Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1
Burhanettin Akbaş

12 yıl önce - Çrş 12 Tem 2006, 12:28
Kaniş-Karum (Kültepe) ve Prof.Dr.Tahsin Özgüç


Bence bu başlığı sadece Kaniş-Karum (Kültepe) olarak açmak doğru olmayacaktı. Çünkü dile kolay, Prof.Dr.Tahsin Özgüç'ün kesintisiz olarak 57 yıl Kültepe kazılarına katılmış olması, bence onu da yad etmemizi gerektiriyor. Çünkü, bugün Kültepe, onun çalışmaları sayesinde dünyaca tanınan bir yerdir.
Önce 2005 yılında kaybettiğimiz değerli bilim adamı Tahsin Özgüç'ü yad edelim.

PROF. DR. TAHSİN ÖZGÜÇ
(1916-2005)
Aykut ÇINAROĞLU



 


 


Prof. Dr. Tahsin ÖZGÜÇ, Ankara Üniversitesi Rektörlüğü sırasında, kurucusu olduğu ve bir süredir tedavi gördüğü Üniversitenin Tıp Fakültesi İbn-i Sina Hastanesinde, 28.10.2005 günü hayatını kaybetti.
Prof. Dr. Tahsin ÖZGÜÇ 1916 yılında Kırcaali’de doğdu. Ankara’da öğretim gördüğü sırada, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesinin kurulduğu yılda, Arkeoloji Bölümüne kaydoldu ve 1940 yılında mezun oldu. Aynı yıl Fakülteye “İlmi Yardımcı” olarak atandı. 1942 yılında Doktor unvanını kazandı.
Prof. Dr. Tahsin ÖZGÜÇ, 1942-1945 yılları arasında askerlik görevini topçu sınıfında yürütürken bir yandan da doktora çalışmalarına da devam etmiştir. Savaş yıllarına denk gelen bu süreç içinde, komutanlığını yaptığı topçu bataryası, kimliği belirsiz bir uçağı vurması üzerine, batarya komutanı olarak ÖZGÜÇ, bir hafta izinle ödüllendirilmişti.
1945-1946 yılları arasında Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Arkeoloji Asistanı olarak görev yapan Prof. Dr. Tahsin ÖZGÜÇ, 1946 yılında doçent oldu. 1954 yılında Profesörlük unvanını aldı.
Dr. Tahsin ÖZGÜÇ, 1954 yılına kadar sürdürdüğü doçentlik görevi sürecinde, Ankara-Anıtkabir Tümülüsleri ve Elbistan Karahöyük kazılarını yürüttü. Aynı zamanda Maltepe-Sivas Kalesi kazılarını da gerçekleştirdi.
1948 yılında başlattığı Kültepe kazılarını, vefat ettiği 2005 yılına kadar kesintisiz sürdürdü. Bu sürdürüş, aynı zamanda, Anadolu arkeolojisinde bir rekordu. Kültepe kazıları dışında başka bir Türk arkeoloğunca kesintisiz olarak gerçekleştirilen (57 yıl) bir kazı yoktur.
Kültepe Kazıları, yalnızca bir arkeolojik kazı değildir. Burası aynı zamanda bir arkeoloji okuludur. Burada kazı tekniklerini öğrenen yabancı bir çok arkeolog yanında, başta Prof. Dr. Kutlu EMRE olmak üzere, Prof. Dr. Aykut ÇINAROĞLU, Prof. Dr. Hayat ERKANAL, Prof. Dr. Armağan ERKANAL, Prof. Dr. Aliye ÖZTAN, Prof. Dr. Önder BİLGİ, Prof. Dr. Uğur SİLİSTRELİ, Prof. Dr. Fikri KULAKOĞLU, Doç. Dr. Tayfun YILDIRIM, Doç Dr. Tunç SİPAHİ, Metin AKYURT ve Rüştü ÇATİNKAYA Kültepe kazılarından Prof. Dr. Tahsin ÖZGÜÇ’ün arkeolojik kazı yöntemleri ile yoğrulmuşlardır. Akademik yaşantılarını sürdüren bu bilim insanları yanında, çok sayıda arkeoloji öğrencisi, Kültepe kazılarında çalışmıştır.
Yukarıda adları dizili Önasya arkeolojisi öğretim üyeleri, günümüzde belli başlı kazıların sorumlu başkanlarıdır. Bu öğretim üyeleri bugün, Prof. Dr. Tahsin ÖZGÜÇ’ün ekolünü, genç nesillere geleceğin arkeologlarına aktarmaya devam etmektedirler.
Kültepe kazıları, bir Önasya Arkeolojisi okulu olması yanında, sonuçları ile Anadolu ve Mezopotamya arkeolojisine katkıları, hiçbir zaman yadsınamayacaktır. Özellikle Kültepe’de açığa çıkartılan ve sayıları yirmi bini geçen Anadolu’nun en eski yazılı belgeleri olan çivi yazılı Eski Asurca tabletler, çok sayıda yerli ve yabancı filoloğa kitap yazdırmıştır ve yazdıracaktır.
Kültepe kazılarında gün ışığına çıkartılan çeşitli arkeolojik eserler aynı zamanda, birçok bilim insanının akademik aşamasında, belli başlı malzemeyi oluşturmuştur. Eski Anadolu Tarihi ile ilgili her yayında, Kültepe’ye ayrı bir yer verilmiş ve bundan sonrada verilecektir. Bir başka değişle eski Anadolu tarihini ya da arkeolojisini yazmak Kültepe’siz olanaksızdır.
Bunların dışında, Kültepe Kazılarında açığa çıkartılan eserler, bugün başta Kayseri Arkeoloji Müzesi olmak üzere, Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesinin vitrinlerinin en gözde eserlerini oluşturmaktadır.
Prof. Dr. Tahsin ÖZGÜÇ, kesintisiz 57 yıl devam eden tek Türk Kazısı Kültepe’de çalışmalarını sürdürürken, Tokat Erbaa Horoztepe’de, yine Tokat Zile yakınlarında Maşat Höyük’te, Amasya Kazankaya ve Kayseri Develi Fraktin’de kurtarma kazılarını da gerçekleştirmiştir. Bu kazılarda gün ışığına çıkarttığı gerek mimarlık eserleri gerekse küçük eserler, Anadolu arkeolojisine projektör büyüklüğünde ışık tutmuştur.
Anadolu arkeolojisi konusunda en fazla makale ve kitap üreten bilim insanı olan Prof. Dr. Tahsin ÖZGÜÇ, öğrencilerine arkeoloji öğretisi yanında her şeyden önce insan olmayı öğretmeyi düstur edinmiştir.
Türk üniversite tarihinde seçilerek en fazla rektörlük görevini yürüten Prof. Dr. Tahsin ÖZGÜÇ, rektörlüğün 2 yıl süreli olduğu dönemde, tam 6 kez seçim kazanmış ve 11,5 yıl kesintisiz Ankara Üniversitesi rektörlüğünü üstlenmiştir. Bu da üniversitel hayatta bir rekordu.
ÖZGÜÇ Adı, her kesimde Prof. Dr. Nimet Özgüç’le birlikte anılmaktadır.
Prof. Dr. Tahsin ÖZGÜÇ’ün en sevdiği Türk Sanat Müziği şarkısı “Rabbim Bana Bir Nimeti Varsa Oda Sensin”di.
Prof. Dr. Tahsin ÖZGÜÇ’ün Özgeçmişi
1916 doğumlu
Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi mezunu 1940
Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi İlmi Yardımcı 1940
Doktora 1942
Askerlik Görevi 1942-1945
Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Arkeoloji Asistanı 1945-1946
Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Doçenti 1946-1954
Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Profesörü 1954
Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Dekanı 1968-1969
Ankara Üniversitesi Rektörü 1969-1980
Yüksek Öğretim Kurulu Başkan Vekili 1982-1988
Misafir ve Araştırmacı Profesör olarak:
The Institute for Advanced Study, Princeton 1962-1963
Universitat des Saarlandes (Saarbrücken) 1964
Universitat München 1975-1976
1978-1979
The Metropolitan Museum of Art 1980-1981
Konferans ve Seminerleri:
Avrupa, Amerika Üniversitelerinde, Tokyo Ortadoğu Kültür Merkezinde konferans ve seminerler.
Bilim Kuruluşlarına Üyelikleri:
Türk Tarih Kurumu Üyesi 1947-1982
Alman Arkeoloji Enstitüsü (Berlin) Üyesi 1954
British Academy Şeref Üyesi 1969
Amerika Arkeoloji Enstitüsü Şeref Üyesi 1976
The Society of Antiquaries of London Şeref Üyesi 1978
Die Bayerische Akademie der Wissenschaften (Münih) Üyesi 1988
Türk Tarih Kurumu Şeref Üyesi 1996
Türkiye Bilimler Akademisi Şeref Üyesi 1996
Şeref Doktorluğu:
Doctoris Philosophia Gradum Honoris Causa
Ludwig-Maxmilians-Üniversitat München 1980
Rijiksuniversiteit-Gent 1989
Freie Universitat Berlin 2001
Tevcih Edilen Nişan ve Ödüller:
Federal Almanya Cumhuriyeti Büyük Liyakat Haç Nişanı 1978
(Des Grossen Verdienstfreuzes des Verdienstordens)
Japonya Doğan Güneş Altın-Gümüş Nişanı 1990
(The Order of the Rising Sun, Gold and Silver Star)
Belçika Tacı Ulusal Nişanı 1991
(La Décoration d’Officier de I’Ordere de la Couronne)
Collage de Franve Madalyası 1992
Türk Tanıtma Vakfı Ödülü 1992
İş Bankası Ödülü 1996
Arkeolojik Kazılar:
Ankara Anıtkabir Tümülüsleri
Karahöyük (Elbistan)
Kültepe (Kayseri)
Horoztepe (Tokat)
Maltepe (Sivas) ve Sivas Kalesi
Altıntepe (Erzincan)
Maşat Höyük (Tokat)
Kazankaya (Amasya)
Fraktin (Kayseri)
Yayınları:

