türkiye'yi yönetenler ,keyfinize bakın,siz türbanla uğraşırken adamlar ..çınızdaki donu alacaklar haberiniz yok.
Şerefimiz üç kuruş olmuş...
|
 |
01Hakan01
17 yıl önce - Cum 28 Tem 2006, 14:36
| Alıntı: |
| aslında benim anlayamadigim birşey var.hep İsrail'in Lübnan'a saldırılarını izliyoruz ekranlarda.peki Lübnan'ın buna hiç mi sesi çıkmıyor?onlar kayit dişi mı kalıyorlar? |
Cünkü Lübnandaki şiilerden başka herkes Hizbullah'dan kurtulma fikrine sıcak bakıyor. Lübnan'ın 60 bin kişilik ordusu olmasına rağmen(hatta 20 kadar askerinde Israil tarafından öldürmüş olmasına rağmen) ülkeyi savunanlara hala destek vermiyor....başkalarından bekliyor.
|
 |
Lidra
17 yıl önce - Cum 28 Tem 2006, 14:42
| Alıntı: |
| aslında benim anlayamadigim birşey var.hep İsrail'in Lübnan'a saldırılarını izliyoruz ekranlarda.peki Lübnan'ın buna hiç mi sesi çıkmıyor?onlar kayit dişi mı kalıyorlar? |
Hamas nasıl Filistin'in işgalinin makul (!) gerekçesiyse Hizbullah da Lübnan'ın işgalinin makul (!) gerekçesidir.
Afganistan için makul (!) gerekçe nevzuhur Usame bin Ladin iken, Irak'ın işgali için de gerekçe olmuştur. İransa terbiyesizlik edip nükleer teknoloji geliştirmektedir. Gayet uygun bir gerekçedir. Mantıklıdır. İşgal edilmelidir. Hepsi tamam da Suriye ne halt karıştırmaktadır. Bence ona da gayet makul ve mantıklı bir gerekçe bulunmalıdır ki kimse gık demesin. Yeni bir Ladin derhal bulunmalı bence...
En son Lidra tarafından Cum 28 Tem 2006, 15:24 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
TAYFUN KIRALİ
17 yıl önce - Cum 28 Tem 2006, 14:54
| Alıntı: |
İsrail kimyasal silah kullanıyor
20 Temmuz 2006
Lübnan asıllı Belçikalı bir doktor, İsrail'in Lübnan'da kimyasal silah kullandığını öne sürdü
Sayda'da bir hastane yöneten ve Brüksel'de düzenlenen bir toplantıya telefonla katılan doktor Bachir Cham, bazı patlamalardan sonra hastanesine getirilen cesetlerde hiçbir kanama ve yara izi olmadığını, ölülerin saç, sakal ve bıyıklarında hiçbir aşınma görülmediğini, derilerin siyahlaştığını, ancak hiçbir yanık izi bulunmadığını anlattı.
Yönettiği hastaneye geçen Pazartesi günü getirilen, yara izi taşımayan ''mumyalaşmış'' 8 cesedin fotoğraflarının çekildiğini söyleyen doktor Cham, ''kimyasal bir maddenin vücutlara deriden girdiğini'' söyledi.
Basın toplantısına telefonla katılan muhalef lideri General Michel Aoun da, İsrail'in kullandığı, ''içeriği bilinmeyen'' bazı gaz bombalarının garip kokular saçtığını ifade etti.
Brüksel'deki toplantıda, kimyasal silahlar kullanımının görmezden gelinemeyeceği ifade edilerek, AB'nin müdahalesi istendi.
|
http://www.ankarahaber.com/cikti.php?id=16149
|
 |
SABRİ BİLGİN
17 yıl önce - Cum 28 Tem 2006, 15:30
Mektubu okuyunca çok duygulandım ve ne yazık ki mektubun sonunda Lübnanlı vatandaşın istediği yardımı hiçbir zaman bulamayacağını bildiğim için içim sızladı.Lübnan her zulme uğrayan müslüman ülkesi gibi yalnız kalacak.Bazı ülke bakanlıkları göstermelik saldırıları kınadıklarını söyleyecekler,koca BM bunu da yapamıyor ya ne demeli.İsrail fiili olarak Lübnan'daki herkesi ayrım yapmadan katlederken buna seyirci kalan ülkelerde manevi olarak Lübnan'ın yıkılışına destek verecek.Sonunda ne yazık ki Lübnan'da Irak gibi, daha önce Afganistan'da olduğu gibi yalnızca adı kalmış; ne olduğu kimin tarafından yönetildiği belli olmayan bir ülke olarak varlığına devam edecek.Sonra zalim ülkelerden bazıları hiç utanmadan,hiç sıkılmadan Lübnan'a demokrasi götürdüklerini,oradaki Hizbullah güçlerinden ülkeyi arındırdıklarını söyleyecekler.Bu arada dünya dönmeye devam edecek.
Evet ad olarak "Lübnan" kalacak.Ama altında yatan binlerce masum çoluk,çocuk,ana,baba,evlat unutulacak.Annesiz,babasız kalan çocuklar hayata tutunmaya çalışırken,yürekleri kan ağlarken dünyanın diğer köşerinde herşey normal seyrinde devam edecek.İnsanlar gülecekler,eğlenecekler,sevinecekler; kimse Lübnan'da yaşananların iç yüzünü bilmeyecek.Kimse Lübnan'da ağlayan yetimlerin,öksüzlerin gözyaşını silmeyecek.Ve kimse kendini o çocukların gözyaşlarından sorumlu hissetmeyecek.
|
 |
Lidra
17 yıl önce - Cum 28 Tem 2006, 16:27
Sabri Bilgin demiş ki:
| Alıntı: |
| ... Sonra zalim ülkelerden bazıları hiç utanmadan,hiç sıkılmadan Lübnan'a demokrasi götürdüklerini,oradaki Hizbullah güçlerinden ülkeyi arındırdıklarını söyleyecekler. |
Sabri Bey'in yorumunu okuyunca aklıma şu ayet geldi. Elbette herkes için referans anlamı taşımayabilir ancak önemli olduğunu düşünüyorum.
"Hem onlara: "Yeryüzünde fesat çıkarmayın." denildiğinde: "Biz ancak ıslah edicileriz." derler. İyi bilin ki, onlar ortalığı bozanların ta kendileridir, fakat anlamazlar." Bakara 11-12
|
 |
tulay79
17 yıl önce - Cum 28 Tem 2006, 16:30
Mektubu okuyunca bende çok duygulandım, ölümleri seyrediyoruz ve hiç bir şey yapmıyoruz. YAZIK
Bu dünya'da insanlık denilen bir şey kalmamışmı? bu vahşete kim son verecek? Yeterince ölü olmadımı?
İnsanlığımızdan utanıyorum ve bu dünyanın düzeninden.
|
 |
sayfa 1  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|