1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 12  |
 |
Atilla DÜNDAR
16 yıl önce - Çrş 08 Ağu 2007, 13:37
| Alıntı: |
| Ben konu başlığına katılmıyorum. Evlilik kurallarını iki kişinin KOYAMADIĞI bir oyundur. Çevre ve aile nin koyduğu kurallarla evlenilir ve evliliğin özellikle ilk yıllarında da yeni evliler çoğunlukla aileleri tarafından yönlendirilirler. |
Bu da bir düşünce şeklidir. Ama evlilik kavramını genele yansıttığınız da, böyle bir kavramın tüm evliliklerde söz konusu olamayacağı aşikardır. Bugün, evli çiftler arasında yaşanan ilişki, evlilik bağına olan saygı ve sadakat, evli çiftlerin kendi geleceklerine dair yön vermeleri, daha bir farklıdır. Evet, çevre ve ailenin etkilerinin de hissedildiği bir çok evlilikleri görüyor ve yaşıyoruz. Ama sonuç olarak evlilik, o yola çıkan iki kişinin akdidir. Aileleri tarafından yönlendirilen çiftlerin bile kafalarının, gönüllerinin bir köşesinde mutlaka kendi evliliklerinden oluşmuş kutsal bir aile yapısı olduğunu varsaymak veya yokmuş gibi görmek, olaya geniş bir pencereden bakmaktır.
Her ne kadar çevre ve aile baskısının hissedildiği evlilikler olsa da, kuralları konulamamış gibi gözükse de, evlilikleri iki kişiye bırakmak en doğrusudur. Kırsal kesimlerde bir çatı altında ve ataerkil aile yapıları içerisinde yaşanan evlilikler, dışarıdan görüldüğü gibi iki kişilik olmaktan çıksa bile, yine o iki kişinin duygu ve çabalarıyla hayat bulmaktadır. Ama asla evliliğe dış etkenlerle iki kişi dışında yön verilmiş bir müessese olarak bakmayalım. Eğer bu anlayış içerisine girip evlilikleri bir çıkmaza oturmuş kurumlar gibi yansıtırsak, o evliliklerden olan ve gelecekte bu evliliği gerçekleştirecek olan nesillerin de aynı düşünce çelişkisine kapılmalarına sebep olabiliriz. Çevrelerin, anne ve babaların (ailelerin) sebebiyet verdikleri kuralsızlaştırılmış evlilikler yerine, iki kişinin yön verdiği evlilikler sorunların çözülmesinde daha bağlayıcı olacaktır.
|
 |
Asiye61
16 yıl önce - Çrş 08 Ağu 2007, 14:06
Aylin Çelik ;
Yıllar özümüzden çok şeyi götürdü bunu kabul etsenizde,etmesenizde.
Sana katılıyorum fakat tek bir fakla,benim demek istediğim eskiden ekenomik özgürlük anlayışı yoktu.
Çok gerilere dönüp baktığımızde saygı,sevgi,hoşgörü çerçevesinde yürütülen evlilikler vardı.
Her evlilikte sorunlar mutlaka vardır,ama bunu sırf ekeonomik özgürlükle sınırlandırmamak gerekiyor.
Şimdiye dönüp bakar isek aşık oldum,öldüm bittim,evlenecem moduyla hareket edildiği için,tarafların yeteri kadar birbirlenine saygı göstermedikleri için evlilikler uzun vadeli olmuyor.
Şiddet eskiden yokmuydu vardı ama günümzdeki gibi değildi.Çok nadir olsada yaşanmış fakat saygı unsuru ön planda olğunu alğıladıkları için ah eskiler diyorum.
|
 |
Cem Yılmaz
16 yıl önce - Prş 09 Ağu 2007, 02:41
Bireysel isteklerin önem kazandığı bir dönemde, ortak karar alabilme ve hareket etme özelliklerimizi arttırmak ortak yaşamı da başarıya götürecektir. Bunun için de, sakin anlarda biraz üzerinde kafa yormak gerekiyor.
Ailenin kuruluş amacını ve hedeflerini tarafların önceden konuşup, belirlemesi çok önemli.
|
 |
pelintezer
16 yıl önce - Prş 09 Ağu 2007, 15:07
42. yaşının baharında evlenmiş ve beş küsur yıldır sıfıra yakın problemsiz bir evlilik yaşayan biri olarak ben de birşeyler söylemek istiyorum
Evlilik, dostluk, aile, iş ilişkileri, kısaca tüm beşeri ilişkiler bir tek altın kurala dayanıyor kanaatimce ... O da "davul dengi dengine" kuralı ... Buna ek olarak sağlıklı bir bedende: birlikte aynı frekansta seyir; ağırlıklı aynı şeylerden keyif alabilme; güven ve ille de güvenin oluşması; adil olma; mizah yetisi ve karşındakinin nefes alma alanını daraltmamak da dahil olmak üzere, aslında basit ama çok derin görünen bir kavramlar silsilesi ... Kişilerin kendi kendileriyle barışık olması; ekonomik koşullar da tuzu biberi ... Özetle, hiçbir şey sonradan kolay değiştirilemiyor, değişmiyor ... Eğer uyum ve niyet varsa hiçbir rüzgar yönünü bozamıyor ... Ben sevgili bekar gençlere bir de çok faydalı gördüğüm bir öneride bulunacağım, ille de yapmaktan keyif aldığınız bir hobiniz olmalı ... O sizi kendinizden geçiren aşk denen keyif, o kadar kısa ömrü olan bir virüs ki, iyileşince bir bakıyorsunuz paylaşacak hiçbir şeyiniz yokmuş meğer! Ananeleri, ailelerin beklentilerini bir kenara bırakıp akıl ile seçim yapılırsa, çok uzun sürecek bir sevgi zaten yeşerecektir ...
Çok mu ağdalı oldu?
|
 |
FİLİZ DENİZ
16 yıl önce - Prş 09 Ağu 2007, 17:18
Sayın pelintezer aynen katılıyorum fikirlerinize üstelik en iyisini yapmışsınız hayatınızın baharı! bence de öyle 42 yaş insanın en verimli olduğu yaşlar bence kadın erkek farketmez insanın hayat tecrübesi,kariyer ve statü elde edip sonra evllik hayatını kurması en güzeli. sonra yıllar geçipte ah şunu da yapamadım diye üzülürsünüz bizim gibi 19 yaşında daha çocukken evlenip hayatının on yılını bebek bakmakla geçirip yapamadıklarınız için üzülerek mutsuz olup karşındaki insanı da huzursuz edersiniz.Mutlu ve başarılı bir insan kadın veya erkek olsun eşini de mutlu eder diye düşünüyorum, şimdi diyecekler ki bizim annelerimiz kariyer mi yapmıştı? ama artık zaman değişti kadının da erkek kadar ekonomik özgürlüğü, mesleki kariyeri, toplum içinde saygınlığı olmalı insan olarak kendini ispat etmiş olmalı o zaman evlilikler daha eşit şartlarda biri diğerini ezmeden daha verimli olur diye düşünüyorum.
|
 |
Erol Gündüz
16 yıl önce - Pzr 19 Ağu 2007, 18:56
Dün akşam İzmir Urla Beygua'da yapılan Aslıhan ile Alphan'ın düğün törenlerine katıldım. 7 sene arkadaşlıktan sonra evlenen bu iki gencin gözlerindeki mutluluğu izleyebildim. Sevgileri yüzlerine yansımış ve mutluluktan adeta uçuyorlardı. İşte Aslıhan ve Alphan:
(+)
Hazırlıklar, telaşlar, davetliler, ev, eşyalar, tören, nikah memuru vs. hepsi palavraydı...ve bitti. İşte şimdi yeni, yepyeni bir hayata başlıyorlar. 28 sene evlilik tecrübemle önerilerim: Birbirinize karşılıklı sevgi ve saygı duyun. Sorunları da sevinci de paylaşın. Eşinizi her zaman sığınacağınız bir liman olarak görün. Açık ve şeffaf olun. Birbirinize inanın, güvenin, destek olun. Eşinizden şüphe duymayın. Aranızda sorunlar çıkacaktır. Varsın çıksın. Sakinleştiğiniz zaman sorunu birlikte çözün. Ertelemeyin. Eşiniz sinirlenmişse alttan alan siz olun. Kaybetmez, kazanırsınız. Ona sevgiyle sarılın. Çözdüğünüz her sorunun aile birliğinizi kuvvetlendirdiğini unutmayın. Ailelerinize aksettirip sorunu büyütmeyin. Çok içinden çıkılmaz hal aldıysa profesyonel destek alın. Aranızdaki tartışmalar veya başka bir nedenden ötürü hiç bir zaman ayrı yataklarda yatmayın. Aşkınızı her seferinde dile getirin. Ona hizmet etmekten dolayı mutlu olduğunuzu hissetsin. ''Ben haklıyım'' ve ''senden kaynaklandı'' cümlelerini ölene kadar kullanmayın. Daha fazla özveride bulunduğunuzu hiç bir zaman düşünmeyin. Bazen aranızda küçük dedikodular yapın. Bunun eşleri yakınlaştırdığı söylenir. Birlikteyken televizyon ve bilgisayar başında geçen süreleri azaltın. Tasarruf yapın. Birikimlerinizin artması gelecek kaygılarınızı azaltacak, gelecekle ilgili planlar yapmanız evliliğinizi sağlamlaştıracaktır. ''Çok muhabbet tez ayrılık getirir'' gibi salak atasözlerini bırakın baş başa olduğunuz süeleri arttırın. Evinizde de olsa eşinizle güzel, şık sofralarda uzun süreli sohbetler eşliğinde yemekler yiyin. Faydası çoktur. Eşinizin ve birlikteliğinizin önemli günlerini unutmayın. Bu özel günlerde mutlaka küçük hediyeler alın. Abartmayın. Sarılın. Sevin. Bu hayatı (belki diğerini de) birlikte yaşayacağınızı unutmayın. Hoşçakalın.