A: Kitaplar:
1948 Die Bestattungsbraeunche im Vorgeschichlichen Anatolien. Veroeffentlichungen der Universitaet von Ankara. 14 Wissenschaftliche Reihe: 5/Ön Tarihte Anadolu’da Ölü Gömme Adetleri. Türk Tarih Kurumu Yayınlarından VII. Seri, No. 17 Ankara.
1950 Kültepe Kazısı 1948/Ausgrabungen in Kültepe 1948 TTKY. V-10 Ankara.
1959 Kültepe-Kaniş. Asur Ticaret Kolonilerinin Merkezinde Yapılan Yeni Araştırmalar/ New Reseaches at the Centre of the Assyrian Trade Colonies. TTKY V-19. Türk Tarih Kurumu Basımevi. Ankara.
1966 Altıntepe I. Mimarlık Anıtları ve Duvar Resimleri/ Architectural Monuments and Wall Paintings TTKY-V/24. TTK Basımevi. Ankara.
1969 Altıntepe II. Mezarlar, Depo Binası ve Fildişi Eserler/Tombs, Storehouse and Ivories. TTKY-V/27. TTK Basımevi. Ankara.
1969 The Hittites. Ankara Turizmi, Eski Eserleri ve Turizmi Sevenler Derneği Yayınları 7. Ankara (1995 Baskısı: Anadolu Medeniyetleri Müzesini Koruma ve Yaşatma Derneği)
1971 Demir Devrinde Kültepe ve Civarı/ Kültepe and Its Vicinity in the Iron Age. TTKY-V. No: 29. Ankara.
1978 Maşat Höyük Kazıları ve Çevresindeki Araştırmalar /Excavations at Maşathöyük and Inverstigations in Its Vicinity. TTKY V/38, Ankara.
1982 Maşat Höyük II. Boğazköy’ün Kuzeydoğusunda Bir Hitit Merkezi/ A Hittite Center Northeast of Boğazköy. TTKY V-38a Ankara.
1986 Kültepe-Kanis II Eski Yakındoğu’nun Ticaret Merkezinde Yeni Araştırmalar/ New Researches at the Trading Center of the Ancient Near East. TTKY. V-41. Ankara.
1988 İnandıktepe. Eski Hitit Çağında Önemli Bir Kült Merkezi. An Important Cult Center In the Old Hittite Period. Giriş/Introduction by R.Temizer. TTKY V-43. Ankara.
1999 Kültepe-Kaniş/Neşa Sarayları ve Mabedleri/The Palaces and Temples of Kültepe-Kaniş/Neşa TTKY V.46. Ankara.
2003 Kültepe/Kaniş-Neşa. The Earliest International Trade Center and the Oldest Capital City of the Hittites. The Middle Eastern Culture Center in Japan, İstanbul.
2005 Kültepe/Kaniş-Neşa. The Earliest International Trade Center of the Ancient World and the Oldest Capital Town, Yapı ve Kredi Bankası Yayınlarından.
B. Makaleler:
1941 “Kurs Vücutlu Kültepe İdolleri” DTCF, Yıllık Araştırma Dergisi I, 1940-1941, s.852-886, Ankara.
1943 “Öntarihte Anadolu İdollerinin Anlamı” DTCF Dergisi II/I, s.65-72.
1944 “Birinci Truva’yı Kim Kurdu?” DTCF Dergisi II/5, s.697-716.
1944 “Yortan Mezarlık Kültürüne Ait Yeni Buluntular” Belleten VIII/29, s.53-70.
1944 “Öntarihte Anadolu Kronolojisi”Belleten IX/35, s.341-360.
1944 “Öntarihte İsparta Ovası Kültürü ve Yeni Buluntuları” DTCF Dergisi II/3, s.407-418.
1944 “Review of K. Bittel, K. und H.Otto, Eine Vorgeschichtliche Siedlung der Phrygisch Bithynischen V/24, DTCF Dergisi III/1, s.94-100.
1944 “Samsun Hafriyatının 1941-1942 Yılı Neticeleri” III. Türk Tarih Kongresi, s.393-419.
1945 “Beypazarı Çevresinden Getirilen Testi ve Damga Mühür” Belleten IX/34, s.289-292.
1945 “Öntarihte Anadolu yapıları” Arkeoloji Araştırmaları II, No: 47, s.41-47.
1945 “Review of Arif M.Mansel, Trakya-Kırklareli Kubbeli Mezarları ve Sahte Kubbe ve Kemer Problemi”, Belleten IX/36, s.509-518.
1946 “Anadolu’da Arkeoloji Araştırmaları I/ Untersuchungen über Archaeologische Funde aus Anatolien” Belleten X/40, s.557-597.
1946 “Öntarihte Güney ve Güneydoğu Anadolu’nun Mukayeseli Stratigrafisi” DTCF Dergisi IV/2, s.251-264.
1946 “VI. Troia’nın Anadolu Arkeolojisindeki Yeri” Belleten X/37, s.13-28.
1947 “Typical Pottery of the Middle Anatolian ‘Copper’ and ‘Bronze Ages’ (New Finds from Kültepe Near Kayseri), Artibus Asiae X/4, s.312-323.
1947 “Türk Tarih Kurumu Adına Yapılan Maltepe Kazısı /Die Grabung von Maltepe bei Sivas” Belleten XI/44, s.641-672.
1947 “Türk Tarih Kurumu ve Sivas İli Adına Topraktepe’de (Sivas Kalesi) Yapılan Kazı/Die Ausgrabungen von Topraktepe der Burg von Sivas”, Halil Edhem Hatıra Kitabı I, s.219-241, Ankara, TTKY VII/5.
1947 “Eski Hitit Çağının Eşsiz Bir Eseri-Ein Einzigartiges Stück aus Althethitischer Zeit” Belleten XI/42, s.331-334.
1948 “Elbistan Ovasındaki Tetkik Gezileri ve Karahöyük Kazısı/ Archaeological Journeys in the Plain of Elbistan and the Excavations of Karahöyük”, Belleten XII/45, s.226-232/232-237.
1948 “Ankara Üniversitesi Adına Yapılan Fraktin Kazısı ve Tetkik Gezileri/Excavations at Fraktin Near Develi and Researches in Anti-Taurus Region” Belleten XII/45, s. 260-266/266-267.
1948 “Samsun Hafriyatının 1941-1942 Yılı Neticeleri” III. Türk Tarih Kongresi, Ankara 15-20 Kasım 1943, Kongreye Sunulan Tebliğler. TTKY IX-Seri No:3 TTK Basımevi, Ankara, s.393-419.
1950 “Where the Assyrians Built a Commercial Empire in Second Millennium Anatolia: Excavating the Karum of Kaniş” the Illustrated London News, Jan. 4, s.68-71.
1953 “Kültepe’de 1950 Yılında Yapılan Kazılar Hakkında Ön Rapor/Grabung von 1950 in Kültepe” Belleten XVII/65, s.101-122.
1954 “Kültepe’de 1953 Yılında Yapılan Kazılar/Die Grabungen von 1953 in Kültepe”, Belleten XVIII/71, s.357-390.
1954 “Koloni Devrinin Geç Safhasına Ait (Ib) Bir Aslan Heykeli Parçası/ Fragment of a Lion Statue in the Late Phase (Ib) of the Colony Period”, Belleten XVIII/72, s.441-444/445-447.
1955 “Kültepe Hafriyatı 1954 Ib Katı Eserleri /Excavations at Kültepe 1954 Finds on Level Ib” Belleten XIX/73 ,s. 55-63/64-72.
1955 “Kültpe Hafriyatı 1954 II. Kat Eserleri/ Excavations at Kültepe Level II Finds” Belleten XIX/76, s. 445-452/453-461.
1955 “Koloni Devrinin Geç Safhasına Ait (Ib) Bir Atölye Hakkında/ On a Workshop of the Colony Period Ib” Belleten XIX/73, s.73-80.
1956 “Anitta Hançeri”, Belleten XIX/77, s.29-32.
1956 “Fraktin Kabartması Yanındaki Prehistorik Ev/ Prahistorische Haus Beim Felsrelief von Fraktin” Anatolia I, s.59-64.
1957 “The Bitik Vase”, Anatolia II, s.57-78.
1958 “Bitik Vazosu” A.Ü.D.T.C.F. Dergisi Cilt XVI Sayı 1-2, s.1-18.
1958 “The Statuette from Horoztepe” Anatolia III, s.53-56.
1959 “A Unique Mother Goddess Statue; a Sistrum; a Bull Standart and “booted” bronzes Tables from Early Bronze Age Anatolia” ILN April 4, s.572-573.
1960 “Monuments of the Period of Taşkın Paşa’s Principalty”, Atti Del Secondo Congresso Internazionale di Arte Turca, Napoli, s. 197-201.
