1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 5  |
 |
Burhanettin Akbaş
17 yıl önce - Sal 25 Tem 2006, 01:20
Aslında boşanma çare değil, çaresizliktir. Artık yapacak bir şeyin olmadığına inanılan noktadır. Kimi durumlarda "boşanma" bir gereklilik hali alır. Bunu kimse yadırgamamalıdır ama arnudun sapı, üzümün çöpü kabilinden üretilen ve sorun olmadığı halde zamanla sorun haline dönüştürülen problemlerle boşanmaya gitmeler beni çok üzmektedir. Bir de benim gözlemlediğime göre, evlilik yapan gençlerin hayatını zehir eden anne babalar görüyorum ve çok üzülüyorum. Bazen bir kör döğüşüne dönüşen çekişmelerden yeni evliler çok sıkıntı çekmekte ve iki arada bir derede kalmaktadırlar. Bu insanlara laf anlatmak öyle zor bir iş ki, bir taraftan kendi evliliklerinde yaşadıkları zorlukları anlatırken diğer tarafta kendi çocuğunun evliliğini de kendisi nasıl o hale getirdiğinin farkına varmıyor. Benim anne babalara tavsiyem, lütfen gençlerin hayatına çok fazla karışıp onları huzursuz etmesinler. Genç evlilere tavsiyem ise, lütfen eşinizi çok çok önemseyin, asla onu ikinci plana atıp da evliliğinizi huzursuzluğa mahkum etmeyiniz.
|
 |
Kani
17 yıl önce - Sal 25 Tem 2006, 03:43
Ruhsal ve fiziki olarak, birbirlerinin tam zıttı olan, iki canlı türü Kadın ve Erkeğin, bir araya gelerek yaşamlarına birlikte devam etme kararıyla, oluşan birlikteliğe Evlilik adını takmışız. Önemli olan, her iki tarafın, birbirlerine olan Sevgi ve Saygı kavramlarını, gercekten hissederek, güven, hoşgörü ve fedakarlık, göstererek beraberce yaşaması, bence dünyanın en güzel olaylarından biri. 27 yıldır süren ve üç çocuğumuzla beraber, devam eden hayatımızdan, yazdığım kavramlardan taviz vermeden yaşadığımızdan dolayı olacak, çok mutluyuz. Bana göre bu işin kuralı kanunu hepsi bunlar, başka sebebler pek önemli değil.
|
 |
Neşe Akbaş
17 yıl önce - Sal 25 Tem 2006, 11:32
Evlilik hakkında herkesin gerçekten güzel düşünceleri var.Tabiki evlilik çok önemli ve toplum ahlakının korunması için seviyeli ve sevgi dolu evlilikler olmalı.Bence çocuklarımıza ve çevremize güzel örnek olacak evlilikler yaparak ve yürüterek evliliğin kutsallığını vermeliyiz.Evlilikte öncelikle karşılıklı güven sağlanmalı ve doğruluk ön planda olmalı.Bunlar olduğunda da karşılıklı saygı,sevgi,hoşgörü ve sadakat gelir.Türk toplumunun ahlaki değerlerine sahip çıkma adına evlilikleri sürdürmek için herkes üzerine düşeni yapmalı.Ben şu sözü duydukça hep şaşırırdım "ALLAH BİR YASTIKTA KOCATSIN" ama şimdi görüyorumki bu söz çok yerinde söylenirmiş.Daha söylenecek çok şey var ama kısaca evlilikler karşılıklı sevgi ve saygı içinde sonuna kadar yürütülmeli.
|
 |
korgun
17 yıl önce - Çrş 26 Tem 2006, 04:33
|
 |
Okand1
17 yıl önce - Çrş 26 Tem 2006, 09:46
Evlilik
Kısaca "Birbirine Tahammül Sanatı"....
|
 |
Fatih Ozbatur
16 yıl önce - Çrş 13 Eyl 2006, 02:49
Aşkla başlayıp, sevgiyle büyüyen, saygıyla olgunlaşan ve arkadaşlıkla yaşlanan birliktelik
diyesim geliyor.
Evrensel kuralları olduğu gibi, bölgesel kuralları da var evliliğin. Ama asıl olan evrensellik tabii ki. Yani 3S kuralı.
Sevgi... Saygı... Sadakat...
Ama, tıkır mıkır seslenir, parayla beslenir diyenlerin sayısı da hızla artıyor gibi.
Kaç yıllık evliyim bilmiyorum. Biliyorum da bilmiyorum. Saymadım. Saymak da istemiyorum.
Bu evliliğin sihirini bozuyor gibi geliyor bana.
Ben 3S kuralını "Halâ" ile carptıgımda karşıma "Ilk günkü gibi" sonuç olarak çıkıyor.
Bilmem analatabildim mi?
Ne dersiniz?
Sevgiyle kalın.
Fatih Ozbatur
|
 |
rabia-k
16 yıl önce - Çrş 13 Eyl 2006, 14:20
İnsanı hayata bağlayan güzellikleri tüketmeden,karşılıklı sevgi,saygı ve gerektiğinde büyük özveri ile yürüttüğümüze inandığım bir evliliğin içinden gelen bir kişi olarak ben de birşeyler söylemek istiyorum bu konuda.
Evlilik insan yaşamında önemli bir değişiklik ve her değişiklikte olduğu gibi stresi de beraberinde getiriyor. Farklı kültürlerden gelen iki kişinin birlikte yaşamaya ve herşeyi paylaşmaya alışması zaman alan bir olgu. Hele hele bu iki insan hiç birbirlerini tanımadan evlenmişse veya kendilerini farklı tanıtmışlarsa, biribirlerine hep güzel, beğenilen yönlerini göstermişlerse sorunları aşmak daha da zorlaşmakta.
