1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1  |
 |
Alpaslan Gurkas
17 yıl önce - Prş 27 Tem 2006, 06:19
Kurukahveci Mehmed Efendi ve Mahdumları
Istanbul'un asirlik simgelerinden ve kucukten buyuge hepimizin bir yerde gordugu, duydugu Kuru Kahveci Mehmed Efendi kimdir, hic merak ettiniz mi?
------------------------------------------------------------------------------------------------------
19. yüzyıl sonlarına kadar Türk Kahvesi, çiğ çekirdek olarak satılıyor ve evlerdeki kahve tavalarında kavrulduktan sonra el değirmenlerinde çekilerek içilebiliyordu. Bu durum; Hasan Efendi'nin işlettiği baharat ve çiğ kahve satan dükkânın, oğlu Mehmet Efendi tarafından devralınmasına kadar sürdü.
1857'de İstanbul Fatih'te doğan Mehmet Efendi, Süleymaniye Medresesi'nde eğitim gördükten sonra babasının dükkânında çalışmaya başladı. 1871 yılında işin başına geçen Mehmet Efendi, çiğ kahveyi kavurup dibeklerde öğüterek müşterilerine hazır olarak satmaya başladı. Böylece İstanbul Tahmis Sokakta taze kavrulmuş, mis gibi kahvenin kokusu da çevreye yayıldı. Kahveyi öğüterek ilk kez hazır olarak kahveseverlere sunan Mehmet Efendi, bu yenilik ve müşterilerine sağladığı kolaylıkla kısa sürede tanınarak "Kurukahveci Mehmet Efendi" diye anılmaya başlandı.
---------------------------------------------------------------------------------------------------------
Yukaridaki bilgi mehmet efendi com'dan alinmistir. Bu konuda daha genis bir bilgi ve zaman icinde bir yolculuk icin asagidaki baglantiya tiklamaniz yeterlidir.
Bu konu hakkinda ayrica Selcuk Aral Pasa'min yazdigi 'Nekayfe Yemen'den Gelir, Ne kurufasulya Sogansiz Yenir' ve 'El Kurukayfe-i ye Pişmaniye 'kitaplarinı okuyabilirsiniz. Son kitap Osmanlica olup 43 dile cevirilmistir.
Asagidaki baglantidan Kuru Kahveci Mehmed Efendi dunyasina girebilirsiniz.
http://www.mehmetefendi.com/
Hadi kalin saglicakla
Alpaslan Gurkas
|
 |
İhsan Can İçiuyan
17 yıl önce - Prş 03 Ağu 2006, 04:03
Önünden geçince kokan o mis gibi kahve kokusu yok mu, ohh miss valla Bu arada dibek deyince Gökçeada'daki meşhur dibek kahvesi aklıma geldi. Uğrarsanız Zeytinli köyü'nde bir rum elinden içmeyi ihmal etmeyin derim.
|
 |
Akın Kurtoğlu
17 yıl önce - Pts 07 Ağu 2006, 19:50
Alparslan üstadın yakaladığı bu hoş ve nefis kokulu başlığı es geçmek olmaz. Mısır Çarşısı'nın batı tarafındaki o meşhur; "Tahmis" sokaktaki kücük köşebaşı dükkânı, kokusuyla insanı cezbeder. Bütün sokağa ve civarına o başdöndüren kavrulmuş kahve kokusunu yayan bu nev-i şahsına münhasır işletme, artık İstanbul ile özdeşleşmiştir. Hatta sokağın isminin anlamı da şu şekildedir:
Tahmis: “Kahve kavrulan yer” mânâsına gelen bu ad, Kurukahveci Mehmed Efendi'nin de dükkânının bulunduğu kurukahvecilerin yoğunlukta olduğu yerleşime verilmiştir.