1961 “Altıntepe Kazıları/Excavations at Altıntepe”, Belleten XXV/98, s.253-267.
1961 “Kültepe-Kanesh, Mittelpunkt der Assyrischen Handelskonolien in Anatolien”, Kunst und Kultur der Hettiter (Eine Ausstellung des Deutcshen Kunstrates e.v., Berlin).
1962 “Mengücüklere Ait Bir Türbe” Milli Birlik Türk Sanat Kongresi 19-24 Ekim 1959, Kongrelere Sunulan Tebliğler, s. 325-324. Ankara.
1963 “An Assyrian Trading Outpost”, Sientific Amerikan. 208/3, s.96-102; and Reading From: Sientific American Hunters, Farmers and Civilizations: Old World Archaeology, 1979, s.234-241.
1963 “Fouilles Archéologiques effectuées en Anatolia au Cours des Derniéres Années”, Synthéses. Revue Internationale, Bruxelles 1963, s.322-331.
1964 “Altıntepe’de Urartu Mimarlık Eserleri/Urartian Architecture on the Summit of Altıntepe” Anatolia VII, (1943), s.43-57.
1964 “The Golden Period of Early Anatolian Art” Hittite Art and the Antiquties of Anatolia Exhibition Cataloque, London, s.46-59.
1964 “Yeni Araştırmaların Işığında Eski Anadolu Arkeolojisi/ Early Anatolian Archaeology in the Light of Recent Research” Anatolia VII (1963), s.1-42.
1966 “The Art and Architecture of Ancient Kanish” Anatolia VIII (1964), s.27-48.
1966 “Yeni Horoztepe Eserleri/New Finds from Horoztepe” Anatolia VIII (1964), s.19-25.
1967 “Ancient Ararat” Scientific American 216/3, s.38-46.
1969 “Urartu and Altıntepe” Archaeology 22/4, s.256-263.
1974 “A Bronze Hitte Statuette” Anatolian Studies Presented to Hans Gustav Güterbock on the Occasion of His 65 th Birtday, İstanbul, Nederlands Historish-Archaeologish Instituut in Heu Nabije, s.253-255.
1974 “A Bull Shaped Drinking Cup, Discovered in the Vicinity of Kırşehir” Mansel’e Armağan, Ankara, s.963-965.
1974 “Five Vessels Belonging to the Late Phase of the Assyrian Trading Colony Period” Baghdader  Mitteilungen 7- Festschrift A.Moortgat, s.149-153.
1975 “Atatürk ve Arkeoloji” Cumhuriyetin 50. Yıldönümü Semineri, Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara, s.109-117.
1975 “Kululu Hakkında Yeni Gözlemler/New Observations on Kululu” Anatollia XVII (1973), s.1-30.
1979 “A Figurine of a God from Anatolia in the Hermitage Museum in Leningrad, Florilegium Anatolicum, Mélanges offerts a Emmanuel Laroche (Paris), E. Doccard, s.291-296.
1979 “Assur Ticaret Kolonileri Çağına Ait İnsan Biçimli Kap/A Vessel in the Form of a Human of the Assryian Yrading Colony Period” Belleten XLIII/170, s.261-272.
1980 “Çorum Çevresinde Bulunan Eski Tunç Çağı Eserleri/Some Early Bronze Age Objects from the District of Çorum” Belleten XLIV/173, s.459-474.
1980 “Excavations at the Hittite Site, Maşathöyük” AJA 84, s.305-309.
1982 “Atatürk et I’Archéologia, Mémorial Atatürk (Traduit par H.Gonnet), Etudes D’Archéologie et de Philologie Anatoliennes” Institut Français D’Etudes Anatoliennes, Paris, s.5-12.
1983 “Jewellery, Gold Votive Plaques and a Silver Belt from Altıntepe” Anatolian Studies 33, s.33-37.
1983 “Les Cultures Anatoliennes” Forum Conseil de I’Europe, Civilisations Anatoliennes, V-VII.
1983 “New Finds From Kanesh and What They Mean for Hittite Art” Festchrift für Kurt Bittel, Mainz-am Rhein, Philipp von Zabern, s.421-426.
1983 “Some Rare Objects from Karum of Kanish, Kani..uwar”, A Tribute to Hans G.Güterbock on his Seventy Fifth Birtday. The Oriental Institut of the University of Chicago. Assyriological Studies No:23, s.173-178.
1986 “Ferzant Hitit Mezarlığı Hakkında Yeni Gözlemler/ The Hittite Cemetery at Ferzant: New Observations on the Finds” Belleten L/ 197, s.383-402.
1986 “Glazed Faience Objects from Kanish” in Bibliotheca Mesopotamica Vol.21 Insight Through Images. Studies in Honor of Edith Podada. Edited by Marilyn Kelly-Buncellati in Collobration with Paolo Matthiea and Maurits von Loon. s. 201-208.
1986 “New Observations on the Relationship of a Kültepe with Sountheast Anatolia and North Syria During the Third Millenium B.C.” Ancient Anatolia, Aspects of Charges and Cultural Development, Essays in Honor of Machteld J. Mellink, The University of Wisconsin Pres, s. 31-47.
1988 “Kültepe and Anatolia Archaeology Relating to the Old Assyrian Period” Essays on Anatolian Studies in the Second Millenium B.C. BMEECJ IV s. 1-9.
1989 “Maşathöyük” Reallexikon der Assyiologie und Vorderasiatischen Archaeologie 7, s.444-446.
1991 “The Newly Discovered Cult Objects from the Karum of Kanesh” BMEECJ V, s.319-334.
1992 “An Antropomorphic Vase from Karum of Kanesh” Hittite and Other Anatolian and Near Eastern Studies in Honour of Sedat Alp, Sedat Alp’a Armağan/Festschrift für Sedat Alp, Edited by H. Otten et. al. Anadolu Medeniyetlerini Araştırma ve Tanıtma Vakfı Yayınları sayı 1. Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara, s.425-428.
1992 “New Glazed Faience Objects From Kanish” von Uruk nach Tutul, Festschrift für E. Strommenger, München s. 159-162.
1993 “Studies on Hittite Relief Vases, Seals, Figurines and Rock Carvings” Nimet Özgüç’e Armağan, Aspects of Art and Iconography: Anatolia and Its Neighbors, Studies in Honor of Nimet Özgüç. Edited by M.J.Mellink et al. TTK Basımevi Ankara, s. 473-499.
1993 “Eskiyapar Treasure” Nimet Özgüç’e Armağan Aspects of Art and Iconography: Anatolia and Its Neighbors, Studies in Honor of Nimet Özgüç. Edited by M.J.Mellink et al. TTK Basımevi Ankara, s.
1993 “Temples of Kanish” Ist Mitt. 43 (Festchrift für P.Neve), s.167-174.
1994 “A Cult Vessel Discovered at Kanish” Beitrage zur Altorientalischen Archaologie und Altertumskunde” Festschrift für Barthel Hrouda zum 65. Geburtstag. Herausgegeben von P. Calmeyer, K.Hecker, L.J.-Rost, C.B.F. Walker, Wiesbaden, s.221-227.
1994 “A Votive Foundation-Nail in the Temple of Maşathöyük” Altertumskunde des Vorderen Orients Band 4. Beschreiben und Deuten in der Archaologie des Alten Orients, Feschrift für Ruth Mayer-Opificius, s.227-234.
1995 “Two Eagle-Shaped Cult Vessels Discovered at Kanish” Beitrage zur Kultufeschschte Vorderasiens: Festschrift für Rainer Michael Boehmer, con U. Finkbeiner et al. Mainz am Rhein, s.521-526.
1996 “A Boat-Shaped Cult-Vessel from the Karum of Kanish” Mezopotamian History and Environment. Occasional Publications Nol II. Cinquante-deux Reflezions sur le Proche-orient Ancien. Offertes en Hommage a Leon de Meyer. Printed by Oreantaliste, Klein Dalenstraat 42, B-3020 Herent, s.369-375.
