1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 7  |
 |
emreberkay
16 yıl önce - Pts 20 Ağu 2007, 12:18
Benim de başıma Ankara'da bir olay gelmişti. Otobüse son duraktan birdiğim için araç boş. Sadece şoförle ben varım. Ardından yaşlı biri bindi. Yaşlıların favorisi en önde bulunan tekli koltuğa oturmuştum. Adam ordan kalkmam için bana biraz sert çıkıştı. Sanki o koltuğa gençlerin oturması bir hata ve cezasıda ordan kaldırılman. O kartı makinaya koyduysan oturduğun koltuk senindir. ama yaşlı adam elindeki (belediyenin imkanlarından yararlanıyor ya) serbest geçiş kartı ile bedavaya otobüse bindi ve (otobüste 40 tane boş koltuk var) beni ordan zorla kaldırdı. En kötüsü şoförün "hadi kalk da amca oraya otursun" demesiydi. Sinirle otobüsten indim(tabii anladılar niye indiğimi)ve arkadaki araca bindim. benim geçtiğim araç gideceğim yere daha önce vardı ve bomboş otobüste rahat rahat geldim. Arkadaki araç da tıklım tıkış geldi. O günden beri yaşlı adamlara yer vermem. Hem adam ayakta duramıyor kızılaya geliyor. (kızılay da taksim-beyoğlu gibi kalabalık bir yer)
|
 |
emrah basarol
16 yıl önce - Pts 20 Ağu 2007, 13:52
yazılanları okudukca tuylerim diken diken oldu.. biz nasıl bir toplum olmusuz,biz nasıl bir zihniyete bürünmüşüz.??? biz yaşlıya,kucagında bebegi olana yer vermemek icin nasıl da laf ebelikleri yapıyoruz? yaslının yaşlılık derecesine, bebekli kadının bebek sayısına, ulasım sistemimize laf atıyoruz ama asıl düsünmemiz gereken yere, yani vicdanımıza bakmıyoruz.. bir insanın bi kere vicdanının el vermemesi gerekir ihtiyacı olana yer vermememeye.. ama biz Kenan Evren in bile adını zikredebiliyoruz bu yaptıgımızın dogrulugunu ispat icin ve de bu benzetmeyle ne kadar komik duruma düstügümüzün farkına bile varmıyoruz..!!! arkadaslar, ben de ögrencilik yaptım, ben de calısıyorum,ben de yoruluyorum ama bunlar benim ihtiyacı olan insanları pas gecmem icin bir neden olamaz.. sonucta bana göre bu vicdani bir olaydır ve vicdan sahibi olan birinin, bu bahanelerin arkasına sıgınması soz konusu olamaz..
(verilen örnekler var-seda sayana gidiyorlar, konkene gidiyorlar,alısverise gidiyorlar vb. gibi.ben de uygunsuz saatlerde,daha önce veya sonra gidebileceklerken otobuse yada minibuse binenlere cok kızmaktayım..hatta kendi ailemdekilerı bile uyardıgım bir konudur bu. ama sırf bu yuzden yer vermem demek,pire icin yorgan yakmak degildir de nedir??? )
bi de unutmayalım, biz "iyilik yap,denize at" mantıgıyla yetiştik..olaya dini acıdan da bakarsanız, "sana kotuluk yapana sen iyilik yap" lafının mantıgını kaparsak,bence bu konuda bayagı bir yol alırız..
|
 |
semih89
16 yıl önce - Pts 20 Ağu 2007, 14:42
Ben sabah 6 dan önce kalkıp , akşam da 18.oo civarında otobüse biniyrm ve okuluma gidip geliyorum , nerdeyse 12 saatin yorgunluğu ve uykusuzluğuna rağmen sadece ordan oraya gezen ve sadece kadın oldugu için hiç kimseye yer vermem asıl onun bana yer vermesi gerekir. Ama gerçekten hastadır veya sakattır onları bu sözümden hariç tutuyorum onları görmezlikten gelen uyuyor numarası yapan da zaten ana baba terbiyesi almamış demektir... Ama insanların da böyle konuşmalarından uyuz oluyorum. Bir insan yaşça daha ufak olunca hiç yorulmak gibi bir lüksü olmuyor mu ? Bunu söyleyen tipler de genelde otobüste cep telefonu cebinde açık oldugu halde birilerine beyfendi telefonunuzu kapatın bu otobüste yasak diyen tiplere benzetiyorum ben. Şunu da söyliyeyim otobüste genelde oturmam çok yorgun olmadıkta boş bile olsa açık bir cam kenarı bulmaya çalışırım öyle oturak meraklısı sanmayın yazdıklarımdan dolayı ama tek taraflı da bakmayın. [/b]
|
 |
gülşen etişken
16 yıl önce - Pts 20 Ağu 2007, 15:32
Bence yaşlılara,hamilelere,çocuklulara yer verilmesi gerekir ama zorunlu bir hareket değildir.Sadece bir görgü kuralıdır ve kişinin vicdani sorumluluğu ile ilgilidir.Sonuçta kimsenin ulaşım araçlarına kaçta bineceğine ya da binip binmeyeceğine biz karar veremeyiz.Herkes ulaşım araçlarını kullanmakta özgürdür.Yer vermekte zorunluluk değil vicdani bir harekettir.