Yüzdedoksan ihtimalle, İhap Hulusi 'ye çizdirilmiş olan akılda kalıcı logosu ise, uzun yıllar şehirhatları vapurlarının üst katını alt kata bağlayan ana merdivenlerin tam karşısına denk düşen duvarda, büyük boy olarak yer almıştır. Daha okuma-yazma bilmezken, vapurlarda karşılaştığım bu güzel logo, hafızama öylesine bir nakşolmuş ki, unutmak ne mümkün!... Mehmed efendi ve Mahdumları'nın başharfleriyle gözleri oluşturulan ve saç kısmı Kurukahveci kelimesiyle taçlandırılmış olan kahve fincanını yudumlayan suret çizimi fevkalâde başarılı ve de ikide bir logo değiştirme sevdasına düşen, köklü ama bir o kadar da düşüncesiz diğer bazı işletmelerin ve kurumların yanında, kale misali, bir asra yakındır dimdik milim bile değişmeden ayakta durmakta!...
Akın KURTOĞLU
|
 |
Alexandros
17 yıl önce - Pts 07 Ağu 2006, 22:54
Iyi aksamlar arkadaslar...............
Hatirladigim kadariyle, 70'li yiiarin sonlarina kadar Kurukahveci Mehmet Efendinin bir subeside, Beyoglunda Balikpazarinda Uc Horan Ermeni Kilisesinin yaninda mevcut idi.
Hayirli aksamlar.
|
 |
Tunc
17 yıl önce - Pts 07 Ağu 2006, 23:26
| Alıntı: |
| Alparslan üstadın yakaladığı bu hoş ve nefis kokulu başlığı es geçmek olmaz. |
(+)
Evet Kesinlikle katiliyorum, Daha acilmamis bir paketim var.. Turkiye ye geldigimde alinacaklar listesinin basinda yer aliyordu. Kahvesiz, Ozellikle Turk kahvesiz Kesinlikle Olmaz.. 
|
 |
Akın Kurtoğlu
17 yıl önce - Pts 07 Ağu 2006, 23:32
Yahu, nereden açıldı bu başlık? Yazıyı yazarken bile burnuma kavrulmuş nefis kahve kokuları geliyor. Son 2 saattir sürekli bizim hanıma fincan fincan kahve yaptırıp içiyorum monitör başında... Kızcağız bıktı bana kahve taşımaktan... Bu gece kalp krizi geçirirsem, sebebi kesinlikle; Alpaslan üstad ve de bizim Saffet'tir
Kahveci çırağı
Akın KURTOĞLU
|
 |
Rıdvan Yeşiltaç
17 yıl önce - Sal 08 Ağu 2006, 09:06
Üstadlar hakikaten müthişsiniz;
Gerçekten yakalanan bu başlık, görüntüler eski İstanbul demek, gerçek hayat demek.
Kahve deniyor amma boşuna denmemiş 40 yıl hatırı var diye, kıymetli dostlara ikram edilir,
nezih ortamlar oluşur ne sohbetler edilir. İnsanın ağzı sulanıyor.
Gönül ne kahve ister ne kahvehane
Gönül sohbet ister kahve bahane,
derken, sohbet ile kahvenin birbirine latifesi ne hoş olmuş..
Saygılar...
|
 |
Alpaslan Gurkas
17 yıl önce - Pts 14 Ağu 2006, 21:57
Kahve Yemen'den Gelir, Yarasa'da Yararli Bir Memelidir.
Selçuk Aral Paşam demişti ki
| Alıntı: |
Sevgili Kahveci, *bitte* yap abi'ne yandan carkli bir *espresso*
Gecenlerde kahveye ugramis *söyle bir espresso'mu iceyim* demistim. Gel gör ki *kapi duvar*. Üstelik kahvecinin'de *Portekiz* macindan beri ise gelmedigini, dükkani acmadigini tespit ederim. Yâ bu delikanli mac sonrasi üzuntüden kendini dagitti *yaptigi samata'dan* bir kac gece *Park(otel)'de* yatmak zorunda kaldi (interneti yok) yâ da *utancindan kahveyi acamiyor* diye düsünmüs kendi kendime *bekle biraz daha, telasa düsme !* demistim.
|
Ben bu muhabbette Selçuk Paşam'in da katkilarini bekliyorum. Eminim ki onun arşivlerinde, bir yerlerde, yatak altinda, yorgan arasinda, arka bahçede gömülü olan tahvülden çoktan kalkmiş marklarin yaninda bir yerlerde zulaladiği bir iki fotoğraf vardir.
Kendileri şu anda tatilde falan olmalidir ki kendi mekanina uzun bir sure ugramamiş.
Selçuk Paşam'i sila yolunda, Kinali vapurunda, Vefa'da boza içerken gorenlerin insanlik, vatandaşlik ve de arkadaşlik adina kendilerine ya dön ya da ordan yaz demeleri önemle rica olunur.
Kahveniz köpüklü, muhabbetiniz şekerli, ballı olsun.
Hadi kalın saglıcakla.
Alpaslan Gurkas
|
 |
Alpaslan Gurkas
17 yıl önce - Çrş 16 Ağu 2006, 16:14
KONUMUZ KAHVE ILE ILGILI IKEN
Bu alintiyi Serap DLY alintisindan Enes'in yerinden aldim.
----------------------------------------------------------------------
Nefis bir Türk Kahvesi hazırlamak için sadece 2 dakika yeterlidir. İçme suyunu fincanla ölçerek cezveye koyun (kalitede su etkendir).
Her fincan için iki çay kaşığı kahve (5 gr), iki çay kaşığı şeker ilave edin (ya da şeker arzuya göre).
Kısık ateşte kahve ve şekeri iyice karıştırın.
Bir süre sonra kabaran köpüğü fincanlara pay edin.
Kalan kahveyi bir taşım daha pişirin ve fincanlara boşaltın.
Türk Kahvesi sunulurken yanında su verilmesi âdettir. İçilen su ağzı kahve lezzetine hazırlar.
Toplu tüketimde, orta şekerli sunulması daha pratiktir.
------------------------------------------------------------------------------------
Benim gibi bilmeyenler ogrensin diye aktardim.
Hadi kalin Saglicakla,
Alpaslan Gurkas
|
 |
Zeynep Kalay
17 yıl önce - Çrş 16 Ağu 2006, 16:36
Benim ailemde çok yakın zamana kadar çiğ kahve alınır, toprak kapta kavrulurdu. Bu mis gibi kokar,hatta içmeyi bekleyemeyecek kadar sabırsız olanlarımız kaptan yürütür yerdik.
Sonra aile büyükleri sohbet ederken, kavrulmuş çekirdekler pirinç kahve değirmenlerine konur, çekilirdi. Biz çocuklar bunu yapmak için yarışırdık. Ama ilk an biraz zor olurdu kolu çevirmek. Sonra yavaş yavaş çekirdekler öğütülerek tükenirken değirmen haznesinde,kolu çevirmek daha kolay olurdu. O zaman da mis gibi kokardı. Bu arada sohbet koyulaşır, değirmenden çıkan tazecik kahve cezveye konur pişirilirdi. Hele ki mangal üstünde yavaş yavaş.
Kaymak gibi köpüğü olunca ateşten iner, fincanlara dağıtıldıktan sonra şanslı kişi parmakla cezve kenarından kalan köpüğü yerdi.
Kahveler içildikten sonra gençkızlar fal baktırır, şanssızlar da bulaşıklarını yıkardı
Şimdi Türk kahvesi makinaları çıktı mertlik bozuldu.
Bu güzel adetleri niye unuttuk ki.
Hepinize mis kahve kokulu günler dilerim.
|
 |
sayfa 1  |
ANA SAYFA -> İSTANBUL - Haberler ve Sohbet
|