Evlilik değerli üyelerimizin de vurguladığı gibi saygı, sevgi, karşılıklı özveri ile yürüyecek bir kurum. Eğer evlilikte çiftler arasında sevgi ve saygı eksikliği, sadakatsizlik, iletişim kurma güçlüğü, cinsel sorunlar, ailelerin dayanılmaz baskısı, ağır psikolojik sorunlar, alkol, kumar, uyuşturucu kullanımı, aile içi şiddet gibi olumsuzluklar varsa ve bunlar aşılamıyorsa evliliğin yürütülmesi hiç de kolay olmasa gerek.
Eskiden bu sorunların yaşandığı durumlarda bile "kol kırılır yen içinde kalır" düşüncesi ile evlilikler herşeye rağmen sürer gidermiş, zaten Anadolu'da kadının geri dönüp babaevinde tekrar kabul görmesi zormuş.
Bugün toplumumuzun genelinde evlilikler hangi gerekçelerle biterse bitsin adına şiddetli geçimsizlik deniyor. Dünya ile birlikte toplumumuz da değişiyor. Bence evlilikleri bitiren en önemli neden, kadının ekonomik özgürlüğü değil. Yukarıda sözettiğim olumsuzluklarının aşılamadığı durumlarda evlilik denen şey özünde yaşanmıyor zaten ve bu tür yürütülen evliliklerde iki yetişkinin hayatındaki acılara ilaveten en büyük yara çocuklarda açılıyor.
Önemli sorunlar yoksa, hayatta hep ben demeyi bıraktığınızda, karşınızdaki kişi için iyi ki var, iyi ki benimle diyebiliyorsanız ve zaman zaman eşinize sevdiğinizi ve sizin için ne kadar önemli olduğunu dile getirebiliyor ve karşılığını da görüyorsanız, gözlerinizin içine bakabiliyorsanız karşılıklı hala, siz mutlusunuzdur, evliliğiniz yürüyecektir zaten. Saygılarımla
|
 |
Emre Yaşar
16 yıl önce - Çrş 13 Eyl 2006, 14:54
ALINTI:
maalesef her gecen sene bosanma olaylarinin artisina tanik oluyoruz toplumca. su an ki aile yapisinin bozulmasinda bence en önemli sebep maddi imkanlarin gitgide zorlasmasidir. cünkü maddi sorunlar sevgiyi de,saygiyi da yitirir zamanla.aile icinde ne kadar seviyoruz saygi duyuyoruz desek te sorun maddiyat oldugunda belli bir zaman sonra bunlarda tükenir gider. bence aile kavramini yitirmeye basladigimiz son yillarda bunun en büyük nedeni gecim sikintisinin ve maddi yükümlülügün daha da artmasidir.(bütün bunlarda bir evliligin cöküsüne sebep olur.)
Evet bende Nagihan arkadaşımızın görüşlerine kayılıyorum. Maddi külfet arttıkça maddiyatçı bir yapıya bürünüyoruz malesef bu da mutsuz menfaatçi bir aile ortamını doğuruyor diye düşünüyorum. Ama şu da varki avrupa özentimizin de aile yapımızda önemli bir etkiye sahip olduğunu bunun yanında ,eğitim seviyemiz aile yapımız diğer etkenler ama herşey yine malesef paraya dayanıyor işte....
sevgiler...
|
 |
ZERRİNCE
16 yıl önce - Çrş 13 Eyl 2006, 15:02
azucuk feministim,bu konularda yazmasam iyi olur gibime geliyor..bazen coşuyorum,klavyeden burada bol bol eksi puan almama sebep olan laflar çıkıyor.
hepinize bu tartışmada kolay gelsin diyorum.
|
 |
Atilla DÜNDAR
16 yıl önce - Çrş 13 Eyl 2006, 15:09
Evlilik Kavramının ne kadar yozlaştırıldığına, toplumun ahlak kuralları anlayışının ne kadar dışına çıkartılmaya çalışıldığına günümüzde ne kadar da çok şahit olmaya başladık.
Artık magazin programları dışında ana haber bültenlerinde bile "az sonra" flaşlarıyla izleyenlerin gözlerinin içine sokulmaya çalışılan ilişkiler aslında evliliğin kutsallığını yitirmesi adına yapılan en büyük yanlışlar olmaya devam ediyor.
Asıl diğer bir acı tarafı da halkın sürekli gözü önünde olan ve yaşantıları bir şekilde takip altında tutulan ünlü kişilerin bu tarz bir yaşamı tercih etmeleridir. Evlilik dışı ilişkiler, nikahsız çocuk sahibi olmalar, ana ve babalarının rızalarını almadan evlenen çiftlerin ekranlarda haber yapılmaları, yetiştirdiğimiz çocuklarımıza acaba ne derecede örnek oluyorlar?
Kutsal bir müessese olarak bakılan evlilik müessesesini acaba bu örneklemelerle yeni nesiller nasıl değerlendirecekler ve sonları nasıl olacak? Acaba hükümetler içerisinde bulunan "Aileden Sorumlu Devlet Bakanlığı" da bu haberleri "aaaaa" diyerek mi seyrediyorlar? Eğer seyredip de müdahil olsalar dı bizlerde halen bu programları ekranlardan izlememiş olurduk.
|
 |
sayfa 5  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|