|
 |
Yiğit cas
16 yıl önce - Pzr 19 Ağu 2007, 20:09
| Alıntı: |
| Ben konu başlığına katılmıyorum. Evlilik kurallarını iki kişinin KOYAMADIĞI bir oyundur. Çevre ve aile nin koyduğu kurallarla evlenilir ve evliliğin özellikle ilk yıllarında da yeni evliler çoğunlukla aileleri tarafından yönlendirilirler. |
Buna kesinlikle katılıyorum. Tabi amaç bunu engelleyebilmek olmalı.
Üç yılı aşmış bir ilişkim var ve şu an evlilik benim için oldukça basit bir karar olurdu. Sorunları hep düzeltmeye çalışan bir tarzımız var ikimizde de, "hah-hah evlilik o kadar basit değil" ama denmesini de bu sebeple maalesef kabul edemeyeceğim. Benim için bu basit kararı toplum yapımız gereği aileler bir ritüele çeviriyorlar. Ailelerin anlayışlı olduğu durumlarda da sülaleler, eş dost fikirleri ve yorumları ile işi karmaşık hale getiriyor.
Şimdi insanlar ertelemek için mazeret üretip duruyorlar çünkü evliliğe aşırı önem veriliyor. Ben zaten biri ile bir ilişki yaşıyorsam evliliğe dair tüm sözleri de vermiş oluyorum bu durumda evlilik bunların altına imza atmak ve resmileştirmekten başka bir şey olmuyor.
Evlilik elbette çok önemli bir dönem noktası. Bu konuda ebeveynlerin heyecanlanmasını, duygulanmaını haklı buluyorum. Ama kararların iki kişinin arasında kalması gerekli, düğünlerine, evlerine, yaşam koşullarına, ilişkilerine yani her konuya karışılmasını haklı bulamıyorum...
Ayrıca belirtme gereği duydum, yukardakilerin tamamı şahsi görüşüm ve kendi örneğim üzerinedir. Herkesin aynı durumda olduğunu savunmuyorum ama benzer şartlarda benzer ilişkileri olan insanlarda da bunu görmüyor değilim.
|
 |
müslüm sezen
16 yıl önce - Pts 20 Ağu 2007, 15:07
Evlenmek için çok mücadele ettim.
Evlendikten sonrada evliliğimi yürütmek için çok mücadele ediyorum.
Bazen bu mücadele niye diye düşünmeden edemiyorum.
Siz ne dersiniz?
|
 |
Keremss
16 yıl önce - Pts 20 Ağu 2007, 18:13
Bence bu konu hakkında evli olan abilerimiz ve ablalarımız bize yaşadıkları tecrübeleri ile na yapıp ne yapmayacağımızı paylaşsalar bizde bu tecrübelerden ders alsak? mesela bi abimiz eşine bi hareket yapmıştır bu hoş karşılanmamıştır bunu anlatsa bizde aynı hataya düşmesek
|
 |
Oya Elkan
15 yıl önce - Cmt 22 Eyl 2007, 02:14
Evlilik kurallarının iki kişinin koyduğu bir kurum olsaydı kolay kolay yıkılmazdı oyun olsaydı çok eğlenceli olabilirdi. Başka yerlerde nasıldır bilemem ama Türkiye'de çiftler değil aileler hatta sülaleler evleniyor. Eskiden beri böyle idi ama boşanmalar bu kadar fazla değildi diyeceksiniz. Haklısınız eskiden belki daha erken evlenıyordu ciftler veya daha çok ailelerinin onayını alarak evleniyorlardı. Şimdi bir anne oğluna bir kızı empoze etmişse ve oğluda mutlu görünüyorsa tabi anne geline daha az müdahale ediyordu ve olay yürüyordu. Şimdi artık pek empoze evlilikler yok, eşler birbirlerini seçiyor ama nadir yürütebiliyorlar. Ne desem bilmem ki umarım herkes mutlu olur
|
 |
sayfa 12  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|