1996 “Two Antelope-Shaped Cult Vessels Discovered at Kanish” Ist Mitt 46 (Festschrift für K. Tuchelt) s. 61-66.
1996 “An Old Babylonian Cylinder Seal from Alaca Höyük” Altertumkunde des Vorderen Orients Band 7. Vom Halys zum Euphrat. Thomas Beran zu Ehren s. 211-214.
1996 “An Obsidian Storehouse Close to the Temples Built by Anitta King of Neşa” Collectanea Orientalia. Historie, Arts de L’espace et Industrie de la Tere. Etudes Offertes en Hommage a Angés Spycket. Civilisations Du Proche-Orient. Serie I. Archeologie et Environnement Vol:3, s.279-283.
1998 “Boar-Shaped Cult Vessels and Funeral Objects at Kaniş” Altorientalische Forschungen Band 25 (Festschrift für H.Klengel), s. 247-256.
1998 “Kululu’da Yeni Bulunmuş Bir Sfenks Başı ve Yazıt Parçası” Light on Top of the Black Hill Studies Presented to Halet Çambel (ed. G. Arsebük, M.J.Mellink,W.Schirmer) İstanbul, s.615-618.
1999 “Karum Kanish as a City of International Trade” Çağlar Boyunca Anadolu’da Yerleşim ve Konut Uluslararası Sempozyumu, International Symposium on Settlement and Housing in Anatolia Through the Ages. Ege Yayınları, s.321-330.
1999 “Vases used for Ritual Purposes from Eskiyapar” BMEECJ XI, s.1-22.
1999 “The Metal Figurines for two Hittite Gods” BMEECJ XI, s.23-38.
2000 “Kanish-Neşa, The Earliest International Trade Center of the Near East” in Proceedings of the First International Congress on the Archaeology of the Ancient Near East. Rome May 18 th-23rd 1998 (Ed. Matthiae, P. Enea, A., Peuronel, L.,Pinnock, F.) Roma.
2002 “Kurator”. Die Hethiter und Ihr Reich. Katalog. Kunst-und Ausstellungshalle der Bundesrepublik Deutschland 18. Januar-28 April 2002.
2002 “Frühe Bronzezeit” Die Hethiter und Ihr Reich. Katalog. Kunst-und Ausstellungshalle der Bundesrepublik Deutschland 18. Januar-28 April 2002, s.36-45.
2002 “Die Stellung der Hethiter im Kulturellen Erbe der Turkei” Die Hethiter und Ihr Reich. Katalog Kunst-und Ausstellungshalle der Bundersrepublik Deutschland 18. Januar-28 April 2002, s.14-15.
2002 “Anatolische Fürstensitze” Die Hethiter und Ihr Reich. Katalof. Kunst-und Ausstellungshalle der Bundersrepublik Deutschland 18. Januar-28 April 2002, s.42-45
2002 “Opfer und Libation” Die Hethiter und Ihr Reich, Katalof. Kunst-und Ausstellungshalle der Bundersrepublik Deutschland 18. Januar-28 April 2002,s.122-127.
2002 “Karum-Zeitliche Kultgefasse” Die Hethiter und Ihr Reich, Katalof. Kunst-und Ausstellungshalle der Bundersrepublik Deutschland 18. Januar-28 April 2002,s.128-133.
2002 “Neşa” Die Hethiter und Ihr Reich, Katalof. Kunst-und Ausstellungshalle der Bundersrepublik Deutschland 18. Januar-28 April 2002,s. 152-155.
2002 “Maşathöyük” Die Hethiter und Ihr Reich, Katalof. Kunst-und Ausstellungshalle der Bundersrepublik Deutschland 18. Januar-28 April 2002,s.168-171.
2002 “Alaca Höyük” Die Hethiter und Ihr Reich, Katalof. Kunst-und Ausstellungshalle der Bundersrepublik Deutschland 18. Januar-28 April 2002,s.172-175.
2002 “Frühe Zeugnisse Religiöser Volkkunst” Die Hethiter und Ihr Reich, Katalof. Kunst-und Ausstellungshalle der Bundersrepublik Deutschland 18. Januar-28 April 2002,s. 240-243.
2002 “Die Keramik der Althethitischen Zeit” Die Hethiter und Ihr Reich, Katalof. Kunst-und Ausstellungshalle der Bundersrepublik Deutschland 18. januar-28 April 2002,s. 248-255.
Ortak Yayınlar:
A: Kitaplar
1949 (Nimet Özgüç ile birlikte) Türk Tarih Kurumu Tarafından Yapılan Karahöyük Hafriyatı Raporu 1947 /Ausgrabungen in Karahöyük 1947, TTKY V-7 Ankara.
1953 (Nimet Özgüç ile birlikte) Türk Tarih Kurumu Tarafından Yapılan Kültepe Kazısı Paporu 1949/ Ausgrabungen in Kültepe Bericht Über Die Im Auftrage der Türkischen Historischer Gesellschaft, 1948 Durchgeführten Ausgrabungen. TTKY V-12, Ankara.
1958 (M.Akok ile birlikte) Horoztepe: Eski Tunç Devri Mezarlığı ve İskan Yeri/An Early Bronze Age Settlement and Cemetery TTKY V/18, Ankara.
1965 (S.K.Yetkin, F. Sümer, H.Z. Ülken, N. Çağatay, H. Karamağralı ile birlikte) Turkish Architecture, the Institute of History of Turkish and Islamic Arts. Faculty of Divinity, Ankara University Publication No: 62.
B: Makaleler:
1941 (Ş.A. Kansu ile birlikte) “Antropoloji Enstitüsünde Muhafaza Edilmekte Bulunan Bazı Prehistorik Arkeoloji Eşyası” Belleten VI/19, s.255-260.
1945 (N.Özgüç, K.Kökten ile birlikte) “1940 ve 1941 Yılında Türk Tarih Kurumu Adına Yapılan Samsun Bölgesi Kazıları Hakkında İlk Kısa Rapor” Belleten IX/35, s.361-400.
1947 (M.Akok ile birlikte) “ Türk Tarih Kurumu Adına Anıtkabir Alanında Yapılan Tümülüs Kazıları /Ausgrabungen an Zwei Tumuli auf dem Mousaleumshügel bei Ankara” Belleten X/41, s.27-56.
1948 (Nimet Özgüç ile birlikte) “A Birthplace of the Hittite Empire: The Karum of Kanesh, an Ancient Anatolian Trade-Center” The Illustrated London News, Dec. 18, 1948, s.701-703.
1954 (M.Akok ile birlikte) “Melik-Gazi Türbesi ve Kalesi” Belleten XVIII/71, s. 331-336, Ankara.
1955 (M.Akok ile birlikte) “Develi Abideleri” Belleten XIX/75, s.377-394, Ankara.
1956 (M.Akok ile birlikte) “Sarıhan” Belleten XX/79 s. 379-383, Ankara.
1956 (M.Akok ile birlikte) “Ağzıkara Han” Yıllık Araştırmalar Dergisi, Sayı 1, s.93-104, Ankara.
1957 (M.Akok ile birlikte) “Alayhan, Öresunhan ve Hızırilyas Köşkü” Belleten XXI/81, s.139-148, Ankara.
1957 (M.Akok ile birlikte) “Horoztepe Eserleri/Objects from Horoztepe” Belleten XXI/82, s.201-209/211-219.
1958 (M.Akok ile birlikte) “Üç Selçuklu Abidesi: Dolayhan, Kesikköprü Kervansarayı ve Han Camii” Belleten XXII/86, s.251-259., Ankara.
1958 (M.Akok ile birlikte) “Afşin Yakınındaki Eshab-ı Kehf Külliyesi” İlahiyat Fakültesi, Türk ve İslam Sanatları Tarihi Enstitüsü, s.77-87, Ankara.
1984 ( T. Saatçi ile birlikte) “Altıntepe’de Bulunmuş olan Emevi Sikkeleri/Altıntepe Definesi” Belleten LVII/188, s.1191-1205, Ankara.
2005 28 Ekim’de Kurucusu olduğu Ankara Üniversitesi Tp Fakültesi İbn-i Sina Hastanesinde vefat etti.
2005 30 Ekim Pazar günü Ankara Karşıyaka Mezarlığına defnedildi.
* Belleten Cilt: LXIX   Sayı:256  Aralık (2005)  ss. 1061-1073



Burhanettin Akbaş

12 yıl önce - Çrş 12 Tem 2006, 12:36

Kanesh,Kayseri’nin 21 km. kuzey-doğusunda eski Kayseri-Sivas karayolunun 20. km.sinde yolun 2 km. kuzeyinde; Kayseri-Malatya anayolu üzerindedir. Kültepe, biri yerlilerin oturduğu höyükten, öteki aşağı şehir veya Asur’lu tüccarların yerleştiği Karum alanından oluşmuştur. Höyüğün çapı 500 m., ova seviyesinden yüksekliği 20 m. dir. Tepeyi dört yanından aşağı şehir, Karum çevirmiştir. Karum, üç yönünde düz ova şeklinde görülmekle beraber, doğu yönü ova seviyesinden 1.5-2.5 m. lik bir yüksekliğe sahiptir. Çapı 2 km.yi bulan Karum, höyük ve ortasındaki kalesi sağlam birer sur ile çevrilidir.
Kültepe, araştırmacıların dikkatini 1881’den sonra çekmiştir. O zamana kadar benzerlerine rastlanmamış olan çivi yazılı tabletler ele geçiriliyordu. 1893 ve 1894’de E. Chantre, 1906’da H. Wickler, H. Grothe yaptıkları kazılarda tabletlerin bulunduğu yeri tespit edemediler. B. Hrozny 1925’te rastlantı sonucu bazı tabletlerle karşılaştı. Bu tabletlerin incelenmesi sonucunda brasının Asur Ticaret Koloni merkezi Karum olduğu anlaşılmıştır. Böylece ortaya çıkan Karum'da
1948 yılından beri Prof. Dr. Tahsin Özgüç başkanlığındaki heyet tarafından sistemli olarak kazı yapılmaktadır. Kazılarda höyükteki en eski yerleşimin Geç Katolik Çağ (M.Ö.300-2500) olduğu, onu Eski Tunç çağı, Hitit, Frig, Hellenistik ve Roma çağlarının birbirini izlediği ortaya çıkan kalıntı ve buluntulardan anlaşılmıştır. Karum yerleşim alanı ortaya çıkan höyüğün doğu ve güneydoğu eteklerini çevirmektedir. M.Ö. 1950-1650 yıllarında Anadolu’da Asurlular önemli ticaret kolonileri ve yerleşim alanları kurmuşlardır.Burada ortaya çıkan Höyük ve Karum'da  dinsel ve yönetim yapıları, evler, dükkanlar ve atölyelere ait mimari kalıntılar, günümüzde açık hava müzesi olarak sergilenmektedir.
Anadolu'nun önemli bir  ticaret merkezi olan Karum ve Kaniş’teyapılan kazılar sonunda iki ayrı dönemde yapılmış dört yapı katı ile karşılaşılmıştır.  Günümüzden dört bin yıl önce Kuzey Mezopotamya'da yaşayan Asurlu tüccarların Anadolu’da kurdukları yaklaşık yüz elli yıl süren bu uluslararası ticaret ilişkileri ortaya çıkan tabletlerden öğrenilmiştir.Böylece Anadolu, Mezopotamya’nın eski uygarlığına açılmış, onlardan yazıyı öğrenmiş, kültür seviyesini yükseltmiştir.Karum'un  II. ve I. katlarında ele geçen eski Asur dilinde yazılmış çivi yazılı tabletler, Anadolu ile Asur arasında sürdürülen ticaret ilişkileri konusunda ayrıntılı bilgiler vermektedir. Bunlara dayanarak, o dönemde  tüccarların birbirlerinden borç alıp verdikleri, faiz işlemlerinin yapıldığı, evlenme ve boşanma gibi  detaylı bilgilerin yanı sıra, veraset, esir ticareti, mahkeme kararları ile ilgili yazışmaları içeren bilgiler öğrenilmiştir. Bunların yanı sıra arasında sayıları az da olsa edebi metinlere ve eğitimle ilgili bilgileri içeren tabletlere de rastlanmıştır.Ele geçen  bu çivi yazılı tabletler Anadolu’nun günümüze ulaşan en eski yazılı belgeleridir. Bu tabletlere dayanılarak Kültepe-Kaniş'in Anadolu’daki  ticaret kolonilerinin merkezi olduğu da ortaya çıkmıştır. Aynı zamanda Kaniş, bu Krallığın da merkezidir. Kaniş'in I. ve II. katları arkeoloji yönünden önemli olduğu kadar filoloji ve şehircilik bakımından da  zengin bilgileri içermektedir. Tahsin Özgüç'ün yapmış olduğu kazılarda bu iki şehrin birbirinden taş döşeli sokaklarla ayrılan büyük mahalleleri olduğu ve bunların planlarının bütünü ortaya çıkmıştır. Anadolu ve Mezepotamya'nın  ayrı dilleri konuşan bu iki ülkesinin temsilcilerinin bu şehirlerde yan yana yaşadıkları da anlaşılmıştır. Sivil halkın yaşadığı ve  planları açıkça belli olan evler, arşiv yapıları, atölyeler, depolar, dükkanlar da kazılar sonucu gün ışığına çıkarılmıştır. İki katlı evlerin çoğunda oturma odaları, arşiv ve kiler/depolar bir birinden ayrılmış durumdadır. Her iki şehir de çıkan bir yangın sonucunda yok olmuştur.
Hitit kültürü ve sanatı, eski Babil sanatını temsil eden Asurlularla yerlilerin karışmasından meydana gelmiş bir sanattır. Hitit sanat üslubunun Eski Hitit Krallığı (1650) kurulmadan önce geliştiğini kanıtlayan buluntuların, -damga mühürlerin, kurşun, tunç, fildişi, gümüş kadın ve erkek tanrı heykelciklerinin- sayısı az değildir. Bunlar arasında eski Babil tesirini gösteren heykelciklerin yanı sıra Kuzey Suriye’den ithal edilmiş fayans heykelcikleri de vardır. Bu, uluslararası bir ticaret merkezinde beklenmesi gereken bir özelliktir.
Hitit seramik sanatı, Kültepe’de teknik ve şekil açısından en yüksek noktasına erişmiştir. Seramiğin bir bölümü günlük işlerde kullanılmaya uygun değildir. Onlar törenlerde ve özel durumlarda kullanılmış olmalıdır.
Kültepe'de  topraktan hayvan şeklinde içki kapları ortaya çıkarılmış ve bunların son derece ustalıkla yapıldığı da görülmüştür. Ayakta duran, yatan, diz çökmüş durumda tasvir edilmiş bu içki kaplarının yanında, hayvan başı şeklinde olanları da vardır. Bu kutsal hayvan biçimli kaplar, kıymetli madenlerden yapılmış olanların taklididir. En çok rastlanan ritonlar; aslan, boğa, antilop, kartal biçimli olanlardır. İçine tabletlerin konulduğu pişmiş topraktan, mühür baskılı binlerce zarf bulunmuştur. Mühür ve baskıları sosyal yapıya uygun olarak çeşitli üsluplardadır. Her iki katta da üslupların gelişimini izlemek ve bunları kronolojik biçimde göstermek mümkündür. Silindir baskıların büyük çoğunluğu ikinci kattadır. Bu çağda Mezopotamya ile kurulan sıkı ilişkiler, Anadolu’da da silindir mühür kullanımını yaygınlaştırmıştır. Bu çağ mühürleri;
1. Eski Babil,
2. Eski Asur,
3. Eski Suriye,
4. Eski Anadolu üsluplarına ayrılır.
II. kattaki silindir mühür baskılarının çoğu eski Asur üslubundadır. Eski Anadolu üslubu, Mezopotamya düşünce tarzının Anadolu’ya yerleşmesinden sonra olgunlaşmıştır. Hitit sanatının kaynağını oluşturan bu üslup dini, mitolojik, savaş ve av sahnelerinden oluşur. Mitolojik sahnelerde Mezopotamyalı Anadolulu unsurlar yan yana görülmektedir.  I. katında çivi yazılı tabletlerde görülen değişiklikler, mühürlerde de tespit edilmektedir. Bu çağın üslupları II. kattakilerden farklıdır. Ayrıca tabletler de mühürlenmeye başlanmıştır.
Anadolu üslubunu taşıyan mühürler iki türlüdür:
1. Geleneğe bağlı kalanlar.
2. Eski Hitit mühürleri.
Damga şeklindeki eski Hitit mühürlerinin konularını dini sahneler, karışık varlıklar, heraldik kartallar, hayvanlar ve yıldızlı simgeler oluşturmaktadır. Bu çağda Asur ile ticaret bağları çok zayıflamış; yerli özellikler artmış ve yerli krallar güçlenmiştir. Anadolu birliğe doğru gitmektedir. II. Kat M.Ö. 1920-1840; I. katı 1798-1740 yılları arasına tarihlenmiştir. II. ile I. arasında 50-60 yıllık bir boşluk vardır. Kültepe Höyüğü’nün Roma-Hellenistik, Greco-Pers ve özellikle Tabal ülkesinin bir şehri olarak önemini Geç-Hitit Döneminde de koruduğu anlaşılmıştır. Kalede Kaniş Kralı Varşama’nın sarayının kalıntılarına rastlanmıştır. Sarayın büyük bir kısmı tahrip edilmiş olmasına rağmen zemin katın 50 odası ve arşiv vesikalarından bir kısmı açığa çıkarılmıştır. I. katı ile çağdaş olan saray, altındaki II. kat sarayının enkazı üstüne kurulmuştur. Saray eski Babil mimarisine göre yapılmıştır. Tepede bu çağın altındaki Eski Tunç Çağının son ve orta safhaları da incelenmiştir. Kültepe’nin bu dönemi Sümer, Akad sonrası, Akad çağları ile çağdaştır. Kuzey Suriye ve Mezopotamya’dan bölgenin tipik seramiği, altın, mücevherat, Akad sonrasına özgü silindir mühürler ithal edilmiştir. Bunlar Anadolu Mezopotamya ilişkilerinin Asur Ticaret Kolonileri Çağından çok daha önceleri başladığını kanıtlamaktadır.

 

(+)



 


 


 


 


 


 

(+)


Burhanettin Akbaş

12 yıl önce - Çrş 12 Tem 2006, 12:39

SkyLife - Kasım 2005 sayısında Gül Pulhan imzalı güzel bir yazı yayınlandı. Mutlaka bu yazı da Kültepe arşivinde bulunmalı diye düşündüm.
YAZI: GÜL PULHAN
Anadolu’nun ‘önsöz’ü
Kültepe

Kayseri ili sınırları içinde yer alan ve Anadolu’nun en eski ticaret merkezi olan Kültepe, bu topraklardaki tarihin gerçek anlamda ‘yazıldığı’ yerdir...
                         
Kayseri’nin yirmi kilometre doğusundaki Kültepe höyüğü, eski
adıyla ‘Kaniş’ ya da ‘Neşa’, günümüzden beş bin yıl önce bölgenin en güçlü krallıklarından biriydi ve uluslararası bir ticaret ağının merkeziydi. Anadolu’daki en eski yazılı belgeler, 1800’lü yıllarda burada ortaya çıkarıldı. Eski Assurca çivi yazısı metinlerin çözülmesi ve 1948’de başlayıp halen devam eden arkeolojik kazılar sayesinde, Hititler öncesinde Anadolu’nun siyasi yapısı, Kültepe’de koloni kurmuş olan Assurlu tüccarların varlığı ve günlük hayata dair birçok bilgi aydınlanmaya başladı.
19. yüzyılın sonunda, Ortadoğu’da arkeolojik keşif ve kazı faaliyetleri hızlanmıştı. O dönemdeki araştırmacıların pek çok farklı hedefi bulunuyordu: Estetik değeri yüksek arkeolojik eserleri belli başlı Avrupa müzelerine kazandırmak, kutsal kitap coğrafyasının kanıtlanmasına çalışmak, eski Ortadoğu dillerinin çözülmesini sağlamak ve siyasi amaçlı bilgi toplamak gibi... İşte bu araştırmacılar, Osmanlı İmparatorluğu topraklarında gerçekleşen arkeolojik çalışmaların da öncüleri olmuşlardır. Bu yıllarda Avrupa eski eser piyasasında ‘Kapadokya tabletleri’ diye adlandırılan, çivi yazılı kil tabletler satılıyordu. Orta Anadolu’dan geldiği bilinen bu tabletlerin kaynağını bulmak üzere
Th. G. Pinches, Ernst Chantre, Hugo Winckler ve H. Grothe, Kültepe’de kısa süreli kazılar yaptılar; ama hedefe ulaşan, Hititçe’nin çözülmesine de katkısı olan Çekoslovak dilbilimci Bedrich Hrozny oldu.
20 BİN TABLET BULUNDU
Rivayete göre köylüler, Kültepe’ye tablet bulmaya gelen araştırmacıları, bilerek höyüğün yüksek kısımlarına gönderiyordu. Oysa tabletler, krallık sarayının ve diğer önemli idari binaların bulunduğu tepeden değil, aşağı tarafta Assurlu tüccarların evlerinin bulunduğu mahalleden çıkıyordu... Bir gün, Bedrich Hrozny’nin arabacısı, sarhoş olduğu bir anda bu gerçeği ağzından kaçırdı ve Hrozny, kısa sürede bin kadar tablet buldu. Avrupa’da daha önce satılmış olan tabletlerle çalışan Alman Assurbilimci Benno Landsberger, 1924 yılında, bu belgelerin Assurlu tüccarların Anadolu’da kurduğu bir koloniden geldiğini ve yerleşmenin adının ‘Karum-Kaniş’ olduğunu açıkladı. Karum, Eski Assur dilinde ‘liman’ demekti. MÖ 3000’den beri Mezopotamya kentlerinin nehir kenarında -özellikle Fırat- büyük birer limanı vardı ve tüm ticari faaliyetler, değiş-tokuşlar, satışlar burada yapılırdı. Zamanla karum kelimesi, ‘yoğun ticaret faaliyetlerinin yapıldığı bölge’, ‘pazar-yeri’ anlamına gelmeye başladı.
Kültepe höyüğü ile aşağı şehirdeki Assurlu tüccarlar kolonisinde bilimsel kazılar, 1948 yılında Türk Tarih Kurumu tarafından başlatıldı. Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi arkeoloji profesörlerinden Tahsin Özgüç’ün başkanlığında başlatılan kazılar, halen devam ediyor. Şimdiye dek, geçmişi Erken Bronz Çağı’na uzanan ve Roma İmparatorluğu döneminin sonuna kadar yaşamın sürdüğü önemli bir Anadolu krallığı; MÖ 2000-1750 yılları arasında, Mezopotamya ile Anadolu arasında yoğun ticaret ilişkisine sahne olmuş bir koloni ve bu tarihin tüm detaylarını yansıtan yaklaşık 20 bin kil tablet bu kazılarda ortaya çıkarıldı. Mezopotamya ile olan yoğun ilişki, Kültepe’yi sanatsal olarak da etkilemiş, özellikle çanak-çömlek ve mühürcülük alanında çok farklı eserler üretilmişti. Kültepe kazılarında bulunan eser ve tabletler, Ankara Anadolu Medeniyetleri ve Kayseri Arkeoloji Müzesi’nde sergileniyor. Profesör Tahsin Özgüç’ün yazdığı ve Yapı Kredi Yayınları tarafından 2005 yazında yayımlanan ‘Kültepe’ kitabı ise, bu konudaki en yeni ve kapsamlı kaynak.
MADENİ PARANIN ÖNCÜSÜ
MÖ 2000’in başında Kuzey Irak’taki Assur şehir-devletinde yaşayan büyük tüccar ailelerin yürüttüğü uzun mesafe kervan ticaretinin ürünleri kalay, yünlü kumaş, altın ve gümüştü. Assurlu tüccarlar, eşek kervanları ile büyük olasılıkla Afganistan’dan gelen, dünyada çok az yerde bulunduğu için çok kıymetli olan kalay madenini ve Mezopotamya’nın farklı kentlerinde dokunan lüks yünlü kumaşları, Anadolu’daki Assur ticaret ağının merkezi Kültepe’ye getiriyorlardı. Mallar buradan Boğazköy, Alişar ve Acemhöyük gibi diğer kolonilere dağılıyordu. Assurlular, Anadolu içinde bakır ticareti ile de uğraşıyorlardı, ama ülkelerine yalnızca altın ve gümüş götürüyorlardı. Maden kaynakları açısından fakir olan Mezopotamya’da altın ile gümüş, yönetici ve seçkinlerin güç göstergesiydi.
Mallar ya doğrudan değiş-tokuş ediliyor; ya da malın değeri karşılığında gümüş birimlerle ödeme yapılıyordu. Yüzük benzeri halkalar veya ufak çubuklar biçimde ağırlığı ve değeri standartlaştırılan gümüş, 1300 yıl sonra ilk defa Anadolu’da, Lidya Krallığı’nda ortaya çıkacak olan para sisteminin öncüsüydü. Bir eşek yaklaşık 65 kg kalay ve 25 parça kumaş taşır, bir kervanda da on beş kadar eşek olurdu. Assur’dan Kültepe’ye bin kilometrelik yol, altı-yedi haftada kat edilirdi. Kervan ya da birçok kervanın bir arada yola çıkmasından oluşan büyük konvoy, ya ‘Güney yolu’nu takip edip, Fırat Nehri’ni Birecik’te geçer ve Maraş üstünden Kayseri’ye varır; ya da ‘Kuzey yolu’nu seçip, Dicle kıyısı boyunca ilerler ve Diyarbakır, Malatya üstünden Kültepe’ye gelirdi.
KİLE YAZILI AŞK
Değerli mallar taşıyan Assur kervanlarının güvenliğini Kaniş kralları temin eder, yabancı tüccarlara sağladıkları ticari ayrıcalık karşılığında da, vergi ve mallar arasından istediklerini seçmek gibi avantajlar elde ederlerdi. Kil tabletlerin verdiği bilgilerden öğrendiğimiz kadarıyla Assurlu tüccarların Anadolu’da siyasi bir gücü yoktu; faaliyetleri ticaret ile sınırlıydı. Ancak kolonilerin yönetiminde, kendi hukuk ve içişlerinde Assur’a bağlıydılar. Aile şirketleri tarafından yapılan bu uzun mesafe ticareti ancak Anadolu’da ve Kuzey Mezopotamya’da siyasi istikrar sürdüğü müddetçe mümkündü. Nitekim, yaklaşık MÖ 1730’da, hem Kuzey Mezopotamya’da, Yukarı Mezopotamya İmparatorluğu’nun dağılması, hem de Orta Anadolu krallıkları arasındaki iktidar mücadelesinin sertleşmesi, bu ticaret sisteminin sonunu getirdi. Kaniş-Karum yakılıp yıkıldı. Assurlu tüccarlar da bildiğimiz kadarıyla, Anadolu’ya bir daha geri gelmediler; gelenler ise geri dönemediler. Ama kile yazılmış mektupları, borç senetleri, hesap kayıtları, ticari antlaşmaları, mühürleri, evleri ve mezarlarıyla Anadolu kültür tarihinde silinmez bir iz bıraktılar.
İşte Karum’da, iş uğruna memleketinden uzakta yaşayan Assurlu bir tüccarın yalnızlığına isyanı: “Baban bana seninle evlenmem için yazdı. Senin yolculuğun için adamımı ve mesajımı sana gönderdim. Tabletimi alınca babana göstermeni ve adamlarımla buraya gelmeni rica ediyorum. Yalnızım. Yanımda bulunan ve bana sofrayı kuran bir kimse yok. Eğer sen adamlarımla buraya gelmezsen ben Wahşuşana’da (Niğde civarında bir kent) Wahşuşana’lı bir kızla evleneceğim. Acele et. Sen ve adamlarım gecikmeyin. Buraya gel.”
Kültepe kazıları, uzak geçmişteki yaşamın gelişmişliği ve insan duygularının değişmezliği ile bizi şaşırtmaya devam ederken aklımıza şu soru düşüyor: Kayserili tüccarların süregiden yeteneklerinin kökeninde Karumlu ataları mı var acaba?