|
 |
hakan_1970
16 yıl önce - Sal 21 Ağu 2007, 00:05
Ailecek bir yere giderken ihtiyacı olanlara yer vermeyi rahmetli babamdan öğrenmiştim.
Ben ilkokuldayken toplu taşıma araçlarında yaşlılara yer verilmesini öğretirlerdi.
Elbette gerçekten ihtiyacı olmayanlara da yer vermiş olabilirim. Bugüne kadar bir gün bile yerimi verdiğim için pişman olmadım. Ne bu yaşlı adamın bu saatte ne işi var otobüste hesabı yaparım, ne bu teyze keyfi için geziyordur hesabı yaparım.
Aklıma ilk önce otobüsteki yaşlı insanın halsiz, yorgun, belki de hasta olabileceği, belki de hastaneye gittiği / döndüğü, belki de başka bir hayır işi için dışarıda olduğu aklıma gelir.
Başka bir olasılıkla bu kadar sene çalışmış, emekli olmuş, gezmek artık hakkı, gene de belki parası olmadığından, belki de bilinçli olduğundan 18-20 yaşındaki bazı gençler gibi özel otosuyla değil de, otobüsle seyahat etmesini takdir eder, kalkıp yerimi yine veririm.
Bu iş bu kadar basittir.
Yer vermemek için mazeret aramak, bunları haklı göstermeye çalışmak ve uyuma numarası yapmak ayakta durmaktan daha çok yorar insanı.
|
 |
Temuçin Hakan
15 yıl önce - Pzr 23 Mar 2008, 21:53
| Alıntı: |
| Benim de başıma Ankara'da bir olay gelmişti. Otobüse son duraktan birdiğim için araç boş. Sadece şoförle ben varım. Ardından yaşlı biri bindi. Yaşlıların favorisi en önde bulunan tekli koltuğa oturmuştum. Adam ordan kalkmam için bana biraz sert çıkıştı. Sanki |
Eskiden İstanbul'da bazı İETT otobüslerinin ön koltuklarında, bu koltukların gazilere ve harp malullerine ait olduğunu belirten uyarı levhaları olurdu. Bazı tekli koltuklarda da gerektiğinde yaşlı ve hamilelere ait olduğu belirten yazılar olurdu. Bu yüzden oldum olası ön koltuklara ve tekli koltuklara oturmam. Çünkü bence yer vermek öncelikle o koltuklarda oturanların görevi ama genelde de ilk yer veren hep ben olurum.
Bir de velilerin çocuklarını kucağına alması gerekir bence. Benim zamanımda hep kucakta giderdik. Şimdilerde ayakta insanlar olduğu halde çocuğunu kuçağına almayıp yanına oturtanlar var.
|
 |
MURAT ÇELİK
15 yıl önce - Çrş 09 Nis 2008, 12:55
günün birinde kendimizinde yaşlı sınıfında yer alacağımızı unutmamak gerekir. 10 dakka yada yarım saat ayakta gitmek kimseyi sakat bırakmaz yada kimse ayakta gittiği için kınanmaz. asıl olan TÜRK kültürüne has davranışların insan oğluna hep güzel örnek teşkil ettiğinin unutulmamasıdır. büyüklerinin elini öpüp alnına koyan başka millet varmı acaba dünyada? TÜRKLÜĞÜMÜZDEN uzaklaştıkça utanılacak duruma düşüyoruz bence..
|
 |
Atakan Kanat
15 yıl önce - Çrş 09 Nis 2008, 12:56
| Alıntı: |
Çünkü bazılarımızında bahsettiği gibi artık "çakal teyzeler" gençlerin yerine göz dikmiş konumdalar.
Hele o çakal teyze yada amca benden minibüs durağındaki minibüste yer isterse,o zaman çok sinirleniyorum |
Gözde kardeşimiz bunları söylemiş.
Anam rahmetli yaşasaydı, bu sözleir duysaydı, kesin kıyametin işareti derdi. Zamane gençlerimizin bir kısmı maalesef böyle.
Her sabah okulda söyletilen''büyükleri saymak, küçükleri sevmek'' andı, çocuklarımızın bir kulağından giriyor, öbür kulağından çıkıyor anlaşılan.
