Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1
Bünyamin
15 yıl önce - Pts 26 Tem 2004, 16:53
Kayseri Pastırması





Kayseri: Pastırma da teknolojiye ayak uydurdu...
 
Uygulamaya bir kaç ay önce başlamalarına rağmen internet üzerinden çok sayıda sipariş aldıklarını kaydeden Karslı, "Şehir dışındaki müşterilerimize ulaşmak için böyle bir uygulama başlattık.

Müşteriler internet üzerinden bize sipariş veriyorlar ve uygulamadan memnunlar. Bizde dükkana koyduğumuz bilgisayardan sürekli siparişleri kontrol ediyoruz ve sipariş edilen ürünleri kargoyla gönderiyoruz. 100 milyon liranın üzerindeki siparişlerden ise kargo ücreti almıyoruz." dedi.
Karslı, ayrıca web sitelerinde pastırmadan yapılan yemeklerin tariflerine de yer verdiklerini belirtirken, bu sayede ev hanımlarına hizmet verdiklerini sözlerine ekledi


Murat Yigit

13 yıl önce - Çrş 19 Tem 2006, 17:12
KAYSERİ PASTIRMASI


PASTIRMANIN HİKAYESİ

Orta çağda yaşayan Romalılardan Avrupa’ya akın eden  Hun Türklerinin pastırmayı bir yiyecek maddesi olarak kullandıklarını öğreniyoruz yine Romalı bir yazar olan Waber Baldamus, Antalyalı Amianus MS 273-275 yıllarında yazmış olduğu eserinde Türklerin  et  ürünleri  ile ilgili yiyecek  alışkanlıklarından  bahsettiği bildirilmektedir.Bugün  bile Macar  müzelerinde sergilemekte  olan  Hunlara ait iki cepli  eyerlerinden öğreniyoruz ki  kurumuş  etler atın baldırına ve vücuduna değmemektedir. Orta Asya’dan batıya akın eden Türk Hun süvarilerinin  eyerlerinin çantalarını dolduran kuru et  konservesi,Anadolu’ya gelerek yerleşen  Oğuz Türklerin de pastırmacılığın bulunması ve günümüze kadar gelmesi bugün Orta Asya bozkırlarında yaşayan göçebe Türklerin sonbaharda  kışa hazırlık olarak tuzlu,kuru ve dumanlı et konserveleri yapmaları bu sanatın orta Asya dan  geldiğini göstermektedir.Hayvanlarının iyi şekilde ıslah  etmiş  ve bir çok  yeni ırklar meydana getirmiş olan Türkler hiç şüphesiz ki  bunlarında etinden  en iyi şekilde istifade etmesini bilen insanlardır.Kayseri’de Pastırmacılık ise Orta Asya dan gelen Türklerin etkisiyle başlamış  ve zamanla daha da gelişmiştir 1611-1682 yılları arasında yaşamış olan ünlü  Seyyah Evliya Çelebi,Seyahatname isimli eserinde “..lahm-ı kadit namı ile şöhret bulan kimyonlu sığır pastırması ve miskli (güzel kokulu)et sucuğu bir tarafta yoktur.” diye belirtmektedir.Tarihten günümüze kadar gelen bu damak zevkimizi,Kayseri’nin özel iklim koşullarında,kendisine has yer altı kaynak suları  ve lezzet ustalarının el maharetleriyle imal eden ŞAHİN Et ve Et Mamüllerin de geleneksel tat ve lezzeti bulacaksınız.  
 

(+)



 



nurcanca
13 yıl önce - Çrş 19 Tem 2006, 17:45

Geçen gün televizyonda bir programda Kayseri pastırması anlatılıyordu. İşletmenin sahibi Kayseri pastırmasının bu kadar güzel olmasının sebebinin, gece ve gündüz arasındaki sıcaklık farkının çok fazla olmasından kaynaklandığını söyledi. çok ilginççç  

Burhanettin Akbaş

13 yıl önce - Çrş 19 Tem 2006, 17:55

* PASTIRMA

Şu beş bahrattır bizce mûteber
Çemen, tarçın, kimyon, sarımsak, biber
LOKMAN’ın ruhundan getirir haber
Eti, tuzu cemi tümü pastırma

Bunlar macun olur kıvama girer
Usta bunu etin yüzüne sürer
Satışa arz olur kıymete biner
Dilde destan olur gezer pastırma

Tarihin bilen yok uzun aşama
Baharatı iştah verir yaşama
Kahvaltıda Ağa, Beye, Paşama
Eşe dosta ikram olur pastırma

Kimyanın ilminden terbiye alır
Uzun müddet cerde asılı kalır
Yüzüme baktıkça canımı alır
Kış günleri hekim olur pastırma

Kuşgömünden olur bunun âlâsı
Yumurtayla olur güzel tavası
Bağdaş kurup seni yesem doyası
Çemenlerin iştah açar pastırma

               Allı gelin gibi vitrinin süsü
Olursa etleri, ah birde besi
Mübareğin pek hoş olur pidesi
Lezzetine doyum olmaz pastırma

                                 *Erciyes dergisi / Recep Çalkaner
Umarım "Aslan Gayserilim" lakaplı Recep Bey'in şiirini beğenirsiniz.


ismailkolkiran
13 yıl önce - Çrş 19 Tem 2006, 23:18

Pastırma ve sucuk sofralarda aranan ve sevilen lezzetli ve Kayseriyle özdeşleşmiş gıda maddeleridir. Ünleri Türkiye sınırlarını aşmış Dünyaca bilinmektedirler.



ismailkolkiran
13 yıl önce - Sal 01 Ağu 2006, 22:56
Pastırma mı? Basdırma mı?