Burhanettin Akbaş

12 yıl önce - Çrş 12 Tem 2006, 12:41

Kültepe’nin 4000 yıllık ekonomisi
Asur Ticaret Kolonileri’nin 4000 yıl önce yaşadığı Kültepe Höyüğü’nde sürdürülen kazı çalışmalarında M.Ö. 2000’lerin ekonomik hayatına ışık tutan çivi yazılı tabletler bulundu.

Kayseri
AA


14 Ekim 2004 — Kayseri-Sivas karayolu üzerinde Asur Ticaret Kolonileri’nin 4000 yıl önce yaşadığı Kültepe Höyüğü’nde sürdürülen kazı çalışmalarının bu yılki dönemi tamamlandı. Kazılarda, 4000 yıl öncesinin ekonomik hayatına ışık tutan 37 çivi yazılı tabletle 108 çanak, çömlek ve vazo gibi eşyalar gün yüzüne çıkarıldı.
M.Ö. 2000’de Anadolu’ya yazıyı getiren Asurlu tüccarların yaşadığı Kültepe-Kaniş Höyüğü’nde, Prof. Dr. Tahsin Özgüç başkanlığında 1948 yılından beri sürdürülen kazı çalışmalarının bu yılki dönemi tamamlandı.
     
4000 YILLIK EKONOMİYE IŞIK
      Özgüç ile birlikte Prof. Dr. Kutlu Emre’nin de katıldığı kazılarda, 4000 yıl öncesinin ekonomik hayatına ışık tutan 37 çivi yazılı tabletle 108 çanak, çömlek ve vazo gibi eşyalar gün yüzüne çıkarıldı.
      Çivi yazılı tabletler, okunmak üzere Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ne gönderilecek. Diğer eserler de Kayseri Arkeoloji Müzesi’nde sergilenecek.
      Kültepe Höyüğü’ndeki kazılarda daha önce ortaya çıkarılan çivi yazılı tabletlerde ilginç bulgulara rastlanmıştı.
     
TÜCCARLAR HİLEYE BAŞVURUYORLARDI
Asurlu tüccarlarla yerli krallar ve yerli halkları arasında zaman zaman problemler çıktığına ışık tutan tabletlerde, kralların tüccarlardan muhtelif vergi ve harçlar aldıkları, tüccarların bunlardan kurtulmak için kural dışı hileli yollara başvurdukları belirtiliyor.
      Asur’dan Kültepe’ye yazılan bir tablette, “Zalıpa ve Hurama’ya gidecek kumaşlarımı gümrük kaçakçısı ile bana gönderin ve kumaşlarımı benim için memlekete girdirsinler” ifadesine yer veriliyor. Bu durum, günümüzün gümrük muhafaza müdürü anlamına gelen “şehir kapıları amiri” (Rabi Abullatim) aracılığıyla gizli mal nakli yapılmak istendiğini ortaya koyuyor.
     
TABLETLERDE ‘AİLE İÇİ’ İŞLER
      Bir başka tablette, oğlunun Anadolu’da evleneceğini duyan Asurlu, yanına gelip kendisiyle konuşmasını isteyerek, evleneceği kızın Asur’a gelmesi şartıyla buna izin vereceğini belirtiyor.
Diğer bir tablette de ayrı yaşayan Asurlu çiftten erkeğin, tekrar birleşmek için eşinin babasıyla görüşmesi gerektiği yazıyor. Bu durumun, evliliğin, babanın iznine tabi olduğunu ortaya koyduğu kaydediliyor.
     
BAŞLIK PARASI ASUR’DA DA VAR
      Gün yüzüne çıkarılan bir başka tablette ise babası olmadığı anlaşılan Asurlu kızın evlenmek istediği, ağabeylerinin, karşı taraftan para aldığı, bu yüzden aralarında tartıştıkları yazıyor.
      Tablette, “Bir kızkardeşimizi sen kendi hesabına kocaya verdin. İkinci kız kardeşimiz Sü-Laban’ı kocaya verdin. Diğer kızkardeşimiz olan Hastahsusar’ı ise Belanum ve ben hissemiz olarak kocaya vereceğiz” ifadeleri yer alıyor.


Burhanettin Akbaş

12 yıl önce - Sal 18 Tem 2006, 20:14

Kültepe'den çıkarılmış Hitit dönemine ait bir tablet örneği:

 

(+)




sayfa 1
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
ANA SAYFA -> KAYSERİ