Bu sözler bana en son ABD 'de meydana gelen sel felaketinde , gençlerin yaşlıları bırakıp kaçmalarını anımsattı.
Batı kültür değerleri bir neslimizi dejenere etmeye başlamıştır. Bu dejenerasyonu ortadan kaldırmamız gerekir. Genç kardeşimizi suçlamıyorum. Bu bir toplumsal çözülmedir suçlusu kendisi değildir.
|
 |
ahmetsibic
15 yıl önce - Çrş 09 Nis 2008, 13:12
Merhabalar, bu yazdığım bu foruma ilk mesajım olacak... (kayıt olurken öngörğlen bazı sebeplerden dolayı)
bir istanbullu olarak konu dikkatimi çektiği için bu başlığa bir cevap da benden olsun dedim...
önce olayı somutlaştırmak için bir örnek vereyim: falan feşmekan adlı hocamın hikayesi
geçen gün otobüste gidiyorum [hocam 45li yaşlarda bir doçent bey olayın olduğu saatlerde yrd. doç.] saat 6-7 sabahtan akşama kadar ders gürültü öğrencilere bir şeyler anlatmaya çalışmaktan yorulmuşum, bitmişim. zaten her zaman tıka basa dolu olan ve her zaman kullanmak zorunda olduğum otobüste zor bela bir yer bulabilmişim. hemen attım kendimi koltuğa. bir durak iki durak... bilmem kaçıncı durakta benden biraz daha yaşlıca bir hanımefendi otobüse binmiş ve benim başıma kadar gelmiş. görünce ilk olarak bildiğim bütün nezaket kuralları ve saygı kurallarını anımsamaya çalışarak yer vermem gerektiğine hükmettimse de ayaklarım, kalkmaya tenezzül bile edemedi. o kadar yorulmuşlardı ki ayağa kalkamadım ama içim rahat etmiyordu da... kalksam mı kalkmasam mı diye epeyce süre kendimle bir çatışma haline girdim en sonunda dayanamadım. Teyzeciğim-ablacığım, kusura bakmayın, size yer vermeyi çok istiyorum, yer veremediğim için çok müteessirim ama gerçekten çok yorgunum ayağa kalkamıyorum, özür dilerim
dedim diyerek anlatısını bitiriyor. bu açıdan bakınca her yer vermeyenin ardında bir art niyet aramamak gerekir ki bu bir.
2: fi tarihinde ben hastahaneye gitmişim. hastahaneye gitmişsem ben, demek ki gerçekten hastayım dayanacak mecalim kalmamış bu durumda gencecik yirmili yaşlardaki ben önüme gelen 60lı 70li yaşlardaki insanlara yer verme konusunda biraz düşünürüm çünkü benden daha fazla dayanabilir mi dayanamaz mı orası bir tartışma konusu olabilir.
3: yine bir hocam diyordu ki, geçen cumartesi günü bir öğrenci gördüm, dershaneye gittiği aşikar. ellerinde defterleri, kitapları, sırtına yüklenmiş bir öss hengamesi, hafta içi beş gün okula gittiği yetmiyor bir de hafta sonları dershaneye gidiyor... otobüste, diyordu, yer hakkı onun... hiçkimsenin değil. belki bunun anlaşılması zor olabilir ama sonuçta öğrenciliğin zihinsel bir faaliyet olduğu, her gün 5-6-7-8 saat ders görmek zorunda kalan öğrencilerin sadece zihinsel olarak değil, fiziksel olarak da aşırı yorgunluk yaşadıkları bir gerçek. bu açıdan bakılınca her yaşlıya yer vermeyi her genç görünümlüye kural diye sorlamamak gerekir tek farkla, otobüslerde yer alan
gerektiğinde bebekli ve hamile bayanlarla gazilere sakatlara aittir. bu konuda kural olarak benimsenebilir.
kısaca şöyle diyebilirim ki; yer vermek bir anayasa maddesi ya da ilahi bir kanun değildir ve ihtiyacı olduğu görülen çocuğa bile yer verilmelidir diye düşünüyorum
|
 |
Atakan Kanat
15 yıl önce - Çrş 09 Nis 2008, 13:23
Mesajları okudum merak etmeyin. Yaşlılık salt fiziki engelden kaynaklanmaz,
Dikkat, düşünce bozukluğu,unutkanlık gibi eksiklikler yaşlılıkla birlikte meydana gelen yoksunluklardır.
Bir sonraki aracı bekleyecek dikkatten yoksun olabilirler. Bu dikkatsizlikleri onları çakal yerine koymaz. Büyüklerine; moruk, bunak diyen bir neslin varlığını meşru gösteremeyiz.
|
 |
sayfa 7  |
ANA SAYFA -> ULAŞIM
|