Pastırma mı? Basdırma mı?
Uzun yıllar Hürriyet Gazetesi'nin Bölge Müdürlüğü'nü yapmış olan Mahmut Sabah, 1962 yılında bir araştırma yapar ve bu işin pirini bulur. Benjamin Usta... Benjamin Toker o sıralar 70 yaşındadır... Benjamin Usta, pastırmanın adının bastırma olduğunu
söyler ki bu isim Hun Türkleri'ne dayanmaktadır. Hun Türkleri
sefere çıkarken tuzlanıp güneşte kurutulan etleri, sucuğun bağırsak içinde korunduğu gibi ince bir deri ya da zar içinde atın eğerinin iki yanına bağlar, sarkıtırlarmış. Binicinin bacakları altında sıkışıp kıvama gelen etler uzun süre dayanır, gerektiğinde bir parça kesip bu etten yerlermiş. Bu gelenek yüz yıllar boyunca devam etmiş. Gerisini İsmail Evci'den aktaralım:
"Etler kemiğinden ayrılır, basdırma olacak kısımlar çıkarılır. Bastırmalık
etler bıçakla delinip buralara kaya tuzu yerleştirilip leğenlere istif edilir.
Ertesi gün çıkan su dökülüp etler bir güzel yıkanır. Tuzu iyice temizlenince üst üste dizilir üzerine ağırlık konur ve suyunun çıkması sağlanır. Buna denge koyma denir. (Bu durum "Yekte yavrum yekte, bastırmalar denkte" şeklinde türkülere de girmiştir.) 2-3 gün sonra etler yine yıkanır ve sergilere asılıp güneşte kurutulur. Daha sonra çemene yatırılarak hazır hale gelir. 2-3 gün sonra etler yine yıkanır ve sergilere asılıp güneşte kurutulur. Daha sonra çemene yatırılarak hazır hale gelir.
Yurt Ansiklopedisi'nin Kayseri adlı bölümünde Kayseri'de 20 tür pastırma yapıldığı söyleniyor. Sırt, kuşgömü, kenar mehle, eğrice, omuz, dilme, şekerpare, kürek, kapak, döş, etek, bacak, ortabez, kavrama, meme, kelle, kanlıbez, arkabas ve tütünlük bunlardan bazıları. Bu çeşitli pastırmalardan sırt öncelikli sırada yer alıyor. Ardından kuşgömü ve sonra da kenar (dilme) geliyor. Sırtın uç kısmı olan tütünlük denilen yerinden yapılanın beylere layık olduğu söyleniyor. Bir hayvandan 1 kilo tütünlük ya çıkıyor ya çıkmıyor... Şekil olarak gösterişsiz olan Kuşgömü tüm pastırmaların tadını taşır; dil ile damak arasında eriyiverir yerken. Etek, kavrama, meme, kellegömü türündeki pastırmaları gelir düzeyi az olanların yediği söyleniyor.



Lezzet


Süha
13 yıl önce - Sal 01 Ağu 2006, 23:05

Böyle lezzetli sağlık yiyeceklerin Türk mutfağında olması çok güzel. Hele ki pastırma şöyle ince dilimlenmiş mis gibi.

Serkan Erdoğan

13 yıl önce - Çrş 02 Ağu 2006, 01:00

Pastırmanın serüveni, Orta Asya'dan batıya doğru yola çıkan Türk atlılarının eyer ceplerine koydukları etleri baldırlarıyla sıkıştırarak pastırmaya benzer bir yiyecek elde etmeleriyle başlar. Bu tarihsel yolculukta Oğuzlar'la birlikte göç eden pastırma, Anadolu'nun ortasındaki Kayseri'yi kadar gelip Türk Mutfağı'nın değişmez lezzetlerinden biri olarak yerini almış.Kayseri pastırması bugün de Anadolu'da yapılan pastırmalar içinde en iyisi olarak ününü koruyor.

Cemali_16
13 yıl önce - Sal 10 Ekm 2006, 14:35
Pastırma yazı


Bilmiyorum kaç kişi duydu ama CNN TÜRK'te hava durumlarını izlerken duymuştum.  Henüz pastırma yazı başlamadı, dedi. Ve bununla ilgili bir araştırma yaptım. Bulduğum sonuç ise, pastırmanın 29 Ekim ve 1 Aralık tarihleri arasında 'pastırma yazı' denilen klimalı dönemde yapıldığını, sadece bu dönemde yapılan pastırmanın gerçek değerini ve tadını bulduğu yönündeydi. Kayserili arkadaşlar daha iyi bilirler ama ben bunu buldum. Ama bunun bir zaman dilimi için kullanılması hakikaten ilginç.

©taner©
13 yıl önce - Sal 10 Ekm 2006, 14:52

Pastırma yazı denilen dönemde geceyle gündüz arasındaki sıcaklık farkı çok fazladır....Sıcaklık farkının fazla olduğu bu dönemde yapılan pastırmalar çok leziz olur..Bir de sakın sağda solda yediğiniz her pastırmayı pastırma zannetmeyin..Pastırmanın hası sırt etinden yapılır..Eğer pastırmada azıcık sinir veya yağ görüyorsanız adi pastırmadır....Benim annnem her kurban bayramında ineğin sırt bölgesindeki sinirsiz ve yağsız etten çok leziz pastırma yapardı....Heyt be memleketimi özledim...



sayfa 1
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET